AİLE HUKUKU · KISMEN BOZMA / ONAMA · TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİ
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Güven Sarsıcı Davranış ve Kıskançlık
2025/5478 E., 2026/838 K. · 22 Ocak 2026
İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 20 Ekim 2026
Kararın Özeti
Eşi başka erkeklerle iletişim kuran kocanın kıskançlığı, boşanmada ona kusur olarak yüklenebilir mi? Yargıtay 2. Hukuk Dairesi bu dosyada, kadının uygulamalar üzerinden başka erkeklerle görüşmesini güven sarsıcı davranış saydı; bu davranış karşısında kıskançlığın erkeğe kusur olarak yüklenemeyeceğini, ayrıca bu vakıanın soyut tanık anlatımlarıyla ispatlanamadığını belirtti. İlk derece mahkemesi tarafları eşit kusurlu bulmuşken bölge adliye mahkemesi erkeği ağır kusurlu sayıp kadına maddi ve manevi tazminat vermişti. Daire tarafları eşit kusurlu kabul etti ve eşit kusurlu eşe tazminat verilemeyeceğinden kararı kusur ile tazminatlar yönünden oy birliğiyle bozdu.
Hukuki İlke
Daire, bu dosyada kadının başka erkeklerle iletişimini güven sarsıcı davranış olarak kusur saydı; bu davranış karşısında erkeğin kıskanç davranışlarını ayrıca kusur olarak yüklemedi ve nedeni açıklanmayan soyut tanık anlatımlarıyla bu vakıanın ispatlanmış sayılamayacağını değerlendirdi.
Sonuç
Kadının ziynet alacağının reddine yönelik temyiz dilekçesi, değeri temyiz sınırının altında kaldığından reddedildi; bölge adliye mahkemesi kararı, kusur belirlemesi ile kadına verilen maddi ve manevi tazminatlar yönünden oy birliğiyle bozuldu, kadının tüm ve erkeğin diğer temyiz itirazları reddedilerek bozma dışındaki temyize konu bölümler onandı, peşin alınan temyiz karar harcının temyiz edenlerden birine iadesine, başlangıçta alınmayan harçların ise diğer temyiz edene yükletilmesine karar verildi, dosya bölge adliye mahkemesine gönderildi.
Kararın Dosyaya Etkisi
Bölge adliye mahkemesi, tarafların eşit kusurlu olduğunu esas alarak kusur ve tazminat yönünden yeniden karar verecek; Daireye göre eşit kusurlu kadın yararına maddi ve manevi tazminata hükmedilemez. Davaların kabulü, velayet ve nafakalar dâhil bozma dışında kalan temyize konu bölümler onandı.
İlgili Mevzuat
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu — m. 174/1, 174/2
Dairenin, eşit kusurlu kadın yararına maddi ve manevi tazminat koşullarının oluşmadığını belirtirken dayandığı hüküm.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m. 362, Ek Madde 1
Parasal temyiz sınırı ve uygulanan yılın belirlenmesiyle ilgili kaynak atfı. Resmî karar metninde 362/1-b yazılıdır; parasal sınır (a) bendinde düzenlendiğinden burada yanlış bent tekrarlanmamış, kararın ayrıca andığı 362. madde gösterilmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m. 370/1
Bozma dışında kalan temyize konu bölümlerin onanmasının usul dayanağı.
Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.
Kaynak Metin Notu
Resmî metinde parasal temyiz sınırı için Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-b bendi yazılmıştır. Parasal sınır aynı maddenin (a) bendinde düzenlenir. Kaynak metin aynen korunmuş; mevzuat kutusunda yanlış bent doğrulanmış bir atıf gibi tekrarlanmamıştır.
Kararın Tam Metni
Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2264 E., 2025/51 K.
