Mirasbırakanın Banka Hesabından Para Çekilmesi: Mirasçıların Hakları ve Başvuru Yolları
- Av. Mete ŞAHİN

- 9 Ağu
- 10 dakikada okunur

Mirasbırakanın banka hesabından para çekildiğinin öğrenilmesi, tek başına paranın hukuka aykırı biçimde alındığını göstermez. İşlemin ölümden önce mi sonra mı yapıldığı; parayı kimin, hangi yetkiyle, hangi kanaldan ve hangi amaçla çektiği ayrı ayrı incelenmelidir.
Mirasbırakan sağlığında ve ayırt etme gücüne sahipken parasını çekebilir, harcayabilir veya bir başkasına verebilir. Buna karşılık ölüm anındaki hesap alacağı terekeye geçer. Birden fazla mirasçı varsa bu değer, paylaşmaya kadar mirasçıların elbirliğiyle hak sahibi olduğu miras ortaklığının içinde yer alır.
Bu nedenle doğru inceleme, yalnızca hesap ekstresindeki çekim tutarına bakılarak yapılamaz. Ölüm tarihi bakiyesi, işlem saati, ATM veya şube kaydı, mobil bankacılık oturumu, vekâletname, paranın gönderildiği hesap, açıklama ve harcama belgeleri birlikte değerlendirilmelidir.
1. Banka Hesabındaki Para Ne Zaman Terekeye Girer?
4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun 599. maddesine göre mirasçılar, mirasbırakanın ölümüyle mirası bir bütün olarak kanun gereğince kazanır. Banka hesabındaki fiziksel para değil, bankadan talep edilebilen hesap alacağı mirasçılara geçer.
Esas alınacak ilk veri, hesabın ölüm anındaki gerçek bakiyesidir. Ancak ölümden sonra hesaba yatan her tutar otomatik olarak tereke sayılmaz. Faiz, kira, iade veya satış bedeli terekeye ait olabilirken; ölümden sonra hatalı yatırılan emekli aylığı ya da üçüncü kişiye ait bir ödeme geri istenebilir. Bu nedenle hesap hareketleri kalem kalem sınıflandırılmalıdır.
Sağ kalan eş varsa, eşler arasındaki mal rejiminden doğan alacaklar da miras paylaşımından önce değerlendirilir. Hesapta görünen tutarın doğrudan mirasçılık belgesindeki oranlarla bölünmesi her olayda doğru sonuç vermez.
2. Ölümden Önce ve Ölümden Sonra Para Çekilmesi Arasındaki Fark Nedir?
İşlemin zamanı, uyuşmazlığın hukukî niteliğini belirleyen en önemli ölçütlerden biridir.
İşlem Zamanı | İncelenecek Temel Konu | Muhtemel Hukukî Sonuç |
Ölümden Önce Mirasbırakan Tarafından | Ayırt etme gücü, irade ve işlemin gerçek sebebi | Geçerli tasarruf, bağış, borç ödemesi veya irade sakatlığı iddiası |
Ölümden Önce Yetkili Kişi Tarafından | Vekâletin kapsamı, talimat ve paranın kullanım amacı | Hesap verme, iade veya yetki aşımından doğan sorumluluk |
Ölümden Sonra Kart veya Dijital Erişimle | Miras ortaklığı, kullanım yetkisi, kast ve paranın akıbeti | İade ve tazminat sorumluluğu; koşulları varsa ceza soruşturması |
Ölümden Sonra Bankanın Mirasçılara Ödemesi | Mirasçılık, ortak irade, vergi ve banka işlemleri | Usulüne uygun paylaşım veya ödeme |

2.1. Mirasbırakan Parayı Sağlığında Kendisi Çekmişse
Mirasbırakan, ayırt etme gücüne sahip olduğu dönemde kendi malvarlığı üzerinde kural olarak serbestçe tasarruf edebilir. Mirasçıların işlemi sonradan uygun bulmaması, çekimi kendiliğinden geçersiz hâle getirmez.
Bununla birlikte şu iddialar varsa işlem ayrıca incelenebilir:
Mirasbırakanın işlem tarihinde ayırt etme gücünün bulunmaması,
Hile, korkutma veya yanılma gibi irade bozukluğu,
İmzanın mirasbırakana ait olmaması,
Paranın görünürde çekilmiş olmasına rağmen gerçekte başka bir kişi tarafından alınması,
Saklı payı zedeleyen karşılıksız kazandırma,
Altsoya yapılan ve mirasta denkleştirmeye tabi olabilecek kazandırma.
