top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar

 

İŞ HUKUKU  ·  ONAMA  ·  TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİ

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi — Fesih Sebebine Bağlılık

 

2026/5119 E., 2026/4374 K. · 12 Mayıs 2026

 

İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 21 Ekim 2026

 

Kararın Özeti

 

Şehir değişikliği nedeniyle ayrıldığını yazan işçinin kıdem tazminatı talebini reddeden bozma sonrası karar onandı. Önceki bozma, hakların saklı tutulmasının fesih nedenini sonradan değiştirme hakkı vermediğini açıklamıştı. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, yeni kararın bu bozmaya uygun olduğunu ve usuli kazanılmış hak doğuran hususların tekrar incelenemeyeceğini belirtti. İşverenin temyiz dilekçesi ise kendi başvurusuna konu miktar kesinlik sınırının altında kaldığı için reddedildi.

 

Hukuki İlke

 

Bu davada fesih bildirimindeki şehir değişikliği sebebi ve önceki bozmanın kapsamı esas alındı; hakların saklı tutulması farklı fesih sebebi ileri sürmeye yeterli görülmedi.

 

Sonuç

 

Davalının temyiz dilekçesi miktardan reddedildi; davacının temyiz ettiği İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi kararı onandı.

 

İlgili Mevzuat

 

  • 4857 sayılı İş Kanunu — m. 24
    Kaynakta aktarılan önceki bozmanın şehir değişikliğini haklı fesih nedeni saymama dayanağı.

  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m. 362, 366, 352/1-b
    Davalının temyizinin miktar nedeniyle reddinde kullanılan usul atıfları.

Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.

 

Kararın Tam Metni

 

Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir. Olay kişilerinin kısmi ad/baş harfleri, belirli özel tarih gün/ayları veya yan dosya/takip kimlikleri hedefli olarak ... ile gizlenmiştir. Yargı merci adları, emsal künyeleri ve hukuken anlamlı süreler korunmuştur.

 

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi

 

SAYISI : 2025/2402 E., 2026/188 K.

 

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;

 

Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihaî kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

 

Dosya içeriğine göre hüküm altına alınan ve davalı tarafından temyize konu edilen toplam miktar, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi dikkate alındığında, 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi ile değiştirilen 6100 sayılı Kanun'un ek madde 1/2 hükmü uyarınca dava tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL'nin altında kaldığından davalı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

 

Davacı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

 

I. DAVA

 

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı bünyesinde .../.../2008-.../.../2021 tarihleri arasında çalıştığını, müvekkilin haftalık yasal çalışma süresinin üzerinde fazla çalışma yaptığını ancak karşılığı ücretin ödenmediğini, feshe bağlı alacaklardan kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin ve fazla çalışma ücreti alacaklarının arabuluculuk görüşmeleri sırasında talep edildiğini ancak anlaşma sağlanamadığını belirterek kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin ve fazla çalışma ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

 

II. CEVAP

 

Davalı vekili cevap dilekçesinde; talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının .../.../2021 tarihinde hiçbir baskı altında kalmadan tamamen kendi rızasıyla şehir değişikliğini gerekçe göstererek istifa ederek işten ayrıldığını, istifa eden işçinin kıdem tazminatı talep hakkı bulunmadığını, davacının yıllık ücretli izin ile fazla çalışma ücreti alacaklarının bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

 

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

 

İstanbul 17. İş Mahkemesinin 23.05.2023 tarihli kararı ile; iş sözleşmesinin tazminat gerektirmeyecek şekilde sona erdiğinin ispat külfetinin davalı işverenlikte olup dava dilekçesinde iş sözleşmesinin feshi konusunda beyanda bulunulmadığının, davalı işverenin ise davacının hiçbir baskı altında kalmadan tamamen kendi rızası ile şehir değişikliğini gerekçe göstererek istifa edip işten ayrıldığını savunduğunun görüldüğü, dosyaya sunulan .../.../2021 tarihli davacı tarafından imzalanan dilekçe içeriğinde şehir değişikliğinden dolayı görevinden ayrıldığını, 12 yıllık emeğine karşılık tazminat istemesine rağmen hiçbir kısmını alamadığını beyan ettiğinin görüldüğü, beyanlarına başvurulan davacı tanıklarının iş sözleşmesinin feshinin davacının fazla çalışma ücreti alacaklarını talep etmesine karşın ödenmemesi nedeniyle sona erdiğini ifade ettikleri, davacının fazla çalışma alacağı ile ilgili yapılan değerlendirmede davalı işveren tarafından yapılan fazla çalışma ödemeleri dikkate alındığında davacının bakiye alacağının bulunmadığının anlaşıldığı, bu hâlde davacının iş sözleşmesini fesihte haklı nedeninin bulunmadığı, kaldı ki davacı tarafından imzalanan dilekçe içeriğinde şehir değişikliği nedeniyle işten ayrılmak istediğine ilişkin beyandan iş sözleşmesinin istifa suretiyle sona erdirildiğinin anlaşıldığı, buna göre davacının kıdem tazminatına hak kazanamayacağı, davacının bakiye yıllık ücretli izin hakkı karşılığı ücretin ödendiğinin davalı işveren tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

 

IV. İSTİNAF

 

