Çalışan Kadın Nafaka Alabilir mi? Emekli Maaşı ve Eşlerin Gelirinin Nafakaya Etkisi


Çalışan kadın, yasal koşullar oluştuğunda nafaka alabilir. Sigortalı olmak, maaş almak veya emekli aylığı bulunması tek başına her dosyada aynı sonucu doğurmaz. Yoksulluk nafakasında asıl mesele, kişinin boşanma nedeniyle yoksulluğa düşüp düşmeyeceği; gelirinin düzenli, sürekli ve geçimini karşılamaya yeterli olup olmadığıdır. Kusur durumu ve diğer eşin mali gücü de değerlendirilir.
Eylül 2026'da gündeme gelen Yargıtay haberi, özellikle emekli aylığı bulunan eşlerin durumunu yeniden tartışmaya açtı. Ancak yoksulluk nafakası, dava sırasında verilen tedbir nafakası ve çocuk için ödenen iştirak nafakası farklı koşullara tabidir. Birine ilişkin karar, diğerlerini kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Bu yazı, 20 Eylül 2026 tarihinde kontrol edilen mevzuat hükümleri ve aşağıda künyeleri belirtilen 2026 tarihli Yargıtay kararları esas alınarak hazırlanmıştır.
1. Eylül 2026'da Gündeme Gelen Nafaka Kararı Ne Anlama Geliyor?
Anadolu Ajansının 19 Eylül 2026 tarihli haberinde, emekli aylığı bulunan ve boşandığı eşiyle yakın gelir düzeyinde olan kadın lehine verilen yoksulluk nafakası kararının Yargıtay 2. Hukuk Dairesince bozulduğu aktarıldı.
Haberdeki uyuşmazlık Bakırköy 13. Aile Mahkemesi ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 56. Hukuk Dairesi aşamalarından geçmiştir. Haber, düzenli gelir ile tarafların ekonomik durumunun yoksulluk değerlendirmesindeki önemini göstermektedir.
19 Eylül 2026 haberin yayın tarihidir; karar tarihi değildir. Haberde kararın esas ve karar numaraları açıklanmadığından, aşağıda incelenen iki ayrı karar bu haberin kararıymış gibi sunulmamıştır. Ayrıca söz konusu haber, bütün çalışan veya emekli kadınların nafaka hakkını kaldıran yeni bir kanun anlamına gelmez.
2. Çalışan Kadının Yoksulluk Nafakası Almasının Şartları Nelerdir?
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesine göre yoksulluk nafakası bakımından üç temel konu birlikte ele alınır: Boşanmanın kişiyi yoksulluğa düşürmesi, talep eden tarafın boşanmaya neden olan olaylarda daha ağır kusurlu olmaması ve diğer tarafın mali gücü.
Bu nedenle yalnızca “Kadın çalışıyor mu?” sorusu yeterli değildir. Çalışmanın hangi tarihler arasında sürdüğü, ücretin ne kadar olduğu, başka gelir bulunup bulunmadığı ve zorunlu geçim ihtiyaçları da önem taşır. Nafaka, eski eşlerin gelirini her durumda eşitleyen bir ödeme değildir.
Nafaka isteyen eşin tamamen kusursuz olması şart değildir; kanundaki ölçüt, kusurunun daha ağır olmamasıdır. Nafaka yükümlüsünün kusurlu olması ise ayrıca aranan bir koşul değildir.
Madde cinsiyet ayrımı yapmaz. Aynı yasal koşulları sağlayan erkek eş de yoksulluk nafakası talep edebilir. Bu yazının çalışan kadınlar üzerinden kurulması, hakkın yalnızca kadınlara tanındığı anlamına gelmez.
3. Sigortalı Çalışmak veya Asgari Ücret Almak Nafakayı Engeller mi?
A. Sigortalılık Kaydı ile Gerçek Gelir Birlikte İncelenir
SGK kaydı çalışma geçmişini gösterebilir; ancak geçmişteki bir işe giriş kaydı, kişinin bugün de aynı işte çalıştığını veya sürekli gelir elde ettiğini tek başına kanıtlamaz. İşten çıkış, kısa süreli çalışma, ücret bordroları ve güncel ekonomik durum birlikte değerlendirilmelidir.
