top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar

 

İŞ HUKUKU  ·  İSTİNAF BAŞVURUSUNUN KABULÜ  ·  İSTİNAFTA YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi: Faiz İçin İstinaf

 

2023/1803 E., 2026/1687 K. · 17 Haziran 2026

 

İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 21 Ekim 2026

 

Kararın Özeti

 

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, istinafı kesinlik gerekçesiyle reddeden ek kararı kaldırdı. Reddedilen alacak kısmı kesin olsa da kabul edilen tutarın faiz türü ve başlangıcında davacının hukuki menfaati bulunduğunu belirtti. Sözleşmelerde aksi düzenlenmediğinde, işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücretinde son alt işverenin yarı sorumluluğunu benimseyen bilirkişi görüşünü isabetli buldu. Tarafların tacir, alacağın ticari işletmeleriyle ilgili olması nedeniyle ödeme tarihinden ticari faiz gerektiğini açıklayarak ilk derece kararını kaldırıp yeniden kısmi kabul hükmü kurdu.

 

Hukuki İlke

 

Reddedilen bölümün kesin olması, kabul edilen alacağın faiz türü ve başlangıcı için istinafta hukuki yararı ortadan kaldırmaz. Bu dosyada faiz başlangıcı asıl işverenin işçiye ödeme yapmasına, ticari faiz türü ise tarafların tacir olmasına ve alacağın ticari işletmeleriyle ilgisine dayandırılmıştır.

 

Sonuç

 

Davacının istinafı oy birliğiyle kabul edilerek ilk derece kararı kaldırıldı; yeniden kısmi kabul hükmü kuruldu. Hükmedilen tutarlara 25.11.2015 ödeme tarihinden ticari faiz işletildi, fazlaya ilişkin istem reddedildi. İstinafı reddeden ek kararın kaldırılması da gerekçede açıklanmıştır.

 

Kararın Dosyaya Etkisi

 

Bölge adliye mahkemesi, istinaf başvurusunu kesinlik gerekçesiyle reddeden ek kararı kaldırarak başvuruyu esastan inceledi. İlk derece kararını kaldırıp yeniden kısmi kabul hükmü kurdu; kabul edilen tutarlara dava tarihinden yasal faiz yerine 25.11.2015 ödeme tarihinden ticari faiz uygulanmasına karar verdi. Yeniden yargılama için dosya gönderilmedi; kararda Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık bırakıldı.

 

İlgili Mevzuat

 

  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m. 353/1-b-2, 353/1-b-3, 361/1
    İstinafın kabulüyle ilk derece kararının kaldırılması, yeniden esas hakkında hüküm kurulması ve temyiz yoluna ilişkin düzenlemeler.

Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.

 

Kararın Tam Metni

 

Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir. Olay kişisine ait icra takip ve yan iş davası numaraları kişisel verilerin korunması amacıyla '...' ile gizlenmiştir; yayımlanan kararın ve emsal kararların künyeleri korunmuştur.

 

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ

 

T.C.

 

ADANA

 

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

 

9. HUKUK DAİRESİ

 

DOSYA NO : 2023/1803

 

KARAR NO : 2026/1687

 

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

 

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

 

BAŞKAN : ... (...)

 

ÜYE : ... (...)

 

ÜYE : ... (...)

 

KATİP : ... (...)

 

İNCELENEN KARARIN

 

İNCELENEN KARARIN

 

MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

 

TARİHİ : 20/06/2023

 

NUMARASI : 2023/16 Esas - 2023/514 Karar

 

DAVACI : ....

 

VEKİLİ : Av. ...

 

DAVALILAR : 1-

 

DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)

 

İSTİNAF KARARININ

 

KARAR TARİHİ : 17/06/2026

 

YAZIM TARİHİ : 17/06/2026

 

.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/06/2023 tarihli ve 2023/16 Esas- 2023/514 Karar sayılı kararı aleyhine davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;

 

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :

 

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... ile davalı şirketler arasında 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu uygun olarak hizmet alım ihalesi yapıldığını ve davalı şirketler ile hizmet alım sözleşmesi imzalandığını, müvekkili idare ile davalı şirketlerle imzalanan sözleşmeler gereğince çalışan işçilerden biri olan ... tarafından iş akdinin haksız feshedilmesi iddiasıyla müvekkili olan idare aleyhine .... İş Mahkemesi ... E. sayılı dosya ile işe iade davası açıldığını, sonrasında yine kurum aleyhine .... İcra Dairesinin ...E. sayılı dosya ile ihbar tazminatı, İş Başlatmama Tazminatı, Boşta Geçen Süre Ücreti, İhbar Tazminatı, Kıdem Tazminatı, İcra İnkar Tazminatı, Avukat Vekalet Ücretinin tahsili maksatlı ilamsız icra takibi başlatıldığını, kurumun 30.973,70 TL alacak ile 471,50TL Temyiz Harcı, 300 TL Gider Avansı yatırdığını, bu meblağlardan alt işverenlerin sorumlu olması gerektiğini belirterek, ödenen toplam 28.160,99 TL'nin ödeme gününden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı şirketlerden sorumlulukları oranında tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

 

Davalılar tarafından herhangi bir cevap dilekçesi sunulmamıştır.

