top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar

 

İŞ HUKUKU  ·  BOZMA

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi: İşçilik Ödemesinde Mahsup

 

2026/4162 E., 2026/3693 K. · 22 Nisan 2026

 

İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 21 Ekim 2026

 

Kararın Özeti

 

İşçiye prim, tazminat ve yıllık izin açıklamasıyla yapılan toplu ödemenin hangi alacaklardan düşüleceği incelendi. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, dava anlatımı, bordrolar, tanıklar ve önceki hesaplamada prim alacağını destekleyen veri bulunmadığını belirledi. Önce hizmet süresine göre yıllık izin ücretinin hesaplanıp ödemeden ayrılmasını, kalan tutarın kıdem ve ihbar tazminatından düşülmesini istedi. Toplu ödemenin tazminatlardan hiç mahsup edilmeden hüküm kurulması bozuldu. Sonuç, ödeme açıklamasının dosyadaki diğer delillerle birlikte değerlendirilmesine dayanıyor.

 

Hukuki İlke

 

Birden çok alacak adıyla yapılan ödeme, somut dosyada varlığı belirlenen alacaklara ayrıştırılmadan hesap dışında bırakılamaz.

 

Sonuç

 

İlk derece kararı, toplu ödemenin yıllık izin ve tazminat alacaklarından mahsubu yönünden oy birliğiyle bozuldu.

 

Kararın Tam Metni

 

Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir. Kişiyi belirleyebilecek bazı ad, yer veya tarih bilgileri mahremiyet amacıyla “...” ile gizlenmiştir. Gerekçe ve hüküm sonucu korunmuştur.

 

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

 

SAYISI : 2024/249 E., 2025/633 K.

 

DAVA TARİHİ : 22.04.2016

 

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

 

I. DAVA

 

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının ......... davalı Şirketin çeşitli inşaat projelerinde güvenlik görevlisi, akabinde beton santralı, tesellüm, satın alma bölüm sorumlusu, idari işler şefi ve kamp amirliği pozisyonlarında 15.08.2009-16.05.2015 tarihleri arasında çalıştığını, son aylık net ücretinin 2.250,00 USD olduğunu, davalının davacıyı işten çıkardığını, tazminat, prim ve yıllık izin açıklamasıyla davacı hesabına 23.585,00 TL ödeme yaptığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

 

II. CEVAP

 

Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının kendisine vize verilmediği için işten kendi isteğiyle ayrıldığını, net 1.650,00 USD ücret ile çalıştığını, davacının ibraname imzaladığını savunarak davanın reddini istemiştir.

 

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

 

İlk Derece Mahkemesinin 25.04.2019 tarihli kararı ile; davalı tarafından sunulan istifa dilekçesinin matbu, üst kısımlarının boş ve tarihsiz olduğu, istifa dilekçesine itibar olunamayacağı, ibranamede de tüm sayfanın boş ve matbu olduğu ve değer verilemeyeceği, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haklı neden bulunmaksızın sonlandırıldığı, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, tanık anlatımları ile davalı işyerinde davacının haftalık 45 saatlik yasal çalışma süresinden daha fazla çalışma yaptığının, millî bayramlarda ve ortalama ayda iki pazar günü çalıştığının ispatlandığı; ancak çalışmaların karşılığının ödendiğinin işverence ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

 

IV. İSTİNAF

 

İlk Derece Mahkemesinin 25.04.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesinin 31.05.2022 tarihli kararı ile davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

 

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

 

Bölge Adliye Mahkemesinin 31.05.2022 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, davacının, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının; davacı tanık anlatımlarına itibar edilerek 23.12.2011-16.05.2015 tarihleri arasındaki dönem için hesaplandığı, davacı tanıklarından ...'nin, 2011 yılında 7 ay süre ile davacı ile çalıştığını beyan etttiği, davacı tanığı ...'nin ise yurda giriş çıkış kayıtlarına göre ... tarihleri arasında yurt dışında bulunduğunun anlaşıldığı, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının, davacı tanığının çalışma süresi ile sınırlı olmak üzere hesaplanması gerektiği, davacının işten ayrılmasından sonra 13.07.2015 tarihinde 23.585,00 TL tutarında yapılan ödemeye ilişkin açıklamada prim, tazminat ve yıllık izin yazdığı görüldüğü, yıllık izin ve prim alacağı dava konusu değil ise de kıdem ve ihbar tazminatları dava konusu olup tazminat açıklamasının söz konusu alacaklara ilişkin olup olmadığı açıklığa kavuşturularak ödemenin mahsubu gerekip gerekmediği değerlendirilerek karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

 

