Arabuluculuk Anlaşmasına Rağmen İşveren Ödeme Yapmazsa Ne Yapılır?

Arabuluculuk görüşmesinde kıdem tazminatı, ücret veya diğer işçilik alacakları için anlaşılmış olması, paranın kendiliğinden hesaba yatmasını sağlamaz. İşveren kararlaştırılan ödemeyi yapmazsa, öncelikle anlaşma belgesinin imzaları, ödeme tarihi ve varsa taksit hükümleri incelenir. Belge ilam niteliğindeyse ilamlı icra gündeme gelir; bu niteliği doğrudan taşımıyorsa icra edilebilirlik şerhi gerekebilir.
Ödemenin gecikmesi, anlaşmanın yok sayılarak eski alacakların tamamı için yeniden dava açılabileceği anlamına gelmez. İşçinin hangi tutarı, hangi tarihten itibaren ve hangi belgeyle isteyebileceği birbirinden ayrı değerlendirilmelidir. Bu rehber, işçi–işveren uyuşmazlığında imzalanmış bir arabuluculuk anlaşmasının yerine getirilmemesine odaklanmaktadır.

1. Önce Son Tutanak ile Anlaşma Belgesini Ayırın
Son tutanak, arabuluculuk sürecinin nasıl sonuçlandığını gösterir. Anlaşma belgesi ise kimin, kime, hangi borcu ve ne zaman ödeyeceğini ortaya koyar. Yalnızca “anlaşma sağlandı” yazan bir sayfa, tahsil edilecek tutarı belirlemek için yeterli olmayabilir. Belgeler aynı metinde birleştirilmişse başlıklarından önce içeriklerine ve imzalarına bakılır.
Ödeme yapılmadığında şu belgeler birlikte hazırlanmalıdır:
Anlaşma belgesinin bütün sayfaları ve ekleri.
Arabuluculuk son tutanağı ve dosya numarası.
Taksit planı, banka hesap bilgisi ve ödeme koşulları.
Yapılan ödemelerin dekontları ve hesap hareketleri.
Varsa ihtarname, tebliğ belgesi ve ödeme konulu yazışmalar.
Yalnızca belgenin son sayfasının fotoğrafıyla işlem yapılması, faiz, net–brüt tutar veya vade konusunda hataya yol açabilir. Sürecin başlangıç aşamaları için dava şartı arabuluculuk rehberimiz ayrıca incelenebilir.
2. Anlaşma Belgesi Doğrudan İcraya Konulabilir mi?
2.1. İmza Düzeni Neden Önemlidir?
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/4, kanunun ayrıca şerh aradığı durumlar dışında, tarafların, avukatlarının ve arabulucunun birlikte imzaladığı belgeye şerhsiz ilam niteliği tanır. Bu nedenle işçilik anlaşmasında işçi, işveren veya yetkili temsilcisi, taraf avukatları ve arabulucuya ait imzalar kontrol edilir.
Avukatsız yapılan görüşmede tarafların ve arabulucunun imzasının bulunması ile belgenin doğrudan ilam niteliği kazanması aynı şey değildir. Şerh gerekip gerekmediği ayrıca değerlendirilir. Kanundaki ticari uyuşmazlıklara özgü imza istisnası, işveren bir şirket olduğu gerekçesiyle işçilik alacağına uygulanmamalıdır.
2.2. İcra Edilebilirlik Şerhi Nereden Alınır?
Dava açılmadan önce yürütülen arabuluculukta şerh, arabulucunun görev yaptığı yer sulh hukuk mahkemesinden istenir. Dava devam ederken arabuluculuğa başvurulmuşsa talep davanın görüldüğü mahkemeye yöneltilir. Bu ayrım 6325 sayılı Kanun m.18/2–3'te düzenlenmiştir.
Mahkeme, anlaşmanın arabuluculuğa ve cebrî icraya elverişliliğini inceler. Şerh, belgedeki belirsiz ödeme yükümlülüğünü kendiliğinden açıklığa kavuşturan veya borçlunun ödeme gücünü garanti eden bir işlem değildir. Başvurunun sonuçlanacağı gün için bütün dosyalarda geçerli kesin bir süre verilemez.
3. Ödeme Tarihi Geçince İhtarname Gerekir mi?
İhtar gerekip gerekmediği, ödeme gününün nasıl belirlendiğine bağlıdır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.117 uyarınca, kural olarak borçlunun vadesi gelmiş borç bakımından temerrüde düşmesi için ihtar gerekir. Ancak taraflar ödeme gününü birlikte belirlemişse, borçlu bu günün geçmesiyle ayrıca ihtara gerek olmadan temerrüde düşer. Anlaşmadaki koşullar ve varsa sonradan verilen ek süre ayrıca kontrol edilmelidir.
