İŞ HUKUKU · ONAMA
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi: Sendika Temsilcisinin Görev Yeri Değişikliği ve Ücret
2026/5513 E., 2026/4298 K. · 11 Mayıs 2026
İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 22 Ekim 2026
Kararın Özeti
Sendika temsilcisi, yazılı rızası olmadan yapılan görev yeri değişikliğinin geçersizliğini ve eski işine dönüşü istedi. Mahkeme bunu iki ayrı talep gibi değerlendirip dönüş isteğini reddetmiş, işveren lehine vekâlet ücreti vermişti. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, ortada değişiklik işleminin geçersizliğine yönelik tek dava bulunduğunu belirtti. Ret ve karşı vekâlet ücreti bölümlerini çıkararak kabul hükmünü düzeltti. İnceleme, iş sözleşmesinin feshi üzerine açılmış işe iade davasıyla karıştırılmadı.
Hukuki İlke
Temsilcinin rızasız görev yeri değişikliğine karşı eski görevine dönüş istemi bu olayda ayrı bir dava değil, işlemin geçersizliği talebinin parçası sayıldı.
Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırıldı; kısmi kabul, eski işe iade talebinin reddi ve işveren lehine 30.000 TL vekâlet ücreti ibareleri çıkarılarak hüküm oy birliğiyle düzeltilerek onandı.
İlgili Mevzuat
6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu — m. 24, 24/4
4857 sayılı İş Kanunu — m. 22
Davacının görev değişikliğine ilişkin dayanağı.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m. 370/2
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi
Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.
Kararın Tam Metni
Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/3725 E., 2026/442 K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... ... Sendikasının üyesi olduğunu, ... ... Sendikası ile Aile ve ... Bakanlığının üyesi bulunduğu ... ve ... ... Sendikası arasında 11.05.2022 tarihinde 01.11.2021-31.10.2024 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin ... ... İşçileri Sendikası Genel Yönetim Kurulunun 22.12.2023 tarihli ve 38555 sayılı yazısı ile işyeri sendika temsilcisi olarak atandığını, davacının görev yerinin 02.09.2024 tarihli ve 12722697 sayılı yazı ile değiştirildiğini, 02.09.2024 tarihli ve 12722697 sayılı yazı ile müvekkilinin görev yerinin ve çalışma koşullarının değiştirilmesinin 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun (6356 sayılı Kanun) 24/4 hükmüne, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 22. maddesine ve işyerinde yürürlükte olan toplu iş sözleşmesine açıkça aykırı olduğunu belirterek dava konusu 02.09.2024 tarihli işlemin geçersizliğinin tespiti ile eski işine iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; işin esası gereği yapılan işlemin idari bir işlem olması göz önüne alındığında yetkili ve görevli mahkemenin idare mahkemesi olduğunu, davacı ... dava dışı diğer kişilerin işyerinde kendi aralarında gruplaşmaya giderek iş ve işlemlerin aksamasına neden olduğunu, davacının işyerindeki huzur ve güven ortamını bozduğunu, işyerinde yürürlükte olan toplu iş sözleşmesinin ekinde bulunan Disiplin Ceza Cetveline göre davacının ihtar cezası ile tecziyesine karar verildiğini, davacının, çalışanlar arasında huzursuzluğa sebebiyet verdiğini, İdarenin otoritesini sarsacak nitelikte davranışlar sergilediğini, sendikal faaliyetler yerine getirirken kişiler üzerinde baskı uyguladığını, personel biriminde bulunmasından kaynaklı yürütülen iş ve işlemlerde görevi gereği İdareyi bilgilendirmesi gereken konularda zaman zaman bilgilendirme yapmadığını, davacının görev yeri değişikliğinin haklı nedenle yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
... 4. İş Mahkemesinin 22.04.2025 tarihli kararı ile; davacının dava dışı Sendika tarafından 19.12.2023 tarihinde işyeri sendika temsilcisi olarak atandığı ve bu hususun 22.12.2023 tarihinde davalı işverenliğe bildirildiği, davalı işverence davacının yazılı rızası olmadan işyerinin değiştirildiği, 6356 sayılı Kanun'un 24/4 hükmü uyarınca işverenin, yazılı rızası olmadıkça işyeri sendika temsilcisinin işyerini değiştiremeyeceğinden bahisle dava kısmen kabul edilerek yapılan görevlendirme işleminin geçersizliğinin tespiti ile davacının eski işine iade talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 22.04.2025 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 18.09.2025 tarihli kararı ile; davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 18.09.2025 tarihli kararının süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairece, davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu hakkında herhangi bir değerlendirme yapılmadan sadece davalı vekilinin istinaf sebeplerine yer verilmek suretiyle istinaf başvurusu hakkında esastan ret kararı verildiği, davacı vekilinin istinaf başvurusu incelenmeksizin sadece davalı vekilinin istinaf başvurusu incelenerek karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının usulden bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz başvurusunda; davacının eski işine iadesine dair taleplerinin değerlendirilmediğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
2. Davalı vekili temyiz başvurusunda; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrarla ve resen gözetilecek diğer nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
B. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, işyeri sendika temsilciliğinin güvencesi kapsamında işyeri değişikliği işleminin geçersizliğinin tespiti istemi ile vekâlet ücretine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalının tüm, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 6356 sayılı Kanun'un "İşyeri sendika temsilciliğinin güvencesi" kenar başlıklı 24. maddesi şöyledir:
"(1) İşveren, işyeri sendika temsilcilerinin iş sözleşmelerini haklı bir neden olmadıkça ve nedenini yazılı olarak açık ve kesin şekilde belirtmedikçe feshedemez. Fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde, temsilci veya üyesi bulunduğu sendika dava açabilir.