Yargıtay'ın aşağıda açıklanan 9 Haziran 2026 tarihli kararı da kayıtların gerçek çalışma ve gelir durumunu ortaya koyacak şekilde araştırılmasını istemektedir. Dolayısıyla sigortalı çalışan kadın nafaka alabilir mi sorusunun yanıtı, yalnızca sigorta kaydına bakılarak verilemez.
B. Asgari Ücret Otomatik Kabul veya Ret Ölçütü Değildir
Asgari ücretle çalışan bir kişinin barınma gideri, sağlık ihtiyacı, diğer gelirleri ve yaşam koşulları ile karşı tarafın ödeme gücü birlikte incelenir. “Asgari ücret alan mutlaka nafaka alır” veya “Asgari ücret alan hiçbir şekilde nafaka alamaz” şeklinde kesin bir kural kurulamaz.
Örneğin düzenli geliri yanında kira geliri de bulunan kişinin ekonomik durumu ile yalnızca kısa süreli bir işten ücret alan ve kira ödeyen kişinin durumu aynı değildir. Bu örnekler belirli bir dava sonucunu göstermez; gelir araştırmasının neden dosyaya özgü yapılması gerektiğini açıklar.
4. Emekli Maaşı ve Eşlerin Birbirine Yakın Geliri Nasıl Değerlendirilir?
Emekli aylığı, yoksulluk nafakası değerlendirmesinde dikkate alınan düzenli gelir kaynaklarındandır. Aylığın tutarı, başka gelir ve malvarlığı, zorunlu giderler ve diğer eşin mali durumu birlikte incelenir. Emekli olmak tek başına bütün dosyalar için aynı sonucu belirlemez.
Tarafların gelirlerinin birbirine yakın olması, nafaka isteyen kişinin boşanma nedeniyle yoksulluğa düşüp düşmeyeceği bakımından önemlidir. Bununla birlikte yalnızca iki maaş tutarını karşılaştırmak, her olayda ekonomik durumun tamamını ortaya koymayabilir. Düzenli kira geliri, barınma koşulları veya belgelenmiş sağlık giderleri değerlendirmeyi etkileyebilir.
Diğer eşin daha yüksek maaş alması da kendiliğinden nafaka hakkı doğurmaz. Önce talep eden kişinin yoksulluk nafakasının koşullarını sağlayıp sağlamadığı, ardından yükümlünün mali gücüne uygun miktar değerlendirilir.

5. 2026 Tarihli Yargıtay Kararları Hangi Noktalara Dikkat Çekiyor?
A. Emekli Aylığı Bulunan Eşe İlişkin 17 Şubat 2026 Tarihli Karar
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 17.02.2026 tarihli, E.2025/7565, K.2026/1785 sayılı kararında, somut dosyadaki kadının emekli olduğu, düzenli ve sürekli gelirinin bulunduğu belirtilmiştir. Daire, bu olayda yoksulluk nafakasının koşullarının oluşmadığı sonucuna varmış ve nafaka yönünden bozma kararı vermiştir.
Bu karar, emekli aylığının ekonomik değerlendirmedeki önemini gösterir. Ancak bir dosyada varılan sonuç, aylık tutarı ve geçim koşulları farklı olan bütün emeklilere otomatik olarak uygulanamaz.
B. Çalışma Kaydı ile Güncel Gelirin Araştırılmasına İlişkin 9 Haziran 2026 Tarihli Karar
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 09.06.2026 tarihli, E.2026/24, K.2026/6267 sayılı kararında, sosyal ve ekonomik durum araştırması ile SGK kayıtları arasındaki farklılık üzerinde durulmuştur. Dosyada kadının belirli bir dönemde çalıştığı ve daha sonra işten ayrıldığına ilişkin kayıtlar bulunmaktadır.
