top of page

AYM CMK 134 İptal Kararı 2026: Bilgisayar, Telefon ve Dijital Verilerde Arama-Elkoyma Ne Değişti?

  • Yazarın fotoğrafı: Av. Mete ŞAHİN
    Av. Mete ŞAHİN
  • 5 gün önce
  • 12 dakikada okunur
AYM CMK 134 iptal kararı 2026 telefon bilgisayar dijital delil

Anayasa Mahkemesi, 12.02.2026 tarihli ve E.2023/128, K.2026/36 sayılı kararıyla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “Bilgisayarlarda, bilgisayar programlarında ve kütüklerinde arama, kopyalama ve elkoyma” başlıklı 134. maddesini iptal etmiştir. Karar, 25.05.2026 tarihli ve 33264 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. İptal hükmü hemen değil, Resmî Gazete’de yayım tarihinden itibaren 9 ay sonra yürürlüğe girecektir. Bu nedenle yeni bir kanuni düzenleme yapılmazsa yürürlük tarihi 25.02.2027 olacaktır.


CMK 134 iptal kararı kısa özet Resmi Gazete ve yürürlük tarihi

Bu karar, ceza soruşturmalarında bilgisayar, telefon, tablet, hard disk, flash bellek, sunucu, kamera kayıt cihazı, USB bellek ve benzeri dijital materyallerden delil elde edilmesi bakımından önemlidir. AYM’nin kararı, dijital delillerin tamamen yasaklandığı anlamına gelmez. Kararın özü şudur: Ceza soruşturmasında dijital veriler incelenebilir; ancak kişisel verilerin saklanması, silinmesi, sınırlandırılması ve korunması kanunda açık, öngörülebilir ve yeterli güvencelerle düzenlenmelidir.


1. CMK 134 Neyi Düzenliyordu?


CMK m.134, ceza soruşturmasında dijital delillere ulaşmak için bilgisayar, bilgisayar programı ve bilgisayar kütüklerinde arama yapılmasını, bu kayıtlardan kopya çıkarılmasını, kayıtların çözülerek metin hâline getirilmesini ve bazı durumlarda dijital materyallere el konulmasını düzenliyordu.


Bu tedbir, klasik ev veya işyeri aramasından farklıdır. Çünkü bir bilgisayar veya telefonda yalnızca suçla ilgili dosyalar değil; kişinin özel hayatına, aile ilişkilerine, sağlık bilgilerine, banka hareketlerine, iş yazışmalarına, fotoğraflarına, konum geçmişine, sosyal medya hesaplarına ve üçüncü kişilere ait çok sayıda kişisel veri bulunabilir.


AYM de bu nedenle bilgisayar ve dijital materyallerde arama-elkoyma işlemlerini özel hayat ve kişisel verilerin korunması hakkı bakımından değerlendirmiştir.


2. CMK 134 Kapsamında Arama ve Elkoyma Hangi Şartlara Bağlıydı?


CMK 134 kapsamında dijital arama kopyalama ve elkoyma şartları

CMK m.134 uyarınca dijital materyallerde arama ve kopyalama yapılabilmesi için bazı şartlar aranıyordu:

  • Bir suç nedeniyle yürütülen soruşturma bulunmalıydı.

  • Somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebepleri olmalıydı.

  • Başka şekilde delil elde etme imkânı bulunmamalıydı.

  • Kural olarak hâkim kararı alınmalıydı.

  • Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı kararı gündeme gelebiliyordu.

  • Şifre çözülememesi veya gizlenmiş verilere ulaşılamaması hâlinde cihazlara el konulabiliyordu.

  • Elkoyma sırasında sistemdeki verilerin yedeğinin alınması ve bir kopyasının şüpheliye veya vekiline verilmesi öngörülüyordu.


AYM, bu şartların bazılarını belirsiz bulmamıştır. Özellikle “somut delillere dayanan kuvvetli şüphe” ve “başka surette delil elde etme imkânının bulunmaması” ifadelerinin, somut olaya göre değerlendirilecek kavramlar olmakla birlikte öngörülemez olmadığını kabul etmiştir.


