7595 Sayılı Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun
- Av. Mete ŞAHİN

- 8 Ağu
- 11 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 2 gün önce

Kamuoyunda “Millî Dayanışma Kanun Teklifi”, “Milli Dayanışma Kanun Teklifi”, “çerçeve yasa” ve “Terörsüz Türkiye yasası” adlarıyla anılan düzenleme, 5 Ağustos 2026 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunuldu. TBMM’nin resmî teklif kaydına göre teklif 2/3793 esas numarasıyla kayda alındı; Adalet Komisyonu teklif hakkındaki raporunu 8 Ağustos 2026 tarihinde verdi ve 290 sıra sayılı Komisyon raporu yayımlandı.
Güncellik notu — 21 Ağustos 2026: 7595 sayılı Kanun, 18 Ağustos 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe girmiştir. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın 18 Ağustos 2026 tarihli açıklamasına göre, Kanunun 7. maddesinde öngörülen Kurul da Kanunun yayımlanmasıyla birlikte kurulmuş; Kurul üyesi bakanlıklar ve kurumlar kendi sorumluluk alanlarındaki çalışmalara başlamıştır. Kurulun ilk toplantısının 24 Ağustos 2026 Pazartesi günü yapılması planlanmaktadır.
Önemli ayrım: Kurulun kurulmuş olması, Kanunun 1. maddesinde tanımlanan ve 3. maddede erteleme sistemi bakımından sonuç bağlanan özel MGK kararının yayımlandığı anlamına gelmez. 6 Ağustos 2026 tarihli MGK açıklamasında süreçteki ilerlemeler değerlendirilmiş; ancak güvenlik kurumlarının tespitini teyit eden ve Resmî Gazete’de yayımlanacak özel karara ilişkin bir ifade yer almamıştır. 21 Ağustos 2026 tarihli resmî kaynak taramasında bu özel kararın yayımlandığı doğrulanamamıştır. Bu nedenle altı aylık başvuru süresi henüz başlamamıştır.
Bu yazıda Kanunun 12 maddesi, TBMM’de kabul edilen 7595 sayılı nihai metin ve 21 Ağustos 2026 tarihinde yeniden kontrol edilen resmî kaynaklar esas alınarak vatandaşların anlayabileceği şekilde açıklanmıştır. Nihai metin ile Adalet Komisyonunca kabul edilen 290 sıra sayılı metin arasında ayrıca bir esaslı madde değişikliği doğrulanmamıştır.
1. 7595 Sayılı Kanunun Güncel Durumu Nedir?
TBMM’nin resmî kayıtlarına göre Kanunun güncel yasama bilgileri şöyledir:
Bilgi | Güncel durum |
TBMM esas numarası | 2/3793 |
Dönem ve yasama yılı | 28. Dönem, 4. Yasama Yılı |
TBMM Başkanlığına geliş tarihi | 5 Ağustos 2026 |
Esas komisyon | TBMM Adalet Komisyonu |
21 Ağustos 2026 itibarıyla doğrulanan aşama | 7595 sayılı Kanun yürürlükte; Kurul oluşturuldu ve ilk toplantı 24 Ağustos 2026 için planlandı |
Adalet Komisyonu kararı | 8 Ağustos 2026 |
Komisyon raporu / sıra sayısı | 290 |
TBMM Genel Kurul açık oylaması | 467 kabul, 87 ret, 7 çekimser |
Kanun numarası / yasama ve yayım işlemi | 7595; 18 Ağustos 2026’da Resmî Gazete’de yayımlandı |
Resmî Gazete ve Mevzuat Bilgi Sistemi | 18 Ağustos 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı; m. 11 gereği yürürlükte |
Kanunda aranan özel MGK kararı | 21 Ağustos 2026 tarihli taramada özel MGK kararının yayımlandığı doğrulanamadı |
Teklif, 10 Ağustos 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulunda 467 kabul, 87 ret ve 7 çekimser oyla kabul edilerek 7595 sayılı Kanun olmuş; 18 Ağustos 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Kanunun 11. maddesi uyarınca yürürlük tarihi 18 Ağustos 2026’dır. Bununla birlikte Kanunun uygulanması için aranan özel MGK kararının Resmî Gazete’de yayımlandığı 21 Ağustos 2026 tarihli resmî kaynak taramasında doğrulanamamıştır. Bu nedenle Kanun yürürlükte olmakla birlikte erteleme mekanizmalarının somut dosyalarda işletilmesi bakımından Kanunun 1 ve 9. maddelerindeki ayrıca öngörülen şartlar henüz tamamlanmış kabul edilmemelidir.
