Ev Sahibi Kirayı Kabul Etmiyor veya IBAN Vermiyorsa Ne Yapılır?

Ev sahibinin banka hesabını kapatması, kira bedelini geri göndermesi veya ödeme bilgilerini paylaşmaması kiracı açısından ciddi bir belirsizlik yaratır. Özellikle kira artışı konusunda anlaşmazlık yaşanıyorsa, ödeme yapmaya çalışan kiracı da sonradan kira borcu ve tahliye talebiyle karşılaşabilir.
Kirayı kabul etmeyen ev sahibine karşı yapılması gereken, ödeme girişimini belgelendirmek ve şartları oluştuğunda mahkemeden tevdi mahalli belirlenmesini istemektir. Parayı kendi hesabında bekletmek veya yalnızca “IBAN istedim” demek, kira borcunun usulüne uygun ödendiğini göstermez. Ödeme engeli ile kira tutarı konusundaki anlaşmazlık ayrı ayrı ele alınmalıdır.

1. Ev Sahibinin Kirayı Almaması Borcu Ortadan Kaldırır mı?
Kira bedelinin reddedilmesi, kiracının artık kira ödemeyeceği anlamına gelmez. Bununla birlikte, kendisine gereği gibi önerilen ödemeyi haklı sebep olmadan kabul etmeyen kiraya veren bakımından alacaklının temerrüdü gündeme gelebilir. Bu durumda borçluya, ödemeyi hâkimin belirleyeceği yere bırakabilme imkânı tanınır. Hukukî dayanak, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.106 ve m.107 hükümleridir.
Burada belirleyici olan, ödeme teklifinin sözleşmeye ve hukuka uygunluğudur. Eksik tutar gönderilmesi, yanlış kişiye ödeme yapılması veya vadesi gelen borcun belirlenememesi ayrıca incelenir. Banka işleminin teknik nedenle gerçekleşmemesi ile ev sahibinin ödemeyi bilinçli biçimde reddetmesi de aynı durum değildir.
2. IBAN Verilmiyorsa veya Gönderilen Kira İade Ediliyorsa İlk Ne Yapılmalıdır?
2.1. Ödeme Engelini Belgeleyin
Kira sözleşmesindeki ödeme hükmünü, önceki dekontları ve bankanın iade açıklamasını birlikte kontrol edin. Hatalı hesap numarası, kapalı hesap veya alıcı tarafından iade farklı belgelerle ortaya konulabilir. Ev sahibinden ödeme yapılabilecek hesabı yazılı olarak isteyin; gönderdiğiniz mesajı, cevabı ve tarih bilgisini koruyun.
Ödemenin neden yapılamadığını gösteren bir dosya oluşturmak, sonradan yaşanacak ispat sorununu azaltır. Yalnızca arama kayıtları, görüşmenin içeriğini açıklamaz. Gerektiğinde noter ihtarı ve somut olaya uygun PTT ödeme yöntemi değerlendirilir. Her olayda tek bir zorunlu sıra bulunduğu varsayılmamalı; ödeme vadesi geçirilmeden hareket edilmelidir.
2.2. Elden Ödeme Talebine Dikkat Edin
Konut ve işyeri kira ödemelerinin, kural olarak banka veya PTT belgeleriyle tevsik edilmesi gerekir. Ev sahibinin elden ödeme istemesi bu yükümlülüğü kendiliğinden kaldırmaz. Mahkeme ve icra yoluyla yapılan tahsilat ve ödemeler ise düzenlemede ayrıca istisna tutulmuştur. Bu ayrım, Gelir İdaresi Başkanlığının 2026 Kira Geliri Vergi Rehberi, bölüm 3.3 içinde açıklanmaktadır.
Bir makbuzun bulunması ile vergi mevzuatındaki belgeleme koşulunun karşılanması farklı meselelerdir. Bu nedenle ödeme yöntemini seçerken hem kira borcunun ifası hem de belgeleme kuralları gözetilmelidir.
3. Tevdi Mahalli Tayini Nedir, Hangi Sorunu Çözer?
Tevdi mahalli tayini, ödenmek istenen bedelin bırakılacağı yerin mahkeme tarafından belirlenmesidir. Kiracı, şartları açıklayan belgelerle başvurur; uygun bulunursa kararda gösterilen ödeme yerine, kararın kapsamına uygun olarak kira bedelini yatırır.
Bu yol, kira bedelinin ne kadar olması gerektiğini kesin olarak belirleyen bir kira tespit davası değildir. Kiracının seçtiği herhangi bir tutarı yatırması, bütün kira borçlarının sona erdiği anlamına gelmez. Ödeme miktarı, dönem, önceki borçlar ve artış hükmü ayrıca kontrol edilmelidir.
