AİLE HUKUKU · BOZMA
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Kişisel İlişkinin Sınırlandırılması Ölçütü
2025/8847 E., 2026/800 K. · 22 Ocak 2026
İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 20 Ekim 2026
Kararın Özeti
Kaldırma sebepleri ispatlanamadığı hâlde babayla yatılı kişisel ilişki yatısız düzene çevrilerek sınırlandırılabilir mi? Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, bu dosyada sınırlandırmayı haklı kılan sebep bulunmadığı ve babayla ilişkinin sürmesinin çocuğun üstün yararına uygun olduğu sonucuna vardı. Annenin açtığı davada ilk derece mahkemesi kaldırma istemini reddetmiş, ancak yatısız görüşme düzeni kurmuş; bölge adliye mahkemesi babanın istinafını esastan reddetmişti. Daire, sosyal inceleme raporunda kısıtlamayı gerektiren durum görülmemesini, velayeti babada olan kardeşle düzenli görüşmenin önemini ve çocuğun isteğinin üstün yararına aykırıysa belirleyici olmadığını gözetti. Bölge adliye kararı kaldırıldı, ilk derece kararı oy birliğiyle bozuldu.
Hukuki İlke
Daire, Türk Medeni Kanununun 324. maddesinde sayılan kaldırma sebeplerinin bu dosyada ispatlanamadığını, raporun babayla sağlıklı ilişkiyi çocuğun gelişimi için, velayeti babada olan kardeşle düzenli görüşmeyi de kardeşlik bağının korunması için gerekli gördüğünü ve çocuğun taraflar arasındaki uyuşmazlıktan etkilenmiş olabileceğini birlikte gözeterek kişisel ilişkinin sınırlandırılmasını çocuğun üstün yararına uygun bulmadı.
Sonuç
Bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunu esastan reddeden kararı ortadan kaldırıldı ve ilk derece mahkemesi kararı oy birliğiyle bozuldu; peşin alınan harcın istenmesi hâlinde yatırana geri verilmesine karar verildi, dosya ilk derece mahkemesine, kararın bir örneği bölge adliye mahkemesine gönderildi.
Kararın Dosyaya Etkisi
İlk derece mahkemesi kararı bozuldu; mahkeme, kişisel ilişkinin yatısız düzene çevrilerek sınırlandırılmasını yerinde bulmayan Daire değerlendirmesini gözeterek yeniden karar verecek.
İlgili Mevzuat
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu — m. 324, 339/1, 343/1, 346/1
Dairenin dayanağı: 324. madde kişisel ilişki hakkının hangi hâllerde alınabileceğini veya kaldırılabileceğini göstermek için, 339., 343. ve 346. maddelerin birinci fıkraları ise çocuğun üstün yararı ilkesinin dayanakları arasında anıldı.Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme — m. 3, 12
Dairenin genel ilkeleri: 3. madde çocuğun üstün yararı ilkesinin, 12. madde yeterli idrake sahip çocuğa kendisini ilgilendiren davada görüşünü ifade etme olanağı tanınmasının dayanağı olarak anıldı.Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi — m. 1, 3, 6
Dairenin genel ilkeleri: çocuğun üstün yararı ile çocuğun kendisini ilgilendiren davalarda görüşünü ifade edebilmesinin dayanakları arasında anıldı.Çocuk Koruma Kanunu — m. 4/b
Dairenin genel ilkeleri: çocuğun üstün yararı ilkesinin dayanakları arasında anıldı.
Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.
Kararın Tam Metni
Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1235 E., 2025/1386 K.
DAVA TÜRÜ : Kişisel İlişkinin Kaldırılması
İLK DERECE MAHKEMESİ : Amasya Aile Mahkemesi
SAYISI : 2024/80 E., 2025/389 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı baba vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı anne, kurulan kişisel ilişki süresi içinde babanın çocuğa eziyet ettiğine dair emareler gördüğünü, rapor aldığını ve soruşturma başladığını, çocuğun baba ile görüşmek istemediği iddiası ile ortak çocuk ile baba arasındaki kişisel ilişkinin kaldırılması olmadığı takdirde kişisel ilişkinin sınırlandırılması talepli dava açmış, davalı baba haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince davacının kişisel ilişkinin kaldırılması talebi reddedilmiş ancak yeniden kişisel ilişki düzenlenmesi talebi kabul edilmiş ve yatısız kişisel ilişki düzenlenmiştir. Bu karara karşı davalı baba istinaf yoluna başvurmuş, istinaf incelemesi yapan Bölge Adliye Mahkemesi davalı babanın istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Karar davalı baba vekilince temyiz edilmiştir.
