IBAN Hesabını Başkasına Kullandırmada Ceza Sorumluluğu
- Av. Mete ŞAHİN

- 26 Haz
- 7 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 8 Ağu
12. Yargı Paketi içinde görüşülen ve “IBAN mağdurları düzenlemesi” olarak anılan hüküm, 7589 sayılı Kanunun 13. maddesinde yer almaktadır. 7589 sayılı Kanun, 16 Temmuz 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek kanunlaşmıştır.
TBMM’de kabul edilen TCK 158/4 metni bir af değildir. Kabul edilen hükme göre, dolandırıcılık suçuna iştirak eden kişi kendisine veya başkasına haksız menfaat sağlama amacıyla hareket etmiş ve katkısı ödeme aracını ya da hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgileri veya araçları başkasına vermekle sınırlı kalmışsa cezası yarı oranında indirilir. Hükmün yürürlüğe girdikten sonra uygulanması, her dosyada kastın, fiilî katkının ve diğer delillerin mahkemece ayrı ayrı değerlendirilmesini gerektirecektir.
1. IBAN Mağdurları Düzenlemesinde Son Durum Nedir?
Resmî süreçte birbirinden ayrılması gereken iki aşama vardır:
7589 sayılı Kanun, 16 Temmuz 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulunda kabul edilmiştir.
7589 sayılı Kanun Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
Kanunun 26. maddesine göre, TCK 158’e dördüncü fıkrayı ekleyen 13. madde, Kanunun Resmî Gazete’de yayımlandığı 31 Temmuz 2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
2. Kabul Edilen TCK 158/4 Metni Ne Öngörüyor?
TBMM’de kabul edilen metne göre cezanın yarı oranında indirilmesi için kişinin katkısının yalnızca belirli ödeme araçlarını veya hesapların kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgileri veya araçları başkasına vermekle sınırlı olması gerekir. Hükümde şu iki grup sayılmaktadır:
Kendisine veya başkasına ait banka ya da kredi kartı gibi ödeme araçları,
Banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı nezdindeki hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgiler veya araçlar.
Hüküm, TCK 157 veya TCK 158 kapsamındaki dolandırıcılık suçuna iştirak bakımından düzenlenmiştir. Bu nedenle yalnızca hesap sahibi olmak yeterli olmadığı gibi, hesabın bir suçta kullanılmış olması da tek başına indirimi otomatik hâle getirmez.
2.1. Uygulama İçin Aranan Temel Unsurlar
Somut olayda birlikte değerlendirilmesi gereken başlıca koşullar şunlardır:
TCK 157 veya TCK 158 kapsamındaki bir dolandırıcılık suçuna iştirak bulunması,
Kişinin kendisine veya başkasına haksız menfaat sağlama amacıyla hareket etmesi,
Maddede sayılan ödeme aracını ya da belirtilen hesapların kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgileri veya araçları başkasına vermesi,
Suça katkısının bu verme fiiliyle sınırlı kalması.
Bu koşullardan birinin bulunmaması hâlinde TCK 158/4 uygulanmaz; kişinin ceza sorumluluğu ve uygulanabilecek diğer hükümler ayrıca değerlendirilir. Özellikle suçun planlanması, mağdurla iletişim kurulması, para hareketlerinin yönetilmesi veya suç gelirinin paylaşılması gibi ek eylemler, katkının yalnızca ödeme aracını ya da hesap kullanımını sağlayan zorunlu bilgileri veya araçları vermekle sınırlı olup olmadığı değerlendirilirken önem taşır.
Şema, kabul edilen metindeki dört temel koşulu gösterir; tek başına otomatik indirim sonucu doğurmaz.
3. Kimler Kapsama Girebilir, Kimler İçin Otomatik Sonuç Doğmaz?
Yalnızca ödeme aracını veya hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgileri ya da araçları başkasına verme: TCK 158/4 bakımından temel inceleme alanıdır; diğer koşullar da aranır.
