Çalışan Kadın Nafaka Alabilir mi? Emekli Maaşı ve Eşlerin Gelirinin Nafakaya Etkisi

Güncelleme tarihi: 2 Eki

Çalışan kadın, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecekse ve diğer yasal şartları taşıyorsa yoksulluk nafakası alabilir. Maaşın veya emekli aylığının bulunması tek başına yeterli bir değerlendirme değildir. Gelirin devamlılığı, zorunlu ihtiyaçları karşılayıp karşılamadığı, tarafların kusur durumu ve nafaka ödemesi istenen eşin mali gücü birlikte incelenir.
Nafaka talebini değerlendirirken önce ödemenin kimin için ve hangi döneme ilişkin istendiğini belirlemek gerekir. Dava sürerken eşin geçimi için istenen tedbir nafakası, boşanma sonrasındaki yoksulluk nafakası ve çocuğun ihtiyaçlarına yönelik iştirak nafakası farklı hukuki temellere dayanır.
Son hukukî kontrol: 2 Ekim 2026. Aşağıdaki açıklamalar, Türk Medeni Kanunu ile resmî tam metinleri incelenen Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararları esas alınarak hazırlanmıştır.
1. Nafaka Hakkında Maaş mı, Geçim İhtiyacı mı Belirleyicidir?
Bir kişinin çalışıyor olması, boşandıktan sonra geçimini tek başına sağlayabileceğini her zaman göstermez. Düzenli ve yeterli ücret alan kişi ile kısa süreli işlerde çalışan veya kazancı zorunlu giderlerini karşılamayan kişinin durumu farklıdır. Mahkeme, yalnızca mesleğe ya da SGK kaydına değil, gerçek ekonomik koşullara bakar.
Yoksulluk nafakası, eşlerin maaşlarını eşitlemek için verilen bir ödeme değildir. Diğer eşin daha fazla kazanması tek başına hak doğurmaz. Talep eden kişinin boşanma sonucunda yoksulluğa düşecek olması ve kanundaki diğer koşulların gerçekleşmesi gerekir.
Kendi geçimini karşılayabilecek düzenli geliri bulunan eş bakımından yoksulluk nafakası koşulları oluşmayabilir. Buna karşılık kişinin geçici bir gelir elde etmesi, bütün ihtiyaçlarını karşılayabildiği anlamına gelmez. Başvurunun sonucu, somut dosyadaki gelir ve giderlerin birlikte değerlendirilmesine bağlıdır.
2. Çalışan Kadının Yoksulluk Nafakası Almasının Şartları Nelerdir?
AYM kararının etkisi: Anayasa Mahkemesinin 04.06.2026 tarihli, E.2025/156, K.2026/131 sayılı kararı 30 Eylül 2026 tarihinde yayımlanmıştır. Karar, TMK m.175/1’deki “süresiz olarak” ibaresini iptal etmektedir; iptal hükmü 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecektir. Bu karar çalışan veya emekli eşin nafaka hakkını, tedbir nafakasını ya da çocuk nafakasını kaldırmaz. Mevcut ödemeler ve birikmiş borçlar kendiliğinden sona ermez. Ayrıntılar AYM nafaka kararı incelememizde açıklanmıştır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.175 uyarınca, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf diğer eşten mali gücü oranında nafaka isteyebilir. Talepte bulunanın boşanmaya neden olan olaylardaki kusuru, diğer eşinkinden daha ağır olmamalıdır. Yoksulluk nafakasına hükmedilmesi için talep gerekir.
Bu incelemede ücretin tutarı kadar işin devamlılığı da önemlidir. Düzenli maaş, emekli aylığı, kira geliri, malvarlığı, barınma koşulları ve zorunlu sağlık giderleri birlikte değerlendirilir. Geçmişte çalışmış olmak ile karar verilirken geçimi sağlayan bir gelire sahip olmak aynı durum değildir.
Nafaka isteyen eşin tamamen kusursuz olması aranmaz. Eşit kusur, diğer koşulların da gerçekleşmesi hâlinde yoksulluk nafakasına engel değildir. Buna karşılık talepte bulunanın daha ağır kusurlu olması bu nafaka bakımından engel oluşturur. Nafaka ödemesi istenen eşin kusurlu olması ise ayrıca gerekli değildir.