Velâyet düzenlemesi yapılırken; göz önünde tutulması gereken temel ilke, çocuğun "Üstün yararı" (Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme m, 3; Çocuk Haklarının Kullanılmasına ilişkin Avrupa Sözleşmesi m, 1; TMK m. 339/1. 343/1. 346/1; Çocuk Koruma Kanunu m. 4/b) dır. Çocuğun üstün yararını belirlerken; onun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ve toplumsal gelişiminin sağlanması amacının gözetilmesi gereklidir. Ana ve babanın yararları; boşanmadaki kusurları, ahlaki değer yargıları, sosyal konumlan gibi durumları, çocuğun üstün yararını etkilemediği ölçüde gözönünde tutulur. Velâyet düzenlemesinde; çocukla ana ve baba yararının çatışması halinde, çocuğun yararına üstünlük tanınması gereklidir.
Velâyet kamu düzenine ilişkin olup, re’sen araştırma ilkesi geçerlidir. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin 12. maddesi ile Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesinin 3. ve 6. maddeleri, iç hukuk tarafından yeterli idrake sahip olduğu kabul edilen çocuklara, kendilerini ilgilendiren davalarda görüşlerini ifade etmeye olanak tanınmasını ve görüşlerine gereken önemin verilmesi gerektiğini öngörmektedir. Çocukların üstün yararı gerektirdiği takdirde görüşlerinin aksine karar verilmesi mümkündür. Velâyet hususu, çocukları ilgilendiren konuların en başında gelir.
Anne ve babasından veya bunlardan birinden ayrılan çocuğun ana veya babasıyla düzenli kişisel ilişki kurması ve sürdürmesi, çocuk için bir hak olduğu gibi ana veya baba için de bir haktır. Kişisel ilişkinin düzenlenmesinde çocuğun bedeni ve fikri gelişimi yanında analık veya babalık duygularının tatmini de önemlidir.
Ortak çocuk 09.01.2017 doğumlu ...'ün velâyeti davacı anneye bırakılmış, baba ile aralarında da boşanma ilamında gösterilen şekilde kişisel ilişki kurulmuştur. 4721 sayıılı Türk Medeni Kanunu'nun 324 üncü maddesinde belirtildiği üzere, kendisine kişisel ilişki hakkı tanınan ebeveynin, bu hakkı amacına aykırı kullanması, yasal yükümlülüklerine aykırı davranması veya çocuk ile ciddi biçimde ilgilenmemesi ya da diğer önemli sebepler varsa yahut da kişisel ilişki sebebiyle çocuğun huzuru tehlikeye giriyorsa, bu hak kendilerinden alınabilir veya kaldırılabilir. Somut olayda dosya kapsamından ortak çocuk ile baba arasındaki mevcut kişisel ilişkinin kaldırılmasını gerektirir sebeplerin varlığı ispatlanamadığı gibi davalı baba ile çocuk arasında kişisel ilişki kurulmamasının onların arasındaki bağların zayıflamasına veya tamamen ortadan kalkmasına sebep olabileceği, alınan sosyal inceleme raporunda çocuk ile ile babanın sağlıklı kişisel ilişki kurmasının çocuğun psikososyal ve kişilik gelişimi için gerekli olduğu, çocuğun abisinin velayetinin davalı babada olduğu, çocuğun abisi ile de düzenli görüşmesinin kardeşlik bağlarının kopmaması ve güçlü tutulması için gerekli olduğu, baba ile çocuk arasında daha önce mahkemece kurulan yatılı kişisel ilişkiyi kısıtlayacak ciddi bir risk faktörü gözlemlenmediğinin belirtildiği, çocuklarla ilgili verilecek kararlarda tercihlerinin bizatihi onların üstün yararına aykırı olması durumunda tercihlerinin aksine de karar verilebileceği, yine davalı baba hakkında annenin suçlaması nedeniyle takipsizlik kararı verildiği de dikkate alındığında, yaşanan uyuşmazlıktan çocuğun etkilenmiş olabileceği, dolayısıyla çocuk ile baba arasındaki kişisel ilişkinin mevcudiyetinin onun üstün yararına uygun olacağı da anlaşılmakla yazılı gerekçe ile kişisel ilişkinin sınırlandırılmasına karar verilmesi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde yatırana iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Benzer Kararlar
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi — Ebeveyne Yabancılaşma ve Kişisel İlişki
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi — Velayette Kardeşler ve Çocuğun Dinlenmesi
İlgili Sayfalar
Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.
Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.
KARAR KÜNYESİ
Mahkeme
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/8847
Karar No
2026/800
Karar Tarihi
22 Ocak 2026
Oy Durumu
Oy birliği
Resmî Kaynak
Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı
HUKUKİ DESTEK
Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu
Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.
Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara
ÇALIŞMA ALANLARI