Boşanmada Şirket Hisseleri ve Şirket Değerlemesi Nasıl Yapılır?
- Av. Mete ŞAHİN

- 13 Ağu
- 11 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 6 gün önce

Boşanma sürecinde eşlerden birinin limited şirket, anonim şirket ya da başka bir ticari işletmede pay sahibi olması, “şirketin yarısı diğer eşe geçer” şeklinde açıklanabilecek kadar basit değildir. Önce şirket payının ne zaman ve hangi kaynakla edinildiği, ardından payın mal rejimi sona erdiği tarihteki durumu ve tasfiye tarihine en yakın sürüm değeri belirlenir. Şirketin tüzel kişiliğine ait mallar ile eşin şirketteki payı da birbirinden ayrılmalıdır.
Bu nedenle sağlıklı bir hesaplama; aile hukuku, ticaret hukuku, muhasebe ve şirket değerleme verilerinin birlikte incelenmesini gerektirir. Aşağıdaki açıklamalar, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’ndaki mal rejimi hükümleri ve Yargıtay’ın şirket payı değerlemesine ilişkin yaklaşımı esas alınarak hazırlanmıştır.
1. Boşanmada Şirket Hisseleri Paylaşılır mı?
Boşanmada şirket payının hukuki sonucu, payın edinilmiş mal mı yoksa kişisel mal mı olduğuna bağlıdır. Eşler başka bir mal rejimi seçmemişse, 1 Ocak 2002’den itibaren yasal mal rejimi edinilmiş mallara katılma rejimidir (TMK m. 202).
Evlilik devam ederken çalışma karşılığı elde edilen gelirle kurulan bir şirket veya satın alınan şirket payı, kural olarak edinilmiş mal kabul edilir. Ancak bunun sonucu çoğu dosyada payın aynen ikiye bölünmesi değildir. Tasfiye sonunda hesaplanan katılma alacağı, esas itibarıyla para alacağıdır.
Örneğin eşlerden biri evlilik içinde kendi kazancıyla bir limited şirket payı satın almışsa, diğer eş doğrudan şirket ortağı hâline gelmez. Payın tasfiyeye giren net değeri, eşlerin tüm edinilmiş ve kişisel mallarıyla birlikte hesaplanır; karşılıklı alacaklar mahsup edildikten sonra bir katılma alacağı doğabilir.
2. Şirket Payının Edinilmiş veya Kişisel Mal Olması
Şirket payının sınıflandırılmasında sadece ticaret sicilindeki tescil tarihi yeterli değildir. Payın edinim tarihi, edinme sebebi ve finansman kaynağı birlikte araştırılır. Bir malın kişisel mal olduğunu ileri süren eş, bunu ispatlamak zorundadır; aksi kanıtlanmadıkça bir eşin bütün malları edinilmiş mal sayılır (TMK m. 222).
Edinim Biçimi | Genel Nitelendirme | İncelenmesi Gereken Husus |
Evlilik İçinde Çalışma Geliriyle Alınan Pay | Edinilmiş Mal | Ödeme tarihi, banka hareketi ve pay devir belgeleri |
Evlilikten Önce Sahip Olunan Pay | Kişisel Mal | Sonraki sermaye artırımları, kâr payları ve katkılar |
Miras veya Bağış Yoluyla Edinilen Pay | Kişisel Mal | Mirasçılık belgesi, bağış işlemi ve ikame değerler |
Kişisel Mal Satılarak Alınan Pay | Kişisel Mal Olabilir | Para akışının kesintisiz ve belgeli biçimde ispatı |
Karma Kaynakla Alınan Pay | Karma Hesaplama Gerekebilir | Edinilmiş ve kişisel kaynağın ayrı ayrı oranı |
2.1. Evlilik İçinde Kurulan veya Satın Alınan Şirket
Şirketin evlilik içinde kurulmuş olması güçlü bir başlangıç göstergesidir; ancak tek başına nihai sonucu belirlemez. Sermayenin miras, bağış veya evlilik öncesi bir varlığın satış bedeli gibi kişisel maldan karşılandığı ispatlanırsa, payın tamamı veya bir bölümü kişisel mal niteliğinde olabilir.
Öte yandan sermayenin ücret, serbest meslek kazancı ya da evlilik içindeki ticari faaliyet geliriyle karşılanması hâlinde pay, kural olarak edinilmiş mal grubunda yer alır. Kredi kullanılmışsa kredinin hangi tarihlerde ve hangi mal grubundan ödendiği ayrıca değerlendirilir.
