AİLE HUKUKU · KISMEN BOZMA / ONAMA
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi: Boşanmada Konut ve Kusurun İspatı
2026/827 E., 2026/7237 K. · 25 Haziran 2026
İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 21 Ekim 2026
Kararın Özeti
Bağımsız konut sağlanmayan evliliğe dönmemek, bu dosyada kadına boşanma kusuru olarak yüklenemedi. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, terk sebebine dayalı ayrı dava bulunmadığını ve kadının diğer sözlerine ilişkin tanık anlatımlarının yeterli olmadığını belirledi. Kadının kusuru kanıtlanamadığından erkeğin boşanma davasının kabulünü hatalı buldu. Kadın lehine maddi ve manevi tazminatları da az görerek bu yönlerden bozma kararı verdi; diğer bölümleri onadı. Karar, eve dönmemenin her olayda kusursuz sayılacağı anlamına gelmiyor.
Hukuki İlke
Boşanma kusuru somut ve yeterli delillerle belirlenmelidir; bağımsız konut sağlanmaması ve tanık anlatımlarının niteliği, eve dönmeme davranışının değerlendirilmesinde gözetilir.
Sonuç
Erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi ve tazminat miktarları yönünden istinaf kararı kaldırılarak ilk derece kararı kadın yararına bozuldu; diğer temyize konu bölümler onandı.
İlgili Mevzuat
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu — m. 164, 166/1, 4
Terk, temelinden sarsılma ve hakkaniyet ayrımı.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu — m. 50, 51
Tazminat miktarı değerlendirmesi.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m. 370/1
Bozma dışındaki bölümlerin onanması.
Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.
Kararın Tam Metni
Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1733 E., 2025/1616 K.
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 6. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2021/358 E., 2024/474 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek vekili tarafından karşı davanın kabulü, kusur belirlemesi, velâyet, hükmedilen nafaka ve tazminatlar ile reddedilen tazminatlar yönünden; davalı-davacı kadın vekili tarafından ise asıl davanın kabulü, kusur belirlemesi, hükmedilen nafaka ve tazminatların miktarı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı-davalı erkek vekilinin tüm, davalı-davacı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Taraflarca, 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrasında yer alan "evlilik birliğinin temelinden sarsılması” hukuki sebebine dayalı olarak karşılıklı açılan boşanma davalarının yapılan yargılaması sonucunda İlk Derece Mahkemesince verilen kararda, erkeğin bağımsız konut tesis etmemesi, eşine ve çocuğuna gereken ilgi ve alakayı göstermemesi, ailesinin evliliğe müdahalesine sessiz kalması ve psikolojik şiddet uygulaması nedeniyle kusurlu olduğu; kadının ise ailesinin yanına gittiğinde evine geri dönmemesi ve eşine ısınamadığını, dönmeyeceğini söylemesi nedeniyle kusurlu olduğu, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkeğin ağır, kadının az kusurlu olduğu belirtilerek her iki davanın kabulü ile tarafların evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebiyle boşanmalarına ve boşanmanın fer’ilerine karar verilmiştir. Karara karşı taraflarca istinaf yoluna başvurulması üzerine istinaf incelemesi yapan Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve toplanan deliller hep birlikte değerlendirildiğinde; her ne kadar Mahkemece kadına “ailesinin yanına gittiğinde evine geri dönmek istememe” vakıası kusur olarak yüklenmiş ise de davacı-davalı erkeğin 4721 sayılı Kanun’un 164 üncü maddesinde yer alan “terk” hukuki sebebine dayalı davası bulunmadığından terk kusuru yüklenemeyeceği gibi davacı-davalı erkeğin bağımsız konut tesisi etmemesi nedeniyle kadına eve dönmeme kusuru yüklenemez. Bununla birlikte, kadına kusur olarak yüklenen “ısınamadığını ve dönmeyeceğini söylemesi” vakıası yönünden yapılan değerlendirmede ise; dinlenen tanıkların sözlerinin bir kısmı 4721 sayılı Kanun’un 166 ncı maddesinin birinci fıkrasında yer alan temelinden sarsılma durumunu kabule elverişli olmayan beyanlar olup, bir kısmı ise, sebep ve saiki açıklanmayan ve inandırıcı olmaktan uzak izahlardan ibarettir. Bu itibarla; davalı-davacı kadının kusuru ispatlanamadığından erkek tarafından açılan boşanma davasının reddi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek yetersiz gerekçe ile asıl davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
3.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında kadın yararına takdir edilen maddî ve manevî tazminat azdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddesi hükümleri dikkate alınarak kadın yararına daha uygun miktarda maddî ve manevî tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerekmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının asıl davanın kabulü, kusur belirlemesi ve hükmedilen tazminatların miktarı yönünden kadın yararına ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının asıl davanın kabulü, kusur belirlemesi ve hükmedilen tazminatların miktarı yönünden kadın yararına BOZULMASINA,
3.Davacı-davalı erkek vekilinin tüm, davalı-davacı kadın vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden...'a yükletilmesine, yatırılan harcın mahsubuna,
Temyiz peşin harcının istek halinde yatıran ...'ya geri verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Benzer Kararlar
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi — Soyut Tanık Anlatımıyla Boşanmada Kusur Yüklenmesi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi: Nafakada Kusur ve Gelir Araştırması
İlgili Sayfalar
Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.
Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.
KARAR KÜNYESİ
Mahkeme
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/827
Karar No
2026/7237
Karar Tarihi
25 Haziran 2026
Resmî Kaynak
Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı
HUKUKİ DESTEK
Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu
Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.
Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara
ÇALIŞMA ALANLARI