AİLE HUKUKU · ONAMA · BOZMA
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi: Ziynette İspat ve Banka Kasası
2025/9025 E., 2026/7001 K. · 23 Haziran 2026
İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 21 Ekim 2026
Kararın Özeti
Ziynet davasında takıların varlığı, eşe teslimi ve banka kasası iddiasının araştırılması birbirinden ayrıldı. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, görüntüler ve tanıklarla varlığı belirlenen takılar bakımından yalnız kadının üzerine takılanlarla sınırlı değerlendirmeyi dosyadaki savunmalar karşısında yetersiz buldu. Altınların erkeğin banka kasasına konulduğu iddiasının da araştırılması istendi. Ziynet yönünden karar bozulurken aynı dosyadaki katılma alacağı hükmü onandı. Karar, tüm düğün takılarının mülkiyeti için koşulsuz genel bir kural olarak sunulmuyor.
Hukuki İlke
Ziynet alacağında tarafların somut iddia ve savunmaları, varlığı ispatlanan takılar ve teslimin akıbetine ilişkin deliller birlikte değerlendirilmelidir.
Sonuç
Katılma alacağı yönünden karar onandı; ziynet davası yönünden eksik inceleme nedeniyle bozuldu. Bozma kapsamı dışındaki ziynet itirazları şimdilik incelenmedi.
İlgili Mevzuat
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu — m. 6
İspat yükü.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m. 190, 370/1
İspat yükü ve katılma alacağı yönünden onama.
Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.
Kararın Tam Metni
Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 42. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/891 E., 2025/744 K.
DAVA TÜRÜ : Katılma Alacağı ve Ziynet Eşyasının Aynen, Mümkün Olmaması Halinde Bedelinin İadesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 12. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2013/64 E., 2023/647 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen davacı kadın vekili tarafından sadece ziynet davası yönünden, davalı erkek vekili tarafından hem ziynet hem katılma alacağı davası yönünden temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davacı kadın vekili tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 23.06.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde duruşmalı temyiz eden davacı ... vekili Av. ... ile karşı taraf davalı ... geldiler. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1. Katılma alacağı davası yönünden davalı erkek vekilinin temyiz itirazlarının incelemesinde;
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2. Ziynet davası yönünden taraf vekillerinin temyiz itirazlarının incelemesinde;
Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür (TMK md. 6). İleri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimsenin, iddia ettiği olayı kanıtlaması gerekir (HMK md.190). İspat yükü, hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer.
Somut olayda; Bölge Adliye Mahkemesince davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme yeterli değildir. Şöyle ki, davacı kadının dava ve cevaba cevap dilekçesinde, 22 adet bilezik ve 96 adet büyüklü küçüklü altın takıldığını, erkeğin düğünden hemen sonra altınları alıp bankada kasada tuttuğunu, daha sonra buradan alıp bozdurduğunu ileri sürdüğü; davalı erkeğin de altın miktarının doğru olmadığını ve kadının altınları bozdurarak kendi hesabına yatırdığını savunduğu, davalı erkeğin düğün takılarının erkeğin kişisel malı olduğuna yönelik bir savunmasının ise olmadığı anlaşılmaktadır.
O halde, öncelikle ziynet eşyalarının varlığının ve ziynet eşyalarının iade edilmek üzere davalı kocaya verildiğinin ispatı davacı kadına ait olup toplanan deliller ile tanık beyanları ve düğün görüntülerine göre ziynet eşyalarının varlığı sabittir.
Diğer yandan, takılan çeyrek altınların bozdurularak tarafların balayı masraflarının karşılandığı tarafların kabulünde olup çeyrek altınların davalı erkek tarafından kadına iade edilmemek üzere alındığı da davalı erkek tarafından iddia ve ispat edilmemiştir. Ayrıca, davalı erkeğin düğün takılarının erkeğin kişisel malı olduğuna yönelik bir savunmasının olmamasına rağmen sadece kadının üzerine takılı altınlar yönünden Bölge Adliye Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmesi hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
Son olarak, Bölge Adliye Mahkemesince, davacının talep ettiği, bilirkişi raporunda tespit edilen ve varlığı ispatlanan 18 adet bilezik yönünden yapılan araştırma ve inceleme de yeterli değildir. Şöyle ki, davacı kadının davalı erkeğin düğünden hemen sonra altınları alıp bankada kasada tuttuğunu, daha sonra buradan alıp bozdurduğunu ileri sürdüğü halde, davalı erkek adına banka kasası bulunup bulunmadığı yönünden bir araştırma ve inceleme yapılmadan karar verilmesi de hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A. Katılma Alacağı Davası Yönünden
Davalı erkek vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının birleşen dava yönünden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
B. Ziynet Davası Yönünden
Davacı kadın vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda (2) nolu bentte açıklanan sebeple BOZULMASINA, taraf vekillerinin bozma kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
40.000,00 TL vekâlet ücretinin davalı ... alınarak kendisini duruşmada vekil ile temsil ettiren ...'a verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden...'a yükletilmesine, yatırılan harcın mahsubuna,
Temyiz peşin harcının istek halinde yatıran ...'e geri verilmesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Benzer Kararlar
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi: Çeyiz Senedi ve Geri Verilen Altın
İlgili Sayfalar
Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.
Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.
KARAR KÜNYESİ
Mahkeme
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/9025
Karar No
2026/7001
Karar Tarihi
23 Haziran 2026
Resmî Kaynak
Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı
HUKUKİ DESTEK
Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu
Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.
Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara
ÇALIŞMA ALANLARI