2. 7595 Sayılı Kanunun Amacı Nedir?
TBMM’de kabul edilen 7595 sayılı nihai metnin 1. maddesine göre düzenlemenin amacı; PKK/KCK terör örgütünün ve bununla bağlantılı her türlü oluşumun fiilî varlığına son verdiğinin ve kontrolündeki bütün silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespit edilmesinden sonra uygulanacak hukukî işlemleri belirlemektir.
Ancak güvenlik kurumlarının tespiti tek başına yeterli değildir. Bu tespiti teyit eden Millî Güvenlik Kurulu kararının Resmî Gazete’de yayımlanması da aranmaktadır. Soruşturma, kovuşturma ve kesinleşmiş ceza infazlarının ertelenmesine ilişkin temel mekanizmalar ancak bu koşul gerçekleştikten sonra işletilebilecektir.
Teklif gerekçesinde düzenleme; mahkûmiyet hükmünü ortadan kaldıran veya ceza sorumluluğunu doğrudan sona erdiren bir model olarak değil, belirli suçlar için öngörülen sınırlı, koşullu ve süreli bir erteleme sistemi olarak açıklanmaktadır.
3. 7595 Sayılı Kanun Kimleri ve Hangi Suçları Kapsıyor?
7595 sayılı Kanun bütün terör örgütleri veya bütün terör suçları için hazırlanmış genel bir düzenleme değildir. TBMM’de kabul edilen nihai metnin 2. maddesine göre “örgüt” kavramı, PKK/KCK terör örgütünü ve bununla bağlantılı her türlü oluşumlarını ifade etmektedir.
Metinde sayılan suç grupları şunlardır:
PKK/KCK terör örgütünü kurma veya yönetme,
Örgüte üye olma,
Örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme,
Örgütün propagandasını yapma,
Örgütün faaliyeti kapsamında işlenen suçlar,
Örgüt lehine işlenen, 6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun’da düzenlenen suçlar.
Bu sayım nedeniyle, yalnızca bir dosyanın “terör dosyası” olarak adlandırılması yeterli değildir. Örgüt bağlantısı, isnat edilen suç, suç tarihi, dosyanın aşaması ve Kanunun açık istisnaları birlikte değerlendirilmelidir. FETÖ/PDY, DEAŞ veya başka bir örgütle ilgili dosyalar, TBMM’de kabul edilen 7595 sayılı nihai metindeki tanıma göre kendiliğinden bu kapsamda değildir.

4. 7595 Sayılı Kanunun 12 Maddesi Kısaca Ne Düzenliyor?
Madde 1 – Amaç ve kapsam: Düzenlemenin hangi süreç ve suçlar hakkında uygulanacağını belirliyor.
Madde 2 – Tanımlar: “Örgüt” ve “Kurul” kavramlarını tanımlıyor.
Madde 3 – Soruşturma ve kovuşturmaların ertelenmesi: Kapsamdaki devam eden dosyalar için 5 veya 10 yıllık erteleme öngörüyor.
Madde 4 – Koruma tedbirleri ve kanun yolu: Tutuklama ile adlî kontrolün yeniden değerlendirilmesini ve kanun yolundaki bazı dosyalarda bozma kararı verilmesini düzenliyor.