2. AYM Hangi Hükümleri İptal Etti?


AYM, CMK m.134’ün temel işlevini oluşturan iki bölümü iptal etmiştir. Bu bölümlerin iptali nedeniyle maddenin kalan hükümlerinin de uygulanma imkânı kalmadığı kabul edilmiş ve madde bütün olarak iptal edilmiştir.


2.1. Bilgisayarda Arama, Kopyalama Ve Kayıtları Çözme

AYM, hâkim kararıyla şüphelinin kullandığı bilgisayar, bilgisayar programı ve bilgisayar kütüklerinde arama yapılmasına; bilgisayar kayıtlarından kopya çıkarılmasına; bu kayıtların çözülerek metin hâline getirilmesine imkân veren bölümü iptal etmiştir.


Bu bölüm, dijital delil elde etme sürecinin merkezindeydi. Çünkü soruşturma makamları çoğu dosyada bilgisayar veya dijital materyal üzerinde arama yaparak delil elde ediyordu.


2.2 Şifre Çözülemediğinde Veya Gizli Bilgilere Ulaşılamadığında Elkoyma

AYM ayrıca, şifrenin çözülememesi veya gizlenmiş bilgilere ulaşılamaması hâlinde, çözüm yapılabilmesi ve gerekli kopyaların alınabilmesi için bilgisayar, bilgisayar programı ve bilgisayar kütüklerine el konulmasına imkân veren bölümü de iptal etmiştir.


Bu hüküm uygulamada özellikle şifreli telefon, harici disk, bilgisayar, tablet veya dijital depolama aygıtlarında önem taşıyordu.


2.3 Maddenin Kalan Kısmı

CMK m.134’ün üçüncü ve dördüncü fıkraları yedekleme ve kopya verilmesiyle ilgiliydi. Ancak AYM, temel arama ve elkoyma hükümleri iptal edildiği için kalan hükümlerin uygulanma imkânının kalmadığını değerlendirmiştir. Bu nedenle maddenin kalan kısmı da 6216 sayılı Kanun m.43/4 uyarınca iptal edilmiştir.


3. AYM’nin İptal Gerekçesi Nedir?


AYM’nin iptal gerekçesi, “dijital delil toplanamaz” düşüncesine dayanmamaktadır. Mahkeme, ceza yargılamasında maddi gerçeğe ulaşmanın, suçla mücadele etmenin ve kamu düzenini sağlamanın meşru amaçlar olduğunu kabul etmiştir.


Sorun, dijital materyallerden elde edilen kişisel verilerin sonraki akıbetinin kanunda yeterince düzenlenmemesidir.


AYM’ye göre bilgisayar, telefon ve benzeri dijital materyaller kişisel veri bakımından son derece yoğun kaynaklardır. Bir telefonda yalnızca dosya veya mesaj değil; kişinin özel ilişkileri, sağlık durumu, aile hayatı, banka bilgileri, iş sırları, fotoğrafları, konum geçmişi ve üçüncü kişilere ait veriler de bulunabilir. Bu nedenle dijital arama ve elkoyma, sıradan bir eşya aramasından daha ağır sonuçlar doğurabilir.


4. AYM Hangi Güvenceleri Yeterli Görmedi?


AYM kararında dijital verilerin saklanması silinmesi ve sınırlandırılması

AYM, CMK m.134 kapsamında elde edilen kişisel veriler için şu konularda yeterli kanuni düzenleme bulunmadığını belirtmiştir:

  • Verilerin yargılama kesinleştikten sonra ne kadar süre saklanacağı,

  • Verilerin hangi usulle silineceği,

  • Silinmeyen verilerin hangi yöntemle sınırlandırılacağı,

  • Sınırlandırmanın hangi gerekçeyle yapılacağı,

  • İlgili kişinin verilerin silinmesini veya sınırlandırılmasını isteme hakkının nasıl kullanılacağı,

  • Saklama hâlinde kapsam ve şartların ne olacağı,

  • Saklama, silme ve sınırlandırma işlemlerinde yetkili merciin kim olacağı.


AYM, bu eksiklikler nedeniyle özel hayata saygı hakkı ve kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına getirilen sınırlamanın orantısız olduğu sonucuna ulaşmıştır.