Artış uyuşmazlığı da varsa Kira Artış Oranı Hesaplama Aracı genel bir ön hesap için kullanılabilir. Aracın sonucu sözleşmenin veya mahkeme kararının yerine geçmez; tevdi başvurusunda yatırılacak tutarın dosyaya göre değerlendirilmesi gerekir.

4. Hangi Mahkemeye Başvurulur, Arabuluculuk Gerekir mi?
Tevdi mahalli belirlenmesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.382/2-d-3 kapsamında çekişmesiz yargı işidir. HMK m.383 uyarınca görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça sulh hukuk mahkemesidir.
Yer bakımından yetkide, TBK m.107’deki ifa yeri, yani borcun ödenmesi gereken yer esas alınır. TBK m.89’a göre önce tarafların açık veya örtülü anlaşması incelenir; aksine anlaşma yoksa para borcu, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ödenir. HMK m.384’teki genel düzenleme, özel yetki kuralıyla birlikte değerlendirilir. Bu nedenle yalnızca kiralanan evin bulunduğu ilçeye bakılarak yetkili mahkeme belirlenmemelidir.
Yalnızca ödeme yerinin belirlenmesine ilişkin bu çekişmesiz yargı başvurusu, kira alacağı veya tahliye davasıyla aynı usule tabi değildir; bu başvuru için dava şartı arabuluculuk aranmaz. Buna karşılık kira ilişkisinden doğan çekişmeli davalarda 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/B ve kanunî istisnalar ayrıca değerlendirilmelidir.
5. Başvuru İçin Hangi Belgeler Hazırlanmalıdır?
Başvuruda, kira ilişkisinin varlığı kadar ödemenin nasıl ve neden engellendiği de anlaşılmalıdır. Genellikle şu belgelerin birlikte hazırlanması yararlıdır:
Kira sözleşmesi ve varsa ek protokoller.
Önceki kira ödemelerinin dekontları.
Başarısız işlem ve iade kayıtları.
Hesap bilgisi talebini ve verilen cevabı gösteren yazışmalar.
Varsa noter ihtarı, tebliğ belgesi ve PTT işlem kayıtları.
Ödenecek ayları ve tutarları ayrı ayrı gösteren açıklama.
Varsa tebliğ edilmiş ihtar veya icra ödeme emri.
“Ev sahibi kirayı almıyor” şeklindeki genel anlatım yerine, tarih sırasına göre ne yaşandığının gösterilmesi önemlidir. Örneğin paranın bankadan hiç çıkmaması ile alıcıya ulaştıktan sonra geri gönderilmesi dilekçede ayrı açıklanmalıdır. Masraf ve sonuçlanma süresi de dosyanın kapsamına ve işlemlere bağlıdır; sabit süre veya toplam ücret varsayılmamalıdır.
6. Karar Çıkınca ve Sonraki Aylarda Nasıl Ödeme Yapılır?
Başvurunun yapılması ile paranın kararda gösterilen yere yatırılması farklı işlemlerdir. Yalnızca başvuru açıldığı için kira ödemesi tamamlanmış olmaz. Karar verildikten sonra hesap, alıcı, dönem ve tutar bilgileri doğrulanmalı; ödeme açıklaması anlaşılır yazılmalıdır.
Sonraki ayların da aynı karara göre yatırılıp yatırılamayacağı, kararın kapsamından kontrol edilmelidir. Ödeme yerinin ve yatırma işleminin kiraya verene bildirilmesi ile tebligat işlemleri takip edilmeli; her aya ait dekont ayrı saklanmalıdır. Belirlenen yere bırakılan parayı geri almak da sonuçsuz bir işlem değildir: TBK m.109 uyarınca, geri alma hâlinde alacak yan haklarıyla birlikte varlığını sürdürür.
7. Kira İadesiyle Karşılaşan Kiracı İçin İki Örnek
Hesap kapatılmışsa: Kiracının alışılmış hesaba yaptığı ödeme bankadan geri dönmüş olabilir. Önce teknik neden açıklığa kavuşturulur; doğru ödeme bilgisi istenir ve işlem kayıtları saklanır. Kabulden kaçınma devam ediyorsa, ödeme teklifinin yeterliliği ve tevdi şartları değerlendirilir.
Ev sahibi artış istemiş ve parayı iade etmişse: Yalnızca iade dekontuna bakılması yeterli değildir. Sözleşmedeki artış hükmü, yenileme dönemi ve gönderilen tutar birlikte incelenir. Ödeme yeri başvurusu, tarafların kira miktarı üzerindeki bütün anlaşmazlığını kendiliğinden çözmez.