Madde 5 – Kayıt ve yeniden suç işleme: Erteleme kararlarının özel sisteme kaydedilmesini ve erteleme döneminde terör suçu işlenmesinin sonuçlarını belirliyor.
Madde 6 – Mahkûmiyetlerin infazının ertelenmesi: Kesinleşmiş hapis cezaları için infaz hâkimi kararıyla 5 veya 10 yıllık erteleme öngörüyor.
Madde 7 – Takip ve koordinasyon: Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında Kurul ile TBMM bünyesinde İzleme Komisyonu kurulmasını düzenliyor.
Madde 8 – Silah ve malzeme teslimi: Teslim edilen veya beyan edilen silah ve diğer malzemenin kayıt altına alınmasını öngörüyor.
Madde 9 – Başvuru süresi: MGK kararının yayımlanmasından itibaren 6 ay içinde yazılı bildirim şartı getiriyor.
Madde 10 – Görev ve sorumluluk: Kamu kurumlarının görevleri ivedilikle yerine getirmesini ve görev alan kişiler bakımından sorumluluk hükmünü düzenliyor.
Madde 11 – Yürürlük: 7595 sayılı Kanun, 18 Ağustos 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe girmiştir.
Madde 12 – Yürütme: Kanun hükümlerinin Cumhurbaşkanı tarafından yürütülmesini öngörüyor.
5. 7595 Sayılı Kanun Uygulamaya Nasıl Geçecek?
Kanunun uygulanması tek bir işlemle başlamayacaktır. TBMM’de kabul edilen 7595 sayılı nihai metne göre dört ayrı aşama vardır:
7595 sayılı Kanunun 18 Ağustos 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmesi (bu aşama tamamlandı),
Örgütün fiilî varlığına son verdiği ve bütün silah ile mühimmatı teslim ettiği yönündeki güvenlik tespitinin yapılması,
Bu tespiti teyit eden MGK kararının ayrıca Resmî Gazete’de yayımlanması,
Yararlanmak isteyen kişinin MGK kararından itibaren 6 ay içinde yazılı başvuruda bulunması ve yetkili adlî merciin karar vermesi.
Bu nedenle “kanun yayımlandı, herkes tahliye olacak” veya “bütün dosyalar kendiliğinden kapanacak” şeklindeki ifadeler 7595 sayılı Kanunu doğru yansıtmamaktadır.

6. Soruşturma ve Kovuşturmalar Kaç Yıl Ertelenecek?
Kanunun 3. maddesi, kesinleşmemiş dosyalarda suç için öngörülen kanuni cezanın üst sınırını esas almaktadır:
Devam eden dosyadaki ceza ölçütü | Öngörülen erteleme |
Suçun üst sınırı 15 yıl veya daha azsa | 5 yıl |
Suç 15 yıldan fazla hapis, müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet gerektiriyorsa | 10 yıl |
Erteleme süresince dava zamanaşımı işlemeyecek; dosya ve suçun ispatına yarayan deliller muhafaza edilecektir. Müsadereye konu eşya ve malvarlığı değerleri hakkında erteleme kararıyla birlikte tasfiye kararı verilmesi ve bunların Hazineye irat kaydedilmesi öngörülmektedir.
Soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısının verdiği erteleme kararına karşı, kanun yoluna başvurma hakkı bulunanlar iki hafta içinde sulh ceza hâkimliğine başvurabilecektir. Kovuşturma aşamasında mahkemenin verdiği erteleme kararına karşı da iki hafta içinde itiraz edilebilecektir.
Ayrıca Kanunun 3. maddesinin üçüncü fıkrası önemli bir özel kural getirir: özel MGK kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasından önce işlenmiş ve Kanunun 1. maddesi kapsamına giren suçlar hakkında, bu tarihten sonra başlatılacak soruşturmaların yapılması Kurulun iznine bağlıdır. Bu hüküm, mevcut dosyaların ertelenmesinden farklı olarak sonradan başlatılacak soruşturmaların usulünü düzenlemektedir.