5. AYM Hangi Güvencelerin Zaten Bulunduğunu Kabul Etti?


Kararın doğru anlaşılması için AYM’nin mevcut düzenlemedeki tüm güvenceleri yok saymadığını belirtmek gerekir. Mahkeme, bazı korumaların bulunduğunu kabul etmiştir.


Bunlar arasında şunlar yer almaktadır:

  • Arama kararında aramanın nedenini oluşturan fiil ve aranılacak eşyanın gösterilmesi,

  • Aranan eşyanın sahibi, zilyedi veya avukatının aramada hazır bulunabilmesi,

  • Bilirkişi incelemesi yapılabilmesi,

  • Bilirkişi raporuna itiraz edilebilmesi,

  • Bağımsız uzman mütalaası alınabilmesi,

  • Elkoyma sırasında sistemdeki verilerin yedeklenmesi,

  • Yedekten bir kopyanın şüpheliye veya vekiline verilmesi,

  • Hukuka aykırı delilin hükme esas alınamaması,

  • Arama ve elkoyma kararlarına karşı itiraz yolunun bulunması,

  • Şartları varsa arama ve elkoyma nedeniyle tazminat talep edilebilmesi.


Ancak AYM’ye göre bu güvenceler, kişisel verilerin yargılama sonrasındaki saklanması, silinmesi ve sınırlandırılması yönünden yeterli değildir.


6. Karar Ne Zaman Yürürlüğe Girecek?


CMK 134 iptal kararı 12 Şubat 2026 25 Mayıs 2026 25 Şubat 2027 zaman çizelgesi

AYM, iptal kararının hemen yürürlüğe girmesinin hukuki boşluk doğuracağını ve kamu yararını ihlal edebileceğini değerlendirmiştir. Bu nedenle iptal hükümlerinin Resmî Gazete’de yayımlandığı tarihten başlayarak 9 ay sonra yürürlüğe girmesine karar vermiştir.


Karar 25.05.2026 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlandığı için iptal hükmünün yürürlük tarihi 25.02.2027’dir.


6.1 Yürürlük Tarihine Kadar Ne Olacak?

25.02.2027 tarihine kadar CMK m.134 yürürlükte kalmaya devam edecektir. Bu nedenle kararın yayımlanmasıyla birlikte “artık hiçbir dijital arama yapılamaz” şeklinde bir sonuç doğmamıştır.


Ancak AYM’nin gerekçesi, devam eden dosyalarda dijital delillerin hukuka uygunluğu tartışılırken dikkate alınabilecek önemli bir anayasal değerlendirmedir. Özellikle kişisel verilerin korunması, saklama süresi, dosyayla ilgisiz verilerin ayıklanması, cihazın iadesi ve kopya verilmesi konularında savunma tarafından itiraz ileri sürülebilir.


6.2 Yeni Düzenleme Yapılmazsa Ne Olur?

Kanun koyucu 25.02.2027 tarihine kadar yeni bir düzenleme yaparsa uygulama yeni hükümlere göre şekillenecektir. Yeni düzenleme yapılmazsa, CMK m.134 yürürlükten kalkacağı için bilgisayar ve dijital materyallerde arama, kopyalama ve elkoyma bakımından ciddi bir kanuni boşluk doğabilir.


Bu nedenle karar, yalnızca vatandaşları ve avukatları değil, yasama organını da doğrudan ilgilendirmektedir.


7. Karar Telefonlara El Koymayı da Etkiler mi?


CMK m.134 metninde “bilgisayar, bilgisayar programları ve bilgisayar kütükleri” ifadeleri yer almaktadır. Ancak uygulamada akıllı telefonlar, tabletler, harici diskler, USB bellekler, sunucular ve benzeri dijital materyaller de işlevleri nedeniyle bu kapsamda değerlendirilmektedir.


AYM kararında da somut olayda “işlevi itibarıyla bilgisayar ve/veya bilgisayar kütüğü niteliğindeki dijital materyallere” hâkim kararıyla el konulduğu belirtilmiştir. Bu ifade, kararın yalnızca klasik masaüstü veya dizüstü bilgisayarla sınırlı okunmaması gerektiğini göstermektedir.