Kanun bu hakkı cinsiyete göre ayırmaz. Şartlarını taşıyan erkek eş de yoksulluk nafakası isteyebilir. Yazının çalışan kadınların sorularına odaklanması, nafakanın yalnız kadınlara tanınan bir hak olduğu anlamına gelmez.
3. Sigortalı Çalışmak veya Asgari Ücret Almak Nafakayı Engeller mi?
A. Sigortalılık Kaydı ile Gerçek Gelir Birlikte İncelenir
SGK hizmet dökümü işe giriş ve çıkış tarihlerini gösteren önemli bir delildir. Ancak eski bir sigortalılık kaydı, kişinin bugün hâlâ ücret aldığını tek başına göstermez. Ücret bordroları, işten ayrılma belgeleri ve güncel sosyal-ekonomik durum araştırması birlikte ele alınmalıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 09.06.2026 tarihli kararı, çalışma kayıtları ile ekonomik durum araştırması arasındaki farkın açıklığa kavuşturulması gerektiğini göstermektedir. Sigortalı olmak ile yoksulluktan kurtaracak sürekli gelir elde etmek aynı şey değildir. Kararın ayrıntıları aşağıdaki içtihat bölümünde yer almaktadır.
B. Asgari Ücret Otomatik Kabul veya Ret Ölçütü Değildir
Asgari ücret, yoksulluk nafakasında tek başına otomatik kabul veya ret sınırı değildir. Kişinin toplam geliri, barınma ihtiyacı ve diğer zorunlu giderleri incelenirken karşı tarafın ödeme gücü de dikkate alınır. Sadece “asgari ücretle çalışıyorum” denilmesi, nafaka bağlanacağını kesinleştirmez.
Örneğin kira ödeyen ve dönemsel işlerde çalışan kişi ile düzenli maaşına ek olarak kira geliri bulunan kişinin geçim imkânları aynı değildir. Bu karşılaştırma bir nafaka hesabı veya karar tahmini değil, belgelerin neden birlikte incelendiğini açıklayan bir örnektir.
4. Emekli Maaşı ve Eşlerin Birbirine Yakın Geliri Nasıl Değerlendirilir?
Emekli aylığı, kişinin düzenli gelirleri arasında değerlendirilir. Aylığın tutarı, diğer gelirler, malvarlığı ve zorunlu giderler nafaka incelemesinde önem taşır. Emekli olmak tek başına her dosyada aynı sonucu doğurmaz; gelirin geçime yeterliliği değerlendirilir.
Eşlerin maaşlarının birbirine yakın olması, yoksulluk nafakası talebi açısından önemli olabilir. Bununla birlikte iki ücret bordrosu, ekonomik durumun tamamını her zaman göstermez. Bir tarafın kira geliri elde etmesi, diğerinin zorunlu sağlık giderlerinin bulunması veya barınma koşullarının farklılığı da değerlendirmeye alınır.
Daha yüksek gelirli eşten nafaka istenebilmesi için önce talep edenin yasal koşulları taşıdığı ortaya konulmalıdır. Miktar belirlenirken de ödeme yükümlüsünün mali gücü gözetilir. Gelir farkını kapatmaya veya evlilikteki harcama düzeyini her durumda aynen sürdürmeye yönelik otomatik bir hesap yapılmaz.

5. 2026 Tarihli Yargıtay Kararları Hangi Noktalara Dikkat Çekiyor?
A. Emekli Aylığı Bulunan Eşe İlişkin 17 Şubat 2026 Tarihli Karar
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 17.02.2026, E.2025/7565, K.2026/1785 kararında, kadının emekli olduğunu ve düzenli, sürekli gelirinin bulunduğunu değerlendirmiştir. Daire, o dosyada yoksulluk nafakasının şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle nafaka yönünden bozma kararı vermiştir.
Kararın önemi, emeklilik gelirinin nafaka incelemesinde göz ardı edilemeyeceğini göstermesidir. Bununla birlikte bu sonuç, geliri ve zorunlu ihtiyaçları farklı bütün emekliler için değişmez bir kural şeklinde okunmamalıdır. Yeni bir dosyada aynı koşulların bulunup bulunmadığı ayrıca araştırılır.