Erteleme dönemi yeni bir terör suçu işlenmeden tamamlanırsa soruşturma dosyasında kovuşturmaya yer olmadığına, kovuşturma dosyasında ise düşmeye karar verilmesi öngörülmektedir. Bunlar beraat kararıyla aynı hukukî kurumlar değildir.
7. Kesinleşmiş Hapis Cezalarının İnfazı Kaç Yıl Ertelenecek?
Kanunun 6. maddesi kesinleşmiş mahkûmiyetlerde, devam eden dosyalardan farklı olarak suçun kanuni üst sınırını değil, hükümlü hakkında verilen toplam hapis cezasını esas almaktadır:
Kesinleşmiş toplam ceza | Öngörülen infaz ertelemesi |
Toplam 15 yıl veya daha az hapis | 5 yıl |
Toplam 15 yıldan fazla hapis, müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet | 10 yıl |
Kararı infaz hâkimi verecektir. Erteleme süresince ceza zamanaşımı işlemeyecek ve müsadere kararlarının yerine getirilmesi devam edebilecektir. İnfaz hâkiminin erteleme kararına karşı itiraz yolu açıktır.
Erteleme dönemi terör suçu işlenmeden tamamlanırsa ceza infaz edilmiş sayılacaktır. Buna karşılık erteleme döneminde terör suçlarından birinin işlenmesi hâlinde infaz hâkiminin ertelemeyi kaldırarak cezanın infazına devam edilmesine karar vermesi öngörülmektedir.
7.1. En Çok Karıştırılan 15 Yıl Ayrımı
Kanundaki 15 yıllık eşik her dosyada aynı biçimde hesaplanmamaktadır:
Soruşturma veya kovuşturma devam ediyorsa, isnat edilen suç için kanunda yazılı üst sınır dikkate alınır.
Mahkûmiyet kesinleşmişse, hükümlü hakkında verilen toplam hapis cezası dikkate alınır.
Bu ayrım yapılmadan yalnızca “cezası 15 yıldan az olanlar” şeklinde bir sonuca varılması hatalı olabilir.

8. Hangi Suçlar Kapsam Dışında Bırakılıyor?
Kanunun 3 ve 6. maddeleri iki temel istisna öngörmektedir:
Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten öldürme suçu,
1 Haziran 2005 tarihinden önce işlenen ve müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlar.
Kasten öldürme suçuna ilişkin istisna belirli bir suç tarihiyle sınırlandırılmamıştır. 1 Haziran 2005 tarihi ise kasten öldürme dışındaki, müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet gerektiren suçlar yönünden ayrıca önem taşımaktadır.
Kapsam dışı kalma değerlendirmesi yalnızca hükümde yazan ceza miktarına göre yapılamaz. Suçun niteliği, örgüt faaliyetiyle bağlantısı, suç tarihi ve dosyanın kesinleşip kesinleşmediği birlikte incelenmelidir.
9. Tutuklular ve Adlî Kontrol Altındakiler Otomatik Olarak Serbest Kalacak mı?
Hayır. Kanunun 4. maddesi otomatik tahliye kuralı getirmemektedir. Erteleme kapsamına girecek suçlar nedeniyle uygulanmış tutuklama veya adlî kontrol tedbirlerinin;
Soruşturma veya kovuşturmanın bulunduğu aşamadaki yetkili hâkim veya mahkeme,
Dosya istinaftaysa ilgili bölge adliye mahkemesi,
Dosya temyizdeyse Yargıtayın ilgili ceza dairesi
tarafından yeniden değerlendirilmesi öngörülmektedir. Tedbir, ancak şartları varsa kaldırılacaktır.
