AİLE HUKUKU · KISMEN BOZMA / ONAMA · TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİ
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Tedbir Nafakasının Süresi ve Kaldırılması
2025/8062 E., 2026/3147 K. · 25 Mart 2026
İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 20 Ekim 2026
Kararın Özeti
Boşanma davası sürerken eş yararına verilen tedbir nafakası ne zamana kadar devam eder? Yargıtay 2. Hukuk Dairesi bu dosyada, hâkimin geçici önlemleri kendiliğinden almakla yükümlü olduğunu belirterek kadın yararına dava tarihinden boşanmanın kesinleştiği tarihe kadar tedbir nafakası verilmesi gerektiğini, nafakanın kaldırılmasının hatalı olduğunu kabul etti. İlk derece mahkemesi, kadın yargılamada işe başladığı için yoksulluk nafakasını reddetmişti; Daire, sosyal güvenlik kayıtlarına göre kadın işten ayrıldığından bu reddi de yerinde bulmadı. Bölge adliye mahkemesi kararı iki nafaka ile tazminatlar yönünden kaldırıldı ve ilk derece kararı bu yönlerden oy birliğiyle bozuldu.
Hukuki İlke
Daire, bu dosyada boşanma davası açılınca hâkimin eşlerin geçimine ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden almakla yükümlü olduğunu belirterek kadın yararına verilen tedbir nafakasının kaldırılmasını hatalı buldu ve nafakanın dava tarihinden boşanmanın kesinleşmesine kadar geçerli olacak biçimde belirlenmesi gerektiğini kabul etti.
Sonuç
Erkeğin boşanma hükmüne yönelik temyiz başvurusu feragat nedeniyle reddedildi; bölge adliye mahkemesi kararı tedbir nafakası, yoksulluk nafakası ile maddi ve manevi tazminat yönünden kaldırıldı, ilk derece mahkemesi kararı reddedilen tedbir ve yoksulluk nafakası ile tazminat miktarları yönünden kadın yararına bozuldu, erkeğin tüm ve kadının diğer temyiz itirazları reddedilerek bozma dışında kalan temyize konu bölümler onandı; peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde iadesine ve temyiz karar harcının yükletilmesine ilişkin kararlar verildi, dosya ilk derece mahkemesine, kararın bir örneği bölge adliye mahkemesine gönderildi ve karar oy birliğiyle verildi.
Kararın Dosyaya Etkisi
İlk derece mahkemesi, kadının tedbir nafakası ve yoksulluk nafakası taleplerini ve tazminat miktarlarını Dairenin değerlendirmesine göre yeniden ele alacak; boşanma hükmüne yönelik temyiz feragat nedeniyle reddedildiğinden bu hüküm incelenmedi ve bozma dışındaki temyize konu bölümler onandı.
İlgili Mevzuat
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu — m. 169, 185/3, 186/3, 175, 174/1, 174/2, 4
Daire, tedbir nafakasını hâkimin kendiliğinden alacağı geçici önlemlere (169, 185/3 ve 186/3), yoksulluk nafakası koşullarını 175. maddeye, tazminat miktarlarını 174. maddenin birinci ve ikinci fıkraları ile 4. maddedeki hakkaniyet ilkesine dayandırdı.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu — m. 50, 51
Daire, tazminat miktarlarının belirlenmesinde bu maddelerin hakkaniyet ilkesiyle birlikte gözetilmesini istedi.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m. 370/1
Bozma dışında kalan temyize konu bölümlerin onanmasının usul dayanağı.
Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.
Kararın Tam Metni
Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1015 E., 2025/1493 K.
DAVA TÜRÜ : Boşanma
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 4. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2022/877 E., 2023/1014 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın vekili tarafından maddi tazminat ve manevi tazminat miktarları, reddedilen tedbir nafakası ve yoksulluk nafakası talepleri yönünden; davalı erkek vekili tarafından ise gerekçesizlik, kusur belirlemesi, kadının boşanma davasının kabulü, aleyhe hükmedilen maddi tazminat ve manevi tazminat ile vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
1.Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz eden ve vekâletnamesinde feragat yetkisi bulunan davalı erkek vekili 31.10.2025 tarihli dilekçe ile taleplerinden sadece boşanma hükmü hususunda temyizden feragat ettiğini açıkça, kayıtsız ve şartsız bildirdiği anlaşılmakla davalı erkek vekilinin boşanma hükmü yönünden temyiz başvurusunun reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2. Sair temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a) Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı erkek vekilinin tüm, davacı kadın vekilinin aşağıdaki paragraf kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
b) Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında kadın yararına takdir edilen maddî ve manevi tazminat azdır. 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 6098 sayılı Kanun'un 50 nci ve 51 inci maddesi hükümleri dikkate alınarak 4721 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası uyarınca daha uygun miktarda maddî ve manevi tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerekmiştir.
c) Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK. md.186/1), geçimine (TMK md.185/3), malların yönetimine (TMK.m. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK.m.185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (resen) almak zorundadır (TMK.m.169). O halde; Türk Medeni Kanununun 185/3. ve 186/3. maddeleri uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden, boşanmanın kesinleştiği tarihe kadar geçerli olmak üzere davacı kadın yararına uygun miktarda tedbir nafakası hükmedilmesi gerekirken kadın yararına hükmedilen tedbir nafakasının kaldırılmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
d) 4721 sayılı Kanun'un 175 inci maddesine göre, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. Her ne kadar İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılamada alınan ekonomik ve sosyal durum raporunda ev hanımı olan kadının yargılama sırasında komi olarak işe başladığı gerekçesi ile yoksulluk nafakası talebinin reddine karar verilmişse de SGK hizmet dökümünde kadının işten ayrıldığı göz önüne alındığında kadının boşanma nedeniyle yoksulluğa düşeceğinin anlaşılması karşısında, kadının yoksulluk nafakası talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde talebin reddine karar verilmesi doğru bulunmamış, bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı erkek vekilinin boşanma hükmü yönünden temyiz başvurusunun feragat nedeniyle REDDİNE,
Sair temyiz itirazları yönünden;
2.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının tedbir nafakası, yoksulluk nafakası, maddi tazminat ve manevi tazminat yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA,
3.İlk Derece Mahkemesi kararının reddedilen tedbir nafakası, reddedilen yoksulluk nafakası , maddi tazminat ve manevi tazminat miktarları yönünden davacı kadın yararına BOZULMASINA,
4.Davalı erkek vekilinin tüm, davacı kadın vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden ...'ya iadesine,
Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden ...'a yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Benzer Kararlar
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi — Mevsimlik Çalışma ve Yoksulluk Nafakası
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi — Yabancı Tedbir Nafakası Kararının Tenfizi
İlgili Sayfalar
Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.
Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.
KARAR KÜNYESİ
Mahkeme
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/8062
Karar No
2026/3147
Karar Tarihi
25 Mart 2026
Oy Durumu
Oy birliği
Resmî Kaynak
Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı
HUKUKİ DESTEK
Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu
Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.
Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara
ÇALIŞMA ALANLARI