AİLE HUKUKU · KISMEN BOZMA / ONAMA
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Velayette Kardeşler ve Çocuğun Dinlenmesi
2025/6482 E., 2026/860 K. · 2 Şubat 2026
İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 20 Ekim 2026
Kararın Özeti
Baba çocuklardan birinin velayetini istediğinde mahkeme, çocuğu dinlemeden ve sosyal inceleme raporu almadan karar verebilir mi? Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, bu dosyada idrak çağındaki çocuğa tercihi sorulmadan, olası sonuçları anlatılmadan ve sosyal inceleme raporu alınmadan karar verilmesini eksik inceleme saydı; haklı sebep yoksa kardeşlerin ayrılmaması ilkesinin de gözetilmesini istedi. İlk derece mahkemesi, çocukların anne bakımına ihtiyacını ve mevcut düzenin korunmasını gözeterek velayeti anneye vermişti. Bölge adliye mahkemesi kararı, bu çocuğun velayeti ile başka bir çocuk yararına az bulunan iştirak nafakası yönünden oy birliğiyle bozuldu; öteki temyize konu bölümler onandı.
Hukuki İlke
Daire, kamu düzenine ilişkin velayet düzenlemesinde idrak çağındaki çocuğun tercihinin sorulmasını, olası sonuçları hakkında bilgilendirilmesini ve sosyal inceleme raporu alınmasını gerekli gördü; babanın çocuklardan birinin velayetini istediği bu dosyada haklı sebep bulunmadıkça kardeşlerin birbirinden ayrılmaması ilkesinin de gözetilmesi gerektiğini kabul etti.
Sonuç
Bölge adliye mahkemesi kararı, çocuklardan birinin velayeti ile başka bir çocuk yararına hükmedilen iştirak nafakası yönünden oy birliğiyle bozuldu ve bozma nedeniyle velayeti yeniden belirlenecek çocuğa ilişkin iştirak nafakası itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verildi; tarafların diğer temyiz itirazları reddedilerek bozma dışındaki temyize konu bölümler onandı, peşin harcın istenmesi hâlinde yatıranlara geri verilmesine hükmedildi ve dosya bölge adliye mahkemesine gönderildi.
Kararın Dosyaya Etkisi
Bölge adliye mahkemesi, çocuğun tercihini sorup sosyal inceleme raporu alarak ve kardeşlerin ayrılmaması ilkesini gözeterek babanın velayet talebi hakkında yeniden karar verecek; Daire, iştirak nafakası isteminin yargılama sırasında artırılmasının ıslah gerektirmediğini de belirterek bir çocuk için daha uygun nafaka belirlenmesini istedi. Boşanma, kusur ve tazminatlar dâhil bozma dışındaki temyize konu bölümler onandı.
İlgili Mevzuat
Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme — m. 3/1
Dairenin genel ilkeleri: çocukları ilgilendiren bütün işlemlerde çocuğun yararının temel düşünce olduğunu belirtmek için anıldı.Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi — m. 3, 6
Dairenin dayanağı: idrak çağındaki çocuğun kendisini ilgilendiren konularda görüşünün alınması ve bu görüşe gereken önemin verilmesi için anıldı.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu — m. 4
Dairenin dayanağı: bir çocuk yararına hükmedilen iştirak nafakasının daha uygun miktarda belirlenmesinde hakkaniyet ilkesi olarak anıldı.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m. 370/1
Hükmün usul dayanağı: bozma dışında kalan temyize konu bölümlerin onanması.
Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.
Kararın Tam Metni
Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1652 E., 2025/1483 K.
