top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar

 

İŞ HUKUKU  ·  İÇTİHADI BİRLEŞTİRME

Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu: Rekabet Yasağı

 

2023/1 E., 2025/3 K. · 13 Haziran 2025

 

İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 21 Ekim 2026

 

Kararın Özeti

 

İş sözleşmesi sona erdikten sonra geçerli olacak rekabet yasağının ihlalinden doğan davaların asliye ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiği kabul edildi. Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu, bu sözleşmesel yasağı iş ilişkisi sürerken uygulanan sadakat borcundan ayırdı. Türk Ticaret Kanunu'nun açık düzenlemesi karşısında İş Mahkemeleri Kanunu'nun genel görev hükmünün farklı bir sonuç doğurmadığını belirtti. Karar, işçinin her türlü rekabet davranışını veya bütün iş uyuşmazlıklarını ticaret mahkemesine taşıyan bir kural değildir.

 

Hukuki İlke

 

Türk Borçlar Kanunu'nun 444–447. maddeleri kapsamında iş sözleşmesi sonrası için kararlaştırılan rekabet yasağına aykırılıktan doğan davalarda asliye ticaret mahkemesi görevlidir.

 

Sonuç

 

Rekabet yasağına aykırılık sebebiyle Türk Borçlar Kanunu'nun 444–447. maddeleri uyarınca açılacak davalarda asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğu yönünde, üçte ikiyi aşan oy çokluğuyla kesin olarak içtihat birleştirildi.

 

İlgili Mevzuat

 

  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu — m. 396, 444, 445, 446, 447
    Sözleşme devamındaki sadakat borcu ile sözleşme sonrası rekabet yasağının ayrımı; kararın çözümlediği kapsam.

  • 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu — m. 4/1-c, 5/1
    Mutlak ticari dava ve asliye ticaret mahkemesinin görevi; çoğunluk gerekçesi.

  • 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu — m. 5/1
    Genel görev hükmünün Türk Ticaret Kanunu karşısındaki yorumu.

  • Türkiye Cumhuriyeti Anayasası — m. 48
    Çalışma ve sözleşme özgürlüğünün rekabet düzeniyle dengelenmesi; çoğunluk gerekçesi.

Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.

 

Kararın Tam Metni

 

Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.

 

YARGITAY KARARI

 

Yargıtay Başkanlığından:

 

YARGITAY İÇTİHATLARI BİRLEŞTİRME BÜYÜK GENEL KURULU KARARI

 

ESAS NO: 2023/1

 

KARAR: 2025/3

 

KARAR TARİHİ: 13.06.2025

 

ÖZET: Türk Borçlar Kanunu'nun 444-447. maddeleri uyarınca rekabet yasağına aykırılık sebebiyle açılacak davalarda görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olması gerekir.

 

I. GİRİŞ

 

A. İçtihatları Birleştirme Başvurusu

 

06.09.2021 ve 14.10.2021 havale tarihli aynı içerikli dilekçeler ile; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 444-447. maddeleri uyarınca rekabet yasağına aykırılık sebebiyle açılacak davalarda görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemeleri mi yoksa iş mahkemeleri mi olduğu konusunda Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararları ile Yargıtay 9. Hukuk Dairesi ve Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi kararları arasında ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun kendi kararları arasında içtihat aykırılığı bulunduğu belirtilerek bu konuda içtihadı birleştirme yoluna gidilmesi

 

Yine, 04.01.2023 tarihli dilekçe ile; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 444-447 maddelerinde düzenlenen rekabet yasağı sözleşmesinin ihlali hâlinde bundan kaynaklanan uyuşmazlıkta görevli mahkeme konusunda Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararları ile Yargıtay 11. Hukuk Dairesi kararları ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulunun başvurusu üzerine verdiği karar arasındaki görüş ayrılığının içtihadı birleştirme kararı ile giderilmesi talep edilmiştir.

