AİLE HUKUKU · KISMEN BOZMA / ONAMA
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi: Kişisel İlişki Süresi ve Ziynet
2026/23 E., 2026/6266 K. · 9 Haziran 2026
İçerik Sorumlusu: Av. Mete ŞAHİN · Son Güncelleme: 21 Ekim 2026
Kararın Özeti
Çocukla kişisel ilişki düzeni, çocuğun yararıyla birlikte açık teslim saatleri ve velayet hakkının kullanılmasını gözetmelidir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, cuma gününden başlayan ve teslim saatleri belirsiz düzenlemeyi bu dosyada uygun bulmadı; süreleri yeniden belirleyerek ilgili hükmü düzelterek onadı. Ziynet alacağında ise banka kayıtlarıyla birlikte tanık anlatımlarının talebin tamamını kanıtladığını belirleyerek kısmi kabul kararını bozdu. Düzenlenen görüşme takvimi bütün çocuklar için ortak veya zorunlu bir takvim değildir.
Hukuki İlke
Kişisel ilişki düzenlemesi çocuğun yararına uygun, uygulanabilir ve teslim saatleri açık olmalı; ziynet alacağının kapsamı ise bütün deliller birlikte değerlendirilerek belirlenmelidir.
Sonuç
Ziynet alacağı yönünden kadın yararına bozma kararı verildi. Boşanma bölümündeki kişisel ilişki hükmü, süre ve teslim saatleri yeniden yazılarak oy birliğiyle düzeltilerek onandı.
İlgili Mevzuat
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu — m. 370/2
Yeniden yargılama gerektirmeyen kişisel ilişki hükmünün düzeltilerek onanması.
Bu bölümde karar metninde atıf yapılan hükümler gösterilmiştir. Kararda anılan hüküm, bugün yürürlükte olan metinle aynı olmayabilir.
Kararın Tam Metni
Aşağıdaki metin, kararın resmî kaynaktaki metnidir.
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 56. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1215 E., 2025/1414 K.
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma-Ziynet Alacağı
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziosmanpaşa 6. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2024/158 E., 2025/215 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın vekili tarafından kişisel ilişki süreleri, nafaka miktarı, ziynet alacağının reddedilen kısmı yönünden; davalı-davacı erkek vekili tarafından ise ziynet alacağının kabul edilen kısmı, aleyhe hükmedilen vekâlet ücreti ve yargılama gideri yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1. Ziynet alacağı davası yönünden yapılan incelemede;
a.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı-davacı erkek vekilinin tüm, davacı-davalı kadın vekilinin ise aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
b.İlk Derece Mahkemesince kaldırma kararından sonra yapılan yargılama sonucunda davacı-davalı kadının ziynet alacağını ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Davacı-davalı kadın vekili tarafından kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince “...Dosyaya getirtilen banka kayıtlarından erkeğin 2018 tarihinde hesabından satış kuru ile 151,54 gr altın satışı yaptığı ve yine alım kurundan 146,73 gr altın aldığı görülmektedir. Taraflar 2018 tarihinde evlenmişlerdir. Kadın düğünden sonra erkeğin ziynetleri alarak banka hesabına yatırdığını iddia etmiştir. Tanık beyanları ve banka kayıtları birbirini doğrular nitelikte olup, kadının ziynetlerinin erkek tarafından alınarak bankaya yatırıldığı ve sonrasında bozdurulduğu yönündeki iddiası ispat edilmiştir...” gerekçesi ile kadının istinaf talebinin kabulü ile kararın ziynet alacağına ilişkin hükümlerinin kaldırılmasına, yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle “Davacı-davalı kadının ziynet alacağı davasının kısmen kabulü ile 151,54 gr (dava tarihi kuru 714,37 TL x151,54) ziynet bedeli toplam 108.255,63 TL 'nin 1.000,00 TL'sinin dava tarihinden itibaren, 107.255,63 TL 'sinin ıslah tarihi 07.02.2022 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalı-davacı erkekten alınarak davacı-davalı kadına ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, (hükme 9. bent olarak eklenmesine),” karar verilmiştir. Karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Somut olayda dinlenen tanık beyanlarından, davacı-davalı kadına düğünde 8 adet 25’er gramdan toplam 200 gram bilezik takıldığı ispatlanmıştır. Kadının tanık olarak dinlenen kardeşi ...’un beyanından, erkeğin kadından altınları alarak bozdurduğu ve bankaya yatırdığı anlaşılmaktadır. Diğer davacı-davalı kadın tarafın tanıkları da bu iddiayı doğrulamaktadır. Erkeğin banka hesabında da evlilikten sonraki tarihlerde altın alım satım hareketliliği olduğu anlaşılmaktadır. Davalı-davacı erkek tanık beyanları ile iddiasını ispatlayamamıştır. Bu durumda davanın tam kabulü gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
2.Boşanma davaları yönünden yapılan incelemede ise;
a.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı-davalı kadın vekilinin aşağıdaki paragrafınn kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
b.Kişisel ilişki düzenlenirken çocuğun yüksek yararı, yaşı, anne ve babalık duygusunun tatmini ile infaz edilebilir nitelikte olması hususları birlikte değerlendirilerek çocuğun kişisel gelişimine en uygun düzenleme tercih edilmelidir. Çocuk anne ve babası ile düzenli kişisel ilişki kurma ve bu ilişkiyi sürdürme hakkına sahiptir. Anne ve babası ayrı olan çocuğun ebeveynleriyle düzenli kişisel ilişki kurması ve bu ilişkiyi sürdürmesi çocuk için bir hak olduğu gibi, anne ve baba için de haktır. Kişisel ilişki sadece çocuğun yüksek yararı gerektirdiği takdirde kısıtlanabilir veya kaldırılabilir.