Ancak “muhasebe işlemleri tamamlanınca” veya “işçinin bildireceği hesaba” gibi kayıtlar varsa, koşulun gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılır. İşçinin hesap numarasını bildirmemesi, işverenin ileri sürdüğü ödeme savunması veya sonradan verilen ek süre ayrıca değerlendirilir. Her dosyada mutlaka noter ihtarı gerekir veya hiçbir dosyada ihtar gerekmez şeklindeki genellemeler doğru değildir.

4. Bir Taksit Ödenmezse Kalan Borcun Tamamı İstenebilir mi?
Bir taksidin gecikmesi, gelecekteki bütün taksitleri her durumda hemen istenebilir hâle getirmez. Bunun için anlaşmada, gecikmenin kalan borcu muaccel kılacağına ilişkin bir hüküm bulunup bulunmadığı ve hükmün koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği incelenir. Muacceliyet, borcun ödeme zamanının gelmiş olmasıdır.
Örneğin toplam 120.000 TL'nin üç ayrı tarihte 40.000 TL olarak ödeneceği kararlaştırılmış olsun. İlk taksit ödenmiş, ikinci taksit gecikmiş, üçüncünün vadesi henüz gelmemişse; kalan 80.000 TL'nin tamamının hemen takibe konulabileceği peşinen kabul edilemez. Erken talep hakkı veren geçerli bir kayıt yoksa vadesi gelmiş 40.000 TL ile gelecekteki taksit ayrılır. Bu tutarlar yalnızca açıklayıcı örnektir.
Kısmi ödeme de hesapta gösterilmelidir. Ödemenin anapara, faiz ve giderlerden hangisine mahsup edileceği değerlendirilmeden aynı tutar ikinci kez istenmemelidir.
5. Faiz, Net–Brüt Tutar ve Kesintiler Nasıl Kontrol Edilir?
Anlaşmada yazılı 100.000 TL'nin “net” veya “brüt” olması, işçinin hesabına geçecek miktar açısından önemlidir. Hangi alacak kaleminin ne şekilde kararlaştırıldığı ve varsa yasal kesintiler incelenmelidir. Bankaya daha düşük tutar yatması tek başına eksik ödeme sonucuna ulaşmak için yeterli değildir; ödeme dökümü anlaşmayla karşılaştırılmalıdır.
Faiz bakımından anlaşmadaki hüküm, borcun niteliği ve temerrüt tarihi birlikte ele alınır. Türk Borçlar Kanunu m.120, sözleşmede oran bulunmadığında uygulanacak mevzuata gönderme yapar. Bütün işçilik anlaşmalarında aynı faiz türünün uygulanacağı veya eski alacağın faizinin aynen devam edeceği varsayılmamalıdır.
Hukukî faiz hesaplama aracı, uygun faiz türü ve tarihler belirlendikten sonra ön hesap için kullanılabilir. Araç çıktısı, anlaşmanın yorumlanmasının ve dosya hesabının yerine geçmez.
6. Yeniden Arabuluculuğa Gitmek veya Dava Açmak Gerekir mi?
İlam niteliğindeki anlaşmada yer alan, vadesi gelmiş para borcunun ilamlı icra yoluyla istenmesi için aynı konuda yeniden arabuluculuk görüşmesi yapılması gerekmez. İcra takibi ile işçilik alacağı davası farklı yollardır. İş uyuşmazlıklarındaki dava şartının genel çerçevesi 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'na ilişkin Adalet Bakanlığı açıklamasında yer almaktadır.
6325 sayılı Kanun m.18/5 gereğince, anlaşılmış hususlarda yeniden dava açılamaz. Bu nedenle yalnız ödeme yapılmaması gerekçesiyle anlaşmayı yok sayıp kıdem, ihbar ve ücret alacaklarını baştan dava konusu yapmak risklidir. Anlaşmanın geçersizliği iddiası veya anlaşma dışında kalan bir alacak ise ayrı hukuki inceleme gerektirir.
Belgede yalnız kıdem tazminatı düzenlenmişse, fazla çalışma alacağının da mutlaka sona erdiği söylenemez. Buna karşılık hangi konular üzerinde anlaşmaya varıldığını belirlemek için sadece kalem başlıkları değil, metnin tamamı okunmalıdır.
7. İcra Takibinden Sonra Para Ne Zaman Alınır?
İlamlı icra koşulları sağlandığında takip başlatılır; borçluya tebligat, varsa başvurular ve tahsil işlemleri dosyanın durumuna göre yürür. Anlaşmanın imzalanmış olması, tahsil tarihini veya tahsil sonucunu garanti etmez. İşverenin malvarlığı, mevcut hacizler ve varsa konkordato ya da iflas süreci sonucu etkileyebilir.