İlk Derece Mahkemesinin 23.05.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 04.06.2025 tarihli kararı ile; davacının işten ayrılmak için verdiği dilekçe içeriğinin ''Otomasyon şefliği görevimden .../.../2021 tarihinde yapacağım şehir değişikliğinden dolayı ayrılıyorum. 12 yıllık emeğime karşılık tazminatımı talep etmeme rağmen hiçbir kısmını alamadığımdan dolayı tüm yasal haklarım saklı kalmak kaydıyla .../.../2021 tarihinde ayrılıyorum." şeklinde olduğu, davacının dilekçesinde tazminatlarının ödenmesini de talep ettiğinden dilekçenin istifa dilekçesi olarak kabulünün mümkün olmadığı, dava dilekçesinde davacının son 2 senedir yemek zammı almadığı, talep ettiğinde cevap alamadığı, davacıya günlük yemek ücreti olarak 19,20 TL verildiği, ayrıca yönetim değişikliği öncesi giyim yardımı da yapılırken yönetim değişikliğinden sonra bu yardımı da alamadığının belirtildiği, beyanlarına başvurulan davacı tanıklarının anlatımlarından 2019 yılı öncesi aylık 800,00 TL olan yemek bedelinin daha sonra günlük 17,00 TL'ye düşürüldüğü, önceki yönetim döneminde yapılan giysi yardımının ise kaldırıldığının anlaşıldığı, davacının sosyal haklarındaki bu aleyhine değişikliğin iş sözleşmesinin haklı nedenle feshini gerektirir nitelikte olduğu, dolayısıyla davacının kıdem tazminatı talebinin kabulü gerekirken reddine karar verilmesinin hatalı olduğu, İlk Derece Mahkemesince alınan bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunduğu, İlk Derece Mahkemesince fazla çalışma ücreti alacağı talebinin reddine dair verilen kararın yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

 

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

 

Bölge Adliye Mahkemesinin 04.06.2025 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, davacı tarafından davalıya hitaben yazılan .../.../2021 tarihli dilekçe incelendiğinde; ''.../.../2008 tarihinden itibaren çalışmakta olduğum Teknik ve İdari İşler Direktörlüğüne bağlı Otomasyon Şefliği görevimden .../.../2021 tarihinde yapacağım şehir değişikliğinden dolayı ayrılıyorum. 12 yıllık emeğime karşılık tazminatımı talep etmeme rağmen hiçbir kısmını alamadığımdan dolayı tüm yasal haklarım saklı kalmak kaydıyla .../.../2021 tarihinde ayrılıyorum."' ifadelerine yer verildiğinin anlaşıldığı, her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince tazminatların ödenmesi de talep edildiğinden, dilekçenin istifa dilekçesi olarak kabul edilemeyeceği belirtilmiş ise de davacının dilekçesinde açıkça şehir değişikliğinden dolayı görevinden ayrıldığını açıkladığı, bu beyan karşısında, feshin sebebinin şehir değişikliği olduğunun açık olduğu, şehir değişikliğinin, davacının kendisinden kaynaklanan özel bir neden olup 4857 sayılı İş Kanunu'nun 24. maddesi bağlamında haklı bir sebep olarak kabul edilemeyeceği, diğer taraftan fesih bildiriminde yasal hakların saklı tutulduğunun belirtilmesinin, davacıya daha sonra fesih nedenini istediği şekilde değiştirme hakkını vermeyeceği, hâl böyle olunca iş sözleşmesinin feshi haklı bir nedene dayanmadığından davacının kıdem tazminatı talebinin reddi gerekirken kabulün hatalı olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

 

Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma kararına uyularak kayıtlar üzerinde inceleme yapan denetime elverişli bilirkişi raporundaki hesaplamaların hükme esas alındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

 

VI. TEMYİZ

 

A. Temyiz Sebepleri

 

1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;

 

a. Davalı tarafından müvekkilinin işçilik alacaklarının ödenmediğini, iş sözleşmesinin bu nedenle müvekkili tarafından haklı olarak feshedildiğini,

 

b. Müvekkilinin fazla çalışma yapmasına karşın karşılığı ücretin ödenmediğini, müvekkilinin son iki senedir yemek zammı almadığını, davalı ... yönetiminin değişmesi nedeniyle giyim yardımı ödemesinin kesildiğini, bu hususların iş sözleşmesinin feshi için haklı neden oluşturduğunu,

 

c. Söz konusu istifa dilekçesinin davalı işveren tarafından müvekkiline zorla imzalatıldığını ileri sürmüştür.

 

2. Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verildiğinden, temyiz sebeplerine yer verilmemiştir.

 

B. Değerlendirme ve Gerekçe

 

Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, iş sözleşmesinin davacı işçi tarafından haklı nedenle feshedilip edilmediği ve buna göre davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir.

 

Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

 

Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

 

VII. KARAR

 

Açıklanan sebeple;

 

A. Davalı Temyizi Yönünden

 

Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,

 

B. Davacı Temyizi Yönünden

 

Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

 

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden davacıya yükletilmesine,

 

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

 

12.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

 

 

İlgili Hukuk Alanı

 

Tüm İş Hukuku Kararları ›

 

İlgili Sayfalar

 

İş Hukuku Davaları

İşçilik Alacakları Hesaplama

 

Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

 

Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.

 

KARAR KÜNYESİ

 

Mahkeme

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi

 

Esas No

2026/5119

 

Karar No

2026/4374

 

Karar Tarihi

12 Mayıs 2026

 

Oy Durumu

Oy birliği

 

Resmî Kaynak

Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı

 

HUKUKİ DESTEK

Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu

 

Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.

Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara

 

0552 725 25 18

WhatsApp ile Yazın

İletişim ve Yol Tarifi

 

ÇALIŞMA ALANLARI

İş Hukuku Davaları

Tüm Çalışma Alanları ›

 

HESAPLAMA ARAÇLARI

İşçilik Alacakları Hesaplama

Tüm Hesaplama Araçları ›

bottom of page