top of page

Eşim Çocuğumu Yurt Dışına Götürdü, Geri Getirmiyor: İade Başvurusu

Yazarın fotoğrafı: Av. Mete ŞAHİN
Av. Mete ŞAHİN
2 gün önce
8 dakikada okunur

Çocuğun yurt dışından iadesi başvurusunu anlatan havaalanı, çocuk çantası ve Avukat Mete ŞAHİN logosu

Eşinizin çocuğunuzu yurt dışına götürmesi veya tatil için yapılan bir seyahatten sonra geri getirmemesi hâlinde boşanma ya da velayet davasının yanında, çocuğun Türkiye’ye iadesi için ayrı bir başvuru yolu bulunup bulunmadığı gecikmeden değerlendirilmelidir.


Çocuk 16 yaşından küçükse ve diğer şartlar da oluşmuşsa, 1980 tarihli Lahey Sözleşmesi kapsamında iade başvurusu yapılabilir. Başvuruda çocuğun olaydan önce nerede yaşadığı, bakımına ve yerleşim yerine karar verme hakkının kimde olduğu, seyahate verilen iznin kapsamı ve ilgili ülkeler arasındaki sözleşme ilişkisi incelenir.


Çocuğun iadesi, velayetin kime verileceğinden farklı bir konudur. İade sürecinin amacı, hukuka aykırı biçimde götürülen veya başka bir ülkede tutulan çocuğun, şartları varsa yerleşik yaşamının bulunduğu ülkeye dönmesini sağlamaktır. Anne veya babadan hangisinin velayet sahibi olacağına ilişkin esas karar bu süreçte verilmez. Bu ayrım, 1980 tarihli Lahey Sözleşmesi’nin 19. maddesinde açıkça düzenlenmiştir.


1. Yurt Dışına Götürülen Çocuğun İadesi Hangi Şartlarda İstenebilir?


Her yurt dışı seyahati veya ebeveynler arasındaki anlaşmazlık iade sebebi oluşturmaz. Başvuru hazırlanırken şu hususlar birlikte değerlendirilir:


  • Çocuğun yaşı: Sözleşme 16 yaşından küçük çocukları kapsar. Çocuk 16 yaşını doldurduğunda Sözleşme’nin uygulanması sona erer.

  • Çocuğun önceki yaşam yeri: Götürülme veya alıkonulma öncesinde çocuğun mutat meskeninin hangi ülkede olduğu belirlenir.

  • Koruma hakkının ihlali: Çocuğun bakımına ve özellikle nerede yaşayacağına karar verme hakkı ihlal edilmiş olmalıdır.

  • Hakkın kullanılması: Başvuran kişi bu hakkı fiilen kullanıyor olmalı veya götürülme ya da alıkonulma gerçekleşmeseydi kullanacak durumda bulunmalıdır.

  • Ülkeler arasındaki sözleşme ilişkisi: Sözleşme’nin ilgili iki ülke arasında olay tarihinde uygulanabilir olması gerekir.


Sözleşmedeki “koruma hakkı”, yalnızca bir velayet kararına sahip olmayı ifade etmez. Bu hak, çocuğun mutat mesken ülkesinin hukukundan, bir mahkeme kararından veya hukukî geçerliliği bulunan bir anlaşmadan doğabilir.


A. Mutat Mesken Ne Demektir?


Mutat mesken, çocuğun günlük hayatının yerleştiği ülkedir. Okulu, bakımı, aile ilişkileri ve yaşamının devamlılığı bu değerlendirmede önem taşır. Pasaport, vatandaşlık veya nüfus kaydı tek başına belirleyici değildir.


Türk vatandaşı olan bir çocuğun uzun süredir ailesiyle başka bir ülkede yaşaması hâlinde mutat meskeni o ülke olabilir. Buna karşılık yabancı veya çifte vatandaşlığı bulunan bir çocuğun mutat meskeni Türkiye olabilir.


B. Her Ülkeye Karşı Lahey Başvurusu Yapılabilir mi?


Hayır. İlgili ülkelerin Sözleşme’ye taraf olması ve aralarındaki sözleşme ilişkisinin yürürlükte bulunması kontrol edilmelidir. Özellikle Sözleşme’ye sonradan katılan ülkelerde kabul beyanları önemlidir.


