top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar

 

AİLE HUKUKU  ·  KISMEN BOZMA / ONAMA  ·  TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİ

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Kredili Taşınmazda Katılma Alacağı Hesabı

 

2025/3150 E., 2026/3906 K. · 9 Nisan 2026

 

İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 20 Ekim 2026

 

Kararın Özeti

 

Kredili alınan taşınmazda katılma alacağı hesaplanırken boşanma davasına kadar ödenen taksitler nasıl dikkate alınır? Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, bu ödemelerin toplam kredi ödemelerine ve taşınmazın güncel değerine oranlanarak katılma alacağının belirlenmesi gerektiğini belirtti. Daireye göre mal rejimi sona erdikten sonraya kalan ödemeler taşınmazın borcu sayılır; bu borcun güncel karşılığı taşınmazın değerinden düşülür. Daire, ilk derece mahkemesinin taşınmazın krediyle edinildiği kabulünü yerinde bulmakla birlikte hükme esas alınan bilirkişi raporunun edinilmiş maldan ödenen taksitleri hesaba katmadığını belirterek bölge adliye mahkemesi kararını bu taşınmaz yönünden kaldırdı, ilk derece kararını oy birliğiyle bozdu.

 

Hukuki İlke

 

Daire, bu dosyada kredi kullanılarak edinilen taşınmazda mal rejiminin sona erdiği tarihte vadesi gelmemiş kredi borcunun toplam krediye oranının satın alma bedeline göre orana çevrilip güncel değerle çarpılmasıyla taşınmazın borcunun bulunmasını, bu borcun güncel değerden düşülmesini ve boşanma davasına kadar yapılan ödemeler toplam kredi ödemelerine ve güncel değere oranlanarak artık değere katılma alacağının hesaplanmasını gerekli gördü.

 

Sonuç

 

Erkeğin temyiz itirazları kısmen kabul edilerek bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunu esastan reddeden kararı dava konusu taşınmaz yönünden ortadan kaldırıldı ve ilk derece mahkemesi kararı bozuldu; bozma sebebine göre güncel değer hesabına ilişkin itirazın incelenmesine şimdilik yer olmadığına, bozma dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine ve peşin alınan harcın istenmesi hâlinde yatırana geri verilmesine karar verildi; dosya ilk derece mahkemesine, kararın bir örneği bölge adliye mahkemesine gönderildi; karar oy birliğiyle verildi.

 

Kararın Dosyaya Etkisi

 

Bozma, kredi kullanılarak edinilen taşınmazla sınırlı; ilk derece mahkemesi gerekirse bankadan ödeme tablosunu getirtip boşanma davasına kadar ödenen taksitleri toplam kredi ödemelerine ve güncel değere oranlayarak katılma alacağını yeniden hesaplayacak. Güncel değere ilişkin itiraz bu aşamada incelenmedi; diğer itirazlar reddedildi.

 

İlgili Mevzuat

 

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu — m. 202/1
    Dairenin dayanağı: katılma rejimi sürerken yapılan kredi ödemelerinin değer artış payı ya da artık değere katılma alacağı doğurabilmesi.

Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.

 

Kararın Tam Metni

 

Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.

 

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

 

SAYISI : 2023/1720 E., 2025/212 K.

 

DAVA TÜRÜ : Mal Rejiminin Tasfiyesi

 

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 18. Aile Mahkemesi

 

SAYISI : 2017/694 E., 2023/372 K.

 

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

 

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı erkek vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

 

2.Tasfiyeye konu malın, bedelinin tamamının ya da bir kısmının kredi ile karşılanması durumunda, kredi veren kuruluşa yapılan geri ödemelerin isabet ettiği dönemden, miktarından ve taksit sayısından hareketle mal rejiminin tasfiyesi sonucunda eşlerin alacak miktarları belirlenir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 202 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemde yapılan ödemelerde, eşler lehine değer artış payı ve/veya artık değere katılma alacağı hakları doğabilecektir. Kredi borcu ödemelerinin bir kısmının mal rejiminin devamı süresince, bir kısmının da daha sonraki tarihlerde yapılmasında, mal rejiminin geçerli olduğu dönemin sonrasına sarkan ödemeler, dava konusu taşınmazın borcu kabul edilerek tasfiye gerçekleştirilir.

