top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar

 

AİLE HUKUKU  ·  KISMEN BOZMA / ONAMA

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Ziynette İspat Yükü ve Kadının Kabulü

 

2026/790 E., 2026/3460 K. · 1 Nisan 2026

 

İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 20 Ekim 2026

 

Kararın Özeti

 

Düğünde takılan ziynetlerin erkek tarafından alınıp harcandığı ileri sürülürse ziynet davasında ispat yükü kimdedir? Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, ziynetlerin erkeğin himayesine geçtiğini kadının, harcamayı kabul eden erkeğin ise bunların geri verilmemek üzere verildiğini ispatlaması gerektiğini belirtti. Daireye göre erkek bu ispatı bir kısım bilezik dışında yapamamıştı; o bilezikler ise kadının kendi dilekçesindeki kabulü ve tanık anlatımına göre kadın adına açılan işyeri için kullanılmıştı. İlk derece mahkemesinin tümden kabul kararı istinafta korunmuştu; Daire, ziynet davası yönünden bölge adliye mahkemesi kararını kaldırıp ilk derece kararını oy birliğiyle bozdu.

 

Hukuki İlke

 

Daire, bu dosyada ziynetlerin olağan olarak kadının himayesinde bulunduğunu, bunların erkeğe geçtiğini ileri süren kadının bunu, ziynetleri harcadığını kabul eden erkeğin ise bunların geri verilmemek üzere verildiğini ispatlaması gerektiğini kabul etti; kadının kendi kabulüyle işyeri için kullanıldığı anlaşılan bilezikler yönünden istemin reddi gerektiğini değerlendirdi.

 

Sonuç

 

Bölge adliye mahkemesi kararı ziynet alacağı davası yönünden ortadan kaldırıldı ve ilk derece mahkemesi kararı bu dava yönünden bozuldu; tarafların boşanma davalarına yönelik temyiz itirazları reddedilerek bölge adliye mahkemesi kararının bu davalara ilişkin temyiz edilen bölümleri onandı; temyiz peşin harcının istenmesi hâlinde yatıranlara geri verilmesine karar verildi, dosya ilk derece mahkemesine, kararın bir örneği bölge adliye mahkemesine gönderildi; karar oy birliğiyle verildi.

 

Kararın Dosyaya Etkisi

 

İlk derece mahkemesi ziynet davasında yeniden karar verecek; Daireye göre kadının kendi kabulüyle işyeri için kullanıldığı anlaşılan bilezikler yönünden istem reddedilmeli, öteki ziynetler yönünden ise erkek bunları geri verilmemek üzere aldığını ispatlayamamıştır. Boşanma davalarına ilişkin temyiz edilen bölümler onandı.

 

İlgili Mevzuat

 

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu — m. 6
    Dairenin dayanağı: taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguları ispatlamakla yükümlü olması.

  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m. 190, 370/1
    Dairenin dayanağı: ispat yükünün kural olarak lehine hak çıkaran tarafa ait olması ve olağan durumun aksini ileri sürenin bunu ispatlaması (190. madde); boşanma davalarına ilişkin temyiz edilen bölümlerin onanması (370. maddenin birinci fıkrası).

Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.

 

Kararın Tam Metni

 

Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.

 

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

 

SAYISI : 2025/1258 E., 2025/2116 K.

 

DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma ve Ziynet Alacağı

 

Taraflar arasındaki karşılıklı olarak açılan boşanma davaları ve ziynet alacağı davasının bozma sonrası yargılaması sonunda Bölge Adliye Mahkemesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm taraf vekillerince temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

 

1.Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararında ve kararın gerekçesi ile hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olduğu ve İlk Derece Mahkemesinin ilk kararına karşı kadın vekilinin süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmadığı anlaşılmış olmakla; davacı-davalı kadın vekilinin tüm, davalı-davacı erkek vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

 

2.Taraflar arasındaki ziynet alacağı davasının yargılaması sonunda 1 adet 22... gram altın set ile 4 adet 22 ayar her biri 25 gram altın Adana burması bileziğin kadına aynen iadesine hükmedilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli kararında, "Dava konusu ziynetlerin davalı-davacı erkek tarafından alınarak ortak giderler için bozdurulduğu birleşen davada erkeğin sunduğu 23.12.2015 tarihli cevaba cevap dilekçesinden anlaşılmıştır. Davalı-davacı erkek ise bu altınların geri iade edilmemek üzere kadın tarafından verildiğini ispat edememesi sebebiyle ziynetlere yönelik davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir." gerekçesine yer verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, davalı-davacı erkeğin kabul edilen ziynet alacağı davasına yönelik istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

 

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6 ncı maddesi; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(6100 sayılı Kanun) 190 ıncı maddesi; "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir” hükmünü amirdir. Kanun koyucu, ispat yükünü kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa yüklemiştir.