Kanun, erteleme kapsamındaki suçlara ilişkin istinaf veya temyiz incelemesinde bulunan dosyalarda bozma kararı verilmesini de öngörüyor. Madde gerekçesinde, beraat veya zamanaşımı nedeniyle düşme gibi kişi için daha lehe ihtimaller varsa dosyanın esastan incelenerek sonuçlandırılacağı belirtilmektedir.

10. Erteleme Süresinde Yeni Bir Terör Suçu İşlenirse Ne Olacak?
Kanunun 5 ve 6. maddelerine göre erteleme süresi içinde terör suçlarından birinin işlenmesi hâlinde erteleme kararı kaldırılır ve ilgili soruşturma, kovuşturma veya ceza infazı devam eder.
Devam eden soruşturma veya kovuşturma ertelenmişse, erteleme kaldırılarak işlemlere devam edilir. Bu yargılama sonucunda mahkûmiyet verilirse verilen cezanın infazı Kanunun 6. maddesi uyarınca ertelenmez ve mahkûmiyet hükmünün sonuçları doğar.
Kesinleşmiş cezanın infazı ertelenmişse, infaz hâkimi erteleme kararını kaldırarak cezanın infazına devam edilmesine karar verecektir. Bu hükmün uygulama ayrıntıları oluşacak yargı uygulamasıyla netleşecektir.
11. Hak Yoksunlukları Otomatik Olarak Kalkacak mı?
Hayır. Kanunun 7. maddesine göre Kurul, erteleme kararlarını dönemsel olarak değerlendirecek; gerekli görürse hak yoksunluklarının kaldırılmasını ilgili yargı merciinden talep edebilecektir. Nihai kararı Kurul değil, ilgili sulh ceza hâkimliği, mahkeme veya infaz hâkimliği verecektir. Bu kararlara karşı itiraz mümkündür.
Mahkûmiyet nedeniyle doğan hak yoksunlukları bakımından Kurulun talepte bulunabilmesi için;
Beş yıllık ertelemede karar tarihinden itibaren en az 2 yıl,
On yıllık ertelemede karar tarihinden itibaren en az 3 yıl
geçmesi gerekmektedir.
Bu iki ve üç yıllık süreler, cezanın veya erteleme döneminin sona erdiği anlamına gelmez. Ayrıca Kanun, siyasî parti üyeliği, adaylık veya belirli bir kamu görevi yönünden doğrudan ve otomatik sonuç düzenlememektedir. Her hak yoksunluğunun niteliği ile verilecek yargı kararı ayrıca incelenmelidir.
12. Adlî Sicil Kaydı ve Müsadere Kararları Ne Olacak?
Kanun, mahkûmiyet kaydının kendiliğinden silineceğine ilişkin özel bir hüküm içermemektedir. Gerekçede kesinleşmiş mahkûmiyet hükümlerinin hukukî varlığını koruduğu belirtilmektedir. Bu nedenle “infazın ertelenmesi” ile “mahkûmiyetin ortadan kalkması” veya “adli sicilin otomatik silinmesi” aynı şey değildir.
Adlî sicil ve arşiv kaydının durumu, düzenlemenin nihai metni ile adlî sicil mevzuatı birlikte değerlendirilerek belirlenebilecektir.
Müsadere bakımından Kanun açık hükümler içermektedir. Devam eden dosyalarda müsadereye konu eşya ve malvarlığı değerlerinin tasfiyesi ve Hazineye irat kaydı; kesinleşmiş dosyalarda da müsadere kararlarının yerine getirilmeye devam edilmesi öngörülmektedir.
