top of page

Ceza Mahkemesinden Gerekçeli Karar Geldi: İstinaf Süresi ve Başvuru

Yazarın fotoğrafı: Av. Mete ŞAHİN
Av. Mete ŞAHİN
4 gün önce
7 dakikada okunur
Ceza mahkemesinden gelen gerekçeli karar ve istinaf başvurusu için dosya, tebligat zarfı, takvim ve Avukat Mete ŞAHİN logosu

Ceza mahkemesinden gerekçeli karar geldiğinde önce kararın verildiği tarih, tebliğ kaydı ve hükmün kanun yoluna açık olup olmadığı kontrol edilmelidir. 1 Haziran 2024 ve sonrasında verilen, istinafa açık kararlar için başvuru süresi, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğinden itibaren iki haftadır. Duruşma tarihi, kararın yazıldığı tarih ve tebliğ tarihi aynı şey değildir.


Kararın yalnız ceza miktarını gösteren son sayfasını okumak yeterli olmaz. Mahkemenin hangi delili neden kabul ettiği, savunmaya nasıl cevap verdiği ve sonuçta hangi hükmü kurduğu birlikte değerlendirilmelidir. Başvuru hazırlanırken öncelik, doğru kanun yolunu belirlemek ve süreyi belge üzerinden hesaplamaktır.


Bu yazı, 6 Ekim 2026 itibarıyla ilk derece ceza mahkemesi hükümlerine karşı olağan istinaf başvurusunu ele almaktadır. HAGB, basit yargılama ve daha önce kesinleşmiş kararlar için dosyanın özel durumu ayrıca incelenmelidir.


1. Gerekçeli Karar Gelmesi Ne Anlama Gelir?


Gerekçeli karar, mahkemenin vardığı sonucu ve bu sonucun dayanaklarını açıklar. Tebliğ edilmesi, kararın mutlaka kesinleştiği veya yazılı cezanın hemen infaz edileceği anlamına gelmez. Önce başvuru imkânının bulunup bulunmadığı ve sürenin başlayıp başlamadığı belirlenir.


Dosyada mahkemenin adı, esas ve karar numarası, karar tarihi, gerekçe, hüküm fıkrası ve kanun yolu bildirimi okunmalıdır. Aynı kararda birden fazla sanık veya suç bulunuyorsa her hüküm ayrı değerlendirilir. Bir suçtan beraat, diğerinden mahkûmiyet kararı verilmiş olması başvurunun kapsamını etkiler.


Belgenin size hangi yolla ulaştığını da kaydedin. Posta zarfını, tebliğ belgesini veya elektronik tebligat kaydını saklayın. Süre hesabını yalnız belgenin üzerinde yazan karar tarihine göre yapmayın.


2. Ceza İstinaf Süresi Ne Zaman Başlar?


5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.273/1, başvurunun gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren iki hafta içinde yapılmasını düzenler. Bu değişiklik, 7499 sayılı Kanun m.18, m.22 ve m.40 ile getirilen geçiş ve yürürlük hükümleriyle birlikte okunmalıdır.


Belirleyici tarih, kararın verildiği tarihtir. Ceza Muhakemesi Kanunu geçici m.6/1-c uyarınca yeni kural, 1 Haziran 2024 ve sonrasında verilen kararlar hakkında uygulanır. Daha önce verilen kararlar için önceki hükümler geçerliliğini korur. Dolayısıyla 2026 yılında tebliğ edilen eski bir kararda otomatik olarak iki haftalık süre kabul edilmemelidir.


Yeni düzenlemenin uygulandığı dosyada duruşmada hazır bulunmanız, gerekçeli tebliğe bağlanan sürenin yerine duruşma tarihini geçirmez. İnternetteki eski “tefhimden itibaren yedi gün” açıklamalarını karar tarihini kontrol etmeden kullanmak hak kaybına yol açabilir.


3. Tebligat ve İki Haftalık Süre Nasıl Hesaplanır?


Fizikî tebligatta dosyadaki tebliğ belgesi incelenir. Zarfın başka bir kişiye bırakılması veya adres işlemleri, tebligatın geçerliliği bakımından ayrıca değerlendirme gerektirebilir. “Evrakı bugün gördüm” açıklaması tek başına her dosyada başlangıç tarihini belirlemez.


Elektronik tebligatta 7201 sayılı Tebligat Kanunu m.7/a/4’ü düzenleyen 7101 sayılı Kanun m.48 gereğince, elektronik adrese ulaşmayı izleyen beşinci günün sonunda tebliğ gerçekleşmiş sayılır. UETS kaydındaki ulaşma ve tebliğ tarihleri kontrol edilmelidir. UYAP’taki “gerekçeli karar yazıldı” bilgisi, tek başına tebliğ tarihini belirlemeye yeterli değildir.