 

6100 sayılı Kanun'un 190 ıncı maddesi "kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça” ifadesine yer vererek ispat yükünde genel kuralın bazı istisnalarının bulunduğunu düzenlemiştir. Bu istisnalardan birisi de "olağan durum"un aksini iddia eden tarafın iddiasını ispatla yükümlü olması hâlidir. Olağan bir duruma dayanan tarafın bu iddiasını ispat etmesi gerekmez; bilakis, ispat yükü bu olağan durumun aksini iddia eden, diğer bir ifadeyle hayatın olağan akışına aykırı iddiada bulunan tarafa düşer.

 

Uyuşmazlık konusu ziynet eşyaları rahatlıkla saklanabilen, taşınabilen ve götürülebilen türden eşyalardan olduğu için olağan olan bu eşyaların kadın eşin himayesinde bulunmasıdır. Kaldı ki; hayat deneyimlerine göre de olağan olan bu çeşit eşyanın kadının üzerinde olması ya da evde saklanarak muhafaza edilmesidir. Bunların erkeğin zilyetlik ve korunmasına terk edilmesi olağan durumla bağdaşmaz. Bunun aksini iddia eden kadın eş iddiasını ispatla mükelleftir.

 

Kadın eş, kişisel malı kabul edilen ziynet eşyalarının himayesinden çıkarak erkek eşin himayesine girdiğini ispatlamış ise, erkek eş ziynet eşyalarının iadesiyle yükümlü olmadığı hususunu ispat yükü altındadır. Borçlar hukuku genel hükümleri uyarınca, asıl olan borçlunun aldığı şeyi geri vermekle yükümlü olmasıdır. İade edilmemek üzere alındığı hususunu ispat yükü iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğuna göre, davalı eğer ki ziynetlerin himayesine girdiğini kabul ederse bu ziynetleri iade etmemek üzere aldığını ispatlamalıdır.

 

Somut olayda; kadın eş düğünde takılan ziynetlerin erkek tarafından alındığını iddia ederek ziynetlerin iadesini talep etmiş ve talep konusu ziynetlerin varlığını dosyaya sunduğu fotoğraflar ile ispatlamıştır. Erkek eş de dilekçelerinde ziynet eşyalarının ortak giderler, kadın adına açılan işyeri ve tüp bebek tedavisinde kullanıldığını belirtmiştir. Kadın eş, birleşen davaya sunduğu cevap dilekçesinde düğünde kendisine takılan 2 adet bileziğin işyeri açılması için kullanıldığını kabul etmiştir.

 

Ziynet eşyalarının harcandığını ikrar eden erkek ziynetlerin iade edilmemek üzere verildiğini ispat ile yükümlüdür. Davalı-davacı erkek, dosya kapsamındaki deliller ile 2 adet 22... 'er gram bilezik dışında kalan ziynet eşyalarının iade edilmemek üzere alındığını ispatlayamamıştır. Kadının birleşen davaya verdiği cevap dilekçesi ve tanık ...'nin beyanından kadına düğünde takılan 2 adet 22... 'er gram bileziğin kadın adına açılan işyeri için kullanıldığı anlaşılmıştır. Bu itibarla, ziynet alacağı davasının 2 adet 22 ayar her biri 25 gram(toplam 50 gram) bilezik yönünden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde tümüyle kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

 

KARAR

 

Açıklanan sebeplerle;

 

1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ziynet alacağı davası yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA,

 

2.İlk Derece Mahkemesi kararının ziynet alacağı davası yönünden BOZULMASINA,

 

3.Taraf vekillerinin boşanma davalarına yönelik temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının boşanma davalarına yönelik temyiz edilen bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

 

Temyiz peşin harcının istek halinde yatıranlara geri verilmesine,

 

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

 

01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

 

 

Benzer Kararlar

 

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi — Rızayla Verilen Ziynette Dava Hakkı

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi — Ziynet İspatında Düğün Görüntüleri

Tüm Aile Hukuku Kararları ›

 

İlgili Sayfalar

 

İçtihatlar

Boşanma ve Aile Hukuku

 

Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

 

Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.

 

KARAR KÜNYESİ

 

Mahkeme

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi

 

Esas No

2026/790

 

Karar No

2026/3460

 

Karar Tarihi

1 Nisan 2026

 

Oy Durumu

Oy birliği

 

Resmî Kaynak

Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı

 

HUKUKİ DESTEK

Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu

 

Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.

Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara

 

0552 725 25 18

WhatsApp ile Yazın

İletişim ve Yol Tarifi

 

ÇALIŞMA ALANLARI

Boşanma ve Aile Hukuku

Tüm Çalışma Alanları ›

bottom of page