top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar

 

İŞ HUKUKU  ·  BOZMA

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi
Kesilen Yaşlılık Aylığı ve Konusuz Kalma

 

2025/14551 E., 2026/3144 K. · 25 Mart 2026

 

İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 20 Ekim 2026

 

Kararın Özeti

 

Yaşlılık aylığı kesilen kişi ödeme yapıp Sosyal Güvenlik Kurumuna davadan vazgeçtiğini bildirirse açtığı dava konusuz kalır mı? Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, ödemenin ve Kuruma verilen dilekçenin davayı tek başına konusuz bırakmadığını; çalışmasının gerçek olduğunu savunan davacının aylık ve borçsuzluk istemleri sürdüğünden esasa girilmesi gerektiğini belirtti. Kurum, bir işyerindeki bildirimleri gerçek çalışmaya dayanmadığı gerekçesiyle iptal edip aylığı kesmiş, ödenenlerin tahsilini dava etmişti. İlk derece mahkemesi bu dilekçe nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına hükmetmiş, bölge adliye mahkemesi istinafları esastan reddetmişti. Bölge adliye kararı kaldırıldı, ilk derece kararı oy birliğiyle bozuldu.

 

Hukuki İlke

 

Daire, davanın bütün taraflar yönünden konusuz kalmadıkça esastan sonuçlandırılması gerektiğini; bu dosyada ödemenin ve Kuruma sunulan vazgeçme dilekçesinin, fiilen çalıştığını ileri süren davacının aylık ve borçsuzluk istemleri sürdüğünden davayı tek başına konusuz bırakmadığını kabul etti.

 

Sonuç

 

Bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurularını esastan reddeden kararı kaldırıldı, ilk derece mahkemesi kararı oy birliğiyle bozuldu; dosya ilk derece mahkemesine, bozma kararının bir örneği bölge adliye mahkemesine gönderildi.

 

Kararın Dosyaya Etkisi

 

Asıl ve birleşen dava için karar verilmesine yer olmadığı hükmü bozuldu; ilk derece mahkemesinin, sigortalının aylık ve borçsuzluk istemleri ile Kurumun birleşen alacak davası hakkında esasa girerek karar vermesi gerekecek.

 

İlgili Mevzuat

 

  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m. 371
    Dairenin, bölge adliye mahkemesi kararlarının hangi sebeplerle bozulabileceğine ilişkin genel atfı.

  • 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu — m. 86
    Dairenin, sahte sigortalılığa dayanan davaların yasal dayanağı olarak andığı ve bu davaların ispatı için özel bir yöntem öngörmediğini belirttiği madde.

Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.

 

Kararın Tam Metni

 

Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.

 

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

 

SAYISI : 2023/2669 E., 2025/1574 K.

 

İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 2. İş Mahkemesi

 

SAYISI : 2018/785 E., 2023/749 K.

 

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

 

I. DAVA

 

Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline bağlanan yaşlılık aylığının Kurumca haksız bir şekilde iptal edildiğini, müvekkilinin vergi indiriminden yararlanmaya ve akabinde erken emekli olmaya hak kazandığını, Kuruma yapmış olduğu yazılı müracaatlara ve alınan sağlık raporlarına istinaden müvekkiline aylık bağlandığını, belirli aralıklarla müvekkilinin doktor kontrolünden geçtiğini, raporlara istinaden aylığının ödenmeye devam ettiğini, daha sonra Kurum içinde yapılan bir soruşturma olduğundan bahisle müvekkilinin ayrıca rapora sevkedildiğini, alınan raporların önceki raporları doğrular mahiyette olduğunu, buna rağmen müvekkilinin aylığının başlangıç tarihi itibarı ile durdurulduğunu ve yersiz ödendiğinden bahisle 129.863,86 TL'nin faizi ile birlikte müvekkili tarafından Kuruma iade edilmesine karar verildiğini, Kurumca yapılan işlemlerin hiçbir yasal dayanağı bulunmadığını, müvekkilinin almakta olduğu aylığın yasal düzenlemelere uygun olduğunu, davalı Kurumun kararının dayanaksız ve hukuka aykırı olduğunu beyan ederek davalı Kurumun müvekkilinin almış olduğu aylığın başlangıç tarihi itibarı ile durdurulması ve geri ödeme talep edilmesine ilişkin haksız ve hukuka aykırı işlemlerin ve başvurularının reddine dair 24/10/2018 tarihli işleminin iptaline, müvekkilinin yaşlılık aylığının yeniden bağlanmasına, ödenmeyen aylıkların ödenmesine, müvekkilinin Kuruma borçlu olmadığının tespitine, müvekkilinin kazanılmış haklarının ve geri ödeme kapsamında yapılan kesintilerin iadesine karar verilmesini talep etmiştir.