Bu nedenle telefona el konulması, telefondan imaj alınması, telefondaki mesajların bilirkişi raporuna konu edilmesi veya telefon içeriğindeki kişisel verilerin dosyaya aktarılması hâllerinde CMK m.134 ve AYM kararı dikkatle incelenmelidir.


8. Telefon İncelemesinde Hangi Sorular Sorulmalı?


Telefona el konulursa kontrol edilmesi gereken karar tutanak imaj hash ve bilirkişi raporu

Bir ceza dosyasında telefona veya dijital materyale el konulduysa, şu sorular önemlidir:

  • Telefon hangi suç şüphesi nedeniyle alındı?

  • Hâkim kararı var mı?

  • Kararda telefon veya dijital materyal açıkça belirtilmiş mi?

  • Başka şekilde delil elde edilemeyeceği gerekçelendirilmiş mi?

  • Telefonun adli kopyası usulüne uygun alındı mı?

  • Hash değeri alınmış mı?

  • Hash değeri bilirkişi raporunda gösterilmiş mi?

  • Verilerin değiştirilmediği teknik olarak denetlenebilir mi?

  • Alınan kopyadan şüpheliye veya avukatına örnek verildi mi?

  • Dosya ile ilgisi olmayan özel veriler ayıklandı mı?

  • Bilirkişi raporu yalnızca suç isnadıyla bağlantılı verilerle mi sınırlı?

  • Cihaz gerekli inceleme tamamlandıktan sonra iade edildi mi?


Hash değeri, dijital verinin değiştirilip değiştirilmediğini kontrol etmeye yarayan teknik bir “dijital parmak izi” olarak düşünülebilir. Dijital delillerde güvenilirlik açısından önemlidir.


9. Geçmiş Dosyalardaki Dijital Deliller Otomatik Olarak Geçersiz Olur mu?


Hayır. AYM’nin bu iptal kararı, geçmişte elde edilen bütün dijital delilleri kendiliğinden geçersiz hâle getirmez.


İptal kararları kural olarak geriye yürümez. Ayrıca bu kararda iptal hükmünün yürürlüğü 9 ay ertelenmiştir. Bu nedenle geçmişte veya devam eden dosyalarda dijital delilin hukuka uygunluğu her dosyanın kendi şartlarına göre değerlendirilmelidir.


Ancak bu, kararın devam eden dosyalar bakımından hiçbir önemi olmadığı anlamına gelmez. AYM’nin gerekçesi, dijital delilin elde edilmesi ve kişisel verilerin korunması yönünden savunmaya güçlü bir hukuki tartışma alanı açmaktadır.


10. Dijital Delil Hangi Hâllerde Tartışmalı Hâle Gelir?


Dijital deliller, klasik delillerden farklıdır. Bir belge, telefon mesajı, fotoğraf, video veya bilgisayar kaydı kolayca kopyalanabilir, taşınabilir, değiştirilebilir veya bağlamından koparılarak yorumlanabilir. Bu nedenle dijital delillerde hem hukuki hem teknik güvence gerekir.


Şu durumlarda dijital delilin hukuka uygunluğu tartışmalı hâle gelebilir:

  • Hâkim kararı olmadan arama yapılması,

  • Arama kararında cihazın açıkça gösterilmemesi,

  • Arama kararında aranacak veri türünün belirtilmemesi,

  • Somut delillere dayanan kuvvetli şüphe gerekçesinin açıklanmaması,

  • Başka şekilde delil elde edilemeyeceğinin gösterilmemesi,

  • Adli kopya alınmadan doğrudan cihaz üzerinde inceleme yapılması,

  • Hash değerinin alınmaması,

  • Şüpheliye veya avukatına yedek kopya verilmemesi,

  • Arama ve elkoyma tutanağının eksik düzenlenmesi,

  • Bilirkişi raporunun teknik denetime elverişli olmaması,

  • Dosyayla ilgisiz kişisel verilerin rapora veya dosyaya alınması,

  • Üçüncü kişilere ait özel bilgilerin korunmaması,

  • Verilerin soruşturma amacı dışında kullanılması,

  • Dijital verilerin basına, sosyal medyaya veya ilgisiz kişilere sızdırılması.


Bu eksiklikler yalnızca usul tartışması değildir. Aynı zamanda özel hayatın gizliliği, kişisel verilerin korunması ve adil yargılanma hakkı bakımından da önem taşır.