 

İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ :

 

İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; "... .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasının celbi ile incelenmesinde; alacaklının ..., borçlunun ... ve takip çıkış tutarının 28.160,99- TL olduğu tespit edilmiştir. .... İş Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının celbi ile incelenmesinde ise tarafların aynı olduğu, dava konusunun itirazın iptali olduğu anlaşılmıştır. Bilirkişi ... tarafından tanzim edilen 29/05/2023 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; talep edilen alacak kalemlerinden kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı yönünden idarenin tam rücu hakkının bulunduğunu, işe başlatmama ve boşta geçen süre tazminatı yönünden ise son alt işverene yarı oranda rücu imkanına sahip olduğunu belirtmiş ve bu doğrultuda hesaplamalar yapmıştır. Rücuya konu edilen alacak kalemlerine göre yapılan değerlendirmenin yerinde, raporun ayrıntılı, hükme elverişli ve yerleşik yargı kararlarına uyumlu olduğu kanaatine varılmıştır. Netice itibariyle, hükme esas alınan rapor ve sözleşme hükümleri nazara alınarak davacının eldeki davayı açmakta kısmen haklı olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, faize yönelik olarak ise davalıların dava öncesinde temerrüde düşürüldüklerine dair dosyada bir emare bulunmaması nazara alınarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir." gerekçesiyle davanın kısmen kabülü ile davalı ... ... Ltd. Şti. yönünden 17.385,65.TL'nin ve davalı ... Hizmetleri Ltd. Şti. yönünden 4.474,23.TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte adıgeçen davalılardan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.

 

Davacı vekili tarafından 24/07/2023 tarihli dilekçe ile istinaf talebinde bulunmuştur.

 

09/08/2023 TARİHLİ EK KARARI ÖZETİ :

 

.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/06/2023 tarihli ek kararında özetle; " Mahkememiz dosyasının incelenmesinde 20/06/2023 tarih, 2023/16 Esas, 2023/514 Karar sayılı ilamın kesin olarak verilmiş olduğu anlaşıldığından HMK.nun 346/1. Maddesi gereğince istinaf talebinin REDDİNE,..." şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.

 

DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

 

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, kesinlik sınırı nedeniyle red etmiş ise de istinafa konu edilen faiz ve hükmedilen alacak kalemleri bakımından karar istinafa tabi olduğunu, davacı işçiye yapılan ödemeler ve icra dosyasına yatırılan tutarlar dikkate alınmadan eksik inceleme yapıldığını, ihale ve hizmet alım sözleşmeleri gereği işçilik alacaklarından asıl sorumluluğun yükleniciye ait olduğunu, idarenin sorumluluğunun kapsamının hatalı değerlendirildiğini, alacaklara uygulanacak faiz türü ve başlangıç tarihinin yanlış belirlendiğini , ödeme tarihinden itibaren ticari avans faizine hükmedilmesi gerektiğini, aynı nitelikteki dosyalarda verilen kararlarla çelişkili bulunduğunu iddia ederek verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

 

DELİLLER :

 

Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı

 

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :

 

Dava, hizmet alım sözleşmesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.

 

İlk Derece Mahkemesi'nce davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu, mahkemenin 09.08.2023 tarihli ek kararı ile kararın kesin verildiğinden bahisle davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verildiği, sözkonusu ek karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.

 

İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.

 

Öncelikle davacı vekilinin 09.08.2023 tarihli ek karara ilişkin istinaf başvurusu incelenmiştir. Hukuki menfaati bulunmak koşuluyla, talebi kabul edilen davacı tarafından da istinaf başvurusunda bulunulabilir. Somut olayda, açtığı davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, davanın reddedilen kısmı bakımından verilen karar kesin nitelikte karar verilmiş ise de, davanın kabul edilen kısmı bakımından hükmedilen tazminata uygulanması gerekli faizin türü ve başlangıç tarihine ilişkin istinaf başvurusunda bulunmakta davacının hukuki menfaati bulunduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair 09.08.2023 tarihli ek kararın kaldırılması ile davacının istinaf başvurusunun esası hakkındaki istinaf incelemesine geçilmiştir.

 

Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır.

 

İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar.

 

Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır.

 

İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır.