Dosya kapsamı dikkate alındığında, ortak çocuk ile baba arasında Cuma gününden başlayan ve teslim saatleri açık olmayan şekilde kademeli olarak düzenlenen kişisel ilişkinin annenin velâyet hakkını kullanmasına engel olacağı değerlendirildiğinde, velayeti anneye verilen ortak çocuk ile baba arasında düzenlenen kişisel ilişkinin çocuğun menfaatine uygun olmadığı anlaşılmaktadır. Daha uygun süreli kişisel ilişki tesisi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Ziynet alacağı davası yönünden;
a)Davalı-davacı erkek vekilinin tüm, davacı-davalı kadın vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
b)Yukarıda (1-b) nolu bentte açıklandığı üzere temyiz olanan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ziynet alacağı davası yönünden davacı-davalı kadın yararına BOZULMASINA,
2.Boşanma davaları yönünden;
a)Davalı-davacı erkeğin tüm, davacı-davalı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE,
b.Davacı-davalı kadın vekilinin kişisel ilişkinin süresine yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesinin boşanma davasına yönelik esastan ret kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (4) numaralı bendinin hükümden çıkartılmasına, yerine “Velâyeti anneye verilen ortak çocuk ... ile baba arasında her ayın 2. ve 4. hafta sonu Cumartesi günü sabah saat 09.00'dan Pazar günü akşam saat 17.00'ye kadar, dini bayramların 2. günü sabah saat 09.00'dan 3. günü akşam saat 17.00'ye kadar, her yıl sömestr tatilinin ilk Cumartesi günü saat 09.00'dan takip eden Cumartesi günü saat 17.00'ye kadar, Temmuz ayının 1. günü saat 09.00'dan 30. günü saat 17.00'ye kadar küçüğü bulunduğu yerden teslim alarak süre sonrasında aynı yere teslim etmesi suretiyle kişisel ilişki kurulmasına" ibaresinin yazılması suretiyle İlk Derece Mahkemesinin boşanma davasına yönelik kararının kişisel ilişkiye yönelik hükmünün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ...'a yükletilmesine, yatırılan harcın mahsubuna,
Temyiz peşin harcının istek halinde yatıran ...'e geri verilmesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi
Benzer Kararlar
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi: Çeyiz Senedi ve Geri Verilen Altın
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi: Ziynette İspat ve Banka Kasası
İlgili Sayfalar
Benzer bir uyuşmazlıkla ilgili görüşmek isterseniz iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.
Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Özet ve açıklamalar site tarafından hazırlanmıştır; karar metni resmî kaynaktan alınmıştır.
KARAR KÜNYESİ
Mahkeme
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/23
Karar No
2026/6266
Karar Tarihi
9 Haziran 2026
Resmî Kaynak
Adalet Bakanlığı Mevzuat ve İçtihat Programı
HUKUKİ DESTEK
Av. Mete ŞAHİN Hukuk Bürosu
Bu sayfadaki bilgiler genel niteliktedir; kendi dosyanızın değerlendirilmesi için büroyla iletişime geçebilirsiniz.
Işınlar Mah. İvedik Cad. No: 116/1, Yenimahalle/Ankara
ÇALIŞMA ALANLARI