11. Hukuka Aykırı Dijital Delile Nasıl İtiraz Edilir?


Hukuka aykırı dijital delile itiraz cihaz iadesi delilin reddi ve tazminat yolları

Hukuka aykırı dijital delile itiraz, dosyanın soruşturma veya kovuşturma aşamasında olmasına göre değişebilir.


Soruşturma aşamasında şu başvurular gündeme gelebilir:

  • Arama ve elkoyma kararına itiraz,

  • Cihazın iadesi talebi,

  • Bilirkişi incelemesine itiraz,

  • Yeni bilirkişi incelemesi talebi,

  • Bağımsız uzman mütalaası alınması,

  • Dosya ile ilgisiz verilerin ayrılması talebi,

  • Kişisel verilerin silinmesi veya sınırlandırılması talebi,

  • Hukuka aykırı delilin kullanılmaması yönünde talep.


Kovuşturma aşamasında ise şu yollar değerlendirilebilir:

  • Delilin hukuka aykırı olduğunun ileri sürülmesi,

  • Delilin reddinin talep edilmesi,

  • Bilirkişi raporuna itiraz edilmesi,

  • Ek rapor veya yeni bilirkişi incelemesi istenmesi,

  • Dijital materyalin aslı veya imajı üzerinde inceleme talep edilmesi,

  • Delilin hükme esas alınmamasının istenmesi.


CMK m.206/2-a uyarınca kanuna aykırı olarak elde edilen delilin reddi gerekir. CMK m.217/2’ye göre yüklenen suç, hukuka uygun şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir. Bu nedenle dijital delilin içeriği kadar, hangi yöntemle elde edildiği de ceza yargılamasında önemlidir.


12. Bilgisayar veya Telefona El Konulduysa Vatandaş Ne Yapmalı?


Telefon, bilgisayar veya dijital cihazınıza el konulduysa öncelikle paniğe kapılmadan işlem tutanaklarının ve kararların örneği alınmalıdır. Bu belgeler ileride yapılacak itirazlar bakımından belirleyicidir.


İstenmesi ve incelenmesi gereken temel belgeler şunlardır:

  • Arama kararı,

  • Elkoyma kararı,

  • Arama ve elkoyma tutanağı,

  • Dijital materyal teslim tutanağı,

  • İmaj alma veya kopyalama tutanağı,

  • Hash değerlerini gösteren teknik kayıt,

  • Cihazın nerede muhafaza edildiğini gösteren belge,

  • Bilirkişi görevlendirme kararı,

  • Bilirkişi raporu,

  • Cihaz iade edilmediyse iade edilmeme gerekçesi,

  • Şüpheliye veya müdafiine verilen kopya kaydı.


Bu belgeler incelenmeden “dijital delil hukuka uygundur” veya “kesin hukuka aykırıdır” şeklinde kesin değerlendirme yapılması doğru değildir. Her dosyada işlem tarihi, kararın kapsamı, tutanakların içeriği ve teknik inceleme yöntemi ayrı ayrı değerlendirilmelidir.


13. Cihazın İadesi Ne Zaman İstenebilir?


CMK m.134 sisteminde, şifrenin çözülmesi ve gerekli kopyaların alınması hâlinde el konulan cihazların gecikme olmaksızın iade edilmesi öngörülmüştü. Bu nedenle cihaz uzun süre elde tutuluyorsa, bunun gerekçesi incelenmelidir.


Cihazın iadesi bakımından şu sorular önemlidir:

  • İnceleme tamamlandı mı?

  • Gerekli kopyalar alındı mı?

  • Cihazın dosyada fiziken tutulmasını gerektiren neden var mı?

  • Cihaz ticari faaliyet veya mesleki çalışma için zorunlu mu?

  • Cihazın elde tutulması ölçüsüz zarara yol açıyor mu?

  • Verilerin kopyası alınarak cihazın iadesi mümkün mü?


Özellikle işyeri bilgisayarı, şirket sunucusu, muhasebe kayıt cihazı, cep telefonu veya mesleki faaliyet için kullanılan bilgisayarlarda gecikme ciddi maddi zarara neden olabilir. Bu durumda cihazın iadesi için dosyanın aşamasına uygun başvuru yapılmalıdır.


