top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar

 

KİRA HUKUKU  ·  BOZMA

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
Tahliye Takibinde Sayfa Farkı İddiası

 

2024/8127 E., 2025/357 K. · 21 Ocak 2025

 

İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 20 Ekim 2026

 

Kararın Özeti

 

Kira takibinde imzasını inkâr etmeyen kiracı, sözleşmenin bir sayfasının farklı olduğunu ileri sürerek icra mahkemesinde tahliyeyi önleyebilir mi? Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, imza açıkça reddedilmediği için sözleşmenin o takip bakımından kabul edilmiş sayıldığını, ödeme başlangıcına ilişkin sayfa farkı iddiasının ancak genel mahkemede ileri sürülebileceğini belirtti. Daire, 30 günlük ödeme süresinde kira ödenmediğinden temerrüdün gerçekleştiğini kabul etti. İlk derece mahkemesinin tahliye kararını kaldırıp istemi reddeden bölge adliye mahkemesi kararı oy çokluğuyla bozuldu; karşı oy ise imzasız sayfaya ilişkin uyuşmazlık icra mahkemesinde çözülemeyeceğinden bölge adliye mahkemesi kararının onanması gerektiğini savundu.

 

Hukuki İlke

 

Daire, kiracının takibe itirazında sözleşme altındaki imzasını açıkça reddetmemesini sözleşmenin o takip yönünden kabulü saydı; ödeme başlangıcına ilişkin sayfa farkı iddiasını icra mahkemesinin inceleme alanı dışında tutarak süresinde ödenmeyen kira nedeniyle temerrüdün oluştuğunu kabul etti.

 

Sonuç

 

Alacaklıların temyiz itirazları kabul edilerek bölge adliye mahkemesi kararı oy çokluğuyla bozuldu; peşin alınan temyiz harcının istenirse geri verilmesine karar verildi ve dosya kararı veren bölge adliye mahkemesine gönderildi.

 

Kararın Dosyaya Etkisi

 

Bölge adliye mahkemesinin ilk derece kararını kaldırıp itirazın kaldırılması ve tahliye istemini reddeden hükmü bozuldu. Daireye göre bölge adliye mahkemesi kiracının istinaf başvurusunu esastan reddetmeliydi; dosya kararı veren bölge adliye mahkemesine gönderildi.

 

İlgili Mevzuat

 

  • İcra ve İflas Kanunu — m. 269/2, 269/c
    Dairenin dayanağı: imzasını açıkça reddetmeyen borçlunun kira sözleşmesini o takip yönünden kabul etmiş sayılması ve itiraz sebeplerini kanunda sayılan belgelerle ispat yükü; karşı oy da aynı hükümleri andı.

  • İcra ve İflas Kanunu — m. 364/2
    Bozma hükmünde 6100 sayılı Kanunun 373/2. maddesine gönderme yapan usul hükmü.

  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m. 373/2
    Bölge adliye mahkemesi kararının bozulmasının ve dosyanın kararı veren bölge adliye mahkemesine gönderilmesinin usul dayanağı.

Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.

 

Kararın Tam Metni

 

Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.

 

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 59. Hukuk Dairesi

 

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklılar tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

 

Alacaklı tarafından borçlu hakkında kira sözleşmesine dayalı olarak başlatılan adi kira ve hasılat kiralarına ilişkin icra takibinde borçlunun itirazı üzerine alacaklının icra mahkemesine başvurusunda; itirazın kaldırılması ile temerrüt nedeniyle kiralanan taşınmazın tahliyesini talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile itirazın kaldırılması ile taşınmazın tahliyesine karar verildiği, borçlu tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, davalının iddialarının dar yetkili icra mahkemesinde değerlendirilemeyeceği gerekçesi ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verildiği, kararın alacaklılar tarafından temyiz edildiği anlaşılmıştır.

 

İcra ve İflas Kanunu' nun 269/2. maddesi hükmü gereğince ödeme emrinin tebliği üzerine borçlu yedi gün içinde itiraz sebeplerini aynı yasanın 62. maddesi hükümleri dâhilinde icra dairesine bildirmeye mecburdur. Borçlu itirazında kira akdini ve varsa buna ait mukavelenamedeki imzasını açık ve kesin olarak reddetmez ise akdi kabul etmiş sayılır.