Bu nedenle yalnızca iki ülkenin taraf devletler listesinde bulunmasıyla yetinilmemeli; Sözleşme’nin ülkeler arasındaki yürürlük durumu ve kabul beyanları da incelenmelidir.


2. Tatil İçin İzin Verdim, Ancak Çocuğumu Geri Getirmiyor


Geçici bir seyahate izin vermek, çocuğun başka bir ülkede süresiz yaşamasını kabul etmekle aynı değildir.


Çocuğun yurt dışına çıkışı başlangıçta hukuka uygun olabilir. Ancak kararlaştırılan dönüşün gerçekleşmemesi, olayın şartlarına göre hukuka aykırı alıkoyma oluşturabilir. Bu durumda yalnızca seyahatin başladığı tarih değil, çocuğun geri getirilmemesinin hangi tarihte hukuka aykırı hâle geldiği de belirlenmelidir.


Örneğin Ankara’da yaşayan bir çocuğun diğer ebeveyniyle iki haftalığına yurt dışına gitmesine izin verildiğini düşünelim. Seyahat sonrasında diğer ebeveynin çocuğu geri getirmeyeceğini bildirmesi, verilen iznin kapsamı bakımından ayrıca değerlendirilir. Başlangıçta seyahate izin verilmiş olması, iade talebini kendiliğinden ortadan kaldırmaz.


Bu durumda seyahatin amacı ve süresi hakkındaki yazışmalar, gidiş-dönüş biletleri, varsa muvafakatname, okula dönüş tarihini gösteren kayıtlar ve dönüş talebine verilen cevaplar önem taşır.


Önceden verilen rıza ile sonradan verilen kabul birbirinden ayrılmalıdır. İletişim kayıtları bütünlüğü korunarak saklanmalı; birkaç mesaj, konuşmanın geri kalanından koparılarak değerlendirilmemelidir.


3. Türkiye’den Çocuğun İadesi İçin Nereye Başvurulur?


Türkiye’de merkezî makam görevini Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü yürütür. Başvuru, Bakanlığa doğrudan veya Cumhuriyet başsavcılığı aracılığıyla yapılabilir. İşlemler başvuran kişi ya da vekili tarafından takip edilebilir.


Çocuğun iadesi için başvuruda, çocuğun ve ebeveynlerin kimlik bilgileri, iade talebinin nedenleri ve çocuğun bulunduğu yere ilişkin mevcut bilgiler sunulur. İlgili kararlar ve destekleyici belgeler başvuruya eklenir.


A. Türkiye’deki Makamlar Ne Yapar?


Belgeler incelenir, gerekli bilgiler tamamlanır ve çocuğun bulunduğu ülkenin merkezî makamıyla iletişim kurulur. Gönüllü dönüş imkânı araştırılabilir; gerektiğinde ilgili ülkedeki iade sürecinin başlatılması için işlemler yürütülür.


B. İade Kararını Hangi Ülke Verir?


Çocuk yurt dışındaysa, iade talebinin esasına ilişkin yargılama kural olarak çocuğun bulunduğu ülkede yürütülür. Türkiye’deki başvuru ve koordinasyon işlemleriyle yabancı ülkedeki yargılama birbirinden ayrılmalıdır.


Sözleşme’nin 29. maddesi uyarınca, çocuğun bulunduğu ülkedeki yetkili adlî veya idarî makama doğrudan başvuru imkânı da saklıdır. İzlenecek yol, ilgili ülkenin usul kuralları ve dosyanın özellikleri dikkate alınarak belirlenmelidir.


4. İade Başvurusu İçin Hangi Belgeler Hazırlanmalıdır?


Olayların tarih sırasıyla ve açık biçimde anlatılması gerekir. Çocuğun önceki yaşam düzeni, seyahatin koşulları ve neden iade istendiği belgelerle desteklenmelidir.


Dosyanın özelliklerine göre şu belgeler hazırlanır:


  • Çocuğun ve ebeveynlerin kimlik bilgileri ile nüfus kayıtları.

  • Varsa pasaport örnekleri.

  • Çocuğun Türkiye’deki yaşamını gösteren okul, kreş, sağlık ve ikamet belgeleri.

  • Varsa evlilik, boşanma, velayet veya kişisel ilişki kararları.

  • Seyahate verilen izni ve dönüş tarihini gösteren belgeler.

  • Çocuğun bulunduğu ülke, adres ve birlikte kaldığı kişi hakkındaki mevcut bilgiler.

