top of page

Ana Sayfa › İçtihatlar

 

KİRA HUKUKU  ·  ONAMA

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi: Elden Kira Ödemesi ve İcra İnkâr Tazminatı

 

2025/5377 E., 2026/2155 K. · 14 Nisan 2026

 

İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 22 Ekim 2026

 

Kararın Özeti

 

Kira borcu için yapılan takibe itiraz eden taraf, yargılama boyunca bedelleri elden ödediğini savundu. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, bu savunmanın dosyada kira ilişkisinin örtülü kabulü anlamına geldiğini değerlendirdi. Ödemeyi doğrulayacak yazılı veya kesin nitelikte bir delil sunulmadığını, borcun sözleşme ve dönemler üzerinden hesaplandığını belirtti. Bu dosyadaki hesaplanabilir alacak için icra inkâr tazminatını da uygun buldu. Tahliye istemi takip edilmemişti; onanan hüküm itirazın iptali ve alacağın takibine ilişkindi.

 

Hukuki İlke

 

Kira ilişkisinin dosyadaki kabulü, ödemenin kanıtlanamaması ve alacağın belirlenebilirliği birlikte değerlendirilerek itirazın iptali ile icra inkâr tazminatı uygun bulundu.

 

Sonuç

 

Davalının temyiz itirazları reddedildi; Bölge Adliye Mahkemesi kararı oy birliğiyle onandı. Onama, bu incelemede bir tahliye hükmü anlamına gelmiyor.

 

İlgili Mevzuat

 

  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m. 370/1

Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.

 

Kararın Tam Metni

 

Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.

 

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

 

SAYISI : 2024/4069 E., 2025/2455 K.

 

İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 5. Sulh Hukuk Mahkemesi

 

SAYISI : 2023/1220 E., 2024/1090 K.

 

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

 

I. DAVA

 

Davacı vekili; davalının müvekkiline ait taşınmazı kendi adına kira ve abonelik işlemleri yaparak kiracı sıfatıyla kullandığını ancak kira bedellerini ödemediğini, bu nedenle başlatılan icra takibine yapılan itirazın haksız olduğunu ileri sürerek; itirazın iptali ile temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesini talep etmiş, yargılama sırasında tahliye talebi yönünden davanın takip edilmediğini bildirmiştir.

 

II. CEVAP

 

Davalı vekili; davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, kira bedellerini elden ödediğini ve bunun tanık ile ispatlanabileceğini, davacının amacının mevcut kira süresi dolmadan taşınmazı daha yüksek bedelle başkasına kiraya vermek olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

 

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

 

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kiracının kiralananı kullandığı süre boyunca kira bedelini ödemekle yükümlü bulunduğu, kira bedellerinin ödendiğini ispat yükü üzerinde olan davalı kiracı tarafından ödemeye ilişkin herhangi bir yazılı delil sunulamadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporu ile takip tarihi itibariyle alacağın belirlendiği gerekçesiyle; itirazın kısmen iptali ile takibin 79.537,47 TL üzerinden devamına, asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

 

IV. İSTİNAF

 

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkeme kararında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

 

V. TEMYİZ

 

A. Temyiz Sebepleri

 

Davalı vekili; müvekkilinin kira sözleşmesinde yalnızca şekil şartlarını taşımayan geçersiz bir kefalet ilişkisi kapsamında yer alması nedeniyle kiracı sıfatının bulunmadığını, fiilî kiracılık olgusunun da ispatlanamadığını, kira bedellerinin elden ödendiğinin tanık beyanları ve Whatsapp mesajlarıyla sabit olmasına rağmen Derece Mahkemelerince bu deliller değerlendirilmeden, eksik ve denetime elverişsiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulduğunu, raporda ödeme mahsupları, TÜFE artış oranları, kira dönemleri, fiilî kullanım başlangıcı ile temerrüt tarihinin hatalı hesaplandığını, alacağın miktarı ve taraflar arasındaki hukuki ilişkinin tartışmalı olması nedeniyle alacak likit sayılamayacağından ve icra inkâr tazminatı şartlarının oluşmadığını, ayrıca savunmaları ve delillerinin değerlendirilmeyerek hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, istinaf incelemesinin duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılmasının usule aykırı olduğunu, davacının ise taşınmazı daha yüksek bedelle yeniden kiraya verebilmek amacıyla kötü niyetli şekilde icra takibi başlattığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.

 

B. Değerlendirme ve Gerekçe

 

Uyuşmazlık, kira alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.

 

Temyiz edilen kararın dayandığı bilgi ve belgelere, davalı tarafın yargılama sürecinde kira ilişkisinin varlığını açıkça inkâr etmeyip, aksine kira bedellerinin elden ödendiğini ileri sürmek suretiyle taraflar arasındaki kira ilişkisini zımnen kabul etmiş olmasına, kira bedellerinin ödendiğini ispat yükü üzerinde olan davalı tarafça ödeme iddiasını destekleyen yazılı belge, makbuz, banka kaydı veya kesin nitelikte sair delillerin dosyaya sunulamamasına, bilirkişi tarafından sözleşme hükümleri, takip tarihi, kira dönemleri ve yasal artış oranları dikkate alınarak yapılan hesaplama neticesinde, davalının takip tarihi itibarıyla belirlenen miktarda kira borcunun bulunduğunun tespit edilmesine, söz konusu alacağın belirlenebilir ve hesaplanabilir nitelikte olması nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesinin yerinde olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.

 

VI. KARAR

 

Açıklanan sebeplerle;

 

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,

 

Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,

 

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

 

14.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

 

 

Tamamlayıcı Kararlar

 

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi: Kiraya Verenin Malik Olması Gerekir mi?

Tüm Kira Hukuku Kararları ›

 

İlgili Sayfalar

 

Kira ve Tahliye Davaları

 

Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

 

Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.

 

KARAR KÜNYESİ

 

Mahkeme

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi

 

Esas No

2025/5377

 

Karar No

2026/2155

 

Karar Tarihi

14 Nisan 2026

 

Resmî Kaynak

Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı

 

HUKUKİ DESTEK

Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu

 

Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.

Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara

 

0552 725 25 18

WhatsApp ile Yazın

İletişim ve Yol Tarifi

 

ÇALIŞMA ALANLARI

Kira ve Tahliye Davaları

Tüm Çalışma Alanları ›

 

HESAPLAMA ARAÇLARI

Kira Artış Oranı Hesaplama

Kira Tespit Davası Tarihleri

Tüm Hesaplama Araçları ›

bottom of page