AİLE HUKUKU · KISMEN BOZMA / ONAMA
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2025/6968 E., 2026/1509 K. — Birikim Yatırma ve Borçlanmanın Boşanmada Kusura Etkisi
2025/6968 E., 2026/1509 K. · 11 Şubat 2026
İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 28 Ekim 2026
Kararın Özeti
Kadının bir şirkete birikimlerini yatırıp borçlanması, boşanma davasında kendisine kusur olarak yüklenmişti. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi bu değerlendirmeyi dosya kapsamında doğru bulmadı. Ayrıca ortak çocukların anlatımıyla ispatlanan aileyle ilgilenmeme davranışının erkeğin kusurları arasından çıkarılmasını hatalı gördü. Erkeğin ağır, kadının daha az kusurlu olduğu belirtilerek kusur ve reddedilen tazminatlar yönünden karar bozuldu. Diğer temyiz konuları onandı; karar her türlü borçlanmanın kusur değerlendirmesi dışında kaldığı anlamına gelmiyor.
Hukuki İlke
Somut olayda birikimleri bir şirkete yatırıp borçlanmak kadına kusur yüklemek için yeterli görülmedi; ispatlanan aile ilgisizliği de erkeğin kusur değerlendirmesinde korunmalıdır.
Sonuç
Kusur belirlemesi ve kadının reddedilen tazminat talepleri yönünden bozma; bozma kapsamı dışındaki temyiz edilen bölümler yönünden onama kararı verildi. Dosya Bölge Adliye Mahkemesine gönderildi.
İlgili Mevzuat
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu — m. 174/1, 174/2, 4
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu — m. 50, 51
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m. 370/1
Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.
Kararın Tam Metni
Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/727 E., 2025/1444 K.
Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasının yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı- karşı davacı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, reddedilen tazminat talepleri ve lehine hükmedilen nafakaların miktarı yönünden temyiz edilmekle, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usulî eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı -karşı davacı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedenine dayalı olarak taraflarca karşılıklı olarak açılan boşanma davalarının İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkeğin tam kusurlu olduğu kabul edilere erkeğin davasının reddine, kadının davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına ve boşanmanın fer'ilerine karar verilmiş, kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine istinaf incelemesi yapan Bölge Adliye Mahkemesince evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında tarafların eşit kusurlu oldukları belirtilerek erkeğin davasının da kabulü ile tarafların boşanmalarına, erkeğin ve kadının tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine, kadının tüm, erkeğin sair istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm kadın vekili tarafından yukarıda sınırlandırıldığı şekilde temyiz edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tarafların eşit kusurlu oldukları kabul edilmiş ise de Mahkemece kadına kusur olarak yüklenen "Eminevim isimli şirkete başvurduğu ve birikimlerini yatırıp ayrıca borçlandığı" maddi vakıasının kusur olarak yüklenmesi doğru olmadığı gibi öte yandan tanık olarak dinlenen ortak çocukların beyanı ile ispatlanmasına rağmen "evi, eşi ve çocukları ile ilgilenmediği" vakıasının erkeğin kusurları arasından çıkarılması da doğru olmamıştır. Bu durumda kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışlara göre boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkek ağır, kadın ise az kusurludur. Hal böyle iken yanılgılı değerlendirme sonucu tarafların eşit kusurlu olduğunun kabulü doğru olmamış, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
3.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 174 üncü maddesinin birinci fıkrasında mevcut ve beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz yada daha az kusurlu olan tarafın, kusurlu taraftan uygun bir tazminat isteyebileceği, aynı maddenin ikinci fıkrasında boşanmaya sebebiyet vermiş olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevî tazminat isteyebileceği öngörülmüştür. Yukarıdaki paragrafta açıklandığı üzere, evlilik birliğinin sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davalı -karşı davacı kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, erkeğin kusurlu eylemlerinin kadının kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği ve boşanma sonucu bu eşin, en azından diğerinin maddî desteğini yitirdiği anlaşılmıştır. O halde, Mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddelerinde düzenlenen "hakkaniyet kuralları" da dikkate alınarak davalı -karşı davacı kadın yararına uygun miktarda maddî ve manevî tazminata hükmedilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur belirlemesi ve reddedilen tazminat talepleri yönünden kadın yararına BOZULMASINA,
2.Davalı -karşı davacı kadın vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde yatırana iadesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Benzer Kararlar
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi — Evin Giderlerine Katkının İspatı
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi — Tanık Anlatımının Somutluğu ve Kusur
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi — Manevi Tazminatta Kişilik Hakkı Koşulu
İlgili Sayfalar
Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.
Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.
KARAR KÜNYESİ
Mahkeme
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6968
Karar No
2026/1509
Karar Tarihi
11 Şubat 2026
Oy Durumu
Oy birliği
Resmî Kaynak
Adalet Bakanlığı İçtihat Arama
HUKUKİ DESTEK
Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu
Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.
Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara
ÇALIŞMA ALANLARI