top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar

 

İŞ HUKUKU  ·  ONAMA

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi — Durak Çalışanının İşvereni

 

2026/5414 E., 2026/4844 K. · 21 Mayıs 2026

 

İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 21 Ekim 2026

 

Kararın Özeti

 

Minibüs durağında çalışan kişinin ücretini kimin ödediği ve işin nasıl yürütüldüğü, davanın doğru işverene yöneltilmesi bakımından değerlendirildi. Bölge adliye mahkemesi, tanık anlatımlarına dayanarak işveren sıfatının minibüs işletmecilerine ait olduğunu; davalı oda ile hizmet ilişkisi kurulmadığını kabul etti. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, bu sonuca yönelik temyiz itirazlarını reddederek kararı onadı. Karar, çalışanın hiç alacağı bulunmadığını değil, davanın yöneltildiği kişinin işveren sıfatına ilişkin uyuşmazlığı ele alıyor.

 

Hukuki İlke

 

Durak çalışanının işvereni belirlenirken fiilî çalışma ilişkisi, ücret ödemesi ve işin niteliği somut delillerle değerlendirilmelidir.

 

Sonuç

 

Davacının temyiz itirazları reddedilerek davalı yönünden taraf sıfatı bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddeden bölge adliye mahkemesi kararı oy birliğiyle onandı.

 

İlgili Mevzuat

 

  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m. 371, 370/1
    Temyiz denetimi ve onama hükmünün usul çerçevesi.

Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.

 

Kararın Tam Metni

 

Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir. Olay kişilerine ilişkin belirli özel tarih gün/ayları, yan dosya veya teknik kimlik bilgileri hedefli olarak ... ile gizlenmiştir. Yargı merci adları, emsal künyeleri ve hukuken anlamlı süreler korunmuştur.

 

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 60. Hukuk Dairesi

 

SAYISI : 2024/4414 E., 2026/48 K.

 

İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 26. İş Mahkemesi

 

SAYISI : 2022/233 E., 2023/362 K.

 

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

 

I. DAVA

 

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin .../.../2007-.../.../2022 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde çalıştığını, fazla çalışma yapmasına rağmen karşılığının ödenmediğini, hak kazandığı yıllık izinlerinin kullandırılmadığını ve ücretlerinin de ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, asgari geçim indirimi alacağı, fark ücret alacağı ve yıllık ücreti izin alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

 

II. CEVAP

 

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının durak esnafının çalışanı olduğu ve geçimini durak esnaflarının verdiği günlüklerle sağladığını, davacının müvekkili tarafından istihdam edilmediğini, davacının minibüs hattını çalıştıran esnaf tarafından seçildiğini, husumetin müvekkiline yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

 

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

 

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının iş sözleşmesini çalışması karşılığı hak kazandığı ücretlerin ödenmemesi sebebiyle feshettiği, bu hâli ile kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, ödenmeyen ulusal bayram ve genel tatil ücreti, asgari geçim indirimi alacağı, bakiye ücret, yıllık ücretli izin ve fazla çalışma ücreti alacaklarının bulunduğu gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

 

IV. İSTİNAF

 

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dinlenilen davacı tanıklarının beyanlarından kahya (değnekçi) olan davacının parasını her şoförün ayrı ayrı kendisine ödediğini belirtir açık beyanları bulunduğu, davacı ile davalı arasında hizmet akdinin kurulmadığı, davacının minibüs durağında kahya olarak çalıştığı, ücretinin durakta faaliyet gösteren araç sahipleri tarafından ödendiği, gerek çalışılan yer gerekse yapılan işin niteliğine göre işveren sıfatının çalışmanın yapıldığı iddia edilen duraktaki minibüs işletmecilerine ait olduğu, davalının taraf sıfatının bulunmaması (pasif husumet yokluğu) nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği, bu nedenle davalı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.

 

V. TEMYİZ

 

A. Temyiz Sebepleri

 

Davacı vekili temyiz dilekçesinde;

 

1. Müvekkilinin davalı odaya bağlı çalışan olduğunu, işe alınması, ücretinin belirlenmesi ve ödenmesi ile izin ile diğer tüm hak ve yetkilerin davalıya ait olduğunu, minibüs sahipleri ile müvekkili arasında işçi-işveren ilişkisinin olmadığını,

 

2. Tanıkların beyanlarının değerlendirilmediğini, açıkca davacının oda bünyesinde çalıştığını ifade ettiklerini,

 

3. Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinin tanık beyanlarının farklı yorumlanması sonucunda hatalı olduğunu, kabul etmediklerini,

 

4. Tanık ...'nın mahkeme huzurunda alınan yeminli beyanında müvekkili tarafından günlük olarak minibüs plaka sahiplerinden toplanan aidatların oda yöneticisine teslim edildiği ve yönetici tarafından davacıya ödeme yapıldığını,

 

5. Her iş ilişkisinin şartlarının ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği, davacı ile aynı konumda çalışan ve kahyalık yapan herkesin bire bir aynı statüde değerlendirilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

 

B. Değerlendirme ve Gerekçe

 

Uyuşmazlık husumet noktasındadır.

 

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

 

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

 

VI. KARAR

 

Açıklanan sebeple;

 

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,

 

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

 

21.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

 

 

İlgili Hukuk Alanı

 

Tüm İş Hukuku Kararları ›

 

İlgili Sayfalar

 

İş Hukuku Davaları

İşçilik Alacakları Hesaplama

 

Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

 

Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.

 

KARAR KÜNYESİ

 

Mahkeme

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi

 

Esas No

2026/5414

 

Karar No

2026/4844

 

Karar Tarihi

21 Mayıs 2026

 

Oy Durumu

Oy birliği.

 

Resmî Kaynak

Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı

 

HUKUKİ DESTEK

Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu

 

Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.

Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara

 

0552 725 25 18

WhatsApp ile Yazın

İletişim ve Yol Tarifi

 

ÇALIŞMA ALANLARI

İş Hukuku Davaları

Tüm Çalışma Alanları ›

 

HESAPLAMA ARAÇLARI

İşçilik Alacakları Hesaplama

Tüm Hesaplama Araçları ›

bottom of page