13. Kurul ve TBMM İzleme Komisyonu Nasıl Çalışacak?
Kanunun 7. maddesi uyarınca sürecin uygulanmasını takip etmek ve değerlendirmek üzere Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında faaliyet gösterecek Kurul, Kanunun 18 Ağustos 2026 tarihinde yayımlanmasıyla birlikte oluşturulmuştur. Kurulda Adalet, Dışişleri, İçişleri ve Millî Savunma bakanları ile Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, Millî İstihbarat Teşkilatı Başkanı ve Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri yer almaktadır.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın açıklamasına göre Kurul üyesi bakanlık ve kurumlar kendi sorumluluk alanlarındaki çalışmalarına başlamıştır. Kurulun ilk toplantısının 24 Ağustos 2026 Pazartesi günü yapılması planlanmaktadır. İlk toplantıda Kurulun çalışma usul ve esasları, silah bırakma ve fesih sürecinin ihtiyaçları doğrultusunda oluşturulabilecek alt komisyonlar ile kurumlar arası koordinasyon gerektiren hususlar ele alınacaktır.
Kurul alt komisyonlar oluşturabilecek, ilgili kurum temsilcilerini ve gerekli görülen kişileri toplantılara davet edebilecek, gelişmeler doğrultusunda adlî, idarî veya yeni yasal düzenleme talebinde bulunabilecektir.
Kurulun TBMM’yi düzenli olarak bilgilendirmesi; ayrıca TBMM Başkanlığınca bir İzleme Komisyonu kurulması öngörülmektedir. İzleme Komisyonu faaliyetleri takip edecek ve tavsiyelerde bulunabilecektir.
Kanunun 8. maddesine göre örgüt mensuplarının getirdiği veya beyan ettiği silah, mühimmat, araç, patlayıcı madde ve diğer malzemeler kayıt altına alınacaktır. Uygulama usulünü, güvenlik kurumlarının görüşünü alarak İçişleri Bakanlığı ile Millî Savunma Bakanlığı belirleyecektir.
Kanunun 10. maddesi ayrıca bu Kanun kapsamında verilen görevlerin kamu kurum ve kuruluşlarınca ivedilikle yerine getirilmesini öngörür. Kanunun amaç ve faaliyetleri kapsamında verilen görevleri yerine getiren kişiler bakımından, bu görevleri nedeniyle hukukî, idarî veya cezai sorumluluk doğmayacağı hükme bağlanmıştır.
14. 7595 Sayılı Kanun Bir Af Kanunu mu?
Kanun metni ve genel gerekçe, düzenlemeyi “af” olarak adlandırmamaktadır. Gerekçeye göre Kanun; suçun niteliğini değiştirmemekte, mahkûmiyet hükmünü doğrudan ortadan kaldırmamakta ve ceza sorumluluğunu başlangıçta sona erdirmemektedir. Kurulan sistem, belirli şartlara bağlı soruşturma, kovuşturma ve infaz ertelemesidir.
Bununla birlikte erteleme süresi yeni bir terör suçu işlenmeden tamamlandığında soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığı, kovuşturmada düşme ve kesinleşmiş cezada “infaz edilmiş sayılma” sonuçları öngörülmektedir. Bu nedenle düzenlemenin hukukî etkisi yalnızca geçici bir beklemeden ibaret değildir.
Bugün için en doğru ifade şudur: 7595 sayılı Kanun, kendi metni ve gerekçesi içinde genel veya özel af olarak değil, koşullu erteleme ve sürenin başarıyla tamamlanmasına bağlanan özel sonuçlar modeli olarak düzenlenmiştir. Kanun yürürlüğe girmiş olmakla birlikte özel MGK kararının yayımlandığı doğrulanmadığından ve bu yeni düzenlemeye ilişkin yargısal uygulama henüz oluşmadığından, anayasal nitelendirme ve uygulama sorunları bakımından ileride oluşacak içtihat ayrıca önem taşıyacaktır.
15. Altı Aylık Başvuru Süresi Ne Zaman Başlayacak?
Kanunun 9. maddesine göre altı aylık süre, Kanunun yayımlandığı gün değil; örgütün fiilî varlığına son verdiği ve bütün silah ile mühimmatı teslim ettiği yönündeki tespiti teyit eden MGK kararının Resmî Gazete’de yayımlandığı tarihte başlayacaktır.