14. Arama ve Elkoyma Nedeniyle Tazminat İstenebilir mi?


Şartları varsa arama ve elkoyma tedbirleri nedeniyle tazminat talebi gündeme gelebilir. AYM kararında da CMK m.141/1-i ve CMK m.141/1-j kapsamında arama ve elkoyma tedbirleri nedeniyle maddi ve manevi zararların tazmini için dava açılabileceği değerlendirilmiştir.


Tazminat talebi özellikle şu hâllerde değerlendirilebilir:

  • Hukuka aykırı arama yapılması,

  • Hukuka aykırı elkoyma uygulanması,

  • Cihazın gereksiz veya ölçüsüz süreyle elde tutulması,

  • Cihaz nedeniyle iş veya ticari faaliyetin zarar görmesi,

  • Kişisel verilerin hukuka aykırı şekilde işlenmesi,

  • Özel hayatın ihlal edilmesi,

  • Dosyayla ilgisiz verilerin yayılması veya üçüncü kişilere aktarılması.


Ancak her elkoyma işlemi kendiliğinden tazminat hakkı doğurmaz. Tazminat için işlemin hukuka aykırılığı, zarar ve zarar ile işlem arasındaki illiyet bağı somut olarak değerlendirilmelidir.


15. Ankara ve Ankara Batı Adliyesi Dosyaları Bakımından Pratik Önemi


Ankara ve Ankara Batı Adliyesi CMK 134 dijital delil dosyaları

AYM kararları tüm Türkiye’de bağlayıcıdır. Bu nedenle karar Ankara, Yenimahalle, Sincan, Etimesgut, Çankaya, Keçiören ve Ankara Batı Adliyesi çevresinde görülen ceza soruşturmaları bakımından da önemlidir.


Özellikle şu dosya türlerinde dijital deliller sık görülmektedir:


Ankara’da veya Ankara Batı Adliyesi’nde yürütülen bir dosyada telefon, bilgisayar, hard disk veya dijital kayıt cihazına el konulduysa yalnızca cihazın alınmış olması değil; arama kararının kapsamı, imaj alma yöntemi, hash değeri, bilirkişi raporu, kopya teslimi, cihazın iadesi ve kişisel verilerin korunması süreci birlikte incelenmelidir.


16. Karşı Oy Gerekçesi Neden Önemli?


AYM’nin iptal kararı, CMK m.134’ün temel bölümleri bakımından oyçokluğuyla verilmiştir. Karara İrfan Fidan, Muhterem İnce, Yılmaz Akçil, Ömer Çınar ve Metin Kıratlı karşı oy kullanmıştır.


Karşı oyda özetle şu görüşler savunulmuştur:

  • CMK m.134’te hâkim kararı, itiraz, bilirkişi incelemesi ve tazminat gibi güvencelerin bulunduğu,

  • Dijital delillerin istinaf, temyiz, olağanüstü kanun yolları ve yargılamanın yenilenmesi gibi süreçler nedeniyle saklanmasının gerekebileceği,

  • Delillerin saklanmasının bazı durumlarda sanık veya hükümlü lehine sonuç doğurabileceği,

  • Yargı makamlarının soruşturma, kovuşturma, yargılama ve infaz işlemleri kapsamında kişisel veri işlemesinin ayrıca değerlendirilmesi gerektiği,

  • Dosya ve arşiv mevzuatının dikkate alınması gerektiği,

  • Yetkisiz veri işleme hâlinde Türk Ceza Kanunu hükümlerinin gündeme gelebileceği.


Karşı oy, kararın tartışmalı yönlerini göstermesi bakımından önemlidir. Ancak bağlayıcı sonuç, AYM çoğunluğunun verdiği iptal kararıdır.


17. Bu Karar Neden Vatandaş İçin Önemli?


Günümüzde cep telefonu ve bilgisayar, kişinin neredeyse bütün özel hayatını içinde barındırmaktadır. Bir telefonda yalnızca suç iddiasıyla ilgili mesaj değil; aile fotoğrafları, banka uygulamaları, sağlık randevuları, konum bilgileri, özel yazışmalar, iş sırları ve üçüncü kişilere ait veriler de bulunabilir.


