İŞ HUKUKU · BOZMA
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Komşu İşyeri Tanığıyla Fazla Mesai İspatı
2026/1001 E., 2026/3516 K. · 20 Nisan 2026
İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 31 Ekim 2026
Kararın Özeti
Fazla mesai iddiası, davalı işyerinde değil komşu işyerinde çalışan tanıklarla ispatlanabilir mi? Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, işçiyle komşu işyerinde çalışıp onun çalışmasına ilişkin somut anlatımda bulunan tanıkların beyanlarının, kendi hizmet süreleri de gözetilerek değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Hükme esas alınan bilirkişi raporu, bu tanıklar davalı işyerinde çalışmadığı için görgüye dayalı bilgileri olamayacağını kabul etmişti. Daire ayrıca işçinin belirleyebileceği yıllık izin ve asgari geçim indirimi alacakları için belirsiz alacak davası açmakta hukuki yarar bulunmadığını belirtti; bölge adliye mahkemesi kararını kaldırıp ilk derece kararını oy birliğiyle bozdu.
Hukuki İlke
Daire, işçiyle komşu işyerinde çalışan ve onun çalışmasına ilişkin somut beyanda bulunan tanıkların anlatımlarının, davalı işyerinde çalışmadıkları gerekçesiyle dışlanmayıp bu tanıkların komşu işyerindeki hizmet süreleri de gözetilerek fazla çalışma ve genel tatil iddiası yönünden değerlendirilmesi gerektiğini kabul etti.
Sonuç
Daire, istinaf başvurusunu esastan reddeden bölge adliye mahkemesi kararını kaldırdı ve ilk derece mahkemesi kararını oy birliğiyle bozdu. Dosya ilk derece mahkemesine, kararın bir örneği bölge adliye mahkemesine gönderildi.
Kararın Dosyaya Etkisi
Fazla çalışma ve genel tatil istemleri komşu işyeri tanıklarının anlatımı da değerlendirilerek yeniden incelenecek; yıllık izin ve asgari geçim indirimi istemleri için ise dava şartı yokluğundan usulden ret gerekiyor.
İlgili Mevzuat
Mevzuat Notu: Bu karardan sonra belirsiz alacak davasını düzenleyen Hukuk Muhakemeleri Kanununun 107. maddesi, 7589 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırıldı (Resmî Gazete, 31 Temmuz 2026). Kaldırılan hüküm, bu tarihten önce açılmış davalarda uygulanmaya devam ediyor. Yeni düzenlemeye göre kısmi davada talep, tahkikatın sonuna kadar bir defaya mahsus artırılabiliyor.
Kararın Tam Metni
Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/305 E., 2025/485 K.
DAVA TARİHİ : 25.02.2022
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ödemiş 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2022/168 E., 2025/176 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait işyerinde 15.08.2014-15.11.2021 tarihleri arasında aralıksız kaynakçı olarak, dinî bayramlar dışındaki genel tatil günleri dâhil haftanın 5 günü 08.30-19.00 saatleri arasında ve cumartesi günleri 08.30-14.00 saatleri arasında çalıştığını, bazı dönemlerde sigortaya bildirim yapılmadığını, emeklilik sebebiyle işten ayrıldığını ileri sürerek kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin, asgari geçim indirimi, fazla çalışma ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; alacak taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının müvekkiline ait işyerinde 15.08.2014-31.08.2017 tarihleri arasında çalışmakta iken işlerin kötü gitmesi nedeniyle ihbar öneli verilmek ve kıdem tazminatı ödenmek suretiyle iş sözleşmesinin feshedildiğini ve müvekkilinin ibra edildiğini, daha sonra davacının emeklilik için gün eksiği bulunduğunu beyan ederek talepte bulunması üzerine bazı aylar 10 gün Kuruma bildirilmek suretiyle 16.03.2020 tarihinde kısa süreli işe başlatıldığını, 31.12.2020 tarihinde, işten çıkarma yasağı bulunduğu dönemde müvekkiline haber vermeden emekli olarak işten ayrıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı işyerinde 15.08.2014-31.08.20 17... .09.2018-31.12.2020 tarihleri arasında toplam 5 yıl 3 ay 26 gün çalıştığı, ilk dönem çalışmasının alacaklarının ödenerek tasfiye edildiği ve ikinci dönem çalışması emeklilik sebebiyle sona erdiğinden kıdem tazminatına hak kazandığı, ayrıca yıllık ücretli izin ve asgari geçim indirimi alacaklarının da mevcut ancak davacının fazla çalışma yaptığı ve ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığına ilişkin iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Davacının hizmet süresi dikkate alındığında hükmedilen alacakların gerekenden düşük miktarda olduğunu,
b. Fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalı tanık beyanlarına itibarla haksız olarak reddedildiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
a. İlk çalışma döneminin tasfiye edildiğinin dikkate alınmamasının hatalı olduğunu,
