İŞ HUKUKU · ONAMA
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Mobbing ile Kaba Davranış Ayrımı
2026/423 E., 2026/2895 K. · 1 Nisan 2026
İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 18 Ekim 2026
Kararın Özeti
Amirin kaba davranışları psikolojik taciz (mobbing) sayılır mı ve mobbing kabul edilmezse işçi kıdem tazminatı alabilir mi? Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, bu dosyada amirin davranışlarının kaba davranış sayılmasını doğru buldu ancak bunları psikolojik taciz seviyesinde görmedi; kıdem tazminatı hakkını ödenmeyen fazla çalışma ücretine dayandırdı. İlk derece mahkemesi, ödenmeyen fazla çalışma ücretinin yanında sistematik psikolojik tacizi de kabul etmiş; bölge adliye mahkemesi, amirin sistematik kaba davranış ve baskısına ilişkin bu tespiti yerinde bulmuştu. Daire, işverenin temyiz sebeplerini bozma nedeni saymayarak bölge adliye mahkemesi kararını oy birliğiyle onadı.
Hukuki İlke
Daire, amirin işçiye yönelik davranışlarının kaba davranış olarak nitelendirilmesini yerinde buldu ancak bu davranışları psikolojik taciz seviyesinde saymadı; işçinin kıdem tazminatına hak kazanmasını fazla çalışma ücreti alacağının varlığına bağlayarak sonucu doğru kabul etti.
Sonuç
Bölge adliye mahkemesi kararı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca oy birliğiyle onandı; temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine, dosyanın ilk derece mahkemesine ve karar örneğinin bölge adliye mahkemesine gönderilmesine karar verildi.
Kararın Dosyaya Etkisi
Kıdem tazminatı ve fazla çalışma ücretine ilişkin kısmen kabul hükmü korundu; Daire, ilk derece mahkemesinin psikolojik taciz bulunduğu yönündeki tespitini benimsemedi ancak sonucu değiştirmedi. İşverenin vardiya düzeni, ücrete dâhil fazla çalışma ve ıslaha karşı zamanaşımı itirazları da bozma nedeni sayılmadı.
İlgili Mevzuat
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m. 371, 370/1
Dairenin dayanağı: bölge adliye mahkemesi kararının bozulabileceği sebeplerin sınırı (371. madde) ve onama hükmünün usul dayanağı (370. maddenin birinci fıkrası).
Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.
Kararın Tam Metni
Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1549 E., 2025/2466 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kuşadası 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/228 E., 2024/142 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait işyerinde 2011 yılının Mayıs ayından fesih tarihi olan 13.06.2022 tarihine kadar 11 yıldır aralıksız olarak tekne operasyonunda ön büro kıdemli uzman temsilci olarak çalıştığını, işyerindeki amirleri tarafından son 3 yıldır düzenli, sistematik ve bilinçli bir mobbinge (psikolojik taciz) maruz kaldığını, maruz kaldığı psikolojik tacizi bildirmesine rağmen engel olunmadığını, davacının şefi G.D’nin bütün bu davranışlarının sebebinin davacının üzerinde baskı kurmak, onu rahatsız etmek olduğunu, psikolojik taciz olgusunun gerçekleştiğini, davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğinden kıdem tazminatına hak kazandığını, davacının fazla çalışma saatlerini çoğu zaman fazlasıyla aşan ve gece yarılarına kadar uzayan saatlerde çalıştığını, fazla çalışmaların ücretinin ödenmediğini belirterek kıdem tazminatı ve fazla çalışma alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 11 yıllık çalışma süresi boyunca işyerinde uyumlu bir şekilde görev yaptığını, davacının Türkiye'nin en büyük kurumsal şirketlerinden biri olan müvekkili Şirkette çalıştığını, davacının, Şirkette istediği pozisyona atanmadığı için, psikolojik taciz ve benzeri bahanelerle iş sözleşmesini haksız bir şekilde kendisinin feshettiğini beyan ettiğini, hem Şirketten ayrılmak isteyen hem de tazminat talebinde bulunanın bizzat kendisi olduğunu, ayrıca davacının müvekkili Şirketten ayrıldıktan hemen sonra, başka bir şirkette işe başladığının haricen öğrenildiğini, müvekkili Şirket tarafından davacının iş sözleşmesini sonlandırmasına bu işyerinde işe başlayacak olmasının vesile olduğunu, dolayısıyla taleplerinin