Daire, eldeki belgeleri düzenli ve sürekli çalışma ile gelir durumunun tespiti bakımından yeterli görmemiştir. Gelirin sürekliliğinin, kişiyi yoksulluktan kurtarıp kurtarmadığının ve boşanma nedeniyle yoksulluğa düşülüp düşülmeyeceğinin araştırılması gerektiğini belirtmiştir.
Her iki kararın tam metni Yargıtay'ın resmî karar arama sisteminde doğrulanmıştır. Detaylı aramada 2. Hukuk Dairesi seçilerek yukarıdaki esas ve karar numaralarıyla metinlere ulaşılabilir. İlk karar somut dosyada nafaka koşullarının oluşmadığını; ikinci karar ise yeterli araştırma yapılmadan sonuca gidilemeyeceğini göstermektedir.
6. Nafaka Alan Eş İşe Başlarsa veya Emekli Olursa Nafaka Kesilir mi?
Nafaka bağlandıktan sonra işe başlamak veya emekli aylığı almaya başlamak, mevcut yoksulluk nafakasını her durumda kendiliğinden sona erdirmez. Türk Medeni Kanunu'nun 176. maddesi, nafakanın kaldırılması ile artırılması veya azaltılmasını ayrı koşullara bağlar.
Yoksulluğun ortadan kalkması hâlinde, irat biçimindeki yoksulluk nafakası mahkeme kararıyla kaldırılır. Tarafların mali durumunun değişmesi veya hakkaniyetin gerektirmesi hâlinde miktarın azaltılması ya da artırılması gündeme gelebilir. Buna karşılık alacaklının yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölümü için kanunda kendiliğinden sona erme düzenlenmiştir.
Bu nedenle yalnızca işe giriş kaydını görerek ödemeyi tek taraflı durdurmak, mevcut karar kapsamındaki borç ve takip riskini ortadan kaldırmaz. Yeni gelir durumunun hangi tarihte başladığı, sürekliliği ve geçime etkisi belgelenmelidir.
Koşulların ayrıntıları için nafakanın kaldırılması davası ve nafakanın azaltılması yazılarımız incelenebilir.
7. Tedbir Nafakası ile Çocuk İçin İştirak Nafakası Aynı mı?
A. Dava Sırasındaki Tedbir Nafakası
Türk Medeni Kanunu'nun 169. maddesi, boşanma veya ayrılık davası devam ederken eşlerin geçimi ve çocukların bakımına ilişkin geçici önlemleri düzenler. Çalışan eş bakımından da gerçek ihtiyaç ve tarafların ekonomik olanakları değerlendirilir. Yoksulluk nafakasına ilişkin kusur koşulu, tedbir nafakasına aynı şekilde taşınmamalıdır.
Tedbir nafakası dava sürecine ilişkin geçici bir önlemdir. Boşanma sonrasındaki yoksulluk nafakasının talebi ve koşulları ayrıca değerlendirilir; iki ödeme hukuken aynı değildir.
B. Çocuğun Giderlerine Katkı Olarak İştirak Nafakası
İştirak nafakasında merkezde çocuğun bakım, eğitim ve diğer ihtiyaçları vardır. Türk Medeni Kanunu'nun 182, 327 ve 330. maddeleri çerçevesinde anne ve babanın mali olanakları dikkate alınır.
Annenin çalışması, babanın çocuğun giderlerine katılma yükümlülüğünü kendiliğinden kaldırmaz. Aynı şekilde velayet babadaysa, annenin de mali gücü oranında katkısı değerlendirilebilir. Çocuk için istenen ödeme ile eşin kendi geçimi için istediği nafaka ayrı ele alınmalıdır.

8. Gelir ve Giderler Hangi Belgelerle Ortaya Konulabilir?
Nafaka talebinde veya mevcut nafakanın değiştirilmesi isteminde, iddiayla bağlantılı güncel belgeler önem taşır. Maaş bordroları, SGK hizmet dökümü, emekli aylığı bilgileri ve işten ayrılma kayıtları çalışma gelirinin niteliğini açıklayabilir.