2.2. Evlilikten Önce Alınan Şirket Payı
Mal rejiminin başlangıcında eşlerden birine ait bulunan şirket payı kişisel maldır (TMK m. 220). Fakat bu tespit, evlilik süresince şirketten elde edilen her ekonomik değerin otomatik olarak paylaşım dışında kalacağı anlamına gelmez.
Kişisel malın geliri, eşler aksini kararlaştırmadıkça edinilmiş maldır (TMK m. 219). Bu nedenle evlilik döneminde doğan ve pay sahibine ödenen kâr payları ile şirket bünyesinde bırakılan kârların pay değerine etkisi ayrı ayrı araştırılmalıdır. Ayrıca diğer eşin karşılıksız katkısı varsa değer artış payı gündeme gelebilir.
2.3. Miras, Bağış ve Kişisel Malın Yerine Geçen Değerler
Miras veya bağış yoluyla kazanılan şirket payı kişisel maldır. Kişisel bir mal satılıp bedeliyle şirket payı alınmışsa, pay da ikame kuralı gereğince kişisel mal sayılabilir. Bunun için satış bedelinden pay edinimine uzanan para akışının banka kayıtları, sözleşmeler ve muhasebe belgeleriyle gösterilmesi gerekir.
Paranın kişisel ve edinilmiş kaynaklarla karıştığı hâllerde, “tamamı kişisel” veya “tamamı edinilmiş” şeklindeki otomatik kabuller yerine katkı oranları ve denkleştirme kuralları incelenir.
2.4. 1 Ocak 2002’den Önce Edinilen Paylar
1 Ocak 2002’den önce evlenmiş eşler yönünden geçiş hükümleri önemlidir. Eşler kanundaki süre içinde başka bir seçim yapmamışsa, bu tarihe kadar önceki mal rejimi; 1 Ocak 2002’den sonrası için edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanır (4722 sayılı Kanun m. 10).
Bu sebeple şirket payı 2002’den önce edinilmiş olsa bile, 2002 sonrasında doğan kâr payları, yapılan sermaye ödemeleri ve eşlerin katkıları ayrı bir dönem hesabı gerektirebilir.

3. Şirketin Malvarlığı ile Eşin Şirket Payı Aynı Değildir
Anonim ve limited şirketler, ortaklarından ayrı bir tüzel kişiliğe sahiptir. Şirket adına kayıtlı taşınmaz, araç, banka hesabı, makine veya marka doğrudan eşin malı değildir. Mal rejimi tasfiyesinde kural olarak ortak eşe ait şirket payı ve bu paydan doğan ekonomik haklar değerlendirilir.
Bu ayrım iki nedenle önem taşır:
Şirketin taşınmazı doğrudan “eşlerin ortak evi” kabul edilerek bölüştürülemez.
Şirket malvarlığı, borçları ve faaliyet kapasitesi payın değerini etkileyen unsurlar olarak hesaba katılır.
Şirket perdesinin kötüye kullanıldığı, şirket ile ortak arasında gerçeğe aykırı işlemler yapıldığı veya boşanma öncesinde mal kaçırma amacıyla değer aktarıldığı iddiası varsa, bu işlemler somut delillerle ayrıca incelenir. Şirket tüzel kişiliğinin varlığı, görünürdeki her kaydın sorgulanmadan doğru kabul edileceği anlamına gelmez.
4. Diğer Eşe Şirket Payı mı Verilir, Para mı Ödenir?
Edinilmiş mallara katılma rejiminde temel sonuç, diğer eşin artık değerin yarısı üzerinde katılma alacağı elde etmesidir (TMK m. 231 ve 236). Bu alacak kural olarak para üzerinden hesaplanır.
Dolayısıyla bir eşin yüzde 60 şirket payına sahip olması, boşanmayla birlikte diğer eşe kendiliğinden yüzde 30 pay devredileceği anlamına gelmez. Şirket payı ortak eş üzerinde kalabilir; karşı tarafın hakkı, mal rejiminin tamamı tasfiye edilerek belirlenen parasal alacağa dönüşebilir.
Somut olayın koşulları, tarafların anlaşması ve kanundaki ödeme hükümleri farklı sonuçlar doğurabilir. Fakat “şirket hissesi doğrudan ikiye bölünür” ifadesi, genel kuralı doğru anlatmaz.