Bu nedenle telefona veya bilgisayara el konulması, yalnızca bir cihazın alınması değildir. Aynı zamanda kişinin özel hayatına ve kişisel verilerine geniş kapsamlı bir müdahale anlamına gelebilir.


AYM’nin kararı vatandaş açısından şu sonuçları doğurmaktadır:

  • Dijital delil elde edilirken daha açık kanuni güvence aranmalıdır.

  • Dosya ile ilgisiz kişisel verilerin korunması gerekir.

  • Dijital verilerin sınırsız süreyle saklanması tartışmalıdır.

  • Kişinin verilerinin silinmesi veya sınırlandırılması konusunda açık başvuru yolları düzenlenmelidir.

  • Arama ve elkoyma işlemleri teknik olarak denetlenebilir olmalıdır.

  • Delil güvenliği sağlanmadan elde edilen veriler ceza yargılamasında tartışmaya açılabilir.


18. Yeni Kanuni Düzenlemede Neler Olmalı?


AYM kararından sonra kanun koyucunun yeni bir düzenleme yapması beklenebilir. Yeni düzenlemede yalnızca “dijital arama yapılabilir” denilmesi yeterli olmayacaktır. Kişisel verilerin korunması yönünden ayrıntılı güvenceler getirilmelidir.


Yeni düzenlemede şu konuların açıkça düzenlenmesi gerekir:

  • Telefon, bilgisayar, tablet, bulut hesabı, harici disk ve sunucu gibi dijital materyallerin kapsamı,

  • Dijital arama kararında bulunması gereken zorunlu unsurlar,

  • Aranacak veri türünün ve suçla bağlantının açık gösterilmesi,

  • Başka şekilde delil elde edilemeyeceğinin gerekçelendirilmesi,

  • Adli kopya ve imaj alma usulü,

  • Hash değeri alma zorunluluğu,

  • Kopyanın şüpheliye veya müdafiine verilme yöntemi,

  • Dosyayla ilgisiz verilerin ayıklanması,

  • Üçüncü kişilere ait kişisel verilerin korunması,

  • Özel nitelikli kişisel veriler için ek güvence,

  • Verilerin ne kadar süreyle saklanacağı,

  • Yargılama sonunda silme veya sınırlandırma usulü,

  • Silme veya sınırlandırma talebinde yetkili merci,

  • Kişinin başvuru ve itiraz hakkı,

  • Amaç dışı kullanım ve veri sızıntısına karşı yaptırımlar,

  • Cihazın iade süresi,

  • Hukuka aykırı işlem hâlinde etkili tazminat yolu.


Bu başlıklar düzenlenmediği takdirde dijital delil elde etme ihtiyacı ile kişisel verilerin korunması hakkı arasındaki gerilim devam edecektir.


19. Kararı Yanlış Yorumlamamak İçin Bilinmesi Gerekenler


Bu karar hakkında bazı yanlış yorumlar yapılabilir. Bunları ayırmak gerekir.


“Artık telefondan delil alınamaz” yorumu doğru değildir. AYM, dijital delilleri yasaklamamıştır.


“Karar yayımlandığı gün CMK 134 yürürlükten kalktı” yorumu doğru değildir. İptal hükmünün yürürlüğü 9 ay ertelenmiştir.


“Geçmişteki bütün dijital deliller geçersiz oldu” yorumu doğru değildir. Her dosya kendi işlem tarihi, karar kapsamı ve delil elde etme yöntemiyle incelenir.


“Telefona el koyma her durumda hukuka aykırıdır” yorumu doğru değildir. Somut olayda kararın kapsamı, gerekçesi ve uygulama yöntemi incelenmelidir.


“AYM sadece teknik bir eksiklik nedeniyle iptal verdi” yorumu eksiktir. Kararın merkezinde özel hayat, kişisel verilerin korunması ve ölçülülük ilkesi vardır.


20. Sonuç


AYM’nin E.2023/128, K.2026/36 sayılı kararı, ceza muhakemesinde dijital deliller bakımından önemli bir dönüm noktasıdır. Karar, dijital delillerin kullanılmasını tamamen ortadan kaldırmamaktadır. Ancak bilgisayar, telefon ve benzeri dijital materyallerden elde edilen kişisel verilerin saklanması, silinmesi, sınırlandırılması ve korunması konusunda açık kanuni güvenceler bulunması gerektiğini ortaya koymaktadır.