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma- Ziynet Alacağı
İLK DERECE MAHKEMESİ : Tire 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
SAYISI : 2020/410 E., 2023/272 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı- davalı kadın vekili tarafından erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, tazminatların ve tedbir nafakasının miktarı ile yoksulluk nafakasının reddi ve reddedilen ziynet alacağı yönünden; davalı- davacı erkek vekili tarafından ise kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi, tazminatlar, velayet, tedbir nafakası, kabul edilen ziynet alacağı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, kadının kısmen, erkeğin tüm, yönlerden temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Davacı-davalı kadın vekilinin, ziynet alacağının reddine yönelik temyiz dilekçesinin incelenmesinde;
6100 sayılı HMK'nın 362. maddesinin 1. fıkrasının b bendi uyarınca "Miktar veya değeri kırk bin Türk Lirasını (bu tutar dâhil) geçmeyen davalara ilişkin kararlar" temyiz edilemez. 02.12.2016 tarihli 6763 sayılı Kanun’un 44. maddesi ile de 6100 sayılı Kanun’a eklenen Ek Madde 1 uyarınca temyiz parasal sınırlarının (HMK m. 341, 362) Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298. maddesine göre her yıl tespit ve ilan edilecek yeniden değerleme oranında artırılması öngörülmüştür. Karar tarihi itibarıyla bu miktar “544.000 TL” olarak belirlenmiştir. Somut olayda mahkemece davacı-davalı kadının ziynet alacağı davasının reddine karar verilmiş, ziynetlerin değerinin temyiz sınırı altında kaldığı anlaşılmış olup, ziynet alacağına ilişkin karara yönelik temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2.Taraf vekillerinin boşanma davalarına yönelik itirazlarının incelenmesine gelince ;
a)Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davacı- davalı kadının tüm, davalı-davacı erkeğin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
b)Taraflarca karşılıklı açılan boşanma davalarının yargılaması sonucunda, tarafların eşit kusurlu oldukları gerekçesiyle her iki davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına ve tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm taraflarca boşanma yönünden istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince yapılan incelemede erkeğe kusur yüklenerek evlilik birliğini sona erdiren olaylarda erkeğin ağır kusurlu olduğu kabul edilmiş, bu doğrultuda hüküm kısmen kaldırılarak kadın yararına tazminata hükmedilmiş, anılan karar da taraflarca yukarıda gösterilen sebeplerle temyiz edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, her ne kadar evlilik birliğini sona erdiren olaylarda erkeğin ağır kusurlu olduğu gerekçesiyle hüküm verilmiş ise de, yapılan yargılama ve toplanan deliller ile birlikte taraf beyanlarından kadının farklı uygulamalar üzerinden başkaca erkeklerle görüşmeler yaptığı ve beğeni mesajları gönderdiği bu nedenle kadının davranışlarının "güven sarsıcı davranış" olarak değerlendirilmesi ve kadına bu vakıanın kusur olarak yüklenmesi karşısında erkeğe "kıskanç davranışlarda bulunma" vakıasının kusur olarak yüklenemeyeceği gibi ayrıca erkeğe kusur olarak yüklenen bu vakıaya yönelik dinlenen tanık ifadelerinin sebep ve saiki belli olmayan, soyut beyan ve izahlardan ibaret olduğu da değerlendirildiğinde "kıskanç davranışlarda bulunma" vakıası ispat edilememiş olup bu vakıanın erkeğe kusur olarak yüklenmesi mümkün değildir. Buna göre Mahkemece belirlenen ve gerçekleşen diğer kusurlu davranışlar birlikte değerlendirildiğinde evlilik birliğini sona erdiren olaylarda tarafların eşit kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Hal böyle iken hatalı değerlendirme sonucu erkeğin ağır kusurlu olduğuna karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
c) Yukarıda (2/b) numaralı paragrafta açıklandığı üzere boşanmaya sebebiyet veren olaylarda taraflar eşit kusurlu olup, eşit kusurlu eş yararına maddî ve manevî tazminata hükmedilemez. Davacı-davalı kadın yararına 4721 sayılı Kanunu'nun 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası koşulları somut olayda gerçekleşmemiştir. O halde, kadının maddî ve manevî tazminat isteğinin reddine karar vermek gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde kadın lehine maddî ve manevî tazminata hükmedilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı-davalı kadının ziynet alacağının reddine yönelik temyiz dilekçesinin REDDİNE,
2.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur belirlemesi ve kadın yararına hükmedilen maddî ve manevî tazminatlar yönünden BOZULMASINA,
3.Davacı-davalı kadının tüm, davalı-davacı erkeğin ise sair temyiz tirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmanın kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının temyiz eden ...'e iadesine,
Adli yardımdan yararlanması sebebi ile başlangıçta alınmamış olan aşağıda yazılı karar ve ilam harcı ile temyiz başvuru harcının temyiz eden ...'ya yükletilmesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Benzer Kararlar
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi — Zina İspatı ve Güven Sarsıcı Davranış
İlgili Sayfalar
Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.
Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.
KARAR KÜNYESİ
Mahkeme
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5478
Karar No
2026/838
Karar Tarihi
22 Ocak 2026
Oy Durumu
Oy birliği
Resmî Kaynak
Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı
HUKUKİ DESTEK
Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu
Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.
Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara
ÇALIŞMA ALANLARI