 

B. İçtihatları Birleştirmenin Konusu

 

Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunun 30.05.2023 tarihli ve 159 sayılı kararı ile; konu ile ilgili olarak görüş aykırılığı bulunduğu ve farklı uygulamaların sürdürüldüğü sonucuna varıldığından aykırılığın İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunca giderilmesi gerektiğine ve raportör üye görevlendirilmesine karar verilmiştir.

 

İçtihadı Birleştirme konusu ise Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunun 30.05.2023 tarihli ve 159 sayılı kararı ile;

 

"Türk Borçlar Kanununun 444-447. maddeleri uyarınca rekabet yasağına aykırılık sebebiyle açılacak davalarda görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemeleri mi iş mahkemeleri mi olması gerektiği" olarak belirlenmiştir.

 

C. Görüş Aykırılığının Giderilmesi İstemine Konu Kararlar

 

1. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararları

 

-19.09.2007 tarihli ve 2007/11-602 Esas, 2007/591 Karar

 

-22.09.2008 tarihli ve 2008/9-517 Esas, 2008/566 Karar

 

-21.09.2011 tarihli ve 2011/9-508 Esas, 2011/545 Karar

 

-29.02.2012 tarihli ve 2011/11-781 Esas, 2012/109 Karar

 

-27.02.2013 tarihli ve 2012/9-854 Esas, 2013/292 Karar

 

-25.12.2013 tarihli ve 2013/13-412 Esas, 2013/1708 Karar

 

2. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi Kararları

 

-23.05.2006 tarihli ve 2006/6891 Esas, 2006/15193 Karar

 

-24.12.2009 tarihli ve 2009/26954 Esas, 2009/36971 Karar

 

-25.01.2010 tarihli ve 2008/14902 Esas, 2010/1271 Karar

 

-08.03.2013 tarihli ve 2012/16795 Esas, 2013/4894 Karar

 

-26.03.2013 tarihli ve 2012/18453 Esas, 2013/6480 Karar

 

-16.01.2014 tarihli ve 2013/1856 Esas, 2014/215 Karar

 

-20.01.2020 tarihli ve 2016/27017 Esas, 2020/665 Karar

 

-23.09.2020 tarihli ve 2020/1856 Esas, 2020/8912 Karar

 

-26.01.2021 tarihli ve 2019/3155 Esas, 2021/2225 Karar

 

-28.01.2021 tarihli ve 2019/4878 Esas, 2021/2668 Karar

 

-01.06.2021 tarihli ve 2021/3076 Esas, 2021/9789 Karar

 

-30.11.2021 tarihli ve 2021/10133 Esas, 2021/15959 Karar

 

-21.12.2021 tarihli ve 2021/11745 Esas, 2021/16748 Karar

 

-27.09.2022 tarihli ve 2022/7578 Esas, 2022/10519 Karar

 

3. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Kararları

 

-25.01.2011 tarihli ve 2009/12088 Esas, 2011/718 Karar

 

-06.02.2015 tarihli ve 2014/19137 Esas, 2015/1397 Karar

 

-27.04.2015 tarihli ve 2015/4187 Esas, 2015/5893 Karar

 

-22.10.2020 tarihli ve 2020/298 Esas, 2020/4375 Karar

 

-31.05.2021 tarihli ve 2020/2113 Esas, 2021/4613 Karar

 

-09.06.2021 tarihli ve 2020/790 Esas, 2021/4939 Karar

 

-03.12.2021 tarihli ve 2021/1534 Esas, 2021/6811 Karar (Uyuşmazlığın giderilmesi kararı)

 

-11.01.2022 tarihli ve 2020/7435 Esas, 2022/141 Karar

 

-27.01.2022 tarihli ve 2020/6410 Esas, 2022/697 Karar

 

-05.04.2022 tarihli ve 2021/995 Esas, 2022/2826 Karar

 

-11.10.2022 tarihli ve 2022/935 Esas, 2022/6867 Karar

 

D. Dairelerin Görüş Özetleri

 

İçtihatların birleştirilmesi talebinin ön değerlendirmesi aşamasında kararları arasında içtihat aykırılığı bulunan Hukuk Genel Kurulu ile Özel Dairelerin görüşleri yazılı olarak alınmıştır.