5. Kâr Payı ve Dağıtılmayan Şirket Kârı Nasıl Değerlendirilir?
Şirket payı kişisel mal olsa bile, bu payın evlilik dönemindeki gelirleri edinilmiş mal olabilir. Burada üç farklı durum birbirinden ayrılmalıdır:
Ödenmiş kâr payı: Pay sahibine dağıtılmış ve mal rejimi sona erdiğinde mevcutsa edinilmiş mal hesabında dikkate alınabilir.
Kararlaştırılmış ancak ödenmemiş kâr payı: Alacak hakkının doğup doğmadığı ve mal rejiminin sona erdiği tarihte mevcut olup olmadığı araştırılır.
Şirkette bırakılan kâr: Kârın işletmeye yeniden yatırılıp yatırılmadığı ve bunun şirket payının gerçek değerine nasıl yansıdığı incelenir.
Dağıtılmayan kârın hem bağımsız bir alacak olarak hem de şirket değerinin içinde ikinci kez hesaplanması mükerrerliğe yol açabilir. Bilirkişi raporu, aynı ekonomik değerin iki kez tasfiyeye sokulmasını önleyecek biçimde kurulmalıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi de 05.07.2022 tarihli, 2022/3317 E. ve 2022/6740 K. sayılı kararında; şirket kazancının dağıtılıp dağıtılmadığının, pay sahibine ödenip ödenmediğinin ve dağıtılmayan kârın yatırıma dönüştürülüp dönüştürülmediğinin araştırılmasını istemiştir (kararın Adalet Bakanlığı içtihat metni).
6. Sermaye Artırımında Edinilen Yeni Paylar
Sermaye artırımı sonucu edinilen payların niteliği, artırıma hangi kaynağın kullanıldığına göre belirlenir.
6.1. Bedelli Sermaye Artırımı
Evlilik içindeki çalışma geliri veya başka bir edinilmiş mal kullanılarak bedelli artırım yapılmışsa, yeni paylar ya da paydaki artış edinilmiş mal hesabını etkileyebilir. Ödeme kişisel maldan karşılanmışsa bunun belgelenmesi gerekir. Karma ödeme hâlinde denkleştirme ve katkı oranları gündeme gelir.
6.2. İç Kaynaklardan Sermaye Artırımı
Şirketin yedekleri veya geçmiş yıl kârları sermayeye eklenerek bedelsiz pay verilmişse, artırımın kaynağı ve bunun mevcut pay değerinde zaten bulunup bulunmadığı incelenir. Sadece “bedelsiz pay” ibaresine bakılarak mal grubu belirlenemez.
6.3. Rüçhan Hakkının Kullanılması veya Devri
Rüçhan hakkının hangi mal grubuna bağlı paydan doğduğu, kullanım bedelinin nereden karşılandığı ve hakkın devredilmesi hâlinde elde edilen bedel birlikte değerlendirilir. Bu konuda tarih ve para hareketi belgeleri, genel kurul kararları kadar önemlidir.

7. Şirket Değerlemesinde Hangi Tarih Esas Alınır?
Boşanma kararı verilmesi ile mal rejiminin sona erdiği tarih aynı değildir. Boşanmayla sona erme hâlinde mal rejimi, boşanma davasının açıldığı tarihten geçerli olmak üzere sona erer (TMK m. 225/2).
Şirket payının mal rejiminin sona erdiği tarihte mevcut olup olmadığı ve o tarihteki durumu belirlenir. Buna karşılık tasfiyeye giren mevcut mallar, kural olarak tasfiye anındaki sürüm değerleriyle hesaba katılır (TMK m. 232 ve 235). Yargıtay uygulamasında bu, şirketin boşanma dava tarihindeki durumunun esas alınması ve değerin karar tarihine en yakın tarihe güncellenmesi şeklinde ifade edilmektedir.
Bu ayrım, yıllar süren davalarda belirleyicidir. Boşanma davasından sonra oluşan yeni faaliyet sonuçları kural olarak tasfiye kapsamını genişletmez; ancak dava tarihindeki şirket durumunun güncel parasal karşılığının bulunması gerekir. Tasfiyeye eklenecek devirlerde ise kanundaki özel değerleme kuralı ayrıca uygulanır.
8. Şirket Değerlemesi Nasıl Yapılır?