Hesaba erişimin veya erişim bilgilerinin kişinin rızası ve bilgisi dışında ele geçirilmesi: İştirak kastının bulunup bulunmadığı öncelikle değerlendirilir; mesele yalnızca indirim değildir.
Mağdurla görüşme, yönlendirme veya aldatıcı mesaj gönderme: Katkının maddede belirtilen verme fiiliyle sınırlı olmadığını gösterebilir.
Parayı çekme, aktarma, dağıtma veya kripto varlığa çevirme: Somut olayın bütününe göre daha geniş bir iştirak rolüne işaret edebilir.
Suç gelirinden pay alma: Kast ve iştirak rolü bakımından önemli bir delil olabilir.
Hesabı ücret, komisyon veya vaat karşılığında verme: Haksız menfaat amacı ve kast yönünden dosyayla birlikte değerlendirilir.
Bu örneklerin hiçbiri tek başına kesin sonuç doğurmaz. Ceza sorumluluğu yazışmalar, hesap hareketleri, cihaz kayıtları, kamera görüntüleri, tanık anlatımları ve diğer delillerin birlikte değerlendirilmesiyle belirlenir.
4. “Hesabım Kullanıldı, Haberim Yoktu” Savunması Nasıl Değerlendirilir?
TCK 158/4, suç kastı bulunmayan kişiyi suçlu sayan bir hüküm değildir. Kişi hesabının suçta kullanılacağını bilmiyorsa veya hesaba erişim bilgileri kişinin rızası ve bilgisi dışında ele geçirilmişse, öncelikli tartışma indirim oranı değil, dolandırıcılık suçuna iştirak için gereken kastın ve katkının ispatlanıp ispatlanmadığıdır.
“Bilmiyordum” beyanı tek başına otomatik sonuç doğurmaz; iştirak kastı ve fiilî katkı, dosyadaki bütün hukuka uygun delillerle birlikte değerlendirilir. Hesabın ne zaman açıldığı, erişim bilgilerinin kime verildiği, para hareketlerinden sonra ne yapıldığı, herhangi bir menfaat alınıp alınmadığı ve taraflar arasındaki iletişim delilleri önemlidir.
Her somut olayın özellikleri farklıdır. Aynı hesap hareketi, bir dosyada kişinin bilgisi dışındaki kullanımın; başka bir dosyada ise bilinçli iştirakin göstergesi olabilir.
5. TCK 158/4 ile TCK 168 Etkin Pişmanlık Arasındaki Fark
TCK 158/4 ile TCK 168 aynı hukuki kurum değildir.
5.1. TCK 158/4 Bakımından
Konu: Suça katkının ödeme aracını ya da hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgileri veya araçları başkasına vermekle sınırlı kalmasıdır.
Temel inceleme: İştirak rolünün kapsamı ve maddede sayılan koşullardır.
Sonuç: Koşulları varsa cezanın yarı oranında indirilmesidir.
Uygulama: Mahkeme koşulların bulunup bulunmadığını değerlendirir; koşulların varlığı saptanırsa ceza yarı oranında indirilir.
5.2. TCK 168 Bakımından
Konu: Suç nedeniyle oluşan zararın giderilmesine bağlı etkin pişmanlıktır.
Temel inceleme: Zararın giderilme zamanı ve biçimidir.
Sonuç: Kendi koşulları ve oranları içinde ayrıca indirimdir.
Otomatik uygulama: Yoktur; kanuni koşulların gerçekleşmesi gerekir.
Bir dosyada her iki hükmün de tartışılması mümkündür; ancak birinin uygulanması diğerini kendiliğinden doğurmaz.
Zararın giderilmesi, yeni TCK 158/4 indiriminin kendi başına bir koşulu değildir. Zararın tamamen giderilmesi, Geçici Madde 1(7) kapsamında TCK 168/2’den yararlanılabilmesinin özel koşullarından biridir.
TCK 158/4 iştirak rolüne; Geçici Madde 1(7) ise kanunda sayılan infaz dosyalarında tam zarar giderimine odaklanır.