 

1. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun Görüş Yazıları

 

a. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Başkanlığının 26.10.2021 tarihli ve 35613334-2021/652-79 sayılı birinci görüş yazısında;

 

"... Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin kapatılmasından sonra Yargıtay 9. Hukuk Dairesi uyuşmazlıklarda iş mahkemelerinin görevli olduğuna karar vermiş olup Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ise iki yönde kararları mevcut ise de son içtihatlarında ticaret mahkemelerinin görevli olduğuna ilişkin kararları nedeniyle çelişki oluştuğundan içtihatların birleştirilmesi gerektiği değerlendirilmektedir. " şeklinde görüş bildirilmiştir.

 

b. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Başkanlığının 21.01.2022 tarihli ve 35613334-2022/81-3 sayılı ikinci görüş yazısında;

 

"...Yargıtay 9. Hukuk Dairesi son içtihatlarında 12.10.2017 tarihli ve 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nda açıkça Türk Borçlar Kanunu'nda düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işverenleri arasındaki davaların iş mahkemelerinde görüleceği düzenlenerek iş mahkemelerinin görev alanında önemli bir değişiklik yapıl[dığı], [b]öylece 7036 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesi ile birlikte 6102 sayılı Kanun'un "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir." şeklindeki 5. maddesindeki "aksine

 

hüküm" koşulunun gerçekleştiği ve bu gerekçe ile de uyuşmazlığın çözümünde artık ticaret

 

mahkemelerinin değil iş mahkemelerinin görevli olduğunu kabul ederek önceki içtihadından dönmüştür.

 

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun yürürlük tarihinden sonrasına ilişkin bu konuda bir içtihadı bulunmamaktadır.

 

Açıklanan nedenlerle Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin kapatılmasından sonra Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, uyuşmazlıklarda iş mahkemelerinin görevli olduğuna karar vermiş olup, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi de ticaret mahkemelerinin görevli olduğu görüşündeyken, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ise iki yönde kararları mevcut ise de son içtihatlarında ticaret mahkemelerinin görevli olduğuna ilişkin kararları nedeniyle daireler ve Kurulumuz kararları arasında çelişki oluştuğundan içtihatların birleştirilmesi gerektiği..." şeklinde görüş bildirilmiştir

 

2. Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin Görüş Yazıları

 

a. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi Başkanlığının 22.09.2021 tarihli görüş yazısında;

 

"...Bu açıklamalara göre, özellikle 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ile, Türk Borçlar Kanununun İkinci Kısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıkları[nı] çözme görevinin iş mahkemesine verilmiş olduğu, Kanundaki bu hüküm ile Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesinde yer alan "aksine hüküm” bulunması şartının gerçekleştiği dikkate alınarak rekabet yasağı sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda iş mahkemelerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır. Özellikle Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi ile Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin birleştiği tarihten önceki süreçte, gerek 9. Hukuk Dairesi gerekse Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesince aksi yönde birtakım kararlar verilmiş ise de, konunun değişen yasal düzenlemeler ve rekabet yasağının kaynağı, niteliği, sınırları ve sonuçları bakımından yeniden gözden geçirilmesi sonucunda, rekabet yasağından kaynaklanan uyuşmazlıkların çözüm yerinin iş mahkemeleri olduğu sonucuna varılmıştır

 

Diğer taraftan Hukuk Genel Kurulu'nun 22/09/2008 tarih, 2008/9-517 esas ve 2008/566 karar ve 21/09/2011 tarih, 2011/9-508 esas ve 2011/545 karar sayılı kararlarında rekabet yasağına aykırılıktan doğan uyuşmazlıklarda iş mahkemelerinin görevli olduğu yönünde karar verilmekte iken, 25/12/2013 tarih, 2013/13-412 esas, 2013/1708 karar sayılı kararı ile 27.02.2013 tarih, 2012/9-854 esas, 2013/292 karar sayılı kararlarında mutlak ticari dava niteliğindeki davalarda ticaret mahkemelerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.