25.02.2027 tarihine kadar CMK m.134 yürürlükte kalacaktır. Bu tarihe kadar yeni bir düzenleme yapılması mümkündür. Ancak devam eden ceza dosyalarında dijital delillerin elde ediliş biçimi, arama ve elkoyma kararının kapsamı, adli imaj alma işlemi, hash değerleri, bilirkişi raporu, kopya teslimi, cihazın iadesi ve kişisel verilerin korunması yönünden ayrıntılı hukuki inceleme yapılmalıdır.


Telefonuna, bilgisayarına veya dijital cihazına el konulan kişiler açısından en önemli nokta şudur: Dijital delil yalnızca içeriğiyle değil, elde edilme yöntemiyle birlikte değerlendirilir. Usule aykırı şekilde elde edilen dijital veri, ceza yargılamasında hukuka aykırı delil tartışmasına konu olabilir.


21. Sıkça Sorulan Sorular


  1. CMK 134 tamamen iptal edildi mi?

    Evet. AYM, temel bölümleri iptal etmiş; kalan kısmın da uygulanma imkânı kalmadığı için maddenin tamamı hakkında iptal sonucu doğmuştur.


  2. İptal kararı hemen yürürlüğe girdi mi?

    Hayır. İptal hükmü, Resmî Gazete’de yayım tarihinden 9 ay sonra yürürlüğe girecektir.


  3. CMK 134 iptalinin yürürlük tarihi nedir?

    Karar 25.05.2026’da yayımlandığı için yürürlük tarihi 25.02.2027’dir.


  4. AYM dijital delilleri yasakladı mı?

    Hayır. AYM, dijital delilleri yasaklamadı; kişisel veriler için yeterli kanuni güvence bulunmadığı gerekçesiyle iptal kararı verdi.


  5. Bu karar telefonlara el koymayı etkiler mi?

    Evet. Telefonun işlevi ve dosyadaki işlem türüne göre CMK 134 ve AYM kararı dikkate alınabilir.


  6. Eski dosyalardaki dijital deliller otomatik geçersiz olur mu?

    Hayır. Her dosyada arama kararı, tutanak, imaj alma işlemi ve bilirkişi raporu ayrıca incelenmelidir.


  7. Telefona el konulursa kopya verilmesi gerekir mi?

    CMK m.134 sisteminde elkoyma sırasında alınan yedekten bir kopyanın şüpheliye veya vekiline verilmesi öngörülmüştü.


  8. Cihaz ne zaman iade edilir?

    Gerekli kopyalar alındıktan sonra cihazın gecikmeksizin iade edilmesi gerekir. Gecikme varsa iade talebi değerlendirilebilir.


  9. Hukuka aykırı dijital delile nasıl itiraz edilir?

    Dosyanın aşamasına göre delilin reddi, bilirkişi raporuna itiraz, cihaz iadesi veya hukuka aykırı delil itirazı yapılabilir.


  10. Arama ve elkoyma nedeniyle tazminat istenebilir mi?

    Şartları varsa CMK m.141 kapsamında maddi ve manevi tazminat talep edilebilir.


  11. Yeni kanun çıkarsa ne olur?

    Yeni düzenleme yapılırsa dijital arama, kopyalama ve elkoyma işlemleri yeni kanuna göre uygulanır.


  12. Avukata ne zaman başvurulmalı?

    Telefon, bilgisayar veya dijital diske el konulduğu anda; kararlar, tutanaklar ve dijital kopyalama işlemleri gecikmeden incelenmelidir.


Yasal Uyarı: Bu web sitesinde yer alan bilgiler, yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Bu sitedeki bilgilerin kullanımı, hiçbir şekilde avukat-müvekkil ilişkisi oluşturmaz. İçerikte yer alan bilgilere dayanarak hareket etmeden önce, özel hukuki durumunuzla ilgili olarak mutlaka bu alanda çalışan bir avukata danışmanız tavsiye edilir.

Yorumlar


bottom of page