2.2. Para Vekil veya Yakın Tarafından Ölümden Önce Çekilmişse
Vekâletname, hesap sahibinin parasının vekile ait olduğu anlamına gelmez. Vekil, verilen talimata ve yetkinin sınırlarına uygun davranmak; gördüğü işin hesabını vermek ve vekâlet verene ait olarak aldıklarını teslim etmekle yükümlüdür. Bu yükümlülük 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 508. maddesinde düzenlenmiştir.
Para çekme yetkisi bulunsa bile paranın ne için çekildiği ve nereye harcandığı açıklanamıyorsa hesap verme ve iade sorumluluğu gündeme gelebilir. Vekâletname kapsamı dışında çekim yapılmışsa hem parayı alan kişinin hem de işlemi gerçekleştiren bankanın durumu somut belgeler üzerinden ayrıca değerlendirilir.
2.3. Para Ölümden Sonra Çekilmişse
Ölüm anında hesap alacağı terekeye geçtiğinden, parayı çeken kişinin “Ben de mirasçıyım” demesi tüm tutarı tek başına alma yetkisi vermez. Çekilen paranın terekeye iadesi, miras paylarına göre hesaba katılması veya uğranılan zararın giderilmesi istenebilir.
Ölümden sonra mirasbırakana ait kartın, şifrenin veya mobil bankacılık erişiminin kullanılması da bankadaki olağan miras işleminin yerine geçmez. İşlemin ceza hukuku yönü ayrıca değerlendirilse bile mirasçıların özel hukuk talepleri ortadan kalkmaz.
3. Mirasçılardan Biri Bankadaki Paranın Tamamını Tek Başına Çekebilir mi?
Birden fazla mirasçı varsa Türk Medenî Kanunu’nun 640. maddesi uyarınca paylaşmaya kadar miras ortaklığı oluşur. Mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahip olur ve kural olarak terekeye ait haklar üzerinde birlikte tasarruf eder.
Bu nedenle bankalar uygulamada genellikle şu seçeneklerden birini arar:
Bütün mirasçıların birlikte başvurması,
Mirasçıların belirli bir kişiye usulüne uygun vekâlet vermesi,
Yazılı miras paylaşma sözleşmesi sunulması,
Elbirliği hâlinin sona erdiğini veya alacağın paylara bölündüğünü gösteren kesinleşmiş karar bulunması.
Tek mirasçı bulunması hâlinde ise mirasçılık belgesi, kimlik, vergi ve bankanın gerekli gördüğü diğer belgelerle tek başına işlem yapılabilir.
Bankanın bir mirasçıya ödeme yapmış olması, o kişinin diğer mirasçılara karşı bütün iç hesaplaşmasını tamamladığı anlamına gelmez. Ödeme yetkisinin ve paranın paylaşımının iki ayrı konu olduğu unutulmamalıdır.
4. Mirasbırakanın Verdiği Vekâlet Ölümden Sonra Devam Eder mi?
Türk Borçlar Kanunu’nun 513. maddesine göre sözleşmeden veya işin niteliğinden aksi anlaşılmadıkça vekâlet, vekâlet verenin ölümüyle kendiliğinden sona erer. Dolayısıyla “Mirasbırakan sağlığında bana yetki vermişti” açıklaması, ölümden sonraki her para çekimini tek başına haklı kılmaz.
Sözleşmede ölümden sonra devam iradesinin bulunması veya işin niteliğinin devamı gerektirmesi mümkündür. Ancak böyle bir durumda dahi vekil, yetkinin amacına aykırı davranamaz ve diğer hak sahiplerine karşı hesap vermekten kaçınamaz.
Somut olayda şu belgeler birlikte incelenmelidir:
Noterlik vekâletnamesinin tam metni,
Bankaya verilmiş özel talimat veya imza formu,
Vekâletin geri alınıp alınmadığı,
Bankanın ölümü ne zaman öğrendiği,
Çekimin tarihi, saati ve kanalı,
Paranın çekimden sonraki kullanım yeri.
5. Ortak Banka Hesabında Miras Payı Nasıl Belirlenir?
Hesabın iki kişi adına açılmış olması, ölüm tarihinde bakiyenin yarısının otomatik olarak sağ kalan hesap sahibine ait olduğu anlamına gelmez. Hesap sözleşmesinin türü, parayı kimin yatırdığı, tarafların iç ilişkisi ve işlemlerin amacı önemlidir.