 

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi de rekabet yasağına aykırılıktan doğan davalar yönünden ticaret

 

mahkemelerince verilen kararların esasına yönelik temyiz incelemesini sürdürmektedir. (11. Hukuk

 

Dairesi'nin 09/06/2021 tarih, 2020/790 esas, 2021/4939 karar sayılı ve 31/05/2021 tarih, 2020/2113 esas, 2021/4613 karar sayılı kararları).

 

...Bu bakımdan Dairemizin gerek önceki kararları ile şimdiki kararları arasında, gerekse Dairemizin şimdiki kararları ile Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin kararları arasında içtihat aykırılığı bulunduğundan, Yargıtay Kanunu'nun 16/5. maddesi gereğince içtihatların birleştirilmesinin gerekli olduğu " şeklinde görüş bildirilmiştir.

 

b. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi Başkanlığının 31.01.2023 tarihli görüş yazısında aynı görüş tekrar edilmiştir.

 

3. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin Görüş Yazıları

 

a. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Başkanlığının 10.01.2022 havale tarihli ve 23 sayılı görüş yazısında;

 

"...Nitekim Dairemizin 25/01/2011 gün ve 2009-12088/718 sayılı kararında belirtildiği ve HGK tarafından da benimsendiği üzere “rekabet yasağı taahhüdü hizmet sözleşmesinin içinde yer almasına rağmen, hizmet akdi süresince yapılmaması gereken bir hususu değil, hizmet akdinin sona ermesinden sonra yapılmaması gereken bir hususu düzenlemektedir. Hizmet akdinin devamı süresince yapılan bir sadakatsizlik ister sözleşme ile düzenlensin, isterse de kanun ile düzenlensin iş mahkemesinde görülecek bir davanın konusunu oluşturacaktır. Olayda ise davacı davalının akdin sona ermesinden sonra gerçekleşen eylemi sebebiyle cezai şart istemektedir. Uyuşmazlığın bu hukuki niteliği itibariyle davanın iş mahkemesinde görülmesini gerektiren bir durum mevcut değildir. Ayrıca ticari sırrın ne olduğunun değerlendirilmesinin uzman mahkemelerce yapılması

 

gerektiği de yadsınamaz bir gerçeklik olduğu gibi "rekabet yasağı" kavramı da piyasa şartlarıyla sıkı sıkıya bağlı bir konudur. Yine m. 444 ila 447 hükümlerinden doğan davaların mutlak ticari dava oldukları da TTK m. 4'de öngörülmüştür " (HGK'nın 29/02/2012 tarih ve 2011/11-781 /109 sayılı kararı).

 

Belirtmiş olduğumuz ve benzeri nedenlerden dolayı Dairemizin görüşü, 7036 sayılı Kanun'un yürürlüğünden sonra da eski uygulamanın devam edilmesi gerektiği, TBK m. 444 ila 447 hükümleri kapsamındaki rekabet yasağı sözleşmesine aykırılıktan doğan davalara bakmaya asliye ticaret mahkemelerinin görevli olduğu, bu davalarla iş mahkemesinin ilgisinin bulunmadığı yönündedir." şeklinde görüş bildirilmiştir.

 

b. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Başkanlığının 22.01.2023 tarihli görüş yazısında;

 

"...Şu halde TBK'nın 444 vd maddelerinde düzenlenen rekabet yasağına ilişkin hükümlerin ve buna bağlı olarak bu yasağın ihlali halinde ortaya çıkacak uyuşmazlıkların 7036 sayılı Yasanın

 

5/1 maddesi kapsamında iş ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlık olarak tanımlanması ve giderek iş

