İŞ HUKUKU · ONAMA
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi: Fazla Çalışmada Tanık Dönemi ve Hafta Tatili Ayrımı
2026/4948 E., 2026/4359 K. · 12 Mayıs 2026
İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 22 Ekim 2026
Kararın Özeti
İşçilik alacakları davasında önceki bozma, tanıkların birlikte çalıştığı dönemlerin belirlenmesini ve hafta tatiliyle fazla çalışmanın mükerrer hesaplanmamasını istemişti. Mahkeme buna göre hesabı yeniledi. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, yeni hükmün bozmaya uygun olduğunu belirterek tarafların itirazlarını reddetti. Hafta tatili ayrıca hesaplandığında o günün yalnız belirli saati aşan çalışmasının fazla mesaiye katılması ayrımı korundu. Onama, bütün çalışma saatlerinin yeni baştan kesin delille saptandığı anlamına gelmiyor.
Hukuki İlke
Bozmadan sonra fazla çalışma hesabında tanığın bilgi sahibi olduğu dönem ve ayrıca hesaplanan hafta tatili ücretiyle çakışma gözetilmelidir.
Sonuç
Tarafların temyiz itirazları reddedildi; önceki bozma doğrultusunda verilen İlk Derece Mahkemesi kararı oy birliğiyle onandı.
İlgili Mevzuat
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m. 371
Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.
Kararın Tam Metni
Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2025/361 E., 2026/33 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 02.07.2019-27.09.2021 tarihleri arasında davalı işyerinde makine bakım onarım-makas işçisi olarak çalıştığını, ücret alacakları ödenmediğinden iş sözleşmesinin davacı tarafından haklı nedenle feshedildiğini, haftanın 7 günü 08.00-19.00 saatleri arasında ve ayda en az 15 gün çalışmasının 23.30'a kadar devam ettiğini, tüm ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını ve yıllık ücretli izinlerinin kullandırılmadığını iddia ederek kıdem tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ile yıllık ücretli izin alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının aylık ücreti ile varsa fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin bordrolarda tahakkuk ettirilerek ödemesinin yapıldığını, ödenmeyen ücret alacağı bulunmadığını, yıllık ücretli izinlerin kullandırıldığını ve buna ilişkin formların bulunduğunu, davacının kıdem tazminatına hak kazanamadığını, yaptığı feshin haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 18.12.2023 tarihli tarihli kararı ile; davacının ödenmeyen ücret alacakları nedeni ile iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği, davacı tanıklarının davacının iddiasını doğruladığı, davacı tanık beyanları dikkate alındığında, davacının fazla çalışma yapmış olduğu, davacının 3 ayda bir toplu olarak hafta tatili kullandığı, buna göre davacının 4 aylık periyotlarda bir kez hafta tatili kullandığı, diğer hafta tatillerinde çalışmasının olduğu, dinî bayramlar dışında ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmasının olduğu ve ödenmeyen yıllık ücretli izin alacağının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 18.12.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesinin 25.06.2025 tarihli kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 25.06.2025 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece; davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddi ile davacı tanıklarının davacıyla birlikte çalıştıkları dönem belirlendikten sonra bu dönemde davacının 08.00-19.00 saatleri arasında çalıştığı kabul edilerek hesaplama yapılması gerektiği ve hafta tatili alacağının ayrıca talep edilip hesaplandığı dikkate alındığında, haftanın 7 günü çalışılan haftalarda sadece 7,5 saatin üzerindeki hafta tatili günündeki çalışmaların fazla çalışma hesabında dikkate alınması gerektiği hususunun da gözden kaçırılmaması gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma kararı doğrultusunda yapılan hesaplama doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a.Tanık çalışma dönemlerine göre yapılan hesaplamaların hatalı olduğunu, tanık S.D çalışmasının 10.09.2020 tarihinde sona erdiğinden sonrasına ilişkin dönemde de beyanının esas alınmasının hatalı olduğunu,
b. Bozma kararı gerekçesinin dışına çıkıldığını,
c. Hesaplamaların hatalı yapılarak eksik hesaplamaya sebebiyet verildiğini,
d. Yanlış ve hukuka aykırı hesaplama nedeniyle aleyhe harç ve yargılama giderlerine hükmedildiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Davacı tanıklarının davalı işverene karşı dava açıp açmadıklarının irdelenmediğini,
b. Müvekkili Şirketin yürüttüğü faaliyetin kamu işi olması sebebiyle pazar günleri çalışma yapılmadığını ayrıca iddia edilen fazla çalışmanın hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; ücret alacaklarının ispat ve hesaplanması noktasındadır.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
12.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
İlgili Hukuk Alanı
İlgili Sayfalar
Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.
Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.
KARAR KÜNYESİ
Mahkeme
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/4948
Karar No
2026/4359
Karar Tarihi
12 Mayıs 2026
Resmî Kaynak
Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı
HUKUKİ DESTEK
Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu
Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.
Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara
ÇALIŞMA ALANLARI
HESAPLAMA ARAÇLARI