b. Davacının 16.03.2020 tarihinden itibaren kısa süreli çalıştığını, aksi yöndeki hizmet süresi tespitinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davanın türü, iş sözleşmesinin feshi ile davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, ilk çalışma döneminin tasfiye edilip edilmediği, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ispatı ve hesabına ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dairemiz uygulamasına göre belirsiz alacak davasında, davanın açıldığı tarih itibarıyla uyuşmazlığa konu alacağın miktar veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenememesinden anlaşılması gereken; davacının gerekli dikkat ve özeni göstermesine rağmen miktar veya değerin belirlenmesinin kendisinden gerçekten beklenilmemesi ya da objektif olarak imkânsız olmasıdır. Sırf taraflar arasında alacak miktarı bakımından uyuşmazlık bulunması, iddianın ispata muhtaç olması ve bilirkişi raporu alınması, talep sonucunun belirlenmesinin davacıdan beklenemeyecek olması anlamına gelmez. İş yargılamasında sıklıkla davaların yığılması söz konusu olmakla alacağın belirsiz olma kriterleri her bir talep için ayrı ayrı değerlendirilmeli ve şartları taşımayan davanın usulden reddine karar verilmelidir (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 27.12.2022 tarihli ve 2022/6872 Esas, 2022/17896 Karar sayılı; 14.09.2020 tarihli ve 2016/26476 Esas, 2020/7547 Karar sayılı; 31.05.2022 tarihli ve 2022/5909 Esas, 2022/6892 Karar sayılı; 09.02.2022 tarihli ve 2022/829 Esas, 2022/1542 karar sayılı kararları). İşçilik alacaklarının hangi hâllerde belirsiz, hangi hâllerde belirli veya belirlenebilir olduğu hususunda kesin bir sınıflandırma yapılması mümkün olmayıp her bir davaya konu alacak bakımından somut olayın özelliklerinin nazara alınarak sonuca gidilmesi gereklidir (Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu, 15.12.2017 tarihli ve 2016/6 Esas, 2017/5 Karar sayılı kararı).
Somut uyuşmazlıkta; dava dilekçesinde fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, asgari geçim indirimi ve yıllık ücretli izin alacakları belirsiz alacak davası olarak açılmıştır. Ancak davacı hak kazandığı yıllık ücretli izin süresi ile kullandığı izin süresini ve yıllık ücretli izin alacağı hesabına esas ücretini ve ayrıca hak kazandığı asgari geçim indirimi alacağının miktarını belirleyebilecek durumdadır. Yıllık ücretli izin alacağı ile asgari geçim indirimi alacakları bakımından davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmamaktadır. Hâl böyle olunca bu alacaklar yönünden davanın dava şartı yokluğundan usulden reddi gerekirken işin esasına girilerek karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3. Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin dinî bayramlar dışındaki genel tatil günleri dâhil haftanın 5 günü 08.30-19.00 saatleri arasında ve cumartesi günleri 08.30-14.00 saatleri arasında çalıştığını iddia etmiştir. İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan 25.12.2024 tarihli bilirkişi raporunda davacı tanıklarının davalı işyerinde çalışması olmadığından görgüye dayalı bilgilerinin olmasının mümkün olmadığı ve davalı tanık beyanlarına göre alacak taleplerinin ispatlanamadığı belirtilerek fazla çalışma ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı hesaplanmamıştır. Ne var ki davacı tanıklarından C.D. ve A.B'nin davacıyla komşu işyerinde çalıştığı ve davacının çalışmasına ilişkin somut beyanda bulundukları anlaşılmaktadır.
Bu itibarla söz konusu tanıkların komşu işyerlerindeki hizmet süreleri de nazara alınarak davacının fazla çalışma ve ulusal bayram ve genel tatil günlerindeki çalışma iddiasına ilişkin bir değerlendirme yapılması gerekirken yazılı şekilde sonuca varılması hatalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Benzer Kararlar
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi — Belirsiz Alacakta Önceki İçtihada Güven ve Dava Tarihi
İlgili Sayfalar
Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.
Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.
KARAR KÜNYESİ
Mahkeme
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1001
Karar No
2026/3516
Karar Tarihi
20 Nisan 2026
Oy Durumu
Oy birliği
Resmî Kaynak
Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı
HUKUKİ DESTEK
Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu
Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.
Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara
ÇALIŞMA ALANLARI
HESAPLAMA ARAÇLARI