Münferit imzayla işlem yapılabilen bir ortak hesapta sağ kalan hesap sahibi bankaya karşı çekim yetkisine sahip olabilir. Fakat bu yetki, çekilen paranın tamamının iç ilişkide ona ait olduğunu kesin olarak göstermez. Mirasbırakana ait olduğu ispatlanan bölüm tereke hesabına dâhil edilebilir.
Hesap müşterek imzayla işletiliyorsa ölümden sonra tek taraflı tasarruf daha da sınırlı olacaktır. Banka sözleşmesi ve hesap açılış belgeleri görülmeden yalnız hesap adına bakılarak pay hesabı yapılmamalıdır.
6. Mirasbırakanın Banka Hesapları ve Çekim Kayıtları Nasıl Bulunur?
Mirasçı, öncelikle noterlikten veya sulh hukuk mahkemesinden mirasçılık belgesi almalıdır. Ardından e-Devlet’teki BDDK “Mevduat/Katılım Fonu Hesabı Bulunan Banka Sorgulama” hizmeti kullanılarak mirasbırakanın hangi bankalarda hesabı bulunduğu araştırılabilir.
Bu sorgulama, her zaman hesap bakiyesini ve ayrıntılı hareketleri göstermez. İlgili bankaya yazılı başvuruyla en az şu kayıtlar talep edilmelidir:
Ölüm tarihi itibarıyla hesap ve yatırım bakiyeleri,
Ölümden önceki ve sonraki ihtilaflı döneme ait hesap hareketleri,
İşlemin ATM, şube, mobil bankacılık veya internet bankacılığı üzerinden yapıldığı bilgisi,
Şube çekim belgesi, talimat, dekont ve imza örneği,
Havale veya EFT yapılmışsa alıcı hesap bilgileri,
Varsa vekâletname ve bankacılık işlem formu,
Bankanın ölümü öğrendiği tarih ve bu tarihten sonraki işlemler.
Banka, sır saklama ve kişisel veri kuralları nedeniyle bazı ayrıntıları doğrudan paylaşmayabilir. Uyuşmazlık hâlinde mahkeme veya Cumhuriyet başsavcılığı kayıtları bankadan isteyebilir. Kamera görüntüsü ve bazı teknik kayıtların saklama süreleri sınırlı olabileceğinden başvuru geciktirilmemelidir.
Tereke kapsamı belirsizse tereke tespiti ve miras malvarlığının bulunması yoluna başvurulabilir. Türk Medenî Kanunu’nun 589. maddesi sulh hukuk hâkimine terekenin korunması için gerekli önlemleri alma yetkisi verir. Kanun’un 590. maddesindeki belirli defter tutma talebi bakımından ölüm tarihinden başlayan bir aylık süre ayrıca dikkate alınmalıdır.

7. Para Çekildiği Öğrenildiğinde Hangi Deliller Toplanmalıdır?
Uyuşmazlığın sonucu çoğu zaman işlemin hukukî adından çok, para akışının belgelenmesine bağlıdır. Şu deliller mümkün olduğunca erken korunmalıdır:
Ölüm kayıt örneği ve mirasçılık belgesi,
Ölüm tarihi bakiyesi ile tam hesap ekstresi,
Çekim veya transferin tarih, saat ve kanal bilgisi,
ATM işlem yeri ve cihaz bilgisi,
Şube işlem fişi, talimat ve imza belgesi,
Paranın gönderildiği hesap ve sonraki transfer zinciri,
Vekâletname, banka sözleşmesi ve imza sirküsü,
Para cenaze, bakım veya borç ödemesinde kullanıldı deniyorsa fatura ve makbuzlar,
Mirasbırakanın ayırt etme gücü tartışılıyorsa işlem tarihine yakın sağlık kayıtları,
Tarafların mesajları, yazışmaları ve paranın sebebini gösteren diğer belgeler.
Sadece ekran görüntüsüne dayanmak yerine bankadan onaylı kayıt istenmesi; dijital belgelerin özgün hâlinin, tarih ve kaynak bilgileriyle saklanması ispat gücünü artırır.

8. Çekilen Paranın Geri Alınması İçin Hangi Hukukî Yollar Vardır?
Uygulanacak yol, çekimin zamanına, parayı alan kişiye ve işlemin sebebine göre değişir. Aynı olayda birden fazla talep birlikte veya terditli biçimde gündeme gelebilir.