 

mahkemelerinin görevi kapsamında addedilmesi yerinde bir yaklaşım değildir. Bu çerçevede iş mahkemeleri ile ticaret mahkemelerinin görev alanları bakımından bir hüküm uyuşmazlığından bahsedilemeyeceği gibi 7306 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesi ile TBK'daki rekabet yasağına ilişkin hükümlerin mutlak ticari dava olarak tanımlanmasına ilişkin TTK'nın 4. maddesi hükmünün zımnen ilga edilmiş olduğu da ileri sürülemez. Hâl böyle olunca kanun koyucunun mutlak ticari dava niteliğindeki bir davayı TTK'nın 5. maddesinde yazılı "aksine bir hüküm bulunmadıkça" hükmüne dayalı olarak ihtisas alanı ve yargılama usulü birbirinden tamamen farklı bir mahkemenin görevi kapsamına alınması gibi kabul edilemez nitelikteki bir yaklaşımda bulunmasının söz konusu edilemeyeceği ve yine mahkemelerin genel olarak görev alanını düzenleyen HMK'ya kıyasla TTK ve İş Mahkemeleri Kanunu arasında özel kanun-genel kanun ayrımına gidilmesi de mümkün olmadığından başka kıstaslara da müracaat edildiğinde yürürlük tarihi kıstasına göre sonraki kanun olan İş Mahkemeleri Kanunu'na öncelik verilmesi gerekli görülüyor ise de her iki Kanun metni büyüteç altına alındığında birinin özel hüküm, diğerinin ise ona kıyasla genel hüküm niteliğinde kaleme alındığı müşade edilmekle konunun bu kapsamda da ele alınıp tartışıldığında, iş mahkemelerinin görev alanını belirleyen İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5. maddesi "TBK'nın 2. kısmında 6. bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işveren veya işveren vekilleri arasında iş ilişkisi nedeni ile sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına" şeklinde genel bir atıfta bulunduğu, Kanunun göndermede bulunduğu TBK'nın 2. kısım 6. bölümde hizmet sözleşmelerine dair muhtelif konuları düzenleyen 55 madde bulunmaktadır. TBK 393-447. maddeleri arasında sıralanan bu maddelerden rekabet yasağına ilişkin ise yalnızca 4 madde mevcuttur. TTK 4/c-1 maddesinde ise 444-447 maddeleri açıkça zikredilmek sureti ile adeta nokta atışı yapılarak hiçbir tereddine yer bırakmadan işin mutlak ticari dava mahiyetinde olduğu vurgulanmıştır Bu durumda TTK'daki hükmün İş Mahkemeleri Kanunu'ndaki düzenlemeye nazaran özel hüküm niteliği taşıdığı apaçık ortadadır. Diğer yandan rekabet yasağı kapsamındaki "Ticari sır" kavramı, konusunda ihtisas sahibi mahkemelerce mevcut piyasa şartları çerçevesinde tartışılıp değerlendirilmesi gereken ticari bir kavram olduğundan işin ticaret mahkemesinde görülmesi hakkaniyet ilkesine daha uygun düşeceği ve bu şekilde içtihatların birleştirilmesi gerektiği kanaati ile iş bu rapor tarafımızca hazırlanmış ve makama sunulmuştur." şeklinde görüş bildirilmiştir.

 

II. ÖN SORUN

 

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında; 2797 sayılı Yargıtay Kanunu'nun 16/5. maddesindeki düzenleme ile Yargıtaya içtihadı birleştirme yetkisi verildiği, içtihadı birleştirme kararlarının ise aynı Kanun'un 45/5. maddesinde benzer

 

hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, dairelerini ve adliye mahkemelerini bağlayacağı

 

