AİLE HUKUKU · BOZMA
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Kusur Tespiti Davasında Terk Vakıası
2025/5938 E., 2026/603 K. · 20 Ocak 2026
İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 1 Kasım 2026
Kararın Özeti
Boşanma davası sürerken eş ölür ve mirasçılar davayı kusur tespiti için sürdürürse, sağ kalan eşe evi terk ettiği için kusur yüklenebilir mi? Yargıtay 2. Hukuk Dairesi bu dosyada, ölen eş terk sebebine dayanan bir boşanma davası açmadığından terk vakıasının sağ kalan kadına kusur olarak yüklenemeyeceğini belirtti. İlk derece mahkemesi kadını evi terk ettiği için tam kusurlu saymış, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmişti. Daire, kadının başka bir kusuru da kanıtlanmadığından kusursuz olduğunun tespit edilmesi gerektiğini belirterek istinaf kararını kaldırdı ve ilk derece kararını oy birliğiyle bozdu.
Hukuki İlke
Daire, mirasçıların Türk Medeni Kanununun 181. maddesinin ikinci fıkrasına göre sürdürdüğü kusur tespiti davasında, bu dosyada ölen eşin terk sebebine dayalı bir boşanma davası açmadığını belirterek sağ kalan kadına evi terk etmesinin kusur olarak yüklenemeyeceğini, başka bir kusur da kanıtlanmadığından kadının kusursuz olduğunun tespiti gerektiğini kabul etti.
Sonuç
Bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunu esastan reddeden kararı kaldırıldı ve ilk derece mahkemesinin kararı bozuldu; karar oy birliğiyle verildi. Dosya ilk derece mahkemesine, kararın bir örneği bölge adliye mahkemesine gönderildi.
Kararın Dosyaya Etkisi
İlk derece mahkemesi, terk vakıasını sağ kalan kadına kusur olarak yüklemeden kusur tespitini yeniden yapacak; Daire, dosya kapsamına göre kadının kusursuz olduğunun tespitini gerekli gördü.
İlgili Mevzuat
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu — m. 166
Ölen erkeğin açtığı ve yargılama sırasında konusuz kalan boşanma davasının dayanağıdır.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu — m. 164
Dairenin, ölen eşin bu terk sebebine dayalı bir dava açmadığını belirtirken aktardığı hükümdür.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu — m. 181/2
Dairenin, mirasçıların sürdürdüğü davada sağ kalan eşin kusurunu incelerken dayandığı hükümdür.
Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.
Kararın Tam Metni
Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/561 E., 2025/339 K.
DAVA TÜRÜ : Boşanma
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ödemiş Aile Mahkemesi
SAYISI : 2020/585 E., 2022/147 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Taraflar arasında görülen ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'un 166 ncı maddesine dayalı olarak açılan boşanma davasının yapılan yargılaması sonucunda İlk Derece Mahkemesince, yargılama aşamasında davacı erkeğin vefat ettiği, davacı eşin ölümü ile evliliğin kendiliğinden son bulduğu, boşanma yönünden davanın konusuz kaldığı, davacı mirasçılarının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'un 181/2 maddesi uyarınca kusur tespitine yönelik olarak davaya devam ettikleri, davalı kadının (sağ kalan eş) davacının kızı ... ile olan geçimsizliği nedeniyle yıllar önce müşterek konutu terk edip gittiği ve bir daha da dönmediği, evi terk edip gitmek suretiyle evlilik birliğinin kendisine yüklediği sorumlulukları yerine getirmediği, böylece boşanmaya sebebiyet veren olaylarda sağ kalan davalı kadının tam kusurlu olduğunun tespitine karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı kadın vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş, Bölge Adliye Mahkemesince davalı kadının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı kadın vekili tarafından temyiz edilmiştir.
4721 sayılı Kanun’un 164 üncü maddesinde “Eşlerden biri, evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek maksadıyla diğerini terk ettiği veya haklı bir sebep olmadan ortak konuta dönmediği takdirde ayrılık, en az altı ay sürmüş ve bu durum devam etmekte ve istem üzerine hâkim veya noter tarafından yapılan ihtar sonuçsuz kalmış ise; terk edilen eş, boşanma davası açabilir. Diğerini ortak konutu terk etmeye zorlayan veya haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmesini engelleyen eş de terk etmiş sayılır. Davaya hakkı olan eşin istemi üzerine hâkim veya noter, esası incelemeden yapacağı ihtarda terk eden eşe iki ay içinde ortak konuta dönmesi gerektiği ve dönmemesi hâlinde doğacak sonuçlar hakkında uyarıda bulunur. Bu ihtar gerektiğinde ilân yoluyla yapılır. Ancak, boşanma davası açmak için belirli sürenin dördüncü ayı bitmedikçe ihtar isteminde bulunulamaz ve ihtardan sonra iki ay geçmedikçe dava açılamaz.” hükmü mevcuttur.
İlk Derece Mahkemesince davacının kızı ... ile olan geçimsizliği nedeniyle yıllar önce müşterek konutu terk edip giden ve bir daha da dönmeyen, evi terk edip gitmek suretiyle evlilik birliğinin kendisine yüklediği sorumlulukları yerine getirmekten kaçınan kadına (sağ kalan eş) terk vakıası kusur olarak yüklenmiş ise de, davacı erkek (ölen eş) tarafından yukarıda belirtilen terk hukuksal sebebine dayalı açılmış bir boşanma davasının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, sağ kalan eşe terk vakıası kusur olarak yüklenemez. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 181 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca mirasçının takip ettiği dava hakkında kadına yüklenebilecek başka bir kusurun varlığı da dosya kapsamından ispatlanamamıştır. Gerçekleşen bu durum karşısında sağ kalan eşin kusursuz olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu kusurlu olduğunun tespitine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Benzer Kararlar
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi — Evi Terk ve Evlilik Birliğinin Sarsılması
İlgili Sayfalar
Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.
Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.
KARAR KÜNYESİ
Mahkeme
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5938
Karar No
2026/603
Karar Tarihi
20 Ocak 2026
Oy Durumu
Oy birliği
Resmî Kaynak
Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı
HUKUKİ DESTEK
Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu
Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.
Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara
ÇALIŞMA ALANLARI