8.1. Yazılı Bildirim ve Hesap Verme Talebi
İlk aşamada bankaya ve parayı çektiği ileri sürülen kişiye yazılı başvuru yapılabilir. İşlemin tüm belgelerinin açıklanması, paranın nerede kullanıldığının bildirilmesi ve terekeye iadesi istenir. Başvuru, delillerin korunması ve uyuşmazlık tarihinin belirlenmesi bakımından önemlidir.
8.2. Terekenin Korunması ve Miras Ortaklığına Temsilci Atanması
Malvarlığının başka hesaplara aktarılması veya gizlenmesi riski varsa Türk Medenî Kanunu’nun 589. maddesi kapsamında koruma önlemleri talep edilebilir. Mirasçılar birlikte hareket edemiyorsa aynı Kanun’un 640. maddesi uyarınca miras ortaklığına temsilci atanması istenebilir.
Terekeye ait bir alacak için yalnız bir mirasçının kendi payı oranında dava açması her durumda yeterli olmayabilir. Talebin terekeye mi, yoksa mirasçının kişisel hakkına mı ait olduğu belirlenmeli; gerekiyorsa bütün mirasçılar birlikte hareket etmeli veya tereke temsilcisi davayı takip etmelidir.
8.3. Mirasın Paylaşılması veya Alacağın Paylara Bölünmesi
Mirasçılar anlaşabiliyorsa Türk Medenî Kanunu’nun 676. maddesine uygun yazılı miras paylaşma sözleşmesi düzenleyebilir. Anlaşma yoksa mirasın paylaşılması istenebilir.
Türk Medenî Kanunu’nun 644. maddesi, terekeye dâhil hak ve alacakların paylar oranında bölünmesinde elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesine ilişkin kuralların uygulanmasını öngörür. Banka alacağının ferdîleştirilmesi bakımından bu yol somut olayda değerlendirilebilir.
8.4. İade, Alacak veya Tazminat Talebi
Yetkisiz çekim, vekâlet görevinin ihlali, sebepsiz zenginleşme veya haksız fiil niteliğindeyse paranın iadesi ya da zararın tazmini talep edilebilir. Dava sebebi, taraf sıfatı, faiz başlangıcı ve görevli mahkeme çekimin biçimine göre değişir.
Bankanın da sorumlu tutulup tutulamayacağı; işlemdeki imzanın gerçekliği, vekâletnamenin kapsamı, bankanın ölümü öğrenme tarihi, kimlik doğrulama süreci ve bankadan beklenen özen yükümlülüğü incelenerek belirlenir. Hesaptan para çekilmiş olması bankayı kendiliğinden sorumlu yapmaz.
8.5. Mirasta Denkleştirme
Mirasbırakan sağlığında bir mirasçısına karşılıksız kazandırmada bulunmuşsa Türk Medenî Kanunu’nun 669. maddesindeki mirasta denkleştirme hükümleri gündeme gelebilir. Altsoya yapılan karşılıksız kazandırmalar bakımından kanundaki özel karine ayrıca değerlendirilir.
Ölümden sonra tereke hesabından yetkisiz çekilen para ise kural olarak “mirasbırakanın sağlığında yaptığı kazandırma” değildir. Bu durumda denkleştirme yerine iade, hesap verme, paylaşma veya tazminat talebi daha uygun olabilir.
8.6. Tenkis Talebi
Mirasbırakanın geçerli bir bağışı veya başka karşılıksız kazandırması saklı payları zedeliyorsa tenkis hükümleri uygulanabilir. Ancak işlem sahte imzaya, ehliyetsizliğe veya yetkisiz çekime dayanıyorsa önce işlemin geçerliliği ve iade sebebi değerlendirilmelidir. Her banka transferi doğrudan tenkis davasının konusu değildir.
9. Veraset ve İntikal Vergisi Ödenmeden Bankadaki Para Alınabilir mi?
7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu’nun 17. maddesine göre bankalar, kural olarak verginin ödendiğini gösteren vergi dairesi belgesini ister. Ancak belge sunulmaması hâlinde kanun, veraset yoluyla intikallerde yüzde 5 oranında vergi karşılığı kesinti yapıldıktan sonra bakiyenin verilebilmesine de imkân tanır.