Kira sözleşmesi ve ödeme belgeleri barınma giderini; sağlık harcamalarına ilişkin belgeler zorunlu ihtiyaçları; kira geliri ve malvarlığı kayıtları ise diğer ekonomik olanakları gösterebilir. Çocuğa ilişkin talepte eğitim, bakım ve sağlık giderleri ayrıca ayrıştırılmalıdır.
Tek bir ayın hesabı yerine, gelirdeki değişimin başlangıç tarihi ve devamlılığı açıklanmalıdır. Tarafların erişemediği gerekli kayıtların mahkeme aracılığıyla ilgili kurumlardan istenmesi değerlendirilebilir. Belgeler hukuka uygun yollarla elde edilmeli; diğer kişinin hesaplarına izinsiz erişilmemelidir.
9. Çalışan Kadın Ne Kadar Nafaka Alır? Maaşın Sabit Bir Yüzdesi Var mı?
Yoksulluk nafakası için bütün dosyalara uygulanacak “maaşın yüzde 25'i” veya “maaşın üçte biri” şeklinde sabit bir kanuni oran bulunmaz. Önce nafaka hakkının koşulları, ardından ihtiyaç ve ödeme gücü değerlendirilir.
Maaş tutarına ek olarak düzenli diğer gelirler, barınma koşulları ve zorunlu giderler önemlidir. Bu yüzden yalnızca iki maaşı bir hesaplama aracına yazarak kesin nafaka miktarı belirlemek mümkün değildir.
Çocuk için iştirak nafakasında ise çocuğun ihtiyaçları, anne ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri ile çocuğun gelirleri dikkate alınır. Eş için ve çocuk için istenen tutarların dilekçede ayrı gösterilmesi, talebin anlaşılmasını kolaylaştırır.
10. Ankara'da Nafaka Talebi İçin Nereye Başvurulur?
Boşanma ve buna bağlı nafaka uyuşmazlıkları, 4787 sayılı Kanun'un 4. maddesi kapsamında aile mahkemelerinin görev alanındadır. Yetkili yer ise talebin hangi dava içinde ileri sürüldüğüne göre belirlenir.
Boşanma davasında Türk Medeni Kanunu'nun 168. maddesi uyarınca eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesi yetkilidir. Boşanmadan sonra açılacak nafaka davalarında 177. madde, nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesini de yetkili kılar.
Ankara'da, örneğin Yenimahalle'de ikamet edilmesi, her uyuşmazlık için aynı mahkeme ve başvuru yerinin seçileceği anlamına gelmez. Talebin boşanma davasıyla birlikte mi, sonradan ilk kez mi, yoksa mevcut nafakanın değiştirilmesi amacıyla mı ileri sürüldüğü belirlenmelidir. Adliye ayrımı için Ankara'da hangi adliyeye gidileceğine ilişkin rehber yardımcı olabilir.
Boşanma sonrasında ilk kez ayrı bir yoksulluk nafakası davası açılması düşünülüyorsa, Türk Medeni Kanunu'nun 178. maddesindeki boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren bir yıllık zamanaşımı ayrıca değerlendirilmelidir. Bu süre, daha önce hükmedilmiş nafakanın her artırılması veya kaldırılması talebine aynı biçimde uygulanmaz. Boşanma davasının genel aşamaları için boşanma süreci rehberine bakılabilir.
11. Sonuç
Çalışma veya emeklilik, nafaka incelemesinde önemli bir olgudur; ancak tek başına bütün soruları cevaplamaz. Yoksulluk nafakasında gelirin sürekliliği ve geçime yeterliliği, boşanmanın ekonomik etkisi, kusur koşulu ve diğer eşin mali gücü birlikte değerlendirilmelidir.
Güncel kararlar okunurken haber tarihi ile karar tarihi, somut dosyanın özellikleri ile genel hukuk kuralı birbirinden ayrılmalıdır. Mevcut nafaka kararının değiştirilmesi gerektiği düşünülüyorsa, yeni ekonomik durumun belgelenmesi ve uygun hukuki talebin belirlenmesi önemlidir.