Şirket değeri yalnızca bilançodaki öz kaynak rakamına bakılarak bulunamaz. Bilanço önemli bir başlangıç noktasıdır; fakat işletmenin gerçek ekonomik değerini tek başına her zaman göstermez. Faaliyet konusu ve veri kalitesine göre bir veya birden fazla değerleme yöntemi kullanılabilir.
Değerleme Yaklaşımı | Esas Alınan Veriler | Genellikle Önem Kazandığı Durum |
Net Aktif Değer | Varlıkların rayiç değeri eksi gerçek borçlar | Varlık yoğun veya tasfiye niteliğindeki şirketler |
İndirgenmiş Nakit Akımı | Gelecekte beklenen serbest nakit akımları | Düzenli ve öngörülebilir faaliyeti bulunan şirketler |
Piyasa Çarpanları | Benzer şirket ve işlemlerdeki satış, FAVÖK veya kâr çarpanları | Karşılaştırılabilir piyasa verisi bulunan sektörler |
Gelir veya Kâr Yaklaşımı | Sürdürülebilir ve normalize edilmiş kazanç | Kârlılığı şirket değerinin ana unsuru olan işletmeler |
Hangi yöntemin seçileceği her şirket için aynıdır denilemez. Bir holding, teknoloji girişimi, aile şirketi, serbest meslek şirketi ve gayrimenkul ağırlıklı şirket aynı yöntemle değerlenmeyebilir. Birden fazla yöntem kullanılmışsa, yöntemlere verilen ağırlık ve gerekçesi raporda açıklanmalıdır.
Yargıtay’ın yukarıda anılan 2022 tarihli kararında; şirketin faaliyet gösterdiği ekonomik ortam ve sektör, büyüklüğü, büyüme hızı, pazar payı, maddi ve maddi olmayan varlıkları, teknolojisi, araştırma-geliştirme faaliyetleri, müşteri portföyü, yönetim yapısı, temettü politikası, yatırımları, rekabet gücü ve beklenen nakit akımları gibi çok sayıda unsurun değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Sadece şirketin zarar açıklaması veya sadece öz kaynak hesabı, tek başına yeterli görülmemiştir.

9. Bilirkişi İncelemesinde Hangi Kayıtlar İstenir?
Şirket değerlemesi özel ve teknik bilgi gerektirdiğinden mahkeme bilirkişi incelemesine başvurabilir (HMK m. 266). Dosyanın niteliğine göre mali müşavir, şirket değerleme uzmanı ve ilgili teknik alan uzmanlarından oluşan bir heyet gerekebilir.
Sağlıklı bir incelemede genellikle şu kayıtlar önem taşır:
Ticaret sicili kayıtları, ana sözleşme, pay devirleri ve pay defteri,
Kuruluş ve sermaye artırım belgeleri ile genel kurul kararları,
Bilanço, gelir tablosu, mizan, yevmiye ve kebir kayıtları,
Kurumlar vergisi, KDV ve muhtasar beyannameleri,
Şirket ve ortakların ilgili banka hesap hareketleri,
Ortaklardan alacaklar, ortaklara borçlar ve ilişkili taraf işlemleri,
Taşınmaz, araç, makine, stok, marka, patent ve lisans kayıtları,
Kredi sözleşmeleri, teminatlar, kefaletler ve devam eden davalar,
Kâr dağıtım kararları ile geçmiş yıl kârları ve yedekler,
Müşteri yoğunluğu, önemli sözleşmeler, siparişler ve nakit akımı tahminleri.
Tek bir yıla ait bilanço çoğu zaman yeterli değildir. İşletmenin olağan performansını görmek, tek seferlik gelir ve giderleri ayıklamak ve olağan dışı işlemleri belirlemek için birden çok yılın verisi karşılaştırılmalıdır.

10. Şirket Borçları ve Gizli Değerler Nasıl İncelenir?
Gerçek ve şirket faaliyetiyle ilgili borçlar şirket değerini azaltır. Ancak ortağa veya ilişkili kişilere yazılan her borcun ekonomik gerçeği yansıttığı peşinen kabul edilemez. Borcun dayanağı, tarihi, ödenip ödenmediği ve ticari amaçla uyumu araştırılmalıdır.
Benzer biçimde bilançoda görünmeyen veya düşük değerle görünen unsurlar da bulunabilir. Marka değeri, ruhsat ve lisanslar, yazılım, müşteri portföyü, sipariş sözleşmeleri, piyasa değerinin altında kaydedilmiş taşınmazlar ve işletmenin şerefiye değeri inceleme konusu olabilir.