Bu yüzde 5, kesinleşmiş nihai vergi tutarı değildir; vergi güvenliği için yapılan bir kesintidir. Beyan, tarh ve mahsup süreci ayrıca yürütülür. Bankanın mirasçılık, ortak tasarruf ve kendi işlem güvenliğiyle ilgili diğer belge talepleri de devam eder.
Dolayısıyla “vergi ilişik kesme belgesi yoksa hiçbir şekilde ödeme yapılamaz” şeklindeki kategorik ifade kanun metnini tam yansıtmaz. Bununla birlikte hangi yöntemin uygulanacağı, dosyanın vergi durumu ve bankanın usulüne uygun talebi üzerinden netleştirilmelidir.
10. Bankadaki Para Ne Zaman Zamanaşımına Uğrar?
5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 62. maddesine göre bankalardaki mevduat, katılım fonu, emanet ve alacaklar; hak sahibinin en son talebi, işlemi veya yazılı talimatı tarihinden başlayarak on yıl içinde aranmazsa zamanaşımına uğrar. İlan sürecinden sonra ilgili değerler Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na gelir kaydedilebilir.
On yıllık sürenin her olayda ölüm tarihinden başladığını söylemek doğru değildir. Son işlem veya talimat tarihi banka kayıtlarından belirlenmelidir. Ayrıca çekilen paranın geri alınmasına ilişkin özel hukuk taleplerinde uygulanacak süre; davanın hukukî sebebine ve öğrenme tarihine göre farklı olabilir. Bu nedenle tek bir genel “dava süresi” varsayılmamalıdır.
11. Banka Hesabından Para Çekmek Reddi Miras Hakkını Etkiler mi?
Türk Medenî Kanunu’nun 610. maddesine göre ret süresi dolmadan terekenin olağan yönetimi veya mirasbırakanın işlerinin yürütülmesi için gerekli olanın dışında tereke işlemlerine karışan; tereke malını gizleyen ya da kendisine mal eden mirasçı mirası reddedemez.
Bu nedenle terekeye ait parayı kendi adına çekmek veya harcamak, reddi miras hakkının kaybına yol açabilecek ciddi bir risk taşır. Buna karşılık mirasçılık belgesi almak, hesap bulunan bankaları araştırmak veya terekenin korunması için başvurmak tek başına mirası sahiplenme anlamına gelmez.
Borçlu bir tereke ihtimali varsa işlem yapmadan önce mirasın reddi ve veraset beyannamesi arasındaki süre farkı incelenmeli; para çekme veya harcama yapılmamalıdır.
12. Ölümden Sonra Banka Kartıyla Para Çekmek Suç mudur?
Mirasbırakana ait banka kartının veya kart bilgilerinin ölümden sonra kullanılması, olayın koşullarına göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 245. maddesinde düzenlenen banka veya kredi kartının kötüye kullanılması suçu bakımından değerlendirilebilir.
Ancak ceza sorumluluğu yalnız işlemin varlığına bakılarak kurulmaz. Kartın nasıl elde edildiği, paranın kaynağı, kişinin miras hakkı, daha önceki kullanım biçimi, yarar sağlama amacı ve suç kastı birlikte incelenir. Mirasçılar arasındaki her para uyuşmazlığı otomatik olarak ceza suçu oluşturmaz; aynı şekilde “mirasçıyım” savunması da kartı kullanmayı kendiliğinden hukuka uygun hâle getirmez.
Sahte imza, başkasının dijital kimlik bilgilerini kullanma veya bankaya gerçeğe aykırı belge sunma varsa başka suç tipleri de gündeme gelebilir. Ceza şikâyeti, terekeye iade veya tazminat talebinin yerine geçmez. Banka kartı ve dijital işlem boyutu için bilişim suçları ve banka davaları hakkındaki açıklamalar da incelenebilir.

13. Ankara ve Yenimahalle’de Başvuru Yapılırken Nelere Dikkat Edilmelidir?
Banka şubesinin Ankara’da bulunması, görevli ve yetkili mahkemeyi tek başına belirlemez. Mirasbırakanın son yerleşim yeri, talebin tereke tespiti mi paylaşma mı alacak mı olduğu, davalının kimliği ve banka işleminin tüketici işlemi niteliği birlikte değerlendirilir.
Ankara veya Yenimahalle bağlantılı bir olayda izlenecek pratik sıra şöyledir:
Mirasçılık belgesini ve ölüm kaydını temin edin.
E-Devlet üzerinden hesap bulunan bankaları sorgulayın.