(2) Dava basit yargılama usulüne göre sonuçlandırılır. (Değişik cümle: 12/10/2017-7036/31 md.) Mahkemece verilen karar hakkında istinaf yoluna başvurulması hâlinde bölge adliye mahkemesi kesin olarak karar verir.
(3) Temsilcinin işe iadesine karar verilirse fesih geçersiz sayılarak temsilcilik süresini aşmamak kaydıyla fesih tarihi ile kararın kesinleşme tarihi arasındaki ücret ve diğer hakları ödenir. Kararın kesinleşmesinden itibaren altı iş günü içinde temsilcinin işe başvurması şartıyla, altı iş günü içinde işe başlatılmaması hâlinde, iş ilişkisinin devam ettiği kabul edilerek ücreti ve diğer hakları temsilcilik süresince ödenmeye devam edilir. Bu hüküm yeniden temsilciliğe atanma hâlinde de uygulanır.
(4) İşveren, yazılı rızası olmadıkça işyeri sendika temsilcisinin işyerini değiştiremez veya işinde esaslı tarzda değişiklik yapamaz. Aksi hâlde değişiklik geçersiz sayılır.
(5) Bu madde hükümleri işyerinde çalışmaya devam eden yöneticiler hakkında da uygulanır."
Sendika işyeri temsilcisinin güvencesi, temsilcilik sıfatından kaynaklanmakta ve temsilcilik görevi ile sınırlı tutulmaktadır. Düzenlemenin amacı işyeri sendika temsilcilerine görevlerini yerine getirebilmeleri için güvence sağlamaktır.
İşyeri sendika temsilciliğinin güvencesi kapsamında, işverence işyeri değişikliği işleminin gerçekleştirilebilmesi için temsilcinin yazılı rızası gerekmektedir. Aksi hâlde kanundaki ifadesiyle "değişiklik geçersiz sayılır."
04.06.1958 tarihli ve 15/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında da vurgulandığı gibi; bir davada dayanılan maddi vakıaları açıklamak tarafların, bu olguları hukuken nitelendirmek, uygulanacak kanun maddelerini arayıp bulmak ve doğru olarak yorumlayıp uygulamak da hâkimin görevidir. Diğer bir deyişle; bir davada maddi olayı anlatmak taraflara, hukuki nitelendirmeyi yapmak hâkime aittir.
Somut olayda Mahkemece davacı işçinin görev yeri değişikliğine dair işlemin geçersizliğinin tespiti ile eski işine iadesini talep ettiği şeklinde nitelendirilerek davacının işlemin geçersizliğinin tespiti talebinin kabulüne, eski işine iadesine dair talebinin reddine karar verilmiş ise de davacının talebi davalı işleminin geçersizliğinin tespitine yönelik tek bir dava olarak ele alınmalıdır. Bu itibarla Mahkemece davacının eski görevine iadesine ilişkin talebinin reddi yönünden davalı lehine vekâlet ücretine karar verilmesi hatalıdır.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. Davacı tarafın temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasında yer alan "DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE", "2-Davacının eski işine iade talebinin reddine" ve
"6-Davalı lehine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir edilip hesaplanan 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsiline ve davalıya ödenmesine,” ibarelerinin çıkartılarak yerine "DAVANIN KABULÜ İLE," ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacı tarafa iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
İlgili Hukuk Alanı
İlgili Sayfalar
Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.
Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.
KARAR KÜNYESİ
Mahkeme
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/5513
Karar No
2026/4298
Karar Tarihi
11 Mayıs 2026
Resmî Kaynak
Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı
HUKUKİ DESTEK
Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu
Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.
Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara
ÇALIŞMA ALANLARI
HESAPLAMA ARAÇLARI