Yararlanmak isteyenlerin bu tarihten itibaren altı ay içinde;
Bulundukları yerdeki Cumhuriyet başsavcılığına veya
Kurul tarafından görevlendirilen kuruma
yazılı bildirimde bulunmaları gerekecektir.
Kanun 18 Ağustos 2026’da yürürlüğe girmiş olsa da metin kendiliğinden uygulama öngörmemektedir. Başvuru süresinin kaçırılması ciddi hak kaybı doğurabilir. 21 Ağustos 2026 tarihli resmî kaynak taramasında Kanunun uygulanmasını başlatacak özel MGK kararının Resmî Gazete’de yayımlandığı doğrulanamadığından, altı aylık sürenin başladığı yönünde resmî bir kayıt tespit edilmemiştir.
16. Ankara ve Yenimahalle’de Başvuru Bakımından Nelere Dikkat Edilmeli?
Düzenleme ülke genelinde uygulanacak niteliktedir; Ankara, Yenimahalle veya Ankara Batı adlî çevresinde bulunmak kapsam şartlarını değiştirmez. Bununla birlikte Kanun, yazılı bildirimin kişinin bulunduğu yerdeki Cumhuriyet başsavcılığına veya Kurulun görevlendireceği kuruma yapılmasını öngörmektedir.
Ankara’daki somut başvuruda kişinin bulunduğu adlî çevre, dosyanın soruşturma, kovuşturma, kanun yolu veya infaz aşamasında olması ve nihai uygulama duyuruları birlikte kontrol edilmelidir. Soruşturmanın ertelenmesine Cumhuriyet savcısı, kovuşturmanın ertelenmesine mahkeme, kesinleşmiş mahkûmiyetin infazının ertelenmesine ise infaz hâkimi karar verir. İstinaf veya temyiz incelemesindeki dosyalarda Kanunun 4. maddesi uyarınca bozma kararı ile tutuklama ve adlî kontrol tedbirlerinin ilgili kanun yolu merciince değerlendirilmesi ayrıca söz konusudur.
7595 sayılı Kanun kapsamındaki özel erteleme; 5275 sayılı Kanun’daki hükümlünün istemiyle infazın ertelenmesi, mahkemece infazın ertelenmesi veya durdurulması, denetimli serbestlik ve koşullu salıverilme kurumlarından farklıdır. Bu kavramların birbirine karıştırılmaması gerekir.

17. Sonuç: 7595 Sayılı Kanun Hakkında Bugün İçin Bilinmesi Gerekenler
Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun, TBMM’de 10 Ağustos 2026’da kabul edilerek 7595 kanun numarasını almış ve 18 Ağustos 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Böylece yasama ve yayım aşaması tamamlanmıştır. Ancak Kanunun öngördüğü özel erteleme sisteminin somut olarak uygulanması için ayrıca güvenlik tespiti ve bunu teyit eden MGK kararının Resmî Gazete’de yayımlanması gerekmektedir.
7595 sayılı nihai metin, PKK/KCK ve bununla bağlantılı her türlü oluşumlarla ilişkili belirli suçları kapsamaktadır. Örgüt faaliyeti çerçevesindeki kasten öldürme suçu ile 1 Haziran 2005’ten önce işlenen ve müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet gerektiren suçlar kapsam dışındadır. Devam eden dosyalarda suçun kanuni üst sınırı; kesinleşmiş mahkûmiyetlerde ise toplam hükmedilen ceza esas alınarak 5 veya 10 yıllık erteleme öngörülmektedir.