 

İcra ve İflas Kanunu' nun 269/c maddesine göre borçlu akdi reddetmeyip kiranın ödendiğini veya sair bir sebeple istenemeyeceğini bildirerek itiraz etmiş ise itiraz sebeplerini ve isteğini noterlikçe re'sen tanzim veya imzası tasdik edilmiş veya alacaklı tarafından ikrar olunmuş bir belge ile ispat etmeye mecburdur.

 

Somut uyuşmazlıkta, alacaklı tarafından temerrüt ihtarına dayalı olarak adi kira ve hasılat kiralarına ilişkin icra takibi başlatılmış olup takip dayanağı olarak 01.10.2021 tarihli kira sözleşmesi ibraz edilerek 2022 nisan ayı kirası talep edilmiştir. Borçlunun takibe itirazında, dayanak kira sözleşmesi altındaki imzasını açıkça inkar etmediği, aksine sözleşme altındaki imzanın borçlu tarafça kabul edildiği anlaşılmaktadır. İİK'nın 269/2. maddesi gereğince borçlu itirazında kira sözleşmesini ve varsa buna ait sözleşmedeki imzasını açık ve kesin olarak reddetmezse kira sözleşmesi kabul edilmiş sayılır. Bu hükmün anlamı, takibe dayanak kira sözleşmesinin o takip yönünden varlığının ve geçerliliğinin tartışılmayacağıdır. Kira sözleşmesine itiraz etmeyen borçlu icra mahkemesinde kira sözleşmesini inkar edemez. İnkar etse dahi Kanun'un bu emredici hükmü gereğince icra mahkemesi hakimi kira sözleşmesinin varlığı ve geçerliliği konusunda bir araştırma yapamaz. Çünkü Kanun kira sözleşmesini o takip bakımından çekişmeli olmaktan çıkarmıştır. Maddi hukuk bakımından

 

kira borcu olmasa bile kira sözleşmesine itiraz edilmediği için takip talebinde yazılı miktar o takip dosyası için geçerli kabul edilir. Böylece kira borcunun varlığı Kanun'un hükmü uyarınca çekişmesiz hale geleceği için ayrıca ispatına gerek kalmaz. Borçlu İİK'nın 269/c maddesi çerçevesinde ileri sürdüğü itiraz sebeplerini Kanun'da yazılı belgelerle ispat etmelidir. Borçlunun icra mahkemesindeki beyanında, 12 madde halinde yazılan kira sözleşmesinin 2. sayfasının kendilerinde mevcut olan kira sözleşmesinde farklı olduğu, ilk kira ödemesinin 01.01.2022 tarihinden değil 01.09.2022 tarihinden itibaren başlayacağını ileri sürmüş olup bu beyanı kesinleşen kira sözleşmesi ve kira borcu karşısında icra mahkemesince incelenemez. Borçlu bu itirazlarını ancak genel mahkemelerde açılacak bir davada ileri sürebilir. Borçlu, 30 günlük ödeme süresinde kira bedelini ödemediğinden temerrüt gerçekleşmiştir.

 

Bu durumda, Bölge Adliye Mahkemesince borçlunun istinaf isteminin esastan reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak itirazın kaldırılması ve tahliye isteminin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsiz olup, kararın bozulması gerekir.

 

SONUÇ :

 

Alacaklıların temyiz itirazlarının kabulü ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 59. Hukuk Dairesinin 14.10.2024 tarih ve 2024/292 E.-2024/563 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 373/2. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.01.2025 gününde oy çokluğuyla karar verildi.

 

Sn.Üye ...'ın Karşı Oy Yazısı:

 

Dayanak takip dosyasında bir örneği bulunan 01.10.2021 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile işyeri-eğitim kurumu olarak kiraya verilen taşınmazın sözleşme ile kararlaştırılan 2022 Nisan ayına ait kira parasının ödenmediği için İstanbul Anadolu 13. İcra Müdürlüğünün 2022/6679 Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığı, icra takibinde "Haciz ve Tahliye" talep edildiği, itiraz için 7 gün, ödeme için 30 gün müddet verildiği, ödeme emrinin borçlu kiracıya 22.04.2022 tarihinde tebliğ edildiği, ödeme emrine yasal süre içinde 25.04.2022 tarihinde itirazda bulunulduğu, davanın ise 24.05.2022 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.