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın vekili tarafından ortak çocuklar lehine takdir edilen tedbir ve iştirak nafakası miktarı yönünden; davalı erkek vekili tarafından ise davanın kabulü, kusur belirlemesi, kadın lehine maddî ve manevî tazminata hükmedilmesi ile miktarları, velâyet, aleyhine takdir edilen nafakalar, reddedilen tazminat talepleri yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki paragraf kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.İlk Derece Mahkemesince "Müşterek çocukların hali hazırda anneleri yanında kaldığı anlaşılmış olup, çocukların yaşları itibariyle anne bakım ve şefkatine muhtaç yaşta bulunmaları ve mevcut düzenlerinin bozulmaması için velâyetleri anneye verilmiş, baba ile şahsi ilişki düzenlenmiştir." gerekçesiyle çocukların velâyetleri anneye tevdii edilmiş, baba ile kişisel ilişki tesis edilmiştir. Kuşkusuz velâyet düzenlemesi yapılırken göz önünde tutulması gereken temel ilke “çocuğun üstün yararı"dır. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre, kamusal ya da özel sosyal yardım kuruluşları, mahkemeler, idari makamlar veya yasama organları tarafından yapılan ve çocukları ilgilendiren bütün faaliyetlerde, çocuğun yararı temel düşüncedir. Çocuğun üstün yararını belirlerken onun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlâki ve toplumsal gelişiminin sağlanması amacının gözetilmesi gereklidir. Anne ve babanın yararları, boşanmadaki kusurları, ahlâki değer yargıları, sosyal konumları gibi durumları çocuğun üstün yararını etkilemediği ölçüde göz önünde tutulur. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin 2 nci ve Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesinin 3 üncü ve 6 ncı maddeleri idrak çağındaki çocukların kendilerini ilgilendiren konularda görüşlerinin alınması ve görüşlerine gereken önemin verilmesini öngörmektedir. Çocukların üstün yararı gerektirdiği takdirde görüşlerinin aksine de karar verilmesi mümkündür. Velâyet düzenlemesi kamu düzenine ilişkin olup, re'sen araştırma ilkesi geçerlidir. Ortak çocuklardan... 2008 doğumlu olup idrak çağındadır. Bu itibarla Mahkemece ortak çocuk...'a görüşlerini ifade etmeleri olanağı tanınmamış, velayet düzenlemesine esas olmak üzere herhangi bir uzman incelemesi de yaptırılmamıştır. Öyleyse, Mahkemece; ortak çocuğa velâyet ile ilgili tercihi sorulmalı, olası sonuçlarından bilgilendirilmeli ve velâyete esas teşkil etmek üzere Sosyal İnceleme Raporu alınmalı bu şekilde tüm deliller birlikte değerlendirilerek, ebeveynlerden hangisinin yanında bulunmanın çocuğun yararına olduğu saptanmalı ve özellikle davalı erkeğin ortak çocuklardan...'ın velâyetini talep ettiği dikkate alınarak düzenleme yapılırken haklı sebep bulunmadıkça kardeşlerin birbirinden ayrılmamaları ilkesi de gözetilerek hasıl olacak sonuca göre davalı erkeğin velâyet talebi hakkında hüküm tesis edilmesi gerekirken; eksik inceleme ve araştırmayla ortak çocuk...'ın velâyeti yönünden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
3.Davacı kadın tarafından İlk Derece Mahkemesinde görülen yargılama sırasında 24.08.2023 tarihli son celsede çocuklar yönünden iştirak nafakası talebinin artırıldığı anlaşılmaktadır. Çocuklara yönelik iştirak nafakasına Mahkemece re'sen hükmedilebileceği, yine yargılama aşamasında da her zaman istenebileceği; sonradan istenmesi veya isteğin artırılmasının iddianın genişletilmesi niteliğinde bulunmadığı gibi artırım veya istek için ıslah talebinde bulunulmasına da gerek olmadığı dikkate alındığında tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre ortak çocuk ... yararına hükmedilen iştirak nafakası azdır. Mahkemece, 4721 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı görülmüş ve bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeple;
1.Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortak çocuk...'ın velâyeti ile ortak çocuk ...'a ilişkin iştirak nafakası yönlerinden BOZULMASINA, bozma nedenine göre ortak çocuk...'a ilişkin iştirak nafakasına yönelik tarafların temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
2.Taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Temyiz peşin harcının istek halinde yatıranlara geri verilmesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Benzer Kararlar
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi — Kişisel İlişkinin Sınırlandırılması Ölçütü
İlgili Sayfalar
Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.
Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.
KARAR KÜNYESİ
Mahkeme
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6482
Karar No
2026/860
Karar Tarihi
2 Şubat 2026
Oy Durumu
Oy birliği
Resmî Kaynak
Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı
HUKUKİ DESTEK
Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu
Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.
Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara
ÇALIŞMA ALANLARI