Özellikle boşanma davasına yakın tarihlerde aşağıdaki işlemler dikkatle karşılaştırılmalıdır:
Olağan dışı ortak cari hesap hareketleri,
İlişkili şirkete düşük bedelli varlık veya hizmet devri,
Gerçek bir ticari sebebi açıklanamayan yüksek borçlanma,
Şirket faaliyetinin başka bir şirkete kaydırılması,
Hissenin gerçek değerinin altında devredilmesi,
Kayıt dışı satış veya şirket kasasından kişisel harcama iddiası.
Bu işlemlerin varlığı tek başına kötü niyeti kanıtlamaz. Tarih, taraf, bedel, ödeme ve ticari gerekçe somut belgelerle incelenmelidir.
11. Hisse Devri ve Mal Kaçırma İddiası
Eşlerden birinin boşanma öncesinde şirket payını üçüncü kişiye devretmesi, diğer eşin hakkını her durumda ortadan kaldırmaz. Diğer eşin katılma alacağını azaltmak amacıyla yapılan devirler ve kanundaki koşulları taşıyan karşılıksız kazandırmalar tasfiye hesabına değer olarak eklenebilir (TMK m. 229).
Fakat her pay devri muvazaalı veya mal kaçırma amaçlı değildir. Devir sözleşmesi, ödeme belgesi, şirketin gerçek değeri, taraflar arasındaki ilişki ve işlemin ticari gerekçesi birlikte değerlendirilir. Bu konuya ilişkin daha geniş açıklamalar için boşanmada mal kaçırma ve tedbirler başlıklı yazı da incelenebilir.
11.1. İhtiyati Tedbir İstenebilir mi?
Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişmenin hakkın elde edilmesini önemli ölçüde zorlaştıracağı veya imkânsız hâle getireceği konusunda yaklaşık ispat sağlanırsa ihtiyati tedbir talep edilebilir (HMK m. 389). Tedbirin konusu ve kapsamı somut riskle orantılı olmalıdır.
Şirket ortağı eşin payı veya bu paya ilişkin bazı haklar hakkında koruma talep edilmesi ile şirket tüzel kişiliğine ait bütün mallara tedbir konulması aynı şey değildir. Şirketin üçüncü kişi niteliğindeki malvarlığı hakkında tedbir istenirken hukuki yarar, taraf sıfatı ve ölçülülük ayrıca değerlendirilir.
12. Dava Süreci, İspat ve Zamanaşımı
Mal rejiminin tasfiyesinden doğan alacak davası, boşanma davasından ayrı bir dava olarak yürütülür. Tasfiye davası boşanma devam ederken açılabilse de, mal rejiminin gerçekten boşanma nedeniyle sona erip ermediği kesinleşen boşanma kararına bağlı olduğundan bu husus bekletici mesele yapılabilir.
Şirket payının kişisel mal olduğunu ileri süren taraf, edinim kaynağını ispatlamalıdır. Şirket kayıtları yalnız pay sahibi eşin veya şirketin elindeyse mahkemeden ilgili kayıtların getirtilmesi talep edilebilir. Gerekli belgelerin ibraz edilmemesinin usul hukukundaki sonuçları, somut dosyadaki delil durumu ile birlikte değerlendirilir.
Şirket değerinin dava başında tam olarak belirlenemediği dosyalarda talep türünün nasıl kurulacağı önemlidir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2022/3317 E., 2022/6740 K. sayılı kararında, talep sonucunun objektif olarak baştan belirlenemediği durumlarda davanın belirsiz alacak davası niteliği taşıyabileceği kabul edilmiştir.
Katılma alacağı bakımından uygulamada on yıllık genel zamanaşımı süresi kabul edilmekle birlikte; başlangıç tarihi, talep türü, ıslah veya talep artırımının etkisi ve varsa kesilme sebepleri dosyaya göre ayrıca incelenmelidir. Hak kaybı riski nedeniyle boşanmanın kesinleşmesinden sonra beklenmemesi yerinde olur.
Bu kabul, Türk Borçlar Kanunu m. 146’daki on yıllık genel süreye ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17.04.2013 tarihli, 2013/8-375 E., 2013/520 K. sayılı kararına dayanmaktadır. Süre, boşanma kararının kesinleşmesiyle başlar; yine de zamanaşımı hesabı somut dosyadaki işlemler dikkate alınarak yapılmalıdır.