B. Çalışma Kaydı ile Güncel Gelirin Araştırılmasına İlişkin 9 Haziran 2026 Tarihli Karar
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 09.06.2026, E.2026/24, K.2026/6267 kararında, sosyal-ekonomik durum araştırmasında çalışmadığı belirtilen kadının SGK kayıtlarında işe giriş ve daha sonra işten ayrılış bilgilerinin bulunduğunu saptamıştır. Mevcut belgeler düzenli çalışmayı ve güncel geliri açıklamak için yeterli görülmemiştir.
Daire, kadının çalışıp çalışmadığının, sürekli gelirinin bulunup bulunmadığının ve varsa bu gelirin yoksulluğu giderip gidermediğinin yeniden araştırılmasını istemiştir. Nafaka yönünden bozmanın nedeni, bu konular açıklığa kavuşturulmadan karar verilmesidir.
İki karar farklı durumları açıklamaktadır: İlkinde somut dosyada nafaka şartlarının oluşmadığı kabul edilmiştir. İkincisinde ise yeterli gelir araştırması yapılmadan sonuca gidilemeyeceği belirtilmiştir. Yukarıdaki karar künyelerine tıklanarak Adalet Bakanlığının resmî sistemindeki tam metinler açılabilir.
6. Nafaka Alan Eş İşe Başlarsa veya Emekli Olursa Nafaka Kesilir mi?
Nafaka kararı verildikten sonra işe başlanması veya emekli aylığı bağlanması, mevcut yoksulluk nafakasını tek başına otomatik olarak kesmez. Türk Medeni Kanunu m.176, nafakanın kaldırılmasını ve miktarın değiştirilmesini ayrı koşullarla düzenler.
Yeni gelir nedeniyle yoksulluk ortadan kalkmışsa, dönemsel olarak ödenen yoksulluk nafakasının kaldırılması için mahkeme kararı gerekir. Mali durumdaki değişiklik veya hakkaniyet, nafakanın azaltılmasını ya da artırılmasını da gerektirebilir. Nafaka alacaklısının yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölümü ise kanunda kendiliğinden sona erme nedeni olarak düzenlenmiştir.
İşe giriş kaydını öğrenmek, ödemeyi tek taraflı durdurmak için yeterli değildir. Mevcut kararın geçerliliği ve borcun icrası ayrıca değerlendirilir. Yeni gelirin başlangıcı, devamlılığı ve geçime etkisi belgelenerek uygun hukuki talep belirlenmelidir.
Değişen gelir durumunda izlenebilecek yollar için nafakanın kaldırılması davası ve nafakanın azaltılması rehberlerimiz incelenebilir.
7. Tedbir Nafakası ile Çocuk İçin İştirak Nafakası Aynı mı?
A. Dava Sırasındaki Tedbir Nafakası
Türk Medeni Kanunu m.169, boşanma veya ayrılık davası sürerken eşlerin geçimi ve çocukların bakımı için gerekli geçici önlemlerin hâkim tarafından kendiliğinden alınmasını öngörür. Çalışan eşin ihtiyacı ve her iki tarafın ekonomik imkânları bu aşamada da önemlidir.
Tedbir nafakası ile boşanma sonrasındaki yoksulluk nafakasının şartları aynı değildir. Yoksulluk nafakasındaki kusur ölçütü tedbir nafakasına aynen uygulanmaz. Dava sırasında geçici destek sağlanmış olması, boşanma sonrasında mutlaka yoksulluk nafakası bağlanacağı anlamına da gelmez.
B. Çocuğun Giderlerine Katkı Olarak İştirak Nafakası
Çocuk için iştirak nafakası, eşin kendi geçimi için istediği nafakadan ayrıdır. Türk Medeni Kanunu m.182, 327 ve 330 çerçevesinde çocuğun bakım ve eğitim ihtiyaçları, anne ve babanın hayat koşulları ile ödeme güçleri ve çocuğun gelirleri değerlendirilir.
Annenin maaş alması, babanın çocuğun giderlerine katılma yükümlülüğünü kendiliğinden sona erdirmez. Velayet babadaysa annenin katkısı da kendi mali gücü çerçevesinde belirlenebilir. Bu nedenle eş için istenen yoksulluk nafakası ile çocuk için istenen iştirak nafakası ayrı değerlendirilmelidir.