 

Birleşen dosyada davacı Kurum vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili Kurumda sigortalı bulunan davalıya 5510 sayılı Kanun'un geçici 10. maddesi doğrultusunda 01.08.2013 tarihinden itibaren ... tahsis numarası ile %42 özür oranına göre aylık bağlandığını, ... ... Başkanlığı'nın 30.05.2014 tarih ve 6325105 sayılı oluru ile yürütülmekte olan soruşturma kapsamında Kurum müfettişlerince düzenlenen 28.03.2018 tarih ve 1 sayılı soruşturma raporuna istinaden ... Eskişehir ... denetmenlerince hazırlanan 14.07.2015 tarih ve 2015/GA/051 sayılı Araştırma İnceleme Raporunda davalının ... ünvanlı ve ... sicil numaralı işyerinde yapılan sigortalı bildirimlerinin fiili çalışmaya dayanmadığı tespit edildiğinden 23.05.2013 - 31.05.2013 tarihleri arasında bildirimi yapılan hizmetlerinden 9 gün hizmetinin iptal edildiğini, iptal sonrası davalının en son sigortalı olduğu tarihin 29.12.2011 olduğunu, davalının emekliliğe esas engelli sağlık kurulu raporuna müracaat ettiği tarihte yani 27.05.2013 tarihinde fiili çalışması olmadığı için aylığının başlangıcı itibariyle iptal edildiğini ve geriye dönük borç tahakkuku tesis edildiğini, yersiz çekilen 129.863,86 TL tutarındaki aylıkların faizi ile birlikte davalı tarafından Kuruma iadesi için Kurumca çıkarılan borç bildirimine rağmen davalı tarafça Kurum zararının karşılanmadığını ileri sürerek; davalı tarafça haksız yere çekilen maaşların toplamı olan 129.863,86 TL tutarındaki Kurum alacağının ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

 

II. CEVAP

 

Asıl dosyada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından açılan davanın haksız ve yersiz olduğunu, reddinin gerektiğini, müvekkili Kurumda sigortalı bulunan davacıya 5510 sayılı Kanun'un geçici 10. maddesi doğrultusunda 01.08.2013 tarihinden itibaren ... tahsis numarası ile %42 özür oranına göre aylık bağlandığını, davacının emekliliğe esas engelli sağlık kurulu raporuna müracaat ettiği tarihte yani 27.05.2013 tarihinde fiili çalışması olmadığı için aylığı başlangıcı itibarı ile iptal edildiğini ve geriye dönük borç tahakkuku tahsis edildiğini, Kurumca tesis edilen maaş iptali işleminde mevzuata aykırılık bulunmadığını, Kurum müfettişince yapılan kapsamlı bir denetim neticesinde engelli raporuna istinaden kendilerine maaş tahsisi yapılan kişiler hakkında düzenlenen engelli raporlarının sahte ve usulsüz olduğunun tespit edildiğini, ayrıca sahte sigortalılık bildirimleri yapılan kişilerin engelli raporu alarak müvekkili Kurumdan maaş tahsisi yaptırdıklarının tespit edildiğini, davacının da aralarında bulunduğu kişilerin maaşlarının 28/03/2018 tarih ve 1 sayılı rapor doğrultusunda iptal edildiğini, sahte rapor ve sahte hizmet bildirimi ile aylık tahsisi yaptıran kişilerin ve bu suça iştirak eden diğer kişiler hakkında müvekkili Kurumca suç duyurusunda bulunulduğunu beyan ederek haksız ve yersiz olarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

 

Birleşen dosyada davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava konusu taleplerine karşı zamanaşımı itirazları olduğunu, müvekkiline bağlanan yaşlılık aylığının Kurumca haksız şekilde iptal edildiğinden davalı Kuruma karşı taraflarınca müvekkilinin kazanılmış haklarının iadesi ve geri ödeme kapsamında yapılan kesintilerin iadesi talepli dava açıldığını, müvekkilinin fiili çalışmalarının tespiti için de hizmet tespit davası açıldığını, müvekkilinin aylığa hak kazandığının sabit olduğunu, Kurumun talebinin haksız ve kötü niyetli olduğunu, açıklanan nedenlerle müvekkiline karşı açılan haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

 

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

 

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleşen dava yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

 

IV. İSTİNAF

 

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

 

V. TEMYİZ

 

A. Temyiz Sebepleri

 

1.Davacı- birleşen davalı vekili, fiilen çalıştığını, yaşlılık aylığının haksız şekilde davalı Kurum tarafından kesildiğini, işin esasına girilmesi gerektiğini beyanla davanın kabulü ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

 

2.Davalı-birleşen davalı Kurum vekili, Kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyanla kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

 

B. Değerlendirme ve Gerekçe

 

Asıl dava, kesilen yaşlılık aylığının yeniden bağlanması, ödenmeyen aylıkların ödenmesine, Kuruma borçlu olmadığının tespiti, kazanılmış haklarının ve geri ödeme kapsamında yapılan kesintilerin iadesi ile aksi yöndeki Kurum işleminin iptali; birleşen dava Kurum alacağının ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili talebine ilişkindir.