bu nedenle de reddi gerektiğini, davacının her ne kadar fazla çalışma saatlerinin gece yarısına kadar uzadığını, müşterilerle gece yarılarına kadar konuşmak zorunda kaldığını iddia etmiş ise de bu hususun gerçeği yansıtmadığını, 3 kişilik ön büro personelinin temelde dokuzar saatlik 3 vardiya düzeni ile çalıştığını, davacının iddia ettiği şekilde aralıksız ve ağır şartlar altında çalışma yapılmasının mümkün olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile fesih bildirimi ve dava dilekçesi birlikte değerlendirildiğinde; bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere davacının geniş anlamda fazla çalışma ücretlerinin ödenmediğinin görüldüğü, davacının dayanmış olduğu işbu haklı fesih sebebinin kanıtlanmış olduğu, ayrıca tanık beyanları bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacının daha önce aynı yöneticilik konumuna birlikte namzet oldukları daha sonradan yöneticilik konumuna getirilen bu bağlamda işveren temsilcisi konumunda bulunan G.D. tarafından işyerinde sistematik ve belirli bir süre psikolojik tacize uğradığı, davacının bu iddiasının da yerinde olduğu, bu sebeplerle davacının iş sözleşmesinin davacı tarafça kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona erdiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; husumeti olmayan davacı tanık beyanlarından anlaşılacağı üzere işyerinde G.D. ile davacı arasında müdürlüğe terfi yönünde çekişmenin olduğu, G.D'nin müdür olarak seçilmesinden sonra davacıya yönelik sistematik olarak kaba davranışlar sergilediği, davacı üzerinde baskı kurduğu yönündeki Mahkeme değerlendirmesinin yerinde olduğu, kayda dayalı ücrete bordrolarda yer verilen düzenli olarak yapılan ek ödemeler gözetilerek temel ve giydirilmiş ücretin tespiti ile kıdem tazminatı tavanı gözetilerek yapılan hesaplamada hata bulunmadığı, fazla çalışmaya yönelik olarak davalı tanıkları işyerinde üçlü vardiya sistemi olduğunu beyan etmiş iseler de işverenin de buna ilişkin bilgi ve belge sunmadığı, davacı tanık anlatımlarında ise vardiyaya ilişkin beyanların bulunmadığı, bu kapsamda davacı tanıklarının birlikte çalıştığı dönemle sınırlı beyanlarının ortalaması alınarak, diğer dönemler yönünden ise davalı tanıklarının vardiyaların 8-9 saat olduğu yönündeki beyanına göre 1 saat ara dinlenme süresi düşülerek haftalık 3 saat fazla çalışma yaptığı, sunulan imzasız bordrolarda tahakkukun olmadığı, puantaj kayıtları da sunulmadığından davacının fazla çalışma ücret alacaklısı olduğu, yapılan hesaplamada ıslaha karşı zamanaşımı def'i gözetildiğinde, kararın usul ve esas yönlerden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacının psikolojik taciz iddiasını ispat edemediğini, davacının Şirketin etik/ihbar hattına başvurmadığını,
2. Fazla çalışma ücretine hak kazanamadığını, dokuzar saatlik üçlü vardiya sisteminin bulunduğunu, yıllık 270 saatlik fazla çalışmanın ücrete dâhil olduğunu,
3. Islaha karşı zamanaşımı def'inin dikkate alınmadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshedip feshetmediği, fazla çalışma alacağının ispatı ve hesabı ile zamanaşımına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle davacıya işyerinde çalışırken müdür G.D. tarafından yapılan davranışların kaba davranış olarak nitelendirilmesi doğru ise de psikolojik taciz seviyesinde olmadığı ancak davacının fazla çalışma ücreti alacağının bulunması nedeniyle kıdem tazminatına hak kazandığının anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
İlgili Hukuk Alanı
İlgili Sayfalar
Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.
Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.
KARAR KÜNYESİ
Mahkeme
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/423
Karar No
2026/2895
Karar Tarihi
1 Nisan 2026
Oy Durumu
Oy birliği
Resmî Kaynak
Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı
HUKUKİ DESTEK
Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu
Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.
Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara
ÇALIŞMA ALANLARI
HESAPLAMA ARAÇLARI