  • Güncel fotoğraflar.

  • İade talebinin nedenlerini ve olayların tarihlerini açıklayan başvuru formu.


İade başvuru formu ve ekleri, Türkçe ve talep edilen ülkenin dilinde hazırlanmalıdır. Islak imza ve fiziksel teslim koşullarına uyulmalıdır; yalnızca e-posta gönderilmesiyle başvurunun tamamlandığı varsayılmamalıdır. Tercüme ve belge koşulları, başvuru yapılacak ülke bakımından ayrıca kontrol edilmelidir.


Çocuğun tam adresi bilinmiyorsa bilinen son adres, okul, telefon ve yakınlarına ilişkin bilgiler sunulabilir. Adresin kesinleşmesini beklerken başvuru geciktirilmemelidir. Merkezî makamların görevleri arasında çocuğun bulunduğu yerin belirlenmesine yönelik iş birliği de vardır.


5. Bir Yıl Geçerse Başvuru Hakkı Kaybolur mu?


Bir yılın geçmesi, çocuğun iadesini isteme hakkını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.


Lahey Sözleşmesi’nin 12. maddesinde, hukuka aykırı götürme veya alıkoymadan itibaren geçen süreye göre bir ayrım yapılır. Bir yıl geçtikten sonra da iade kararı verilebilir. Ancak bu durumda çocuğun yeni çevresine yerleştiği iddiası değerlendirmeye girebilir.


Süre bakımından önemli nokta, çocuğun bulunduğu ülkedeki yetkili adlî veya idarî makam önünde iade sürecinin ne zaman başladığıdır. Türkiye’de Bakanlığa evrak verilmesinin, bu tarihi her durumda tek başına belirlediği düşünülmemelidir.


Bu nedenle başvurunun yalnızca gönderilmesi değil, hangi aşamada olduğunun ve yabancı ülkede gerekli işlemlerin başlatılıp başlatılmadığının izlenmesi de önem taşır.


A. Çocuk Altı Hafta İçinde Mutlaka Geri Getirilir mi?


Hayır. Sözleşme’nin 11. maddesi işlemlerin süratle yürütülmesini öngörür. Yargılamanın başlamasından itibaren altı hafta içinde karar verilmemişse gecikmenin nedenleri sorulabilir.


Altı hafta, her dosyanın kesin olarak sonuçlanacağı veya çocuğun teslim edileceği süre değildir. Tebligat, delillerin toplanması, çocuğun dinlenmesi ve kanun yolu incelemeleri sürecin uzunluğunu etkileyebilir.


6. Boşanma veya Velayet Davası Açmak Gerekir mi?


İade başvurusu yapılabilmesi için her durumda önce boşanma davası açılması ya da kesinleşmiş bir velayet kararı alınması gerekmez. Önemli olan, olay tarihinde mevcut koruma hakkının ve bu hakkın ihlal edilip edilmediğinin belirlenmesidir.


Boşanma, velayet ve çocuğun iadesi talepleri farklı amaçlara hizmet eder. Birinin başlatılmış olması, diğerine ilişkin işlemlerin gereksiz olduğu anlamına gelmez.


Eşlerden birinin yabancı olması nedeniyle boşanma süreci de gündemdeyse, yabancı uyruklu eşten Türkiye’de boşanma konusundaki açıklamalar ayrıca incelenebilir.


İade kararı verilmesi, velayetin otomatik olarak başvurana geçmesi sonucunu doğurmaz. Çocuğun hangi ebeveynle yaşayacağına ilişkin esas değerlendirme, yetkili makam tarafından ayrı hukukî kurallar çerçevesinde yapılır.


7. Çocuğun İadesi Hangi Durumlarda Reddedilebilir?


İade talebi her olayda kabul edilmez. Sözleşme, belirli şartlarda iadenin reddedilebilmesine imkân tanır. Başlıca durumlar şunlardır:


  • Başvuranın ilgili koruma hakkını kullanmıyor olması.

  • Götürmeye veya alıkoymaya önceden rıza gösterilmesi ya da sonradan kabul edilmesi.

  • Dönüşün çocuk bakımından ciddi fiziksel veya psikolojik tehlike yaratması ya da onu katlanılamaz bir duruma düşürmesi.

  • Görüşü dikkate alınabilecek yaş ve olgunluktaki çocuğun iadeye karşı çıkması.

