İŞ HUKUKU · BOZMA
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Yurt Dışı Ücretinin Brüte Çevrilmesi
2026/340 E., 2026/2181 K. · 9 Mart 2026
İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 31 Ekim 2026
Kararın Özeti
Yurt dışında çalışan işçinin net ücreti brüte çevrilirken gelir ve damga vergisi eklenir mi? Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, Türkiye ile sosyal güvenlik sözleşmesi bulunmayan bir ülkede çalışan işçinin net ücretine yalnız yüzde beş oranında genel sağlık sigortası primi eklenmesi gerektiğini, yurt içindeki gibi vergi ilavesiyle yapılan hesabın Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa aykırı olduğunu belirtti. Sözleşmeye göre haftalık üç saat fazla çalışmanın ücrete dâhil olduğunu da kabul eden Daire, bölge adliye mahkemesi kararını kaldırıp ilk derece kararını oy birliğiyle bozdu.
Hukuki İlke
Daire, Türkiye'nin sosyal güvenlik sözleşmesi yapmadığı bir ülkede çalışan işçinin net ücretinin, yurt içindeki gibi gelir ve damga vergisi eklenerek değil, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 5. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca yalnız yüzde beş genel sağlık sigortası primi eklenerek brüte çevrilmesi gerektiğini kabul etti.
Sonuç
Daire, bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunu esastan reddeden kararını kaldırdı ve ilk derece mahkemesi kararını oy birliğiyle bozdu. Dosya ilk derece mahkemesine, kararın bir örneği bölge adliye mahkemesine gönderildi.
Kararın Dosyaya Etkisi
İlk derece mahkemesi, net ücrete yalnız genel sağlık sigortası primini ekleyerek brüt ücreti yeniden belirleyecek ve fazla çalışma alacağını haftalık kırk sekiz saati aşan çalışma üzerinden hesaplayacak. Daire, Türk hukukunun zımnen seçildiğini kabul eden değerlendirmeyi yerinde buldu.
İlgili Mevzuat
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu — m. 5/1-g
Dairenin, yurt dışında çalışan işçinin brüt ücretine yalnız genel sağlık sigortası primi eklenmesi gerektiğini belirlerken dayandığı hüküm.4857 sayılı İş Kanunu — m. 41, 46, 63
Dairenin, haftalık çalışma süresi, hafta tatili ve fazla çalışma sınırını açıklarken andığı hükümler.5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun — m. 24/1
Dairenin, Türk hukukunun zımnen seçildiğini kabul ederken dayandığı hüküm.
Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.
Kararın Tam Metni
Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1191 E., 2025/1462 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/116 E., 2021/412 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 16.05.2014-27.12.2016 tarihleri arasında kalıpçı formeni olarak davalıya ait yurt dışı şantiyelerinde çalıştığını, iş sözleşmesinin haklı neden olmadan feshedildiğini, fazla çalışma yapmasına, ulusal ... ve genel tatiller ile hafta tatillerinde çalışmasına rağmen karşılıklarının ödenmediğini ileri sürerek ihbar tazminatı, fazla çalışma, ulusal ... ve genel tatil ile hafta tatili ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, davacının iş sözleşmesinin işin bitmesi nedeni ile hakları ödenerek feshedildiğini, davacının alacağının bulunmadığını, davacının aylık ücretinin fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal ... ve genel tatil ücret alacaklarını kapsadığını, iddia edilen çalışma koşullarının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacı tarafça talep edilen faiz oranı ve başlangıç tarihlerinin hatalı talep edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtları uyarınca davalı Şirkette 16.05.2014-27.12.2016 tarihleri arasında çalıştığı, davacının ihbar tazminatına hak kazandığı, yapılan ödemelerin mahsup edildiği, dosyada bulunan bordrolarda işçinin ücretinin aylık 1.850,00 Euro olduğunun belirtildiği, bu ücretin fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal ... ve genel tatil ücreti alacaklarını da kapsadığına dair bir hüküm bulunmadığı, davacının ödenmeyen fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal ... ve genel tatil ücreti alacaklarının bulunduğu gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hükme esas alınan bilirkişi raporunun gerekli hukuki ve teknik verileri içerdiği, denetime elverişli olduğu, davacının kabul edilen alacaklarında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Zamanaşımı def'inin dikkate alınmadığını,
2. Davacının iş sözleşmesinin iş bitimi sebebiyle ve hakları ödenerek feshedildiğini, ihbar tazminatının reddi gerektiğini,
3. Davacının ücretinin her nevi çalışmalarını kapsar şekilde belirlendiğini, buna rağmen fazla çalışma, hafta tatili, ulusal ... ve genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasının hatalı olduğunu,
4. İmzalı bordrolar ve banka kayıtlarının aksi yazılı delille ispatlanabileceğinden tanık beyanlarına itibar edilmesinin mümkün olmadığını,
5. Hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı ve eksik olduğunu,
6. Hüküm altına alınan alacaklara en üst sınırdan indirim uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, uygulanacak hukuk, davacının ihbar tazminatı, fazla çalışma, ulusal ... ve genel tatil ile hafta tatili ücreti alacaklarının ispatı, dava konusu alacakların hesaplanması ile hükmedilen faiz türü ve başlangıç tarihlerine ilişkindir.
1. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanun'un 24/1 hükmüne göre hukuk seçimi, taraflarca açıkça yapılabileceği gibi zımni olarak da yapılabilir. Yabancılık unsuru taşıyan bir iş sözleşmesinin varlığı karşısında, Türk hukukuna göre açılmış bir davada davalı tarafça en geç cevap dilekçesi ile yabancı hukukun uygulanması gerektiği yönünde itirazda bulunulmaması yahut en geç ön inceleme duruşmasında tarafların hukuk seçimi konusunda anlaşmamış olmaları durumunda uyuşmazlığa uygulanacak olan hukukun Türk hukuku olarak zımnen seçilmiş olduğunun kabulü gerekir. Buna göre somut uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 46. maddesine göre hafta tatili, yedi günlük bir zaman dilimi içinde kesintisiz en az yirmi dört saatlik dinlenmedir. Aynı Kanun'un 63. maddesinde genel bakımdan çalışma süresinin haftada en çok kırk beş saat olduğu nispi emredici şekilde düzenlenmiş; 41. maddesinde ise Kanun'da yazılı koşullar çerçevesinde, haftalık kırk beş saati aşan çalışmanın fazla çalışma olduğu belirtilmiştir.
Davacı ile davalı işveren arasında imzalanan iş sözleşmesinin eki niteliğindeki bilgi formunda çalışma süresi "30 gün*8 saat" olarak kararlaştırılmış olup ilgili bilgi formu ve yasal düzenlemeler dikkate alındığında; davacının haftalık çalışmasının 48 saat (6x8=48) olduğu ve ücretin de buna göre belirlendiği anlaşılmaktadır. Bu durumda Dairemizin kararlılık kazanmış olan uygulamasına göre yıllık 270 saatle sınırlı olarak söz konusu hüküm geçerlidir (Aynı yönde Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 18.10.2022 tarihli ve 2022/9465 Esas, 2022/12684 Karar sayılı kararı).
Şu hâlde haftalık 3 saat fazla çalışma ücrete dâhil olduğundan, fazla çalışma alacağının haftalık 48 saatin üzerindeki çalışma bakımından hesaplanması gerekmektedir. Bu husus gözetilmeden karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3. Somut uyuşmazlıkta hükme esas alınan bilirkişi raporunda; davacının fesih tarihindeki aylık net ücreti 1.850,00 Euro olarak belirlenmiş olup bu tespit dosya kapsamına uygundur. Ancak davacının çıplak brüt ücreti belirlenirken yurt içinde çalışan işçiler gibi brütleştirme yapılarak gelir ve damga vergisi ilavesiyle hesaplama yapılması hatalıdır. Zira brüt ücretin gelir ve damga vergisi tevkifatı ile tespit olunması, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun (5510 sayılı Kanun) 5/1-(g) hükmünde yer alan düzenlemeye açıkça aykırı olduğu gibi yurt dışında çalışan işçilerin brüt ücretlerinin tespit edilmesinde uyulması gereken hesaplama yöntemine ilişkin Dairemiz uygulamasına da uygun düşmemektedir.
Davacının, Ülkemiz ile uluslararası sosyal güvenlik sözleşmesi bulunmayan bir ülkede çalıştığı dikkate alınarak ücreti brütleştirilirken dosya kapsamından tespit edilen net ücretine 5510 sayılı Kanun'un 5/1-(g) hükmü gereğince yalnızca %5 oranında genel sağlık sigortası primi eklenmek sureti ile sonuca gidilmesi gerekmektedir.
Belirtilen husus gözetilmeden karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Benzer Kararlar
Yurt Dışı Çalışmada Mutat İşyeri Hukuku
İlgili Sayfalar
Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.
Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.
KARAR KÜNYESİ
Mahkeme
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/340
Karar No
2026/2181
Karar Tarihi
9 Mart 2026
Oy Durumu
Oy birliği
Resmî Kaynak
Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı
HUKUKİ DESTEK
Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu
Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.
Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara
ÇALIŞMA ALANLARI
HESAPLAMA ARAÇLARI