 

İşçinin işe iadesinin işveren ve yüklenici birlikte gerçekleştirmek zorunda olduğu, işverinin kabulü olmadan yüklenicinin işçiyi iade etmesinin mümkün olmadığı, ayrıca iş mahkemesince işveren ve yüklenici müteselsilen sorumlu tutulduğundan ve hizmet alım sözleşmesinde bu hususu düzenleyen bir hüküm de yoksa, işçinin işe iade edilmemesi nedeniyle işçiye ödenen bedelden (işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücreti) tarafların yarı yarıya sorumlu tutulmaları gerektiği esasları benimsenmiştir (Yargıtay 23.HD'nin 2019/1088 E-2020/2054 Karar sayılı ve 2019/523 Esas-2020/526 Karar sayılı ilamları).

 

İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de ayrı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir.

 

Somut olayda, ilk derece mahkemesince hesap bilirkişisinden rapor alındıktan sonra bilirkişi raporunda hesaplanan tutarlar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmakta olup, anılan bilirkişi raporunda, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmeleri ve bu sözleşmelerin eki mahiyetindeki şartnamelerde bu sözleşmeler kapsamında çalıştırılan işçilerin işçilik hak ve alacaklarında asıl işveren ya da alt işverenden hangisinin sorumlu olduğuna ilişkin bir hüküm bulunmaması halinde davalı alt işverenlerin davacıya karşı kıdem tazminatı alacağı sebebiyle işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olmak üzere tam sorumlu olduğu, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti alacağından son işverenin tam sorumlu olduğu, iş akdinin haksız feshedildiğinden bahisle işçinin işe iadesine karar verilmiş olmakla birlikte işçinin boşta geçen süreye ilişkin ücreti ve işe başlatmama tazminatı alacaklarından son işverenin yarı oranında sorumlu olduğu, asıl işveren tarafından sözkonusu alacak kalemlerinin fer'i niteliğinde yapılan ödemelerden ise her bir alt işverenin aynı esasa göre sorumlu olacağına ilişkin tespit ve görüşler isabetli olmakla anılan rapor hükme esas alınmaya elverişli olup, davacı vekilinin fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmesinde usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığından, davacı vekilinin davanın reddedilen kısmına yönelik istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.

 

Mahkemece, davanın kısmen kabülü ile davalı ... ... Ltd. Şti. yönünden 17.385,65.TL'nin ve davalı ... Hizmetleri Ltd. Şti. Yönünden 4.474,23.TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte adıgeçen davalılardan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir. Davadışı işçi tarafından açılan işe iade davasının yargılaması sonucunda, eldeki davanın tarafları olan üst ve alt işverenlerin işçi lehine hükmedilen alacak ve tazminattan müteselsilen sorumlu tutulmalarına karar verildiği ve sözkonusu kararın kesinleştiği anlaşılmakta olup, müteselsil sorumlulardan olan davacı üst işverenin davadışı işçiye yapmış olduğu ödeme tutarından davalıya rücu edebileceği kısım yönünden işçiye ödeme yaptığı tarihten itibaren faiz isteyebilir. Yine, taraflar tacir ve uyuşmazlığa konu alacak da ticari işletmeleriyle ilgili olduğundan hükmedilen alacağa uygulanması gereken faizin türü ticari işlerde uygulanan ticari temerrüt faizi olmalıdır. Somut olayda, davacı tarafından, davadışı işçinin başlattığı ....İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına 25.11.2015 tarihinde ödeme yapıldığında göre, ilk derece mahkemesince hükmedilen alacağa 25.11.2015 tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmasına karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi doğru olmamış, bu sebeple davacı vekilinin faiz türü ve başlangıç tarihine ilişkin istinaf başvurusu yerinde görülmüş, ilk derece mahkemesi kararının bu yönüyle kaldırılması gerekmiştir.

 

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararın kaldırılmasına, ancak yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından davanın esası hakkında yeniden hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne, davalı ... ... Ltd. Şti. yönünden 17.385,65.TL'nin ve davalı ... Hizmetleri Ltd. Şti. yönünden 4.474,23.TL'nin 25.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte adıgeçen davalılardan ayrı ayrı alınarak davacı tarafa verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve buna dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

 

HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :

 

1-Davacı vekilinin .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/06/2023 tarihli ve 2023/16 Esas-2023/514 Karar sayılı kararına ilişkin istinaf başvurusunun KABULÜNE,

 

2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi uyarınca .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/06/2023 tarihli ve 2023/16 Esas-2023/514 Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,

 

3-HMK'nın 353/1-b-3 maddesi gereğince YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA,

 