6. Dosyanın Aşamasına Göre Düzenlemenin Muhtemel Etkisi
Düzenleme yürürlüğe girdikten sonra dosyanın bulunduğu aşama önem kazanacaktır.
6.1. Soruşturma ve İlk Derece Yargılaması
Soruşturma veya ilk derece yargılaması devam ediyorsa öncelikle suçun unsurları, kast ve kişinin fiilî rolü belirlenmelidir. TCK 158/4’ün yürürlüğe girmesinden sonra koşulları bulunan dosyalarda lehe kanunun uygulanması gündeme gelebilir. Buna karşılık iştirak kastı yoksa savunma yalnızca ceza indirimiyle sınırlandırılmamalıdır.
6.2. İstinaf Aşaması
7589 sayılı Kanunun Geçici Madde 1(6) hükmüne göre, yürürlük tarihinden önce verilmiş ve istinaf incelemesinde bulunan hükümlerde yeni TCK 158/4 koşullarının bulunması hâlinde bölge adliye mahkemesi ceza dairesi hükmü bozarak dosyayı ilk derece mahkemesine gönderecektir.
6.3. Yargıtay Aşaması
Yürürlükten önce hakkında hüküm verilmiş sanığa ilişkin dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında bulunuyorsa ve TCK 158/4 uygulanabilecek nitelikteyse, dosyanın Geçici Madde 1’in altıncı fıkrasındaki usule göre ilk derece mahkemesine gönderilmesi öngörülmektedir.
6.4. Kesinleşmiş ve İnfaz Aşamasındaki Dosyalar
Geçici Madde 1’in yedinci fıkrası; yürürlükten önce TCK 157 veya TCK 158 uyarınca hüküm verilmiş ve infaz aşamasında bulunan dosyalar ile yürürlük tarihi itibarıyla hüküm verilmiş olup kanun yoluna başvurulmaması nedeniyle yürürlükten sonra kesinleşen hükümler için özel bir imkân düzenlemektedir. Bunun için başlıca şu koşullar birlikte aranacaktır:
Fiilin yeni TCK 158/4 kapsamına girebilmesi,
Hükümlü hakkında daha önce TCK 168 etkin pişmanlık hükmünün uygulanmamış olması,
Mahkemece yapılacak ihtardan itibaren altı ay içinde mağdurun zararının tamamen giderilmesi.
Bu koşullar gerçekleşirse TCK 168/2’den yararlanma imkânı gündeme gelebilir. Ancak kabul edilen metin, zarar tamamen giderilinceye kadar bu özel hükme dayanılarak infazın ertelenemeyeceğini veya durdurulamayacağını açıkça belirtmektedir.
Bu geçiş imkânı, yalnızca Geçici Madde 1’in yedinci fıkrasında belirtilen dosyalar ve koşullar çerçevesinde uygulanabilecektir.
Dosyanın bulunduğu aşama, yürürlükten sonra uygulanabilecek usulü değiştirir.
7. Altı Aylık Süre Ne Zaman Başlar?
Altı aylık süre, TBMM’de kabul tarihi olan 16 Temmuz 2026’da başlamaz. Süre, Resmî Gazete’deki yayım tarihinden de kendiliğinden başlamaz. Süre, kabul edilen metindeki ifadeyle, mahkemece ilgili kişiye yapılacak ihtardan itibaren başlar.
Bu nedenle ihtarın yapıldığı ve tebliğin gerçekleştiği tarihler, tebligatın usulüne uygunluğu ve zararın tamamen giderildiğini gösteren belgeler uygulamada belirleyici olacaktır. Kısmi ödeme, geçici hükümde aranan “zararın tamamen giderilmesi” koşulunu tek başına karşılamaz.
Altı aylık süre TBMM kabulüyle değil, mahkemenin ihtarıyla başlar; tam giderime kadar bu fıkraya dayanılarak infaz ertelenemez veya durdurulamaz.