Bankalara ölüm tarihi bakiyesi ve ayrıntılı hareketler için yazılı başvuru yapın.
İşlemin ölümden önce mi sonra mı olduğunu ve kullanılan kanalı belirleyin.
Vekâletname, dekont, alıcı hesap ve harcama belgelerini toplayın.
Terekenin borçlu olma ihtimali varsa para çekmeden reddi miras riskini inceleyin.
Talebin terekeye mi kişisel miras payına mı ait olduğunu belirleyerek doğru dava ve taraf düzenini kurun.
14. Sıkça Sorulan Sorular
1. Mirasbırakanın hesabından ölümden sonra para çekilebilir mi?
Mirasçılık işlemleri tamamlanmadan kart, şifre veya mobil bankacılık üzerinden para çekilmemelidir. Birden fazla mirasçı varsa hesap alacağı paylaşmaya kadar miras ortaklığına aittir.
2. Tek mirasçı bankadaki parayı alabilir mi?
Evet. Tek mirasçı, mirasçılık belgesi ile vergi ve bankanın istediği diğer belgeleri tamamlayarak başvurabilir.
3. Bir mirasçı paranın tamamını çekerse ne yapılabilir?
Hesap hareketleri ve işlem belgeleri alınmalı; çekilen tutarın terekeye iadesi, paylaşımda hesaba katılması veya zararın giderilmesi somut olaya göre talep edilmelidir.
4. Vekâletname ölümden sonra para çekme yetkisi verir mi?
Kural olarak vekâlet ölümle sona erer. Sözleşmede veya işin niteliğinde devamı gerektiren özel durum varsa dahi vekilin yetki amacı ve hesap verme borcu devam eder.
5. Ölen kişinin banka kartını kullanmak suç mudur?
TCK m.245 kapsamında ceza sorumluluğu doğabilir. İşlemin biçimi, yarar sağlama amacı ve kast somut delillerle değerlendirilir.
6. Ölümden önce yapılan her para transferi bağış sayılır mı?
Hayır. Transfer; borç ödemesi, masraf karşılığı, emanet, kredi veya bağış olabilir. İşlemin gerçek sebebi delillerle belirlenir.
7. Mirasbırakanın hangi bankalarda hesabı olduğu nasıl öğrenilir?
Mirasçılık bilgisi doğrulandıktan sonra e-Devlet’teki BDDK hizmetinden hesap bulunan bankalar sorgulanabilir; ayrıntılı bakiye için bankaya başvurulur.
8. Banka mirasçıya eski hesap hareketlerini verir mi?
Mirasçılık belgesiyle yazılı talepte bulunulabilir. Bankanın doğrudan vermediği ayrıntılı kayıtlar uyuşmazlık hâlinde mahkeme veya savcılık aracılığıyla istenebilir.
9. Vergi dairesi belgesi olmadan bankadaki para alınabilir mi?
7338 sayılı Kanun m.17, belge yoksa veraset yoluyla intikal eden tutardan yüzde 5 kesinti yapılarak bakiyenin ödenmesine imkân verir. Diğer mirasçılık ve banka koşulları ayrıca tamamlanmalıdır.
10. Bankadaki parayı çekmek reddi mirasa engel olur mu?
Tereke parasını sahiplenme niteliğindeki çekim, TMK m.610 uyarınca ret hakkını düşürebilir. Borca batık tereke ihtimalinde işlem yapılmadan hukukî değerlendirme gerekir.
11. Çekilen para için dava açma süresi kaç yıldır?
Tek bir süre yoktur. Süre; iade, vekâlet, haksız fiil, sebepsiz zenginleşme, denkleştirme veya miras sebebiyle istihkak gibi hukukî sebebe göre değişir.
12. Bu uyuşmazlıkta hangi mahkeme görevlidir?
Tereke tespiti, paylaşma, alacak, banka sorumluluğu veya ceza iddiası farklı mercilere tabi olabilir. Görev ve yetki, talep ile taraflara göre belirlenmelidir.
Yasal Uyarı: Bu web sitesinde yer alan bilgiler, yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Bu sitedeki bilgilerin kullanımı, hiçbir şekilde avukat-müvekkil ilişkisi oluşturmaz. İçerikte yer alan bilgilere dayanarak hareket etmeden önce, özel hukuki durumunuzla ilgili olarak mutlaka bu alanda çalışan bir avukata danışmanız tavsiye edilir.



Yorumlar