Dosya açıldıktan sonra yapılan ödemeler de dosya hesabına bildirilmelidir. Taraf olunan takip, e-Devlet İcra Dosyası Sorgulama hizmetinden izlenebilir. Ekranda dosyanın görünmesi, kendiliğinden haciz veya ödeme yapıldığı anlamına gelmez.
8. Ankara ve Yenimahalle'de Belge İncelemesine Nasıl Hazırlanılır?
Ankara veya Yenimahalle'deki bir işçilik uyuşmazlığında anlaşmanın bütün sayfaları, banka hareketleri ve ödeme takvimi birlikte incelenmelidir. Ankara ile Ankara Batı adliyeleri arasında başvuru yeri belirlenirken yalnız işçinin oturduğu ilçe esas alınmaz; işlemin türü ve ilgili görev–yetki kuralları değerlendirilir.
İlk incelemede istenecek tutar, vadesi gelmemiş taksitler, şerh ihtiyacı ve faiz ayrı ayrı belirlenmelidir. Belgelerin değerlendirilmesine ilişkin iletişim bilgilerine Avukat Mete ŞAHİN iletişim sayfasından ulaşılabilir.
9. Sıkça Sorulan Sorular
1. Arabuluculukta Anlaştık; İşveren Ödeme Yapmadı. İlk Ne Yapmalıyım?
Anlaşmanın bütün sayfalarını, ödeme takvimini ve banka kayıtlarını hazırlayın. İmzalar, şerh ihtiyacı ve vadesi gelen tutar birlikte incelenmelidir.
2. Her Arabuluculuk Belgesi Doğrudan İcraya Konulur mu?
Hayır. Belgenin içeriği ve imzaları belirleyicidir. Doğrudan ilam niteliği taşımayan anlaşma için icra edilebilirlik şerhi gerekebilir.
3. Avukatsız İmzalanan İşçilik Anlaşması Geçersiz midir?
Sırf avukatsız imzalanması geçersizlik anlamına gelmez. Ancak doğrudan ilamlı icra için gereken imza koşulları ayrıca değerlendirilir.
4. İşveren Şirketse Yalnız Avukatların İmzası Yeterli mi?
Şirket sıfatı, işçilik uyuşmazlığını kendiliğinden ticari uyuşmazlık yapmaz. Ticari anlaşmalara ilişkin imza istisnası otomatik uygulanmamalıdır.
5. Şerh İçin İş Mahkemesine mi Başvurulur?
Dava öncesi arabuluculukta arabulucunun görev yaptığı yer sulh hukuk mahkemesine; dava sırasında arabuluculukta davanın görüldüğü mahkemeye başvurulur.
6. Bir Taksit Gecikirse Bütün Taksitleri İsteyebilir miyim?
Her durumda değil. Kalan borcu muaccel kılan geçerli bir hüküm ve bu hükmün uygulanma koşulları incelenmelidir.
7. Takipten Önce Mutlaka Noter İhtarı Gerekir mi?
Hayır. Birlikte belirlenen ödeme günü ve anlaşmadaki bildirim koşulları önemlidir. İhtar gereği somut belgeye göre belirlenir.
8. Aynı Alacak İçin Yeniden Arabulucuya Gitmeli miyim?
İlam niteliğindeki anlaşmaya dayalı ilamlı icra için aynı konuda yeniden arabuluculuk zorunluluğu bulunmaz. Ayrı bir dava talebi ayrıca değerlendirilir.
9. İşveren Ödemezse Eski Tazminat Davasını Açabilir miyim?
Ödememe, anlaşmayı kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Anlaşılan hususlarda dava açma yasağı ve varsa geçersizlik iddiası birlikte incelenmelidir.
10. Anlaşmada Faiz Yazmıyorsa Faiz İstenemez mi?
Bu sonuç otomatik doğmaz. Borcun niteliği, temerrüt tarihi ve uygulanacak mevzuata göre faiz talebi değerlendirilir.
11. Şerh Alınınca Param Hemen Ödenir mi?
Hayır. Şerh tahsil garantisi sağlamaz. İcra işlemleri ve işverenin ödeme gücü ayrıca önem taşır.
12. İşveren Borcun Bir Kısmını Öderse Ne Olur?
Ödeme hesaba katılır. Mahsup kuralları ve anlaşma hükümleri incelenerek kalan borç belirlenir; ödenen tutar yeniden istenmez.
Yasal Uyarı: Bu web sitesinde yer alan bilgiler, yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Bu sitedeki bilgilerin kullanımı, hiçbir şekilde avukat-müvekkil ilişkisi oluşturmaz. İçerikte yer alan bilgilere dayanarak hareket etmeden önce, özel hukuki durumunuzla ilgili olarak mutlaka bu alanda çalışan bir avukata danışmanız tavsiye edilir.



Yorumlar