yönünde hüküm bulunduğu, Yargıtaya içtihadı birleştirme yoluyla adeta Türk Büyük Millet Meclisine ait olan kanun yapma yetkisi verildiği, kanunlar, parlamento kararları, idari makam ve mercilerin işlem ve kararlarının yargısal denetime tabi olmasına rağmen içtihadı birleştirme kararları için bu şekilde bir yargısal denetim mekanizmasının öngörülmediği, öte yandan Avrupa ülkelerinin mevzuatında da bu konuda yetki bulunmasına rağmen uzun zamandan beri bu ülke organlarınca sözü edilen yetkinin kullanılmadığı, mevcut içtihat farklılıklarının giderilmesi için yasama organına başvurulmasının en doğru yol ve yöntem olduğu, bu nedenle içtihadı birleştirme başvurusunun usulden reddine karar verilmesi gerektiği ön sorun olarak ileri sürülmüş ancak yapılan görüşmeler sonucunda 2797 sayılı Yargıtay Kanunu'nun 16/5. maddesindeki açık düzenleme ile Yargıtaya içtihadı birleştirme yetki ve görevinin verildiği, mevcut uyuşmazlıkta Yargıtay Daireleri ile Hukuk Genel Kurulunun içtihatları arasında farklılık bulunduğu, yargıya güven ve hukuki güvenlik ilkeleri gereği içtihat aykırılıklarının giderilmesi gerektiği gerekçesiyle üçte ikiyi aşan oy çokluğuyla ön sorun bulunmadığına karar verilerek, işin esasının incelenmesine geçilmiştir.

 

III. İÇTİHADI BİRLEŞTİRME KONUSU İLE İLGİLİ KAVRAM, KURUM VE YASAL DÜZENLEMELER

 

A. MEVZUAT

 

1. 6098 SAYILI TÜRK BORÇLAR KANUNU (TBK)

 

VII. Rekabet yasağı

 

1. Koşulları

 

MADDE 444- Fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir.

 

Rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir.

 

2. Sınırlandırılması

 

MADDE 445- Rekabet yasağı, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar

 

içeremez ve süresi, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamaz.

 

Hâkim, aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir.

 

3. Aykırı davranışların sonuçları

 

MADDE 446- Rekabet yasağına aykırı davranan işçi, bunun sonucu olarak işverenin uğradığı bütün zararları gidermekle yükümlüdür.

 

Yasağa aykırı davranış bir ceza koşuluna bağlanmışsa ve sözleşmede aksine bir hüküm de yoksa, işçi öngörülen miktarı ödeyerek rekabet yasağına ilişkin borcundan kurtulabilir; ancak, işçi bu miktarı aşan zararı gidermek zorundadır.

 

İşveren, ceza koşulu ve doğabilecek ek zararlarının ödenmesi dışında, sözleşmede yazılı olarak açıkça saklı tutması koşuluyla, kendisinin ihlal veya tehdit edilen menfaatlerinin önemi ile işçinin davranışı haklı gösteriyorsa, yasağa aykırı davranışa son verilmesini de isteyebilir.

 

4. Sona ermesi

 

MADDE 447- Rekabet yasağı, işverenin bu yasağın sürdürülmesinde gerçek bir yararının olmadığı belirlenmişse sona erer.

 

Sözleşme, haklı bir sebep olmaksızın işveren tarafından veya işverene yüklenebilen bir nedenle işçi tarafından feshedilirse, rekabet yasağı sona erer.

 

2. 7036 SAYILI İŞ MAHKEMELERİ KANUNU (7036 sayılı Kanun)

 

Görev

 

MADDE 5- (1) İş mahkemeleri;

 

a) 5953 sayılı Kanuna tabi gazeteciler, 854 sayılı Kanuna tabi gemiadamları, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa veya 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun İkinci Kısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına,

 

b) İdari para cezalarına itirazlar ile 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamındaki uyuşmazlıklar hariç olmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu veya Türkiye İş Kurumunun taraf olduğu iş ve sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklara,

 

c) Diğer kanunlarda iş mahkemelerinin görevli olduğu belirtilen uyuşmazlıklara, ilişkin dava

 

ve işlere bakar.

 

3. 6102 SAYILI TÜRK TİCARET KANUNU (TTK)

 

IV- Ticari davalar, çekişmesiz yargı işleri ve delilleri

 

1. Genel olarak

 

MADDE 4- (1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;

 

a) Bu Kanunda,

 

b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde,

 

c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde,

 

d) Fikri mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,

 

e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,

 

f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde,

 

öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır.

