AİLE HUKUKU · KISMEN BOZMA / ONAMA
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2025/9932 E., 2026/5566 K. — Eşe Hakaret ve Aşağılamada Manevi Tazminat
2025/9932 E., 2026/5566 K. · 13 Mayıs 2026
İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 28 Ekim 2026
Kararın Özeti
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, eşini başkaları önünde aşağılayan ve hakaret eden kadının kusurunun eksik değerlendirilmesini hatalı buldu. Tanıklarla belirlenen maaş kıyaslamaları ve borçlanma davranışlarını da değerlendirerek kadını tam kusurlu kabul etti. Kusursuz erkeğin manevi tazminat talebinin reddi ile kusur belirlemesini bozdu; diğer temyize konu bölümleri onadı. Ayrıca dava terk sebebiyle açılmadığından, evi terk etmenin bu dosyada kusur olarak yüklenmesini doğru bulmadı. Tazminatın miktarını doğrudan belirlemeyerek yeniden değerlendirme yapılmasını istedi.
Hukuki İlke
Eşin kişilik haklarını zedeleyen, tanıklarla belirlenmiş aşağılama ve hakaret davranışları kusur ve manevi tazminat incelemesinde dikkate alınmalıdır.
Sonuç
Kusur belirlemesi ve erkeğin reddedilen manevi tazminat istemi yönünden bölge adliye mahkemesi kararı kaldırıldı, ilk derece kararı bozuldu; diğer temyize konu bölümler onandı. Dosya ilk derece mahkemesine, kararın bir örneği bölge adliye mahkemesine gönderildi.
İlgili Mevzuat
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu — m. 174
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m. 370/1
Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.
Kararın Tam Metni
Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.
MAHKEMESİ: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1451 E., 2025/1703 K.
DAVA TÜRÜ: Karşılıklı Boşanma
İLK DERECE MAHKEMESİ: Zonguldak 1. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2022/315 E., 2024/132 K.
Taraflar arasındaki karşılıklı olarak açılan boşanma davalarının yargılaması sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen ve yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın vekili tarafından her iki dava ve davalı-davacı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, reddedilen manevî tazminat, maddî tazminat miktarı ve nafakaların miktarı yönlerinden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre tarafların aşağıdaki paragraf kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Somut uyuşmazlıkta, her iki tarafın davası da evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebebine dayanmaktadır. Erkeğin davası "terk" hukuki sebebi ile açılmadığından kadın eşe "haklı bir sebep olmadan evi terk ettiği" kusurunun yüklenmesi doğru bulunmamıştır. Öte yandan, tanık beyanlarına göre kadının eşine üçüncü kişiler yanında "işte benim sümsük geldi, kokuyorsun, çık yıkan, sana yıkanmayı ben mi öğreteceğim...adam olacaksan eniştem M.'yi örnek al bak karısının bir dediğini iki ediyor mu benim senin kardeşinden ne eksiğim varki bana pazar malı alıyorsun" şeklinde sözler söylediği ve borçlanıp hakkında icra takipleri yapılmasına sebebiyet verdiği anlaşılmış olup bu kusurlu davranışların da kadına yüklenmemesi doğru olmamıştır. Buna göre, taraflar arasındaki boşanmaya sebebiyet veren ve gerçekleşen olaylarda eşinin maaşını başkaları ile kıyaslayıp memnun olmayan, eşini aşağılayıp ona hakaret eden ve borçlanarak icra takipleri yapılmasına sebebiyet veren kadın tam kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında, kadının boşanmaya sebebiyet veren "aşağılama ve hakaret" kusurları sebebiyle kişilik hakları zarar gören, mevcut ve beklenen menfaatleri zedelenen kusursuz erkek eş yararına 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 174 üncü maddesi gereğince uygun miktarda manevî tazminata hükmedilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ve hatalı kusur belirlemesi sonucu erkeğin manevî tazminat talebinin reddi yerinde görülmemiş ve kararın bozulmasını gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur belirlemesi ve erkeğin reddedilen manevî tazminat talebi yönlerinden ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının kusur belirlemesi ve erkeğin reddedilen manevî tazminat talebi yönlerinden BOZULMASINA,
3.Tarafların sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde yatıranlara iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.05.2026 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Benzer Kararlar
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi — Erkeğin Tazminat Talebinde Kusur ve Kişilik Hakkı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu — Boşanma Kusuru ve Kişilik Hakkına Saldırı Ayrımı
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi — Manevi Tazminatta Kişilik Hakkına Saldırı
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi — Evi Terk ve Evlilik Birliğinin Sarsılması
İlgili Sayfalar
Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.
Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.
KARAR KÜNYESİ
Mahkeme
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/9932
Karar No
2026/5566
Karar Tarihi
13 Mayıs 2026
Oy Durumu
Oy birliği
Resmî Kaynak
Adalet Bakanlığı İçtihat Arama
HUKUKİ DESTEK
Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu
Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.
Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara
ÇALIŞMA ALANLARI