 

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

 

2. Dava açılmadan önce veya açıldıktan sonra meydana gelen bir olay nedeniyle dava konusunun ortadan kalkması; eş söyleyişle tarafların, davanın esası hakkında karar verilmesinde hukuki yararının kalmaması halinde, bu olayın hükümde göz önüne alınması ve Mahkemenin, davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekir. Dava tüm tarafları bakımından konusuz kalmadıkça inceleme yapılması ve uyuşmazlığın sonuçlandırılması gerekir.

 

3.Sahte sigortalılığa dayanan davalar hizmet tespiti içerikli olmakla, davanın yasal dayanağını oluşturan 5510 sayılı Kanun'un 86. maddesinde bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması halinde somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu işyeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunlu olup mahkemece, tarafların sunduğu deliller ile yetinilmemeli, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri esas alınarak kendiliğinden araştırma ilkesi benimsenmeli, sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır.

 

4.Eldeki davada, davacı, kendisine bağlanan yaşlılık aylığının Kurumca haksız bir şekilde iptal edildiğini, vergi indiriminden yararlanmaya ve akabinde erken emekli olmaya hak kazandığını, Kuruma yapmış olduğu yazılı müracaatlara ve alınan sağlık raporlarına istinaden müvekkiline aylık bağlandığını, belirli aralıklarla müvekkilinin doktor kontrolünden geçtiğini, raporlara istinaden aylığının ödenmeye devam ettiğini, Kurum içinde yapılan bir soruşturma olduğundan bahisle müvekkilinin ayrıca rapora sevkedildiğini, alınan raporların önceki raporları doğrular mahiyette olduğunu, buna rağmen müvekkilinin aylığının başlangıç tarihi itibarı ile durdurulduğunu ve yersiz ödendiğinden bahisle 129.863,86 TL'nin faizi ile birlikte müvekkili tarafından Kuruma iade edilmesinin talep edildiğini, davalı Kurum kararının dayanaksız ve hukuka aykırı olduğunu beyan ederek davalı Kurumun müvekkilinin almış olduğu aylığın başlangıç tarihi itibarı ile durdurulması ve geri ödeme talep edilmesine ilişkin haksız ve hukuka aykırı işlemlerin ve başvurularının reddine dair 24.10.2018 tarihli işleminin iptaline, müvekkilinin yaşlılık aylığının yeniden bağlanmasına, ödenmeyen aylıkların ödenmesine, müvekkilinin Kuruma borçlu olmadığının tespitine, müvekkilinin kazanılmış haklarının ve geri ödeme kapsamında yapılan kesintilerin iadesini; birleşen davada ise davacı, Kurum alacağının ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş olup Mahkemece davacının 7740 sayılı Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere davadan vazgeçtiğine ilişkin dilekçeyi ... Başkanlığı ...'ne sunması nedeniyle asıl ve birleşen dosyanın konusunun kalmadığı gerekçesiyle dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de verilen kararın yanılgılı değerlendirmeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır.

 

5. Somut olayda, davacı tarafından dava konusu taleplerle ilgili olarak 23.05.2023 tarihinde ödeme yapılarak dosya infaz edilmiş ise de davacı ... sicil numaralı dava dışı işyerinde geçen çalışmalarının fiili olduğunu ve Kurum tarafından yapılan aksi yöndeki tespit nedeniyle kesilen yaşlılık aylığının yeniden bağlanmasını, borçlu olmadığının tespitini, kesintilerin iadesini talep etmiş olup yapılan ödeme ve Kuruma verilen dilekçe tek başına davanın konusuz kalması sonucunu doğurmayacağından asıl ve birleşen dava yönünden verilen Mahkeme kararı isabetsiz olup uyuşmazlık devam ettiğinden davanın esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.

 

Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

 

VI. KARAR

 

Açıklanan sebeplerle,

 

1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

 

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

 

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

 

25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

 

 

Benzer Kararlar

 

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi — Askerlik Borçlanması Bedelinin İadesi

Tüm İş Hukuku Kararları ›

 

İlgili Sayfalar

 

İçtihatlar

İş Hukuku

 

Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

 

Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.

 

KARAR KÜNYESİ

 

Mahkeme

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi

 

Esas No

2025/14551

 

Karar No

2026/3144

 

Karar Tarihi

25 Mart 2026

 

Oy Durumu

Oy birliği

 

Resmî Kaynak

Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı

 

HUKUKİ DESTEK

Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu

 

Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.

Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara

 

0552 725 25 18

WhatsApp ile Yazın

İletişim ve Yol Tarifi

 

ÇALIŞMA ALANLARI

İş Hukuku Davaları

Tüm Çalışma Alanları ›

 

HESAPLAMA ARAÇLARI

İşçilik Alacakları Hesaplama

Tüm Hesaplama Araçları ›

bottom of page