8. Dosyada Hangi Deliller İncelenmelidir?
TCK 158/4 değerlendirmesi yalnızca hesabın kimin adına olduğuna bakılarak yapılamaz. Dosyanın niteliğine göre şu deliller önem taşıyabilir:
Banka ve ödeme kuruluşu hesap hareketleri,
Paranın hesaba girişi, çıkışı ve nihai varış noktası,
ATM ve şube kamera görüntüleri,
IP, cihaz ve oturum kayıtları,
Telefon, SIM kart ve HTS kayıtları,
Mesajlaşma uygulamalarındaki görüşmeler ve talimatlar,
Hesap açılış ve erişim değişikliği kayıtları,
Kripto varlık transfer zinciri,
Kişinin aldığı ücret, komisyon veya diğer menfaat,
Şikâyetçi ve tanık anlatımları.
Deliller hukuka uygun biçimde elde edilmeli ve bütün olarak değerlendirilmelidir. Tek bir para hareketinden veya tek bir mesajdan kesin sonuca varılması her dosyada doğru olmayabilir.
Delil başlıkları örnektir; hukuka uygun elde edilen deliller olayın bütünü içinde ve kronolojik olarak değerlendirilir.
9. Düzenleme Hakkında Doğru Bilinen Yanlışlar
“IBAN kullandıran herkes beraat edecek.” Yanlış. Düzenleme beraat hükmü değil, koşulları bulunan iştirak hâli için ceza indirimi öngörmektedir.
“12. Yargı Paketi genel af getirdi.” Yanlış. 7589 sayılı Kanunun kabul edilen metninde genel veya özel af bulunmamaktadır.
“TCK 158/4 şimdiden yürürlükte.” Yanlış. 7589 sayılı Kanun kanunlaşmış, ancak 19 Temmuz 2026 itibarıyla Resmî Gazete’de henüz yayımlanmadığı için yürürlüğe girmemiştir.
“Hesap sahibine ceza indirimi otomatik uygulanır.” Yanlış. Haksız menfaat amacı, iştirak ve katkının sınırlılığı mahkemece değerlendirilecektir.
“Zarar ödenince infaz hemen durur.” Yanlış. Geçici Madde 1(7) uyarınca zarar tamamen giderilinceye kadar infaz ertelenemez veya durdurulamaz. Zararın tamamen giderilmesi de infazı kendiliğinden durdurmaz; mahkemenin kanuni koşullar hakkında karar vermesi gerekir.
10. Ankara ve Yenimahalle’de Devam Eden Dosyalar Bakımından
Ankara’daki soruşturma ve kovuşturmalarda da ölçütler ülke genelindeki kanuni ölçütlerle aynıdır. Dosyanın hangi mercide bulunduğu, hüküm tarihi, kanun yolu aşaması, kesinleşme ve infaz durumu izlenecek usulü etkileyebilir.
Özellikle çok sanıklı dolandırıcılık dosyalarında her sanığın rolü ayrı değerlendirilmelidir. Aynı para zincirinde yer almak, bütün sanıkların aynı katkıyı sunduğu veya aynı indirimden yararlanacağı anlamına gelmez.
11. Sonuç ve Genel Hukuki Değerlendirme
IBAN mağdurları düzenlemesi, TBMM’de kabul edilerek kanunlaşan 7589 sayılı Kanunla TCK 158’e eklenmesi öngörülen özel bir iştirak indirimi niteliğindedir.
Düzenleme, yalnızca hesap sahibi olunmasına veya hesabın suçta kullanılmasına otomatik bir sonuç bağlamaz. Hükmün uygulanmasında belirleyici olan, kişinin kastı ve suça katkısının yalnızca maddede belirtilen araçları veya bilgileri vermekle sınırlı kalıp kalmadığıdır.
7589 sayılı Kanun TBMM’de kabul edilerek kanunlaşmıştır. Kanun, 31 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandığı için TCK 158/4 yürürlüğe girmiştir.
13. Sık Sorulan Sorular
IBAN mağdurları düzenlemesi yürürlüğe girdi mi?