 

(2) (Değişik: 28/2/2018-7101/61 md.) Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir; miktar veya değeri bir milyon Türk lirasını geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanır. (Ek cümle: 28/3/2023-7445/30 md.) Bu fıkrada belirtilen parasal sınır, 6100 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesinin birinci fıkrasına göre artırılır.

 

2. Ticari davalar ve çekişmesiz yargı işlerinin görüleceği mahkemeler

 

MADDE 5- (1) Aksine hüküm bulunmadıkça, olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir.

 

(2) Bir yerde asliye ticaret mahkemesi varsa, asliye hukuk mahkemesinin görevi içinde

 

bulunan ve 4 üncü madde hükmünce ticari sayılan davalarla özel hükümler uyarınca ticaret

 

mahkemesinde görülecek diğer işlere asliye ticaret mahkemesinde bakılır. Bir yerde ticaret davalarına bakan birden çok asliye ticaret mahkemesi varsa, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca, asliye ticaret mahkemelerinden biri veya birkaçı münhasıran bu Kanundan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilebilir.

 

(3) (Değişik: 26/6/2012-6335/2 md.) Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır.

 

(4) (Değişik: 26/6/2012-6335/2 md.) Asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yargı çevresindeki bir ticari davada görev kuralına dayanılmamış olması, görevsizlik kararı verilmesini gerektirmez; asliye hukuk mahkemesi, davaya devam eder.

 

B. KAVRAMLAR

 

1. MAHKEMELERİN GÖREVİ

 

a. Genel Olarak

 

Hakkı ihlal edilen veya edilme riski ile karşı karşıya kalan kişi ihkak-ı hak yasağı gereği hukuki menfaatinin teminini Devletin yargı organları olan mahkemelerden talep eder. Kişi, bu talepte bulunurken yahut dava sürecini başlatırken öncelikli olarak yargı sisteminde yer alan mahkemelerden hangisine başvuracağını belirlemelidir. Bu belirleme, özel hukukta göreve ilişkin kurallar doğrultusunda yapılır. Zira görev, uyuşmazlığın bir yerdeki hukuk mahkemelerinden hangisi tarafından inceleneceğini ifade eden bir kavramdır (Faruk Barış Mutlay, Melih Işık, "7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu Uyarınca Görev", Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Sayı 68(3) 2019, s.566; benzer yönde Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, Cilt I, İstanbul 2001, s.36,160,309; Ramazan Arslan, Ejder Yılmaz, Sema Taşpınar Ayvaz, Medeni Usul Hukuku, Ankara 2016, 2. Baskı, s.191; Ejder Yılmaz, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Şerhi, Cilt I, Ankara 2021, 4. Baskı, s.34; Hakan Pekcanıtez, Oğuz Atalay, Muhammet Özekes, Medenî Usûl Hukuku, İstanbul 2023, 11. Bası, s.63).

 

Adli yargı kolunda ilk derece mahkemeleri genel mahkemeler ve özel mahkemeler olarak ikiye ayrılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 2. maddesinde asliye hukuk mahkemelerinin; 4. maddesinde ise sulh hukuk mahkemelerinin görev alanı düzenlenmiştir.

 

 

İlgili Hukuk Alanı

 

Tüm İş Hukuku Kararları ›

 

İlgili Sayfalar

 

İş Hukuku Davaları

İşçilik Alacakları Hesaplama

 

Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

 

Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.

 

KARAR KÜNYESİ

 

Mahkeme

Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu

 

Esas No

2023/1

 

Karar No

2025/3

 

Karar Tarihi

13 Haziran 2025

 

Resmî Kaynak

Resmî Gazete

 

HUKUKİ DESTEK

Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu

 

Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.

Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara

 

0552 725 25 18

WhatsApp ile Yazın

İletişim ve Yol Tarifi

 

ÇALIŞMA ALANLARI

İş Hukuku Davaları

Tüm Çalışma Alanları ›

 

HESAPLAMA ARAÇLARI

İşçilik Alacakları Hesaplama

Tüm Hesaplama Araçları ›

bottom of page