top of page

Kamulaştırmasız El Atma Davası 2026: Tazminat, Süre ve Görevli Mahkeme

  • Yazarın fotoğrafı: Av. Mete ŞAHİN
    Av. Mete ŞAHİN
  • 9 Ağu
  • 11 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 6 gün önce

Kamulaştırmasız el atma davasında özel mülkiyetteki taşınmazdan geçirilen kamu yolu ve tazminat süreci

Kamulaştırmasız el atma davası, idarenin usulüne uygun bir kamulaştırma yapmadan özel mülkiyetteki taşınmaza fiilen müdahale etmesi veya taşınmazı uzun süreli bir imar kısıtlaması altında bırakması hâlinde gündeme gelir. Yol, park, kamu binası, altyapı tesisi ya da enerji hattı nedeniyle taşınmazın tamamı veya bir bölümü kullanılamıyorsa; malik, olayın niteliğine göre müdahalenin kaldırılmasını, taşınmaz bedelini, kalan kısımdaki değer kaybını ve ayrıca ecrimisili talep edebilir.


Her dosyada aynı dava yolu uygulanmaz. Fiilî el atma ile hukukî el atma ayrımı, müdahalenin tarihi, taşınmazın bulunduğu yer, sorumlu idare ve ileri sürülecek talep; görevli yargı kolunu, dava şartlarını, süreleri ve tazminat hesabını değiştirebilir. Özellikle 9 Ekim 1956–4 Kasım 1983 dönemine özgü uzlaşma şartının bütün kamulaştırmasız el atma uyuşmazlıklarına genellenmesi doğru değildir.


Anayasa’nın mülkiyet hakkını koruyan 35. maddesi ve kamulaştırmayı düzenleyen 46. maddesi uyarınca taşınmazın gerçek karşılığının ödenmesi temel güvencedir. Bu rehber; 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu, Anayasa Mahkemesi kararları ve güncel yüksek yargı yaklaşımı esas alınarak vatandaşın dosyasını doğru sınıflandırabilmesi için hazırlanmıştır.


1. Kamulaştırmasız El Atma Davası Nedir?


Kamulaştırma, kamu yararı amacıyla bir taşınmazın kanunda gösterilen usul izlenerek ve bedeli ödenerek idare adına kazanılmasıdır. Kamulaştırmasız el atmada ise idare, kamulaştırma sürecini hiç işletmeden veya tamamlamadan malikin mülkiyet hakkına müdahale eder. Malik tapuda hâlen malik görünse bile taşınmazı kullanma, ondan yararlanma ya da üzerinde tasarrufta bulunma imkânı ciddi biçimde ortadan kalkabilir.


Mülkiyet hakkının sahibine tanıdığı kullanma, yararlanma ve tasarruf yetkileri Türk Medenî Kanunu’nun 683. maddesinde düzenlenir. İdarenin müdahalesi bu yetkileri ihlal ettiğinde, müdahalenin biçimine göre aynî hakka dayalı talepler veya bedel istemi gündeme gelebilir.


1.1. Her Kamu Müdahalesi Kamulaştırmasız El Atma mıdır?


Hayır. Geçici şantiye kullanımı, komşu taşınmazdan kaynaklanan zarar, ruhsat veya idarî para cezası gibi her kamu işlemi kamulaştırmasız el atma sayılmaz. Müdahalenin doğrudan taşınmaza yönelmesi, kamu hizmetiyle bağlantılı olması ve mülkiyet hakkını somut biçimde sınırlaması gerekir. Usulüne uygun tamamlanmış bir kamulaştırma varsa uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atma değil; kamulaştırma işlemi veya bedeliyle ilgili başka bir dava olabilir.


2. Fiilî ve Hukukî El Atma Arasındaki Fark Nedir?


2.1. Fiilî El Atma


Fiilî el atma, idarenin taşınmaza fiziksel olarak girip onu kamu hizmetinde kullanmasıdır. Taşınmazdan yol geçirilmesi, kaldırım yapılması, park veya kamu binası kurulması, su-kanalizasyon hattı döşenmesi ya da enerji nakil hattıyla sürekli bir irtifak etkisi oluşturulması başlıca örneklerdir.


Müdahale taşınmazın yalnız bir kısmındaysa, sadece kullanılan bölümün bedeli değil; koşulları varsa geride kalan kısmın şekli, ulaşımı, kullanım bütünlüğü ve imar kabiliyetindeki azalma da değerlendirilir. İdarenin kamulaştırma sınırını aşarak komşu bölüme taşması da aşan kısım yönünden kamulaştırmasız el atma oluşturabilir.