Ceza Muhakemesi Kanunu m.39/2 ve m.39/4 uyarınca haftalık süre, son haftada tebliğ gününün isim olarak karşılığı olan gün biter; son gün tatile rastlarsa tatilin ertesi günü esas alınır. Örneğin 6 Ekim 2026 Salı günü usulüne uygun tebliğ edilen yeni tarihli bir hükümde, olağan hesapla son gün 20 Ekim 2026 Salıdır.


Fizikî işlemde mesai bitimi; m.38/A/9 kapsamındaki elektronik işlemde gün sonu dikkate alınır. Adli tatile denk gelen sürelerde m.331 ve dosyanın niteliği ayrıca incelenmelidir. Teknik bir sorunu son dakikaya bırakmamak için başvurunun tamamlandığını gösteren kaydı önceden almak yararlıdır.


4. Her Ceza Kararına İstinaf Başvurusu Yapılabilir mi?


Ceza Muhakemesi Kanunu m.272, ilk derece hükümlerine karşı istinafı ve istisnalarını düzenler. Kanunen kesin hükümler ile maddede belirtilen diğer istisnalar nedeniyle her karar istinafa açık değildir. Para cezasının doğrudan verilmesi veya hapis cezasından çevrilmesi de değerlendirmede önem taşır.


HAGB bakımından ayrıca dikkat gerekir. 7589 sayılı Kanun m.15 ile yeniden düzenlenen Ceza Muhakemesi Kanunu m.231, ilk HAGB kararına karşı m.272/3 saklı kalmak üzere istinafı; denetim ihlali üzerine açıklanan veya yeni kurulan hüküm için ise m.231/11’de sınırlı itiraz incelemesini öngörür. Geçici m.6/2-c uyarınca 1 Haziran 2024’ten önce verilmiş HAGB kararının sonradan açıklanması veya yeniden hüküm kurulması hâlinde, eski kanun yolu hükümleri uygulanır. HAGB dosyası bu ayrımlar gözetilerek ayrıca değerlendirilir.


Basit yargılama usulündeki ilk hükme karşı da özel itiraz yolu bulunur. Bu kararlar için basit yargılamada savunma, tebligat ve itiraz rehberine bakılabilir.


5. İstinaf Dilekçesi Nereye Verilir?


Başvuru, kararı veren mahkemeye yapılır; incelemeyi ilgili bölge adliye mahkemesi ceza dairesi yürütür. Dilekçe başlığında, ilgili ceza dairesine gönderilmek üzere hükmü veren mahkeme gösterilebilir. Mahkeme ve dosya numarasını gerekçeli karardan aynen kontrol etmek yanlış dosyaya başvurma riskini azaltır.


Ceza Muhakemesi Kanunu m.273/1, dilekçe yanında zabıt kâtibine beyanda bulunma yolunu da düzenler. Beyanın tutanağa geçirilmesi ve hâkime onaylatılması gerekir. Sıradan bir telefon görüşmesi veya bilgi isteme başvuru yerine geçmez.


UYAP üzerinden işlem yapılacaksa gerekli elektronik imza ve usul koşulları sağlanmalı, evrakın sisteme başarıyla gönderildiği doğrulanmalıdır. Dilekçenin hazırlanmış veya bilgisayara kaydedilmiş olması, mahkemeye sunulduğunu göstermez. Fizikî teslimde de tarihli başvuru kaydı saklanmalıdır.


6. Kimler Başvurabilir, Avukat Zorunlu mudur?


Ceza Muhakemesi Kanunu m.260–263 kapsamında sanık, Cumhuriyet savcısı ve kanundaki koşulları taşıyan katılan veya suçtan zarar görenler başvurabilir. Avukatın, yasal temsilcinin ve eşin başvuru yetkileri de aynı bölümde düzenlenir. Dosyaya ilgi duymak veya tanık olmak tek başına başvuru hakkı sağlamaz.


Sanık kendi başvurusunu yapabilir; bunun için her dosyada avukat aracılığıyla hareket etmesi şart değildir. Ancak zorunlu müdafilik hükümleri ile temsil ve tebligatın dosyaya özgü etkileri ayrıca gözetilir.


Tutuklu sanığın ceza infaz kurumu veya tutukevi müdürüne dilekçe vermesi ya da beyanda bulunması m.263 kapsamında mümkündür. Bu durumda da işlemin kayda geçirilmesi önemlidir. Yakınının dilekçeyi hazırlamış olması, tutuklu sanık adına usulüne uygun başvurunun yapıldığını kendiliğinden göstermez.