  • Bir yıllık sürenin geçmesinden sonra başlatılan süreçte çocuğun yeni çevresine yerleştiğinin ortaya konulması.


Bu durumların ileri sürülmesi tek başına yeterli değildir; ilgili iddia ve deliller değerlendirilir. Özellikle şiddet veya istismar iddialarında, mevcut tehlikenin niteliği ve çocuğun güvenliğinin nasıl sağlanacağı önem taşır.


Çocuğun görüşünün alınması, kararın tamamen çocuğa bırakılması anlamına gelmez. Yaş, olgunluk ve beyanın verildiği koşullar birlikte değerlendirilir. Lahey Sözleşmesi, “şu yaştan sonra çocuk tek başına karar verir” şeklinde bütün dosyalara uygulanabilecek sabit bir yaş belirlememiştir.


Anayasa Mahkemesi, 4 Mart 2026 tarihli Ş.G. kararında (B. No: 2025/16250), çocukların anne ve kardeşleriyle bağları, dönüş sonrasındaki yaşam koşulları ve uzman değerlendirmeleri yeterince incelenmeden verilen iade kararı nedeniyle aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir. Bu karar, bütün iade taleplerinin reddedileceği anlamına gelmez; her çocuğun somut koşullarının ve ileri sürülen risklerin gerekçeli biçimde değerlendirilmesi gerektiğini gösterir.


8. Başvuru Devam Ederken Dikkat Edilmesi Gerekenler


A. Çocukla Görüşme Talebi


İade işlemleri sürerken çocukla kişisel ilişki kurulmasına yönelik imkânlar da değerlendirilmelidir. Sözleşme’nin 21. maddesi kapsamında kişisel ilişkinin kurulması veya korunması için merkezî makamlara başvurulabilir.


İade talebi ile çocukla görüşme talebi birbirinin yerine geçmez. Yalnızca kişisel ilişki hakkına sahip olmak da her durumda iade istemeye yeterli bir koruma hakkı bulunduğu anlamına gelmez.


B. Çocuğun Güvenliği


Çocuğun bulunduğu ülkede acil bir tehlike varsa yerel koruma makamlarına başvuru ile iade süreci birlikte değerlendirilmelidir. Mevcut koruma kararları, sağlık belgeleri ve ilgili diğer kayıtlar başvuru dosyasına eklenmelidir.


Çocuğu resmî süreç dışında başka bir ülkeye götürmeye çalışmak, uyuşmazlığı ağırlaştırabilecek yeni hukukî sorunlar doğurabilir. Atılacak adımlar, çocuğun güvenliği ve uygulanacak ülke hukuku gözetilerek belirlenmelidir.


C. Masraflar ve Adlî Yardım


Bakanlığın başvuruyu işleme alması için ücret istenmemesi, bütün sürecin masrafsız olduğu anlamına gelmez. Tercüme, yabancı ülkedeki avukat ve yargılama giderleri ile dönüş masrafları ayrıca gündeme gelebilir.


İlgili ülkenin çekinceleri ve adlî yardım koşulları baştan araştırılmalıdır. Ülke ve dosya incelenmeden kesin toplam maliyet verilmesi doğru olmaz.


D. Sözleşmenin Uygulanmadığı Ülkeler


Lahey Sözleşmesi’nin uygulanamaması, hiçbir hukukî yol bulunmadığı anlamına gelmez. İlgili ülkenin hukuku, uygulanabilir diğer uluslararası sözleşmeler, velayet kararları ve bunların tanınması veya yerine getirilmesi imkânları ayrıca incelenir.


Ancak bu yolların Lahey Sözleşmesi’ndeki iade usulüyle aynı olduğu veya aynı sürede sonuçlanacağı söylenemez.


9. Ankara ve Yenimahalle’de Çocuğun İadesi Başvurusuna Hazırlık


Çocuğun yurt dışında geri getirilmeksizin tutulması, aile açısından kaygı verici ve belirsiz bir sürece yol açabilir. Başlangıçta yapılması gereken, eldeki belgeleri bir araya getirerek olayların tarihini ve izlenecek başvuru yolunu netleştirmektir.