12. Sıkça Sorulan Sorular
1. Çalışan kadın nafaka alabilir mi?
Evet, yasal koşullar oluşursa alabilir. Çalışma gelirinin kişiyi yoksulluktan kurtarıp kurtarmadığı, kusur durumu ve diğer eşin mali gücü birlikte değerlendirilir.
2. Sigortalı işe girmek nafakayı otomatik keser mi?
Hayır. Yoksulluk nafakasında yeni gelirin sürekliliği ve geçime etkisi incelenir. Yoksulluğun sona ermesi nedeniyle kaldırma için mahkeme kararı gerekir.
3. Asgari ücretle çalışan kadın nafaka alabilir mi?
Somut koşullara göre alabilir. Asgari ücret tek başına otomatik kabul veya ret ölçütü değildir; gerçek gelir, ihtiyaç ve karşı tarafın ödeme gücü değerlendirilir.
4. Emekli maaşı alan kadın nafaka alabilir mi?
Emekli aylığı önemli bir gelir unsurudur. Aylık ve diğer ekonomik olanaklar yoksulluğu ortadan kaldırıyorsa yoksulluk nafakası koşulları oluşmayabilir; her dosya ayrıca incelenir.
5. Eşlerin maaşı birbirine yakınsa nafaka verilir mi?
Yakın gelir düzeyi değerlendirmede önemlidir. Ancak karar, yalnızca maaş karşılaştırmasına değil, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşülüp düşülmediğine ve diğer yasal koşullara bağlıdır.
6. Diğer eş çok kazanıyorsa mutlaka nafaka öder mi?
Hayır. Yüksek gelir tek başına yeterli değildir. Nafaka isteyen taraf bakımından yoksulluk nafakasının koşullarının da oluşması gerekir.
7. Çalışan annenin çocuğu için nafaka istenebilir mi?
Evet. Çocuk için iştirak nafakası, annenin kendi yoksulluk nafakasından ayrıdır. Çocuğun ihtiyaçları ve her iki ebeveynin mali olanakları dikkate alınır.
8. Çocuğu olmayan çalışan kadın nafaka isteyebilir mi?
Evet. Çocuk sahibi olmak yoksulluk nafakasının şartı değildir. Boşanmanın ekonomik etkisi, kusur koşulu ve tarafların mali durumu değerlendirilir.
9. Nafaka maaşın belirli bir yüzdesi midir?
Hayır. Her dosyada uygulanacak sabit bir maaş yüzdesi yoktur. Nafakanın türüne göre ihtiyaçlar, gelirler ve ödeme gücü değerlendirilir.
10. Erkek eş de yoksulluk nafakası alabilir mi?
Evet. Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesi cinsiyet ayrımı yapmaz. Yasal koşulları sağlayan erkek eş de talepte bulunabilir.
11. Ankara'da nafaka davası hangi mahkemede açılır?
Görevli mahkeme aile mahkemesidir. Yetkili yer, talebin boşanmayla birlikte veya ayrı ileri sürülmesine ve uygulanacak yetki kurallarına göre belirlenir.
12. Eylül 2026 haberi çalışan kadınların nafaka hakkını kaldırdı mı?
Hayır. Haber, belirli bir uyuşmazlıkta verilen kararı aktarmaktadır. Bütün çalışan veya emekli kadınların nafaka hakkını kaldıran bir kanun değişikliği anlamına gelmez.
Yasal Uyarı: Bu web sitesinde yer alan bilgiler, yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Bu sitedeki bilgilerin kullanımı, hiçbir şekilde avukat-müvekkil ilişkisi oluşturmaz. İçerikte yer alan bilgilere dayanarak hareket etmeden önce, özel hukuki durumunuzla ilgili olarak mutlaka bu alanda çalışan bir avukata danışmanız tavsiye edilir.



Yorumlar