4-DAVANIN KISMEN KABULÜNE,

 

a)-Davalı ... ... Ltd. Şti. yönünden 17.385,65.TL'nin ve davalı ... Hizmetleri Ltd. Şti. yönünden 4.474,23.TL'nin 25.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte adıgeçen davalılardan ayrı ayrı alınarak davacı tarafa VERİLMESİNE,

 

b)-Davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE,

 

5-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 1.923,70.TL harçtan, peşin alınan 480,92.TL harcın mahsubu ile bakiye 1.442,78.TL harcın (davalı ... Kor. ve Eğit. Sis. Ve Hiz. Tic. Ltd. Şti.'nin 1147,50.TL'sinden ve davalı ... Hiz. Ltd. Şti'nin 295,30.TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan HAZİNEYE İRAD KAYDINA,

 

6-Davacı tarafça dava açılırken yatırılan 179,90.TL başvuru harcı ve 480,92.TL peşin harç toplamı olan 660,82.TL'nin (davalı ... Kor. ve Eğit. Sis. ve Hiz. Tic. Ltd. Şti.'nin 525,56.TL'sinden ve davalı ... Hiz. Ltd. Şti'nin 135,25.TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

 

4-Davacı tarafça yapılan ve ayrıntıları uyap sistemi üzerinde yer alan 1.500,00.TL bilirkişi ücreti, 393,00.TL posta ve tebligat ücreti toplamı 1.893,00.TL yargılama giderinden kabul/red oranına göre hesaplanan 1.469,53.TL'nin (davalı ... Kor. ve Eğit. Sis. ve Hiz. Tic. Ltd. Şti.'nin 1168,67.TL'sinden ve davalı ... Hiz. Ltd. Şti'nin 300,80.TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,

 

5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAAÜT'nin hükümlerine göre hesaplanan 21.859,88-TL vekalet ücretinin (davalı ... Kor. ve Eğit. Sis. ve Hiz. Tic. Ltd. Şti.'nin 17.385,65.TL'sinden ve davalı ... Hiz. Ltd. Şti'nin 4.474,23.TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,

 

6-Arabulucuya ödenen 1.360,00.TL arabuluculuk ücretinin 6325 sayılı kanunun 18/A-14 maddesi gereğince davanın kabul edilen kısmı üzerinden hesaplanan 839,66.TL'sinin davalı ... Kor. ve Eğit. Sis. ve Hiz. Tic. Ltd. Şti.'den ve 216,10.TL'sinin davalı ... Hiz. Ltd. Şti'den, bakiye 304,24.TL'nin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,

 

7-Dosyada mevcut olan ve harcanmayan davacı tarafından yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde HMK'nun 333. maddesi gereğince Adalet Bakanlığınca çıkartılan 30/09/2011 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan HMK'nun gider avansı tarifesinin 5/1 maddesi gereğince hesap numarası bildirmiş ise iadenin elektronik ortamda hesaba aktarılması, hesap numarası bildirilmemiş ise masrafın avanstan karşılanmak üzere PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adresli ödemeli olarak GÖNDERİLMESİNE,

 

İstinaf incelemesi yönünden;

 

1-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince davacıdan peşin alınan 269,85.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde davacıya İADESİNE,

 

2-6100 sayılı HMK'nun 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan 738,00.TL istinaf başvuru harcı, 464,00TL tebligat gideri olmak üzere toplam 1.2020.TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,

 

3-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından lehe vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

 

4-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İADESİNE,

 

5-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemizce YAPILMASINA,

 

Dair, dairemizce dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-1 bendi gereğince aynı kanunun 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 17/06/2026tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

 

...

 

Başkan

 

...

 

¸

 

...

 

Üye

 

...

 

¸

 

...

 

Üye

 

...

 

¸

 

...

 

Katip

 

...

 

¸

 

 

Benzer Kararlar

 

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi: Rücuda Faiz

 

Karşılaştırmalı Okuma

 

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi: İşe İade Rücusu

Tüm İş Hukuku Kararları ›

 

İlgili Sayfalar

 

İş Hukuku Davaları

İşçilik Alacakları Hesaplama

 

Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

 

Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.

 

KARAR KÜNYESİ

 

Mahkeme

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

 

Esas No

2023/1803

 

Karar No

2026/1687

 

Karar Tarihi

17 Haziran 2026

 

Oy Durumu

oy birliği

 

Resmî Kaynak

Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı

 

HUKUKİ DESTEK

Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu

 

Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.

Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara

 

0552 725 25 18

WhatsApp ile Yazın

İletişim ve Yol Tarifi

 

ÇALIŞMA ALANLARI

İş Hukuku Davaları

Tüm Çalışma Alanları ›

 

HESAPLAMA ARAÇLARI

İşçilik Alacakları Hesaplama

Tüm Hesaplama Araçları ›

bottom of page