Ankara ve Yenimahalle’den yapılacak başvurularda çocuğun okul ve sağlık kayıtları, mevcut mahkeme kararları, seyahat belgeleri ve ebeveynler arasındaki yazışmalar birlikte incelenmelidir. Özellikle seyahate verilen iznin kapsamı, kararlaştırılan dönüş tarihi ve çocuğun bulunduğu ülkede başlatılmış işlemler belirlenmelidir.


Belgelerin doğru hazırlanması ve Türkiye’deki başvurunun yabancı ülkedeki süreçle birlikte takip edilmesi, eksik evrak nedeniyle zaman kaybedilmesini önlemek bakımından önemlidir. Bağlantılı velayet ve boşanma konuları için Ankara’da aile ve boşanma hukuku sayfası incelenebilir. Dosyanın ve başvuru belgelerinin değerlendirilmesi için Avukat Mete ŞAHİN ile iletişime geçilebilir.


10. Sıkça Sorulan Sorular


1. Boşanma davası açmadan çocuğumun iadesini isteyebilir miyim?

Evet. Lahey Sözleşmesi’nin şartları varsa boşanma davası açılmadan da iade başvurusu yapılabilir. Başvuru, boşanma davasından ayrı değerlendirilir.


2. Tatil için izin verdiysem geri getirilmesini yine talep edebilir miyim?

Evet. Geçici seyahate verilen izin, süresiz kalmaya izin verildiği anlamına gelmez. İznin kapsamı ve geri dönülmeyen tarih incelenir.


3. Önceden verilmiş bir velayet kararının bulunması şart mı?

Her durumda şart değildir. Çocuğun bakımına ve yerleşim yerine ilişkin karar hakkı, uygulanacak hukuktan da doğabilir.


4. Çocuğumun yabancı veya çifte vatandaş olması iadeyi engeller mi?

Tek başına engellemez. Çocuğun mutat meskeni, koruma hakkı ve ülkeler arasındaki sözleşme ilişkisi değerlendirilir.


5. Türkiye’den iade başvurusunu nereye yapmalıyım?

Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğüne doğrudan veya Cumhuriyet başsavcılığı aracılığıyla başvurulabilir.


6. Bir yıl geçtiyse başvuru hakkım sona erer mi?

Hayır. Bir yılın geçmesi başvuru hakkını kendiliğinden sona erdirmez. Ancak çocuğun yeni çevresine yerleştiği iddiası değerlendirmeye girebilir.


7. Çocuğum altı hafta içinde mutlaka geri getirilir mi?

Hayır. Altı hafta kesin teslim süresi değildir. Bu sürede karar verilmemişse gecikmenin nedenleri sorulabilir.


8. Lahey Sözleşmesi 16 yaşını dolduran çocuklara uygulanır mı?

Hayır. Çocuk 16 yaşını doldurduğunda bu Sözleşme’nin uygulanması sona erer. Diğer hukukî imkânlar ayrıca değerlendirilir.


9. Çocuğun bulunduğu ülke Sözleşme kapsamında değilse ne yapılabilir?

İlgili ülkenin hukuku ve uygulanabilir diğer sözleşmeler incelenir. Velayet, koruma ve mevcut kararların tanınmasına ilişkin yollar gündeme gelebilir.


10. Çocuğumun tam adresini bilmiyorsam başvuru yapabilir miyim?

Eldeki yer ve kişi bilgileriyle başvuru yapılabilir. Bilinen son adres, okul ve iletişim bilgileri sunulmalı; yerinin belirlenmesi için yardım istenmelidir.


11. İade kararı verilirse velayet de bana verilmiş olur mu?

Hayır. İade kararı, velayetin esası hakkında kesin karar değildir. Çocuğun hangi ebeveynle yaşayacağı ayrıca değerlendirilir.


12. İade işlemleri sürerken çocuğumla görüşmeyi isteyebilir miyim?

Evet. Çocukla kişisel ilişkinin kurulması veya korunması için ayrıca başvurulabilir. Görüşmenin koşulları ilgili makamlarca değerlendirilir.


Yasal Uyarı: Bu web sitesinde yer alan bilgiler, yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Bu sitedeki bilgilerin kullanımı, hiçbir şekilde avukat-müvekkil ilişkisi oluşturmaz. İçerikte yer alan bilgilere dayanarak hareket etmeden önce, özel hukuki durumunuzla ilgili olarak mutlaka bu alanda çalışan bir avukata danışmanız tavsiye edilir.

Yorumlar


bottom of page