Mal paylaşımının temel esasları için edinilmiş mallara katılma rejimi başlıklı rehber de yararlı olabilir.
Taraflar şirket payı, değerleme tarihi ve ödeme biçimi üzerinde anlaşacaksa bu hususların yoruma açık bırakılmaması gerekir. Genel çerçeve için anlaşmalı boşanma protokolü hakkındaki açıklamalar da incelenebilir.
13. Ankara’da Şirket Payı İçeren Mal Rejimi Davası
Şirket payı içeren tasfiye uyuşmazlıklarında görevli mahkeme Aile Mahkemesidir; Aile Mahkemesi bulunmayan yerlerde dava bu sıfatla Asliye Hukuk Mahkemesinde görülür (4787 sayılı Kanun). Yetkili mahkeme, boşanma davasıyla bağlantı ve tarafların yerleşim yeri gibi somut verilere göre belirlenir.
Ankara ve Yenimahalle’de açılacak dosyalarda şirket merkezinin başka şehirde bulunması, şirket kayıtlarının ilgili ticaret sicili, vergi dairesi, banka veya kurumlardan getirtilmesine engel değildir. Ancak farklı şehirlerdeki kayıtların toplanması ve taşınmaz ya da işletme değerlerinin yerinde incelenmesi yargılamanın süresini etkileyebilir.
Dosya hazırlığında sadece şirket adının ve pay oranının bilinmesi yeterli değildir. Ticaret sicili geçmişi, şirketin vergi kimlik bilgileri, bağlı şirketleri, şubeleri, önemli varlıkları ve bilinen banka ilişkileri mümkün olduğunca somutlaştırılmalıdır.

14. Şirket Payı Değerlemesinde Sık Yapılan Hatalar
14.1. Şirketin Yarısının Diğer Eşe Geçeceğini Sanmak
Tasfiyenin sonucu çoğunlukla ortaklık değil, parasal alacaktır. Payın devri ile katılma alacağı birbirine karıştırılmamalıdır.
14.2. Sadece Bilançodaki Öz Kaynağa Bakmak
Gerçek değer; varlıkların rayiç değeri, sürdürülebilir kazanç, nakit akımı, borçlar ve maddi olmayan değerler birlikte incelenerek bulunur.
14.3. Payın Edinim Kaynağını Belgelememek
“Bu hisse bana aitti” açıklaması tek başına yeterli değildir. Pay devir sözleşmesi, ödeme dekontu, miras veya bağış belgesi ve sermaye hareketleri birlikte sunulmalıdır.
14.4. Dağıtılmayan Kârı İki Kez Hesaplamak
Aynı kâr hem ayrı bir alacak hem de şirket payı değeri içinde dikkate alınıyorsa sonuç yapay biçimde büyüyebilir. Raporun mükerrer hesabı önlemesi gerekir.
14.5. Boşanma Dava Tarihi ile Değerleme Tarihini Karıştırmak
Mal rejiminin sona erme tarihi, şirketin kapsam ve durumunu; tasfiye tarihine en yakın sürüm değeri ise hesapta kullanılacak parasal karşılığı belirler.
14.6. Tedbiri Şirketin Bütün Mallarına Yöneltmek
Şirket ile ortak eş ayrı kişilerdir. Tedbir talebi korunacak hakka, somut tehlikeye ve ölçülülüğe göre kurulmalıdır.
15. Dava Öncesinde Hazırlanabilecek Belge Listesi
Şirket payı bulunan bir mal rejimi dosyasında aşağıdaki belgeler, ilk hukuki ve mali değerlendirmenin daha isabetli yapılmasını sağlar:
Evlilik ve boşanma dava tarihini gösteren belgeler,
Şirketin tam unvanı, MERSİS numarası ve ticaret sicili bilgisi,
Pay edinim ve devir belgeleri,
Sermaye artırımı kararları ve ödeme dekontları,
Miras, bağış veya kişisel mal satışına ilişkin belgeler,
Bilinen kâr dağıtım kararları ve banka kayıtları,
Şirketin önemli varlık, borç ve ilişkili şirket bilgileri,
Şüpheli görülen devirlerin tarih, taraf ve bedel bilgileri.
Belgelerin tamamına erişilemiyorsa bu durum tek başına dava açılamayacağı anlamına gelmez. Hangi kayıtların mahkeme aracılığıyla getirilebileceği ve hangi iddianın hangi delille ispatlanacağı baştan planlanmalıdır.
