İŞ HUKUKU · BOZMA
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi: İşe Başlatmamada Ücret İspatı ve Yol Yardımı
2026/1298 E., 2026/3617 K. · 21 Nisan 2026
İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 22 Ekim 2026
Kararın Özeti
İşe iade sonrasında işe başlatılmayan işçinin alacaklarında, sonraki ücretin asgari ücrete oranla hesaplanması doğru bulunmadı. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, uygun emsal işçinin ve ücretinin ispatına ilişkin incelemeyi anlatarak somut dosyada daha yüksek ücretin kanıtlanmadığını belirtti. Ayrıca fiilen işe gidilmeyen döneme ilişkin yol yardımının boşta geçen süre hesabına eklenmesini hatalı gördü. Bu iki hesap sorunu nedeniyle bozma yapıldı. Yol yardımı ile yemek yardımının işçiye etkileri de gerekçede birbirinden ayrıldı.
Hukuki İlke
Bu alacak hesabında işe başlatmama tarihindeki ücretin dayanağı kanıtlanmadan asgari ücret oranı uygulanması ve fiili yol giderinin boşta geçen süreye eklenmesi uygun bulunmadı.
Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırıldı; ilk derece kararı ücretin ispatı ve yol yardımının hesaba katılması yönlerinden oy birliğiyle bozuldu.
Kararın Tam Metni
Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2354 E., 2025/2064 K.
DAVA TARİHİ : 06.08.2019
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 12. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/379 E., 2022/491 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirkete ait işyerinde çalıştığını, iş sözleşmesinin işveren tarafından feshedilmesi üzerine açtığı işe iade davasının lehine sonuçlandığını ve bu kararın kesinleştiğini, ancak davalı tarafından işe başlatılmadığını ileri sürerek bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı işçinin eski koşullar ile işe davet edildiğini ancak işe iadenin mali sonuçlarından yararlanma maksadıyla başvuru yaptığından işe başlamadığını, davacının boşta geçirdiği bir süre olmadığından boşta geçen süre ücretine dair talebinin de reddedilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yapılan yargılama sonucu toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının aynı koşullarla işe başlatılmadığı, işçinin dava sırasında başka işyerinde çalışmasının da boşta geçen süre ücretinin hüküm altına alınmasını etkilemeyeceği gerekçeleriyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacının işe iadenin mali sonuçlarından yararlanmak için davet edildiği işe başlamadığını,
2. Hüküm altına alınan alacakların hatalı hesaplandığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, talep edilen alacakların hesap yöntemi ile unsurlarına ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Kural olarak, ücretin miktarını ispat yükü işçiye aittir. Geçersiz fesih ile işe başlatmama suretiyle fesih tarihindeki ücretin ispatı yönünden de bu kuraldan ayrılmayı gerektiren bir durum söz konusu değildir. İşçinin işe başlatılmadığı tarihte alması gereken ücretin miktarı o tarihte işyerinde hâlen çalışmaya devam eden emsal işçi ücreti esas alınarak belirlenir. İspat yükünün dağılımına göre, davacının kendisine emsal olabilecek işçiyi veya işçileri bildirmesi gerekir. Emsal işçinin belirlenmesinde ilk şart, bu işçinin hem geçersiz sayılan (ilk) fesih tarihinde hem de başlatmama suretiyle fesih tarihinde aynı işyerinde çalışmakta olmasıdır. Bu özelliği taşıyan işçinin varlığı hâlinde ise emsal işçinin davacı ile eşdeğer görevde çalışıp çalışmadığı, kıdeminin davacının kıdemi ile aynı veya yakın olup olmadığı gibi kriterler yönünden araştırma yapılmalı, bu araştırmanın sonucuna göre o işçinin emsal işçi olarak kabul edilip edilemeyeceği belirlenmelidir. Emsal işçi ücretinin belirlenememesi yahut emsal işçinin bulunmaması, bir diğer ifade ile işçinin ispat yükünü yerine getirmemesi durumunda ise işçinin başlatmama suretiyle fesih tarihindeki ücretinin, geçersiz fesih tarihindeki ücretten daha fazla olduğu yönündeki iddiasını ispat edemediği kabul edilmelidir. Dairemizin emsal kararları da bu doğrultudadır.
Somut uyuşmazlıkta; işe başlatmama tazminatı asgari ücretin brütünün 5,2320 ile çarpılması sonucu belirlenmiştir. Ancak işe başlatmama suretiyle fesih tarihindeki ücretin asgari ücrete oranlama suretiyle belirlenmesi isabetli değildir. Zira bu konuda ispat yükü davacıya ait olup davacı tarafça işe başlatmama tarihinde alması gereken ücrete yönelik ispat yükünün yerine getirilmediği anlaşılmakla kararın bu nedenle bozulması gerekmektedir.
3. Boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar alacağının hesaplanması da taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Somut uyuşmazlıkta hükme esas alınan bilirkişi raporunda, işverence sağlanan yol ücreti hesap unsuru olarak kabul edilmek suretiyle boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar alacağı hesaplanmıştır. Ancak işçinin fiilen çalışmadığı 4 aylık dönemde işe gidip gelmesi söz konusu olmayacağından, işçinin pozitif anlamda bir gelir kaybı olmadığı gibi tasarruf edemediği yahut malvarlığından eksilen bir miktar da bulunmamaktadır. Bir örnek vermek gerekirse aynı durum yemek yardımı için söz konusu değildir. İşverence işyerinde işçilere yemek verilmesi hâlinde, işçinin 4 aylık boşta geçirdiği süre içinde bu yemek yardımından yararlanması mümkün olamayacaktır. Bu durumda işçi, 4 aylık zaman dilimindeki yemek ihtiyacını kendi maddi imkânları ile sağlamak, yemek yardımının eksilmesi ile oluşan boşluğu kendisi ikame etmek zorundadır. Oysa işçi fiilen işe gitmediği takdirde, herhangi bir gelir kaybı olmadığı gibi yararlanamadığı yol yardımını ikame edecek bir harcama yapmak zorunda da değildir.
Şu hâlde işverence sağlanan yol ücretinin, boşta geçen süre ücretine ilave edilmesi isabetli olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Karşılaştırmalı Okuma
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi: İşe Başlatılmamada Düzenli Primin Hesaba Katılması
İlgili Sayfalar
Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.
Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.
KARAR KÜNYESİ
Mahkeme
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1298
Karar No
2026/3617
Karar Tarihi
21 Nisan 2026
Resmî Kaynak
Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı
HUKUKİ DESTEK
Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu
Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.
Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara
ÇALIŞMA ALANLARI
HESAPLAMA ARAÇLARI