8. Gelir ve Giderler Hangi Belgelerle Ortaya Konulabilir?
Gelir durumunu açıklamak için güncel ücret bordroları, SGK hizmet dökümü, emekli aylığı bilgileri ve işe giriş-çıkış belgeleri kullanılabilir. Belgelerin hangi döneme ait olduğu belirtilmeli; önceki gelir ile mevcut gelir arasındaki değişiklik açıklanmalıdır.
Kira sözleşmesi ve ödeme kayıtları barınma giderini; sağlık belgeleri zorunlu tedavi masraflarını gösterebilir. Kira gelirleri ve malvarlığına ilişkin kayıtlar da ekonomik durumun diğer yönlerini ortaya koyar. Çocuğa ait eğitim, bakım ve sağlık harcamaları, eşin kişisel giderlerinden ayrı gösterilmelidir.
Bir aylık hesap hareketinden genel sonuç çıkarmak yerine, gelirin ne zamandır elde edildiği ve devam edip etmediği açıklanmalıdır. İddia ile ilgili olup kişinin kendisinin temin edemediği kayıtların mahkemece ilgili kurumdan istenmesi talep edilebilir. Deliller hukuka uygun elde edilmeli; başka kişinin banka veya çevrim içi hesaplarına izinsiz girilmemelidir.
9. Çalışan Kadın Ne Kadar Nafaka Alır? Maaşın Sabit Bir Yüzdesi Var mı?
Yoksulluk nafakasında her dosyaya uygulanacak sabit bir maaş yüzdesi bulunmaz. Önce nafaka hakkının doğup doğmadığı, sonra talep ve ihtiyaç ile karşı tarafın mali gücü değerlendirilir. Bu nedenle “maaşın dörtte biri” ya da “üçte biri” gibi oranlar genel bir nafaka kuralı olarak sunulmamalıdır.
Yalnızca iki maaş tutarını bilmek, kesin nafaka miktarı söylemek için yeterli değildir. Diğer gelirler, zorunlu giderler, barınma koşulları ve somut talep de incelenir. İnternette verilen örnek tutarlar, mahkemenin dosyaya göre yapacağı değerlendirmeyi belirlemez.
İştirak nafakasında ayrıca çocuğun ihtiyaçları ve her iki ebeveynin katkı gücü dikkate alınır. Dilekçede eş için ve çocuk için istenen tutarların ayrı yazılması, her talebin hangi ihtiyaçlara dayandığını açıklamayı kolaylaştırır.
10. Ankara'da Nafaka Talebi İçin Nereye Başvurulur?
Boşanma ve nafaka uyuşmazlıklarında görevli mahkeme, 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun m.4 uyarınca aile mahkemesidir. Hangi yerde dava açılabileceği ise talebin niteliğine göre ayrıca belirlenir.
Boşanmayla birlikte ileri sürülen taleplerde Türk Medeni Kanunu m.168 esas alınır: Eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesi yetkilidir. Boşanmadan sonra açılacak nafaka davaları bakımından m.177, nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesini de yetkili kılar.
Ankara ve Yenimahalle’de başvuru hazırlarken güncel adresler ile istenen nafakanın türü birlikte değerlendirilmelidir. Ankara Adliyesi veya Ankara Batı Adliyesi seçimi yalnızca büro adresine göre yapılmaz. Yer bakımından yetki ve adli yargı çevresi kontrol edilmelidir. Başvuru yerinin belirlenmesi için Ankara adliyeleri ve ilçeler rehberimiz yol gösterici olabilir.
Boşanma kesinleştikten sonra ilk kez ayrı bir yoksulluk nafakası davası açılacaksa, Türk Medeni Kanunu m.178 gereğince kesinleşmeden itibaren bir yıllık zamanaşımı dikkate alınmalıdır. Önceki davadaki talepler, hüküm ve varsa feragat de incelenmelidir. Bu süre, mevcut nafakanın artırılması veya kaldırılması taleplerine aynı şekilde uygulanmaz. Dava aşamaları boşanma süreci rehberimizde açıklanmıştır.
11. Başvuru Öncesinde Neler Değerlendirilmelidir?
Başvuru hazırlanırken üç konu netleştirilmelidir: İstenen nafakanın türü, mevcut gelir ve giderleri gösteren belgeler, talebin ilk kez mi yoksa önceki bir kararın değiştirilmesi için mi ileri sürüldüğü. Çalışma veya emeklilik bilgisi, bu bütün içinde değerlendirilir.