Evet. 7589 sayılı Kanun kanunlaşmış ve 31 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandığı için TCK 158/4 yürürlüğe girmiştir.
Düzenleme genel af mı?
Hayır. Düzenleme genel veya özel af değil, koşulları bulunan belirli bir iştirak hâlinde cezanın yarı oranında indirilmesine ilişkin hükümdür.
Hesabını kullandıran herkes yarı oranında indirim alır mı?
Hayır. Dolandırıcılık suçuna iştirak, kendisine veya başkasına haksız menfaat sağlama amacı ve katkının ödeme aracını ya da hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgileri veya araçları başkasına vermekle sınırlı kalması gibi koşullar somut dosyada birlikte değerlendirilir.
TCK 158/4’te indirim oranı nedir?
Kabul edilen metin, koşulların bulunması hâlinde cezanın yarı oranında indirilmesini öngörmektedir. Dosyadaki diğer suçlar ve hükümler ayrıca değerlendirilir.
Hesabım bilgim dışında kullanıldıysa ne olur?
Bu durumda öncelikle iştirak kastının ve fiilî katkının ispatlanıp ispatlanmadığı incelenir. Tartışma yalnızca indirimle sınırlı değildir; deliller somut olayla birlikte değerlendirilmelidir.
İstinaftaki dosya otomatik olarak düşer mi?
Hayır. Geçici Madde 1’in altıncı fıkrasındaki koşullar varsa hükmün bozulup dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesi öngörülmektedir; dosya düşmez ve otomatik beraat sonucu doğmaz.
Kesinleşmiş dosyalar düzenlemeden yararlanabilir mi?
Bu yol, yürürlükten önce TCK 157 veya TCK 158 uyarınca hüküm verilmiş ve infaz aşamasında bulunan dosyalar ile yürürlük tarihi itibarıyla hüküm verilmiş olup kanun yoluna başvurulmaması nedeniyle yürürlükten sonra kesinleşen hükümler için, Geçici Madde 1’in yedinci fıkrasındaki diğer koşullarla birlikte uygulanabilir.
Altı aylık süre ne zaman başlar?
Mahkemece ilgili kişiye yapılacak ihtardan itibaren başlar; TBMM kabul tarihinden kendiliğinden başlamaz.
Kısmi ödeme yeterli midir?
Geçici hüküm, mağdurun uğradığı zararın tamamen giderilmesini aramaktadır. Kısmi ödemenin tek başına bu özel imkân için yeterli olduğu söylenemez.
TCK 158/4 ile TCK 168 aynı anda uygulanabilir mi?
Koşulları ayrı ayrı bulunuyorsa iki hükmün de değerlendirilmesi gündeme gelebilir. Biri iştirak rolünü, diğeri zarar giderimine bağlı etkin pişmanlığı düzenler.
TCK 142 veya TCK 245 suçları da bu indirimden yararlanır mı?
Kabul edilen fıkra metni açıkça TCK 157 ve TCK 158 kapsamındaki dolandırıcılık suçuna iştiraki düzenlemektedir. Başka suç tipleri bu hüküm nedeniyle kendiliğinden kapsama girmez.
Mahkemenin görevi de 12. Yargı Paketiyle mi değişti?
Hayır. TCK 158 dosyalarında görev konusundaki önceki değişiklik 7589 sayılı Kanundan değil, 25 Aralık 2025’te yayımlanan 7571 sayılı Kanundan kaynaklanmaktadır. Geçiş hükümleri nedeniyle dosyanın açıldığı ve hükmün verildiği tarih ayrıca incelenmelidir.
Hukuki uyarı: Bu yazı, resmî kaynaklara göre hazırlanmış genel bilgilendirme metnidir. Hukuki danışmanlık değildir ve avukat–müvekkil ilişkisi kurmaz. Mevzuatın yürürlük durumu ile her dosyanın delilleri ve usul aşaması ayrıca incelenmelidir.



Yorumlar