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil alacakları yönünden bozma ilâmına göre tanıklar ile davacının çalışma süreleri ile sınırlı olarak hesaplama yapıldığı ve bu hesaplamanın hükme esas alındığı, "prim, tazminat ve yıllık izin" açıklaması ile yapılan ödemenin mahsubuna ilişkin ise taraf vekillerinin açıklama yaptığı, davacı asılın isticvap edildiği, varsa yıllık izin belgesi ve prime ilişkin ödeme belgelerinin sunulması için davalı vekiline kesin, ihtaratlı süre verildiği, davalı vekilinin herhangi bir belge , bordro veya ödeme belgesi sunmadığı, davacı asılın isticvap beyanında "Bana yıllık izin ücretim işten ayrıldıktan sonra ödendi, bu ödeme 13/07/2015 tarihindeki 23.585,00 TL'lik ödemenin içindedir, bu ödemenin içinde hak ettiğim primim de ödenmişti, ancak tazminat alacaklarım olan kıdem ve ihbar tazminatım ödenmedi, zaten ödenmediği için ben huzurdaki davayı açmak zorunda kaldım" şeklinde beyanda bulunduğu, davalı vekilinin kesin ihtaratlı süreye rağmen belge sunmaması ve davacı asılın isticvap beyanı birlikte dikkate alındığında kıdem ve ihbar tazminatına ilişkin bir ödeme olmadığı kanaatine varılarak yapılan ödemenin kıdem ve ihbar tazminatından mahsup edilmeksizin bilirkişi raporu 1. seçenek doğrultusunda hüküm kurulduğu gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

 

VI. TEMYİZ

 

A. Temyiz Sebepleri

 

Davalı vekili temyiz dilekçesinde;

 

1. Davacının alacaklarının zamanaşımına uğradığını,

 

2. Davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını,

 

3. Davacının ücretinin net 1.650,00 USD olduğunu,

 

4. Davacıya vize çıkmaması üzerine davacının iş sözleşmesine son vermek istediğini ve müvekkili Şirket ile güven ilişkisi çerçevesinde iş sözleşmesinin sonlandırıldığını,

 

5. Müvekkili tarafından davacıya 23.585,00 TL tutarında ödeme yapıldığını, bu ödemenin dikkate alınmadığını,

 

6. Davacının yasal çalışma saatleri içerisinde çalıştığını, fazla çalışma olduğu zamanlarda ücretinin kendisine ödendiğini ileri sürmüştür.

 

B. Değerlendirme ve Gerekçe

 

Dosya içeriğine, bozmanın kapsamı ve mahiyetine göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacının alacaklarının hesabı, mahsuba ilişkindir.

 

1.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

 

Dosya içeriğine göre, davacının dava dilekçesinde prim aldığına ilişkin bir iddiasının olmaması, bordrolarda prim tahakkukunun bulunmaması, davacı tanıklarının davacıya prim ödendiğine ilişkin beyanlarının olmaması, kıdem tazminatı hesaplanırken giydirilmiş ücrete prim eklenmemesi ve bilirkişi raporundaki bu hesaba karşı davacının bir itirazının bulunmaması göz önüne alındığında davacının prim alacağının bulunmadığı anlaşılmıştır.

 

Şu hâlde, davacıya yapılan 23.585,00 TL ödeme içinde prim alacağı bulunmadığından davacının hizmet süresine göre yıllık izin ücreti alacağı hesaplanarak bu ödemeden mahsup edilmesi ve kalan miktarın kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarından düşülerek bu alacakları hakkında karar verilmesi gerekir. Yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

 

VII. KARAR

 

Açıklanan sebeple;

 

İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

 

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

 

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

 

22.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

 

 

Tamamlayıcı Kararlar

 

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi: İşe İadede Ödenmiş İhbar Tazminatı

Tüm İş Hukuku Kararları ›

 

İlgili Sayfalar

 

İş Hukuku Davaları

İşçilik Alacakları Hesaplama

 

Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

 

Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.

 

KARAR KÜNYESİ

 

Mahkeme

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi

 

Esas No

2026/4162

 

Karar No

2026/3693

 

Karar Tarihi

22 Nisan 2026

 

Resmî Kaynak

Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı

 

HUKUKİ DESTEK

Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu

 

Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.

Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara

 

0552 725 25 18

WhatsApp ile Yazın

İletişim ve Yol Tarifi

 

ÇALIŞMA ALANLARI

İş Hukuku Davaları

Tüm Çalışma Alanları ›

 

HESAPLAMA ARAÇLARI

İşçilik Alacakları Hesaplama

Tüm Hesaplama Araçları ›

bottom of page