Gelir değişikliğini tarihleriyle açıklamak ve belgeleri ilgili taleple eşleştirmek, uyuşmazlığın anlaşılmasını kolaylaştırır. Nafaka bağlanacağı, kaldırılacağı veya belirli bir tutarda olacağı yalnızca mesleğe ya da maaş bilgisine bakılarak kesinleştirilemez.
12. Sıkça Sorulan Sorular
1. Çalışan kadın nafaka alabilir mi?
Evet. Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecekse, kusuru daha ağır değilse ve diğer yasal koşullar varsa talep edebilir. Maaşın geçime yeterliliği ve diğer eşin mali gücü birlikte incelenir.
2. Sigortalı işe girmek nafakayı otomatik keser mi?
Tek başına kesmez. Yeni gelirin yoksulluğu ortadan kaldırıp kaldırmadığı değerlendirilir. Bu nedenle nafakanın kaldırılması için mahkeme kararı gerekir.
3. Asgari ücretle çalışan kadın nafaka alabilir mi?
Koşulları varsa alabilir. Asgari ücret tek başına kesin kabul veya ret nedeni değildir; toplam gelir, zorunlu ihtiyaçlar ve diğer eşin ödeme gücü birlikte değerlendirilir.
4. Emekli maaşı alan kadın nafaka alabilir mi?
Emekli aylığı ve diğer imkânları geçimini karşılıyorsa yoksulluk nafakası şartları oluşmayabilir. Aylığın tutarı ve somut ekonomik durum ayrıca incelenir.
5. Eşlerin maaşı birbirine yakınsa nafaka verilir mi?
Yakın maaş düzeyi önemlidir ancak tek ölçüt değildir. Diğer gelirler, zorunlu ihtiyaçlar ve boşanma nedeniyle yoksulluğa düşülüp düşülmediği değerlendirilir.
6. Diğer eş çok kazanıyorsa mutlaka nafaka öder mi?
Hayır. Talep eden eşin yoksulluk nafakası şartlarını taşıması gerekir. Diğer eşin yüksek maaşı tek başına nafaka hakkı doğurmaz.
7. Çalışan annenin çocuğu için nafaka istenebilir mi?
Evet. İştirak nafakası çocuğun ihtiyaçları içindir. Annenin çalışması diğer ebeveynin mali gücü oranında katkıda bulunma yükümlülüğünü kendiliğinden kaldırmaz.
8. Çocuğu olmayan çalışan kadın nafaka isteyebilir mi?
Evet. Çocuk sahibi olma şartı yoktur. Talep; boşanmanın ekonomik etkisi, kusur ve tarafların mali durumu üzerinden değerlendirilir.
9. Nafaka maaşın belirli bir yüzdesi midir?
Hayır. Her dosyada geçerli sabit bir oran yoktur. Nafakanın türüne göre ihtiyaç, talep, gelirler ve ödeme gücü dikkate alınır.
10. Erkek eş de yoksulluk nafakası alabilir mi?
Evet. Türk Medeni Kanunu m.175 kadın ve erkek arasında ayrım yapmaz. Yasal şartları taşıyan erkek eş de yoksulluk nafakası isteyebilir.
11. Ankara'da nafaka davası hangi mahkemede açılır?
Görevli mahkeme aile mahkemesidir. Ankara veya Ankara Batı ayrımı için davanın türüne uygun yetki kuralları ve adli yargı çevresi kontrol edilmelidir.
12. AYM kararı çalışan veya emekli eşin nafaka hakkını kaldırdı mı?
Hayır. İptal, TMK m.175/1’deki “süresiz olarak” ibaresine ilişkindir ve 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecektir. Mevcut nafaka ödemeleri kendiliğinden sona ermez.
Yasal Uyarı: Bu web sitesinde yer alan bilgiler, yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Bu sitedeki bilgilerin kullanımı, hiçbir şekilde avukat-müvekkil ilişkisi oluşturmaz. İçerikte yer alan bilgilere dayanarak hareket etmeden önce, özel hukuki durumunuzla ilgili olarak mutlaka bu alanda çalışan bir avukata danışmanız tavsiye edilir.



Yorumlar