2.2. Hukukî El Atma


Hukukî el atma, taşınmaza fiziksel olarak girilmemesine rağmen uygulama imar planında yol, park, okul, sağlık tesisi veya başka bir umumî hizmet alanına ayrılması ve bu kısıtlamanın uzun süre giderilmemesi nedeniyle mülkiyet hakkının özüne dokunulmasıdır.


Kamulaştırma Kanunu Ek 1’e göre, uygulama imar planının yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllık süre içinde planın uygulanması, kamulaştırma veya mülkiyet hakkını kısıtlayan durumun kaldırılması için gerekli işlemlerin yapılması öngörülür. Taşınmazın planda kamu hizmetine ayrılması tek başına her durumda derhâl bedel hakkı doğurmaz; planın tarihi, uygulama programı, kısıtlamanın yoğunluğu ve idarenin hareketsizliği birlikte incelenir.


Fiilî el atma ile hukukî el atma arasındaki yol, tesis, enerji hattı ve imar planı farkı

3. El Atma Tarihi Neden Dava Yolunu Değiştirir?


Kamulaştırmasız el atmada yalnız bugünkü kullanım değil, müdahalenin ilk başladığı tarih de belirleyicidir. Hava fotoğrafları, belediye ve kurum arşivleri, yol yapım kayıtları, imar planları, tapu-kadastro belgeleri ve eski tarihli resmî yazılar bu tarihin tespitinde kullanılabilir.


3.1. 9 Ekim 1956 Öncesi Müdahaleler


9 Ekim 1956’dan önce gerçekleşen müdahaleler, 221 sayılı Kanun ve tarihsel tapu-kadastro rejimi nedeniyle ayrı bir inceleme gerektirir. Bu dosyalarda taşınmazın o tarihteki kayıt durumu, kamu hizmetine tahsis biçimi ve daha sonra yapılan tescil işlemleri araştırılmadan güncel dönem kuralları doğrudan uygulanmamalıdır.


3.2. 9 Ekim 1956–4 Kasım 1983 Arasındaki Müdahaleler


Bu dönemdeki fiilî el atmalar için Kamulaştırma Kanunu Geçici 6 özel hükümler içerir. Dava açılmadan önce uzlaşma usulünün uygulanması dava şartıdır. Uzlaşma sağlanmazsa kanunda öngörülen tutanak ve süre düzeni dikkatle takip edilmelidir; uzlaşmazlık tutanağından veya kanundaki sürecin sonuçsuz kalmasından sonra üç aylık özel dava süresi gündeme gelir.


Bu özel rejim, 4 Kasım 1983 sonrasındaki bütün fiilî el atma davalarına otomatik olarak taşınamaz. Bu nedenle yalnız “kamulaştırmasız el atma” ifadesinden hareketle her malike uzlaşma zorunluluğu bulunduğunu söylemek yanıltıcıdır.


3.3. 4 Kasım 1983 Sonrası Müdahaleler


4 Kasım 1983 sonrasındaki fiilî el atma talepleri esas olarak yerleşik içtihatla şekillenmiştir. Geçici 6’daki özel uzlaşma şartı bu dönemin tamamına uygulanmaz. Bununla birlikte idareye yazılı başvuru; müdahalenin ve sorumlu kurumun belirlenmesi, delil oluşturulması ve olası çözümün değerlendirilmesi bakımından çoğu dosyada yararlıdır.


Kamulaştırmasız el atmada 9 Ekim 1956 ve 4 Kasım 1983 tarihlerine göre değişen hukukî dönemler

4. Görevli ve Yetkili Mahkeme Nasıl Belirlenir?


4.1. Fiilî El Atmada Görev


Taşınmaza yol, park, bina, altyapı veya benzeri fiziksel bir müdahale varsa uyuşmazlık kural olarak adlî yargıda görülür. Bedel veya el atmanın önlenmesi talebi, taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesinde ileri sürülür. Yetki, taşınmazın aynına ilişkin davalara özgü kesin yetki kuralları çerçevesinde değerlendirilir.


4.2. Hukukî El Atmada 30 Ocak 2026 Sonrası Görev


Kamulaştırma Kanunu Ek 1’e 2022 yılında eklenen ve bedele ilişkin davaların adlî yargıda görülmesini öngören cümle, Anayasa Mahkemesinin E.2024/135, K.2025/20 sayılı kararıyla iptal edildi. İptal hükmü 30 Ocak 2026’da yürürlüğe girdi.


