top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar

 

İŞ HUKUKU  ·  BOZMA

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi: Görev Değişikliğinde Sendikal Ayrımcılık

 

2026/3922 E., 2026/3457 K. · 20 Nisan 2026

 

İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 22 Ekim 2026

 

Kararın Özeti

 

Sendika baştemsilcisi, görev yerinin değiştirilmesi nedeniyle sendikal tazminat istedi ve alt mahkemelerde talep kabul edildi. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, fesih dışındaki ayrımcılıkta ispat çerçevesini açıkladı; işçinin güçlü belirti ortaya koyması halinde işverenin davranış nedenini kanıtlaması gerektiğini belirtti. Somut görevlendirmelerde yazılı muvafakat, hizmet ihtiyacı ve uygulanmayan değişikliği gözeterek sendikal ayrımcılığın ispatlanmadığı sonucuna vardı. Kabul hükmü bozuldu; her görev değişikliğinin sendikal tazminat doğuracağı kabul edilmedi.

 

Hukuki İlke

 

Fesih dışındaki sendikal ayrımcılık iddiasında güçlü belirti ve işverenin açıklaması birlikte değerlendirilir; bu dosyadaki görev değişiklikleri ayrımcılık kanıtı sayılmadı.

 

Sonuç

 

İstinafın esastan ret kararı kaldırıldı; sendikal tazminatın kabulüne ilişkin ilk derece hükmü, talebin reddi gerektiği gerekçesiyle oy birliğiyle bozuldu.

 

İlgili Mevzuat

 

  • 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu — m. 2, 24/5, 25, 25/1, 25/2, 25/4, 25/7

Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.

 

Kararın Tam Metni

 

Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.

 

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

 

SAYISI : 2025/1519 E., 2025/3165 K.

 

DAVA TARİHİ : 18.04.2024

 

İLK DERECE MAHKEMESİ : Erzurum 2. İş Mahkemesi

 

SAYISI : 2024/504 E., 2025/163 K.

 

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

 

I. DAVA

 

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... Üniversitesinde (...) çalıştığını, işyeri sendika baş temsilcisi olduğunu, işçi hakları ile ilgili hassasiyetinden dolayı davalı işverenin kendisinden hoşnut olmadığını ve görev yerinin sürekli değiştirildiğini, müvekkilinin yazılı muvafakati olmaksızın görev yerinin değiştirilemeyeceği hususu toplu iş sözleşmesiyle güvence altına alındığı hâlde işverence buna aykırı olarak sürekli görev yeri değiştirilmek suretiyle davacıya mobbing (psikolojik taciz) uygulandığını, müvekkilinin işyeri sendika baş temsilcisi olması sebebiyle görevini hakkıyla yerine getirmesini engellemek, müvekkilini itibarsızlaştırmak amacıyla yapılan görev yeri değişlikleri nedeniyle bir yıllık ücreti tutarınca sendikal tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

 

II. CEVAP

 

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili ... İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi idari amiri olan Fakülte sekreterine yumruk atmak suretiyle fiziksel şiddet uyguladığını, davacı hakkında yürütülen disiplin soruşturması neticesinde düzenlenen 30.10.2023 tarihli soruşma raporunda davacı hakkında işten çıkarma cezası uygulanmasının teklif edildiğini, davacıya söz konusu yumruk atma eyleminden ötürü 24.11.2023 tarihli Üst Disiplin Kurulu kararı ile dört yevmiye kesme cezası verildiğini, davacının dava dilekçesinde bahsettiği bir kısım görevlendirmenin müvekkili İdarece kamu hizmetinin aksamaması adına ihtiyaç sebebiyle yapıldığını, bir görevlendirmenin ise davacının talebi üzerine gerçekleştiğini, dava konusu sendikal tazminatın doğması için söz konusu görev yeri değişikliklerinin sendikal faaliyeti engelleyici nitelikte olduğunun somut olarak ispata yarar delillerle ortaya konulması gerektiğini, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun (6356 sayılı Kanun) 25. maddesinde sayılan hususların hiçbirisinin somut olayda mevcut olmadığını, aksine müvekkilinin kamu kurumu olduğunu ve işçi hakları konusunda daha fazla hassasiyet gösterdiğini, davacının iddialarının soyut olduğunu beyan ederek davanın reddini istemiştir.

 

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

 

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının dava dışı Sendika tarafından 04.04.2022 tarihinde işyeri sendika baş temsilcisi olarak atandığı, davalı işverence 06.04.2023, 28.04.2023, 28.11.2023, 06.03.20 24... .03.2024 tarihlerinde farklı birimlerde görevlendirildiği, 6356 sayılı Kanun'un 2 ve 24/5 hükümleri gereği işyerinde çalışmaya devam eden işçiler için sendikal güvencenin uygulanacağı, aynı Kanun'un 25. maddesi uyarınca işverenin sendikal güvenceye aykırı hareket etmesi hâlinde işçinin bir yıllık ücreti tutarından az olmamak üzere sendikal tazminat ödeyeceğinin düzenlendiği gerekçesi ile 397.908,00 TL sendikal tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

 

IV. İSTİNAF

 

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

 

V. TEMYİZ

 

A. Temyiz Sebepleri

 

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; sendikal tazminata hükmedilmesi için davalı işverenin sendikal faaliyeti engelleyici ... ve işlemlerinin ispatının gerektiğini, ancak davacının görev yeri değişikliklerinin kamu hizmetinin aksamaması adına ihtiyaç sebebiyle yapıldığını, 6356 sayılı Kanun'un 25. maddesinde sayılan koşulların mevcut olmadığını, davacının ispat yükünü yerine getiremediğini belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle kararın bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

 

B. Değerlendirme ve Gerekçe

 

Uyuşmazlık, davacının sendikal tazminata hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir.