16. Sonuç
Boşanmada şirket hisseleri yönünden doğru sonuca ulaşmak için şu sıra izlenmelidir: payın edinim tarihi ve kaynağı belirlenmeli, şirket ile ortağın malvarlığı ayrılmalı, mal rejiminin sona erdiği tarihteki şirket durumu tespit edilmeli, tasfiye tarihine en yakın sürüm değeri uygun yöntemlerle hesaplanmalı ve aynı ekonomik değerin iki kez hesaba katılması önlenmelidir.
Her şirketin sermaye yapısı, faaliyet alanı, finansmanı ve kayıt düzeni farklıdır. Bu sebeple genel oranlardan hareket eden hazır hesaplamalar yerine, somut belgelere dayalı bir bilirkişi incelemesi ve dosyaya özgü hukuki değerlendirme gerekir.
17. Sıkça Sorulan Sorular
1. Şirket hisseleri boşanmada paylaşılır mı?
Evlilik içinde edinilmiş mal niteliğindeki payın net değeri tasfiyeye girer. Sonuç çoğunlukla hisse devri değil, parasal katılma alacağıdır.
2. Evlilikten önce alınan şirket hissesi paylaşılır mı?
Pay kural olarak kişisel maldır. Ancak evlilik dönemindeki gelirleri ve diğer eşin karşılıksız katkısı ayrıca değerlendirilebilir.
3. Evlilik içinde kurulan şirketin yarısı diğer eşe mi geçer?
Hayır. Şirket payı otomatik olarak ikiye bölünmez; mal rejiminin tamamı üzerinden parasal alacak hesabı yapılır.
4. Şirketin taşınmazlarına doğrudan tedbir konabilir mi?
Şirket malları tüzel kişiliğe aittir. Tedbirin hukuki dayanağı, hedefi ve ölçülülüğü somut olayda ayrıca gösterilmelidir.
5. Dağıtılmayan şirket kârı paylaşılır mı?
Kârın pay değerine yansıyıp yansımadığı ve yatırıma dönüştürülüp dönüştürülmediği incelenir. Aynı değer iki kez hesaplanamaz.
6. Sermaye artırımında alınan paylar nasıl değerlendirilir?
Artırımda kullanılan para veya iç kaynağın niteliği belirlenir. Edinilmiş ve kişisel mal kaynakları farklı sonuç doğurabilir.
7. Şirket değeri hangi tarihe göre belirlenir?
Şirketin boşanma dava tarihindeki durumu esas alınır; tasfiyeye giren değer, karar tarihine en yakın sürüm değeriyle hesaplanır.
8. Şirket değeri yalnızca bilançodaki öz kaynak mıdır?
Hayır. Varlıklar, gerçek borçlar, sürdürülebilir kârlılık, nakit akımı, pazar ve maddi olmayan değerler de incelenir.
9. Şirket zarar ediyorsa katılma alacağı doğmaz mı?
Tek bir dönem zararı tek başına belirleyici değildir. Şirketin varlıkları, borçları ve ekonomik değeri bütün olarak değerlendirilir.
10. Şirket kayıtları verilmezse değerleme yapılamaz mı?
Kayıtların mahkeme aracılığıyla şirketten ve ilgili kurumlardan getirtilmesi istenebilir. İbraz etmemenin sonucu delil durumuna göre belirlenir.
11. Hisse mal kaçırmak amacıyla devredilirse hak kaybolur mu?
Hayır. Kanundaki koşulları taşıyan devirler değer olarak tasfiyeye eklenebilir; devir amacı ve gerçek bedel delillerle araştırılır.
12. Ankara’da şirket payı davasına hangi mahkeme bakar?
Görevli mahkeme Aile Mahkemesidir. Yetkili Ankara adliyesi, boşanma bağlantısı ve yerleşim yeri gibi olgulara göre belirlenir.
Yasal Uyarı: Bu web sitesinde yer alan bilgiler, yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Bu sitedeki bilgilerin kullanımı, hiçbir şekilde avukat-müvekkil ilişkisi oluşturmaz. İçerikte yer alan bilgilere dayanarak hareket etmeden önce, özel hukuki durumunuzla ilgili olarak mutlaka bu alanda çalışan bir avukata danışmanız tavsiye edilir.


Yorumlar