7. Dilekçede Hangi Konular Açıklanmalıdır?


Dilekçede kararın açıkça belirlenmesi, başvuranın kimliği, itiraz edilen hüküm, talep ve imza bulunmalıdır; başvuru gerekçelerinin açıklanması da yararlıdır. Metin hazırlanırken şu sorulara cevap aranabilir:


  • Mahkeme hangi delili değerlendirmemiş veya yanlış yorumlamıştır?

  • Savunmanın hangi somut iddiası gerekçede karşılıksız kalmıştır?

  • Suçun unsurları ve sanığa yüklenen fiil bakımından hangi hata bulunmaktadır?

  • Ceza hesabı, artırım, indirim veya kişiselleştirme yönünden hangi mesele incelenmelidir?


Örneğin bir tanığın iki anlatımı arasında çelişki olduğu ileri sürülüyorsa, yalnız “tanık çelişkili konuştu” demek yerine ilgili duruşma tarihlerini ve çelişkinin hükme etkisini göstermek daha açıklayıcıdır. Dosyada bulunmayan bir olgu, varmış gibi yazılmamalıdır.


Ceza Muhakemesi Kanunu m.273/4’te belirtilen kişiler bakımından gerekçe gösterilmemesi incelemeyi engellemez. Bununla birlikte bu hüküm, dosyadaki sorunları somutlaştırmanın önemini ortadan kaldırmaz. Başvuruyu sonraya bırakmak veya süre geçtikten sonra ilk kez dilekçe vermek için dayanak oluşturmaz.


8. İstinaf Cezanın İnfazını ve Tutukluluğu Nasıl Etkiler?


Ceza Muhakemesi Kanunu m.275/1 uyarınca süresinde yapılan istinaf başvurusu hükmün kesinleşmesini engeller. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun m.4 da mahkûmiyetin infazı için kesinleşmeyi arar. Kanun yoluna açık bir hükme süresinde yapılan başvuru bu nedenle infaz süreci bakımından önemlidir.


İstinaf başvurusu otomatik tahliye sağlamaz. Tutukluluk, hükmün kesinleşmesinden ayrı değerlendirilir. Ceza Muhakemesi Kanunu m.104 uyarınca salıverilme talebi hakkında yetkili merci karar verir. Dosyada adli kontrol yükümlülüğü bulunuyorsa bunun kendiliğinden kalktığı da varsayılmamalıdır.


Başka bir dosyadan kesinleşmiş cezanın infazı veya farklı bir tutuklama kararı bulunması sonucu değiştirebilir. Bu nedenle “istinaf verdim, artık hiçbir işlem yapılamaz” düşüncesiyle hareket edilmemelidir.


9. İstinafa Başvurursam Cezam Artabilir mi?


Ceza Muhakemesi Kanunu m.283, yalnız sanık lehine başvuru yapılmış olması durumunda yeniden belirlenen cezanın önceki cezadan ağır olamayacağını düzenler. Kuralın uygulanması için dosyadaki bütün başvuruların yönü incelenmelidir.


Sanığın kendi başvurusu yanında Cumhuriyet savcısının veya katılanın aleyhe başvurusu varsa, aynı güvence hiçbir inceleme yapılmadan ileri sürülemez. Karşı tarafın dilekçesini ve talebini görmek bu nedenle önemlidir.


İstinafın kabul edileceği, cezanın mutlaka azalacağı veya beraat kararı çıkacağı önceden garanti edilemez. Başvuru, hükmün denetlenmesini sağlar; sonucu dosyadaki deliller ve hukuki değerlendirme belirler.


10. Süre Geçtiyse veya Başvuru Reddedildiyse Ne Yapılabilir?


Önce gerçekten süre geçip geçmediği kontrol edilmelidir. Karar tarihi, geçiş hükmü ve tebligat kaydı hatalı değerlendirilmiş olabilir. Süre geçtiği düşüncesiyle dosyayı incelemeden işlemden vazgeçilmemelidir.


Ceza Muhakemesi Kanunu m.40–42, kusuru olmadan süreyi kaçıran kişi için eski hâle getirmeyi düzenler. Güncel m.41’de engelin kalkmasından itibaren iki haftalık süre öngörülür. Bu süre, geçici m.6/1-a uyarınca 1 Haziran 2024 ve sonrasında kalkan engeller bakımından uygulanır. Başvuruyla birlikte yapılamayan usul işlemi de yerine getirilir. Kusursuzluğu açıklayan olgular ve varsa belgeler sunulmalıdır. Talepte bulunmak tek başına kararın yerine getirilmesini durdurmaz.