 

Sendikal tazminat, 6356 sayılı Kanun'un 25. maddesinde düzenlenmiş olup işçilerin işe alınmalarının, belli bir sendikaya girmeleri veya girmemeleri veya belli bir sendikadaki üyeliği korumaları veya üyelikten istifa etmeleri şartına bağlı tutulamayacağı ilk fıkrada hükme bağlanmıştır. Sözü edilen maddenin 2. fıkrasında ise işverenin, sendika üyesi olan işçilerle sendika üyesi olmayan işçiler veya ayrı sendikalara üye olan işçiler arasında, çalışma şartları veya çalıştırmaya son verilmesi bakımından herhangi bir ayrım yapamayacağı kuralı getirilmiştir.

 

6356 sayılı Kanun'un 25/7 hükmü uyarınca fesih dışında işverenin sendikal ayrımcılık yaptığı iddiasını işçi ispat etmekle yükümlüdür. Ancak işçi sendikal ayrımcılık yapıldığını güçlü biçimde gösteren bir durumu ortaya koyduğunda, işveren, davranışının nedenini ispat etmekle yükümlü olur.

 

Somut uyuşmazlıkta davacı, ... İş Sendikası üyesi olduğunu ve Sendika tarafından işyeri sendika baş temsilcisi olarak atandığını, davalı işverenin işçi hakları ile ilgili hassasiyetinden dolayı kendisinden hoşnut olmadığını ve sendikal faaliyetlerini engellemek için sürekli görev yerinin değiştirildiğini, psikolojik tacize maruz bırakıldığını iddia ederek sendikal tazminat talebinde bulunmuştur. İlk Derece Mahkemesi karar gerekçesinde davacının farklı tarihlerde farklı birimlerde görevlendirildiği ve davalı işverenin sendikal güvenceye aykırı hareket ettiğinden bahisle sendikal tazminat talebinin kabulüne karar verilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf başvurusunun esastan reddine hükmedilmiş ise de karar dosya içeriğine uygun düşmemektedir.

 

Dosya kapsamına göre; davacının 29.09.2023 tarihinde işyerinde çalışan bir başka işçiye sataştığı, bu ... nedeniyle geçmişte disiplin cezası bulunmadığı gözetilerek işten çıkarma yerine bir alt ceza olan yevmiye kesme cezası verildiği, akabinde davacının 28.11.2023 tarihinde işverenin ihtiyacı doğrultusunda başka bir birimde geçici olarak görevlendirildiği ve bu görevlendirmeye yazılı muvafakatinin bulunduğu; 06.03.2024 tarihli görevlendirmenin ise 28.11.2023 tarihli geçici görevlendirmenin sona ermesi üzerine yapıldığı ve uygulamaya konulmadığı; davacının 12.03.2024 tarihinde asıl işyerinde göreve başlatıldığı anlaşılmaktadır.

 

6356 sayılı Kanun'un 25/4 hükmü uyarınca sendikal tazminata hükmedilebilmesi için işverenin aynı maddenin ilk üç fıkrasındaki yasaklara aykırı hareket etmesi gerekmektedir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacıya sendikal ayrımcılık yapıldığına ilişkin somut bir delil bulunmadığı ve gerçekleştirilen görev yeri değişikliklerinin sendikal ayrımcılıktan kaynaklandığının ispat edilemediği görülmektedir. Bu itibarla sendikal tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne hükmedilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

 

VI. KARAR

 

Açıklanan sebeple;

 

1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

 

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

 

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

 

20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

 

 

İlgili Hukuk Alanı

 

Tüm İş Hukuku Kararları ›

 

İlgili Sayfalar

 

İş Hukuku Davaları

 

Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

 

Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.

 

KARAR KÜNYESİ

 

Mahkeme

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi

 

Esas No

2026/3922

 

Karar No

2026/3457

 

Karar Tarihi

20 Nisan 2026

 

Resmî Kaynak

Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı

 

HUKUKİ DESTEK

Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu

 

Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.

Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara

 

0552 725 25 18

WhatsApp ile Yazın

İletişim ve Yol Tarifi

 

ÇALIŞMA ALANLARI

İş Hukuku Davaları

Tüm Çalışma Alanları ›

 

HESAPLAMA ARAÇLARI

İşçilik Alacakları Hesaplama

Tüm Hesaplama Araçları ›

bottom of page