Kanun yürürlüğe girmiş ve Kurul oluşturulmuş olsa da erteleme hükümleri otomatik olarak uygulanmaya başlamamıştır. Güvenlik tespiti, bu tespiti teyit eden ve Resmî Gazete’de yayımlanan MGK kararı, MGK kararının yayımlanmasından itibaren altı ay içinde yazılı başvuru ve yetkili yargı merciinin kararı gerekmektedir. Somut bir dosyanın kapsamda olup olmadığı; suç vasfı, suç tarihi, ceza miktarı ve dosya aşaması görülmeden kesin olarak söylenemez.
18. Sıkça Sorulan Sorular
1. 7595 Sayılı Millî Dayanışma Kanunu Yürürlüğe Girdi mi?
Evet. 7595 sayılı Kanun, 18 Ağustos 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmış ve Kanunun 11. maddesi uyarınca aynı gün yürürlüğe girmiştir. Ancak yürürlüğe giriş, erteleme mekanizmalarının otomatik olarak uygulanmaya başlaması anlamına gelmez; özel MGK kararının Resmî Gazete’de yayımlanması ve diğer başvuru/karar şartlarının tamamlanması gerekir.
2. Kanunun teklif aşamasındaki TBMM esas numarası nedir?
Teklif, TBMM kayıtlarında 2/3793 esas numarasıyla yer almaktadır.
3. 7595 sayılı Kanun bütün terör suçlarını kapsıyor mu?
Hayır. TBMM’de kabul edilen 7595 sayılı nihai metin, PKK/KCK ve bununla bağlantılı her türlü oluşumlarla ilişkili, Kanunda sayılan suçlarla sınırlıdır.
4. FETÖ veya DEAŞ dosyaları 7595 sayılı Kanun kapsamında mı?
Hayır. 7595 sayılı Kanun, PKK/KCK terör örgütünü ve bununla bağlantılı her türlü oluşumlarını esas almaktadır.
5. Kasten öldürme suçu kapsamda mı?
Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten öldürme suçu kapsam dışında bırakılmıştır.
6. Bütün cezalar otomatik olarak 5 veya 10 yıl ertelenecek mi?
Hayır. Kanun 18 Ağustos 2026’da yürürlüğe girmiştir; ancak erteleme hükümlerinin uygulanması için gerekli özel MGK kararının Resmî Gazete’de yayımlanması, süresinde yazılı başvuru ve yetkili merciin kararı gerekir.
7. Tutuklular hemen tahliye olacak mı?
Hayır. Tutuklama ve adlî kontrol, yetkili hâkim veya mahkemece yeniden değerlendirilecektir.
8. Altı aylık başvuru süresi başladı mı?
Hayır. Kanun 18 Ağustos 2026’da yürürlüğe girmiştir; ancak 21 Ağustos 2026 tarihli resmî kaynak taramasında gerekli özel MGK kararının Resmî Gazete’de yayımlandığı doğrulanamamıştır. Kanunun 9. maddesine göre altı aylık süre, bu MGK kararının Resmî Gazete’de yayımlandığı tarihte başlayacaktır.
9. Başvuru nereye yapılacak?
7595 sayılı nihai metne göre bulunulan yerdeki Cumhuriyet başsavcılığına veya Kurulun görevlendireceği kuruma yazılı başvuru yapılacaktır.
10. Erteleme süresinde yeni bir terör suçu işlenirse ne olur?
Ertelemenin kaldırılması ve soruşturma, kovuşturma veya ceza infazına devam edilmesi öngörülmektedir.
11. Hak yoksunlukları kendiliğinden kalkacak mı?
Hayır. Kurulun talebi ve ilgili yargı merciinin kararı gerekir.
12. 7595 sayılı Kanun hakkında Yargıtay içtihadı var mı?
7595 sayılı Kanun çok yeni bir düzenlemedir. 21 Ağustos 2026 itibarıyla bu düzenlemeye özgü yerleşik bir Yargıtay içtihadı oluştuğu doğrulanamamıştır; uygulama geliştikçe içtihat ayrıca takip edilmelidir.



Yorumlar