 

Yukarıda açıklandığı gibi iki döneme yayılan kredi borcu ödeme tablosu mevcut olduğunda; öncelikle, mal rejiminin sona erdiği tarihte henüz vadesi gelmediği için ödenmemiş kredi borç miktarının, toplam kredi borcuna oranı bulunur. Sonra bulunan bu kredi borç oranının, taşınmazın toplam satın alım bedeli karşısındaki oranına dönüşümü gerçekleştirilir. Tespit edilen bu oranın, taşınmazın tasfiye tarihindeki (karara en yakın) sürüm (rayiç) değeri ile çarpılmasıyla borç miktarı belirlenir. Bu ilke ve esaslara göre saptanan taşınmazın borç miktarı, tasfiye tarihindeki sürüm değerinden düşüldükten sonra kalan miktar, değer artış payı ve/veya artık değere katılma alacağı hesaplamasında göz önünde bulundurulur.

 

Buna göre; öncelikle, tasfiyeye konu malın satın alma bedeli, bunun krediyle ve varsa kredi dışında eşlerin kendi imkanları ile karşıladıkları miktarlar ve oranları ile tasfiye (karara en yakın) tarihindeki sürüm (rayiç) değeri ayrı ayrı belirlenmelidir.

 

Açıklamalar doğrultusunda hesaplama yapılabilmesi için, iddia ve savunma çerçevesinde, malın satın alınmasına ilişkin akit tablosuyla birlikte tapu/trafik kaydı, kredi sözleşmesi ve kredi borcu ödeme tablosu dahil finans kuruluşu kayıtları, ihtiyaç duyulması halinde eşlerin malın alınmasında katkı olarak kullandıklarını ileri sürdükleri mal varlıklarına ilişkin sair belgeler bulundukları yerlerden getirtilerek uyuşmazlığın çözümünde göz önünde bulundurulmalıdır. Uyuşmazlığın çözümünde kullanılabilecek belirleme ve hesaplamaların yapılabilmesi için gerek görülürse konusunun uzmanı bilirkişi veya bilirkişilerden oluşan kurulundan da yardım alınmalıdır.

 

Yukarıda açıklanan yasal düzenleme ve ilkeler uyarınca yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince, 114 04... parsel sayılı tasfiye konusu taşınmazın edinilmesinde taşınmazın kredi kullanılarak edinildiğine yönelik kabulü yerinde ise de, hükme esas alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli değildir.. Şöyle ki, 320.000,00 TL bedel ile alınan taşınmazın edinilmesinde 120.000,00 TL'sinin kredi kullanıldığı, kredinin 83 ay vadeli olduğu, boşanma dava tarihine kadar (09.09.2015) 17 aylık taksitin ödendiği, boşanma dava tarihinden sonraya sarkan ödemelerin ise 66 ay olduğu, bu durumda evlilik birliği içinde ödenilen ve edinilmiş maldan karşılandığı anlaşılan ödemelerin hesaplamada dikkate alınmadığı anlaşılmakla bu haliyle davacı erkeğin katılma alacağı olduğu belirlenerek karar verilmesi doğru görülmemiştir.

 

O halde, İlk Derece Mahkemesince, yukarıda açıklanan Dairemiz'in ilke ve uygulamalarına göre, gerekirse ilgili bankadan kredi ödeme tablosu da getirilmek suretiyle yukarıda açıklanan kanuni düzenlemeler ve Dairemiz ilkeleri uyarınca boşanma dava tarihine kadar yapılan kredi ödemelerinin toplam kredi ödemelerine ve güncel değere oranlaması yapılarak artık değere katılma alacağına hükmedilmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna göre karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

 

KARAR

 

Açıklanan sebeplerle;

 

1.Davacı erkek vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile, temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 114 04... parsel yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA,

 

2.Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının (2) nolu bentte açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, bozma sebebine göre davacı erkek vekilinin güncel değer hesaplamasına yönelik temyiz itirazının şimdilik incelenmesine yer olmadığına

 

3.Davacı erkek vekilinin bozma kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,

 

Peşin alınan harcın istek halinde yatırana iadesine,

 

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

 

09.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

 

 

Benzer Kararlar

 

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi — Noter Feragatnamesi ve Katılma Alacağı

Tüm Aile Hukuku Kararları ›

 

İlgili Sayfalar

 

İçtihatlar

Boşanma ve Aile Hukuku

 

Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

 

Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.

 

KARAR KÜNYESİ

 

Mahkeme

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

 

Esas No

2025/3150

 

Karar No

2026/3906

 

Karar Tarihi

9 Nisan 2026

 

Oy Durumu

Oy birliği

 

Resmî Kaynak

Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı

 

HUKUKİ DESTEK

Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu

 

Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.

Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara

 

0552 725 25 18

WhatsApp ile Yazın

İletişim ve Yol Tarifi

 

ÇALIŞMA ALANLARI

Boşanma ve Aile Hukuku

Tüm Çalışma Alanları ›

bottom of page