Mahkeme istinaf dilekçesini süre, başvuru hakkı veya kararın niteliği nedeniyle reddetmişse m.276’daki yol ayrıca değerlendirilir. Bu aşamada ret kararının tebliğ kaydı da korunmalıdır. Mazeret ileri sürmenin süreyi kendiliğinden yeniden başlattığı varsayılmamalıdır.


11. Ankara ve Yenimahalle’de Dosya İncelemesine Nasıl Hazırlanılır?


Ankara veya Yenimahalle’de ikamet edilmesi, tek başına başvurulacak mahkemeyi belirlemez. Esas alınacak bilgiler kararı veren mahkemenin adı ve dosya numarasıdır. Fizikî işlem öncesinde ilgili birimin güncel yeri kontrol edilebilir; Ankara’da hangi adliyeye gidileceğine ilişkin rehber bu hazırlıkta yardımcı olabilir.


Dosya incelemesi için gerekçeli kararın bütün sayfaları, tebligat belgesi, duruşma tutanakları, önceki savunmalar ve varsa karşı tarafın kanun yolu dilekçesi hazırlanmalıdır. Sadece hüküm fıkrasının fotoğrafı, delillerin ve sürenin birlikte değerlendirilmesini zorlaştırır.


Avukat Mete ŞAHİN ile dosya incelemesi hakkında iletişim kurulurken, tebliğ tarihi ve hesaplanan son gün özellikle belirtilmelidir. İnceleme için görüşme planlanması, kanuni başvuru süresinin yerine geçmez.


12. Sıkça Sorulan Sorular


1. Gerekçeli karar gelince ceza kesinleşmiş olur mu?

Hayır. Kanun yolunun açık olup olmadığı, başvuru süresi ve yapılan başvurular incelenmelidir.


2. Ceza istinaf süresi kaç gündür?

1 Haziran 2024 ve sonrasında verilen istinafa açık kararlar için gerekçeli tebliğden itibaren iki haftadır. Eski kararlar ayrıca değerlendirilir.


3. Duruşmaya katıldıysam süre o gün mü başlar?

Yeni düzenlemenin uygulandığı kararlarda başlangıç, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğidir. Karar tarihine ilişkin geçiş kuralı kontrol edilmelidir.


4. UYAP’ta kararın yazılması tebliğ sayılır mı?

“Gerekçeli karar yazıldı” bilgisi tek başına yeterli değildir. Fizikî veya elektronik tebligat kaydı incelenmelidir.


5. Elektronik tebligatta hangi tarih esas alınır?

Kanundaki kural, elektronik adrese ulaşmayı izleyen beşinci günün sonunda tebliğ gerçekleşmesidir. UETS delil kaydı kontrol edilmelidir.


6. Dilekçeyi doğrudan istinaf mahkemesine mi vermeliyim?

Başvuru, ilgili bölge adliye mahkemesine gönderilmek üzere hükmü veren mahkemeye yapılır.


7. Avukatsız istinaf başvurusu yapabilir miyim?

Sanık kendi başvurusunu yapabilir. Zorunlu müdafilik ve dosyanın özel koşulları ayrıca gözetilir.


8. Başvuru yapınca tutukluluk biter mi?

Hayır. Tutukluluk veya salıverilme hakkında ayrıca yetkili merci tarafından karar verilmesi gerekir.


9. İstinaf dilekçesinde gerekçe yazılmazsa ne olur?

Ceza Muhakemesi Kanunu m.273/4 kapsamındaki kişiler için gerekçe bulunmaması incelemeyi engellemez. Somut itirazların açıklanması yine önemlidir.


10. İstinaf başvurusu cezamı artırır mı?

Yalnız sanık lehine başvuru varsa m.283 uygulanır. Aleyhe başvuru bulunup bulunmadığı ayrıca kontrol edilmelidir.


11. HAGB kararında da aynı yol mu uygulanır?

İlk HAGB kararı, eski tarihli HAGB ve denetim ihlali sonrası açıklanan hüküm aynı değerlendirilmez. Tarih ve karar türü belirleyicidir.


12. Süreyi kaçırdıysam her şey bitmiş midir?

Tebligat ve süre hesabı yeniden incelenmelidir. Koşulları varsa eski hâle getirme değerlendirilebilir; kabulü otomatik değildir.


Yasal Uyarı: Bu web sitesinde yer alan bilgiler, yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Bu sitedeki bilgilerin kullanımı, hiçbir şekilde avukat-müvekkil ilişkisi oluşturmaz. İçerikte yer alan bilgilere dayanarak hareket etmeden önce, özel hukuki durumunuzla ilgili olarak mutlaka bu alanda çalışan bir avukata danışmanız tavsiye edilir.

Yorumlar


bottom of page