 

Borçlu/kiracının icra takip dosyasına sunduğu itiraz dilekçesinde; borcun tamamına ve tüm fer'ilerine, takip giderlerine, faize, ödeme emrine, vekalet ücretine, sözleşmesel ilişkiye, kira akdine, kira artış maddesine, kira bedeline, kefalet ilişkisine itiraz ettiğini bildirmiştir.

 

İcra ve İflas Kanunu'nun 269/2. maddesi hükmü gereğince ödeme emrinin tebliği üzerine borçlu yedi gün içinde itiraz sebeplerini aynı yasanın 62. maddesi hükümleri dâhilinde icra dairesine bildirmeye mecburdur. Borçlu itirazında kira akdini ve varsa buna ait mukavelenamedeki imzasını açık ve kesin olarak reddetmezse, akdi kabul etmiş sayılır. İİK 269/c maddesi 1. fıkrası uyarınca; “borçlu akdi reddetmeyip kiranın ödendiğini veya sair bir sebeple istenemeyeceğini bildirerek itiraz etmiş veya takas istemişse, itiraz sebeplerini ve isteğini noterlikçe re’sen tanzim veya imzası tasdik edilmiş veya alacaklı tarafından ikrar olunmuş bir belge yahut resmi dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya vesika ile ispat etmeğe mecburdur” şeklindedir.

 

Somut olayda; davalı taraf icra dosyasına sunduğu itiraz dilekçesinde kira sözleşmesinin son sayfası altındaki imzaya itiraz etmeyerek kira sözleşmesi ve kira ilişkisine itiraz ettiği, ancak davalının istinaf dilekçesindeki beyanlarına göre kira ilişkisinin varlığı kabul edilse de ihtilafın kira borcunun ödenmeye başlanacağı tarih noktasında toplandığı, kira sözleşmesinde kira ödemelerinin başladığı tarih 01 Eylül 2022 olarak yazılsa da, davacının bu tarihi 01 Ocak 2022 olarak değiştirdiğini, sözleşmede son sayfada tarafların imzası bulunduğu halde diğer sayfalarda imzalarının bulunmadığını beyan ettiği, belirtilen nedenle de kira sözleşmesine açıkça itirazda bulunduğu anlaşılmıştır.

 

Davalı/kiracının yukarıdaki bahse konu itiraz ve iddialarının (“Sözleşme Şartları” başlıklı sayfanın 2 numaralı maddesinde geçen ilk kira ödemesi tarih başlangıcı ile ilgili ihtilafın) dar yetkili icra mahkemesinde dinlenmesinin ve bu haliyle itirazın kaldırılması ile tahliye isteminin kabulünün mümkün olamayacağı kanaatine varılmıştır. Zira takip dayanağı kira sözleşmesinin bu sayfası taraflarca imzalanmadığı gibi imzalı olan son sayfasında da sözleşmenin kaç sayfadan ibaret olduğu da yazılmamıştır. Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince de benimsenen yazılı gerekçelerle davanın tümden reddi usul ve yasaya uygun görülmüştür.

 

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA karar verilmesi gerekirken Dairemizin sayın çoğunluğunun bozma yönündeki görüşüne katılamıyorum. 21.01.2025

 

 

Benzer Kararlar

 

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi — Kira Takibinde Yeni Malikin Bildirimi

Tüm Kira Hukuku Kararları ›

 

İlgili Sayfalar

 

İçtihatlar

Kira Hukuku

 

Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

 

Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.

 

KARAR KÜNYESİ

 

Mahkeme

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi

 

Esas No

2024/8127

 

Karar No

2025/357

 

Karar Tarihi

21 Ocak 2025

 

Oy Durumu

Oy çokluğu

 

Resmî Kaynak

Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı

 

HUKUKİ DESTEK

Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu

 

Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.

Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara

 

0552 725 25 18

WhatsApp ile Yazın

İletişim ve Yol Tarifi

 

ÇALIŞMA ALANLARI

Kira ve Tahliye Davaları

Tüm Çalışma Alanları ›

 

HESAPLAMA ARAÇLARI

Kira Artış Oranı Hesaplama

Kira Tespit Davası Tarihleri

Tüm Hesaplama Araçları ›

bottom of page