8. İhtar veya Ödeme Emri Geldiyse Beklenmeli mi?
Tevdi başvurusu yapıldığı düşüncesiyle tebligat göz ardı edilmemelidir. TBK m.315, konut ve çatılı işyeri kiralarında yazılı ödeme süresinin en az otuz gün olmasını düzenler. İcra ödeme emrindeki itiraz ve ödeme süreleri ise belgenin niteliğine göre ayrıca incelenir.
Ödeme girişimleri, iade kayıtları ve varsa tevdi kararı mevcut takip veya davada uygun biçimde ileri sürülmelidir. Ödeme Emri Süre Hesaplama Aracı desteklenen belge türleri için ön takvim sunar; belgenin ve tebliğ kaydının incelenmesinin yerini tutmaz.
9. Ankara ve Yenimahalle’de Dosya Değerlendirmesi
Ankara ve Yenimahalle’de bu sorunla karşılaşan kiracılar açısından ilk incelemede sözleşme, son ödeme kayıtları, hesap değişikliğine ilişkin yazışmalar ve tebligatlar birlikte ele alınmalıdır. Kiraya veren yönünden de hangi tutarın, hangi gerekçeyle reddedildiğinin açıklığa kavuşturulması önem taşır.
Ödeme engeli, artış anlaşmazlığı ve başlamış takip, kira hukuku kapsamında farklı işlemler gerektirebilir. Belgeler üzerinden değerlendirme ve randevu bilgilerine Avukat Mete ŞAHİN iletişim sayfasından ulaşabilirsiniz.
10. Sıkça Sorulan Sorular
1. Ev sahibi IBAN vermiyorsa kira ödemeyebilir miyim?
Hayır. Ödeme engelini belgeleyip uygun ödeme ve gerektiğinde tevdi yolunu değerlendirmelisiniz.
2. Gönderdiğim kira iade edilirse borcum bitmiş olur mu?
Kendiliğinden bitmiş sayılmaz. İadenin nedeni, ödeme tutarı ve sonraki işlemler birlikte incelenir.
3. Kirayı kendi hesabımda bekletmem yeterli mi?
Hayır. Kendi hesabınızda para bulundurmanız, kiraya verene ödeme veya usulüne uygun tevdi yerine geçmez.
4. Tevdi mahalli tayini ne demektir?
Şartları oluştuğunda, borcun yatırılacağı yerin hâkim tarafından belirlenmesidir.
5. Tevdi mahalli için hangi mahkemeye gidilir?
Görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesidir. Yetkili yer, ifa yeri ve ilgili kurallara göre belirlenir.
6. Tevdi başvurusundan önce arabuluculuk zorunlu mu?
Yalnızca ödeme yerinin belirlenmesine ilişkin çekişmesiz yargı başvurusunda aranmaz. Ayrı kira davaları ayrıca değerlendirilir.
7. Noter ihtarı her durumda zorunlu mudur?
TBK m.106-107 her olay için tek bir noter ihtarı şartı öngörmez. İspat yöntemi somut olaya göre seçilir.
8. PTT gönderisi de kabul edilmezse ne yapılabilir?
İade sebebi ve belgeleri saklanarak, uygun ödeme teklifinin yapıldığı gösterilmeli; tevdi başvurusu değerlendirilmelidir.
9. Başvuru yapınca kira ödemeyi bırakabilir miyim?
Hayır. Başvuru ödeme değildir; sonraki ödeme yükümlülükleri ve mahkemenin kararı takip edilmelidir.
10. Mahkeme kira tutarını da kesin olarak belirler mi?
Tevdi yerinin belirlenmesi, kira bedelinin kesin tespiti anlamına gelmez. Tutar uyuşmazlığı ayrı değerlendirilir.
11. Ev sahibi elden ödeme istiyorsa makbuz yeterli mi?
Makbuz, banka veya PTT ile belgeleme yükümlülüğünü kendiliğinden karşılamaz. Ödeme yöntemi mevzuata uygun seçilmelidir.
12. Tevdi başvurusu icra takibini kendiliğinden durdurur mu?
Hayır. Mevcut takibin süreleri ve başvuru yolları ayrıca izlenmeli; ödeme ve tevdi belgeleri dosyada ileri sürülmelidir.
Yasal Uyarı: Bu web sitesinde yer alan bilgiler, yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Bu sitedeki bilgilerin kullanımı, hiçbir şekilde avukat-müvekkil ilişkisi oluşturmaz. İçerikte yer alan bilgilere dayanarak hareket etmeden önce, özel hukuki durumunuzla ilgili olarak mutlaka bu alanda çalışan bir avukata danışmanız tavsiye edilir.



Yorumlar