top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar

 

AİLE HUKUKU  ·  KISMEN BOZMA / ONAMA

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Telefon Hattı ve Güven Sarsıcı Davranış

 

2025/620 E., 2025/7741 K. · 24 Eylül 2025

 

İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 29 Ekim 2026

 

Kararın Özeti

 

Başkası adına kayıtlı bir telefon hattından yapılan görüşmeler, hattı kullanan eşin güven sarsıcı davranışını kanıtlar mı? Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, hat başka birine kayıtlı olsa da sosyal ve ekonomik durum araştırmasına, kadının hattı kullanmadığını hiç ileri sürmemesine ve diğer delillere göre hattı kadının kullandığını kabul etti; başka bir kişiyle geç saatlere uzanan sık görüşme ve mesajlaşmalar nedeniyle güven sarsıcı davranışı sabit gördü. Bu davranışı taraflara yüklenen diğer kusurlarla birlikte tartarak tarafları eşit kusurlu saydı. Eşit kusurlu eşe tazminat verilemeyeceğinden kadın yararına hükmedilen maddi ve manevi tazminatları bozdu.

 

Hukuki İlke

 

Daire, telefon hattı başkası adına kayıtlı olsa da sosyal ve ekonomik durum araştırması, kadının hattı kullanmadığını ileri sürmemesi ve diğer deliller karşısında hattı kadının kullandığını kabul etti ve bu hattan başka bir kişiyle yapılan sık görüşme ve mesajlaşmaları kadına güven sarsıcı davranış olarak yükledi.

 

Sonuç

 

Daire oy birliğiyle, bölge adliye mahkemesi kararını kusur belirlemesi ile kadına hükmedilen maddi ve manevi tazminatlar yönünden erkek yararına bozdu; erkek vekilinin diğer temyiz itirazlarını reddederek bozma kapsamı dışındaki temyize konu bölümleri 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca onadı. Dosya bölge adliye mahkemesine gönderildi.

 

Kararın Dosyaya Etkisi

 

Daireye göre taraflar eşit kusurlu olduğundan kadın yararına tazminata hükmedilemez; kusur ve tazminat yönleri bu doğrultuda yeniden ele alınacak. Boşanma, velayet ve iştirak nafakası dâhil diğer temyize konu bölümler onandı.

 

İlgili Mevzuat

 

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu — m. 174
    Dairenin tazminat isteyen eşin kusursuz ya da daha az kusurlu olması gerektiğine ve eşit kusurda tazminata hükmedilemeyeceğine ilişkin dayanağı.

  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m. 370/1
    Dairenin bozma dışında kalan temyize konu bölümleri onamasının usul dayanağı.

Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.

 

Kararın Tam Metni

 

Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.

 

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

 

SAYISI : 2022/2824 E., 2024/2917 K.

 

İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 5. Aile Mahkemesi

 

SAYISI : 2021/162 E., 2022/509 K.

 

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı erkek vekili tarafından asıl davanın kabulü, kusur belirlemesi, velâyet, hükmedilen iştirak nafakası ile tazminatlar yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

 

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı-karşı davacı erkek vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

 

2.Taraflar arasında karşılıklı olarak acılan boşanma davalarında; İlk Derece Mahkemesince erkeğin ağır, kadının az kusurlu olduğu belirtilerek her iki tarafın boşanma davaları kabul edilmiş ve kadın yararına tazminatlara hükmedilmiştir. Tarafların istinaf kanun yoluna başvuruları üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince hükmedilen iştirak nafakası ile tazminatların miktarının artırılmasına karar verilmiştir. Karar, erkek vekili tarafından temyiz edilmiştir.

 

Davalı-karşı davacı erkek vekili dilekçelerinde, kadının sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğini, kadının kullandığı *** ... numaralı telefon hat ile kadının çalıştığı iş yerinde .. isimli kişinin kullandığı hat arasında görüşmelerin ve mesajlaşmaların olduğunu belirtmiştir. Kadın ise, sadakatsizlik iddiasının asılsız olduğunu, erkeğin kendi kusurunu bastırmak için bu iddiayı ortaya attığını belirtmiştir. Kadına ait olduğu belirtilen hattın getirtilen görüşme ve mesajlaşma kayıtlarında, .. isimli kişiye ait olan telefon numarası ile gece geç saatlere kadar sık olacak şekilde görüşme ve mesajlaşma kayıtları mevcuttur. Alınan ekonomik ve sosyal durum araştırma tutanağında kadının bu hattı kullandığı belirtilmektedir. Her ne kadar *** ... nolu telefon hat, erkeğin kız kardeşi adına kayıtlı ise de, kadının yargılama boyunca bu hattın kendisi tarafından kullanılmadığına ilişkin bir cevabı bulunmamakla birlikte dosyadaki tüm deliller değerlendirildiğinde, kadının bu hattı kullandığı anlaşılmaktadır. Bu halde, dosyadaki deliller göz önüne alındığında kadının güven sarsıcı davranışta bulunduğu sabittir. Boşanmaya sebebiyet veren olaylarda taraflara yüklenen ve sabit olan diğer kusurlu davranışlar ile birlikte bu durum değerlendirildiğinde, taraflar eşit kusurludur. Bu itibarla, erkeğin ağır, kadının az kusurlu olduğuna hükmedilmesi doğru bulunmamış ve kararın bozulmasını gerektirmiştir.

 

3.Yukarıda ikinci paragrafta açıklandığı üzere, tarafların boşanmaya sebebiyet veren olaylarda eşit derecede kusurlu oldukları anlaşılmaktadır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 174 üncü maddesine göre, boşanma sonucu maddî ve manevî tazminata hükmedilebilmesi için tazminat yükümlüsünün kusurlu, tazminat talep eden eşin ise kusursuz veya diğerine göre az kusurlu olması gerekir. Eşit kusurlu eş yararına tazminata hükmedilemez. Mahkemece erkeğin kadına nazaran ağır kusurlu olduğunun kabulü ve bu hatalı kusur belirlemesine göre kadın yararına maddî ve manevî tazminata hükmedilmesi isabetsiz olmuş ve bozmayı gerektirmiştir.

 

KARAR

 

Açıklanan sebeplerle;

 

1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, kusur belirlemesi, kadın yararına hükmedilen maddi ve manevi tazminat yönlerinden erkek yararına BOZULMASINA,

 

2.Davalı-davacı erkek vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

 

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,

 

Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

 

24.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

 

 

Benzer Kararlar

 

Temyiz Edilmeyen Boşanma ve Eşin Ölümü

Tüm Aile Hukuku Kararları ›

 

İlgili Sayfalar

 

İçtihatlar

Boşanma ve Aile Hukuku

 

Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

 

Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.

 

KARAR KÜNYESİ

 

Mahkeme

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

 

Esas No

2025/620

 

Karar No

2025/7741

 

Karar Tarihi

24 Eylül 2025

 

Oy Durumu

Oy birliği

 

Resmî Kaynak

Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı

 

HUKUKİ DESTEK

Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu

 

Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.

Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara

 

0552 725 25 18

WhatsApp ile Yazın

İletişim ve Yol Tarifi

 

ÇALIŞMA ALANLARI

Boşanma ve Aile Hukuku

Tüm Çalışma Alanları ›

bottom of page