Bu tarihten sonra açılacak hukukî el atma davalarında görevli yargı kolu, yalnız eski bir şablona bakılarak belirlenmemelidir. Talebin plan kararının hukuka aykırılığına mı, idarenin hareketsizliğine mi, mülkiyet hakkından doğan bedele mi dayandığı; davanın açılış tarihi ve güncel görev içtihadı birlikte değerlendirilmelidir. Yanlış yargı kolunda açılan dava usulden sonuçlanabileceğinden, hukukî el atma dosyasında görev incelemesi dava dilekçesinden önce yapılmalıdır.


İdarî başvuru ve tam yargı davası ihtimali bulunan dosyalar hakkında genel usul çerçevesi için Ankara idare hukuku ve İYUK rehberi incelenebilir.


4.3. Yetkili Yer


Fiilî el atmada temel ölçüt taşınmazın bulunduğu yerdir. Hukukî el atmanın idarî yargıda görülmesi gereken bir talebe dönüşmesi hâlinde ise yetki; işlemi yapan veya hareketsiz kalan idare, taşınmazın yeri ve İdarî Yargılama Usulü Kanunu hükümleri birlikte değerlendirilerek belirlenir.


5. Davayı Kim Açabilir ve Hangi İdareye Yöneltir?


5.1. Davacı Sıfatı


Dava hakkı kural olarak tapu maliki veya payı oranında paydaşlara aittir. Malik ölmüşse mirasçılık belgesi, intikal ve tapu kayıt zinciri incelenir. El atma tarihinden sonra satış, miras, imar uygulaması veya parsel numarası değişikliği varsa, talebin hangi malike ve hangi oranda ait olduğu tapu silsilesi üzerinden belirlenmelidir.


Elbirliği mülkiyeti, paylı mülkiyet, kamulaştırma şerhi, ipotek ve haciz gibi kayıtlar talebin nasıl kurulacağını etkileyebilir. Sadece eski bir vergi kaydı veya fiilî kullanım, tapulu taşınmazlarda malik sıfatının yerine geçmez.


5.2. Doğru Davalı İdare


Dava, taşınmazı fiilen kullanan veya kamu hizmetini yürütmekle sorumlu olan idareye yöneltilmelidir. Bu idare belediye, büyükşehir belediyesi, ilçe belediyesi, Karayolları Genel Müdürlüğü, Devlet Su İşleri, bir bakanlık, enerji iletim kuruluşu veya başka bir kamu tüzel kişisi olabilir.


İmar planını yapan kurum ile kamulaştırma ve hizmeti gerçekleştirmekle yükümlü kurum aynı olmayabilir. Yolun sınıfı, tesisin mülkiyeti, bakım ve işletme kayıtları, meclis kararları ve kurum yazışmaları araştırılmadan yalnız plan üzerindeki kurum adıyla dava açılması taraf hatasına yol açabilir.


6. Hangi Talepler İleri Sürülebilir?


6.1. Taşınmaz Bedeli ve Tescil


Malik, mülkiyetin idareye geçmesini kabul ederek el atılan taşınmazın veya kısmın bedelini isteyebilir. Mahkeme bedelle birlikte, talebin ve el atmanın kapsamına göre tapu kaydının idare adına tesciline ya da yol gibi tapu dışı bırakılması gereken alanın terkinine hükmedebilir.


6.2. El Atmanın Önlenmesi


Müdahalenin kaldırılması hukukî ve fiilî olarak mümkünse malik, mülkiyet hakkına dayanarak el atmanın önlenmesini talep edebilir. Ancak kamu hizmetinin niteliği, tesisin kalıcılığı ve somut talep sonucu önemlidir. Bedel ile el atmanın önlenmesi taleplerinin aynı dosyada nasıl kurulacağı, usulî sonuçları gözetilerek belirlenmelidir.


6.3. Kalan Kısımda Değer Kaybı ve İrtifak Bedeli


Taşınmazın bir bölümüne el atılmışsa, kalan kısmın yüzölçümü, geometrisi, yola cephesi, ulaşımı, yapılaşma imkânı ve ekonomik kullanımındaki azalma ayrıca hesaplanabilir. Enerji nakil hattı, boru hattı veya benzeri sürekli kullanımda tam mülkiyet bedeli yerine irtifak hakkının oluşturduğu değer düşüklüğü gündeme gelebilir.


6.4. Ecrimisil


İdarenin haksız kullanımı nedeniyle koşulları varsa ecrimisil de talep edilebilir. Ecrimisil, taşınmaz bedelinden farklı bir alacaktır; kullanım dönemi, malikin mahrum kaldığı gelir ve zamanaşımı savunması ayrı değerlendirilir. Uygulamada geriye dönük beş yıllık dönem önem taşır. Ayrıntılı açıklama için ecrimisil davası rehberi okunabilir.


7. Kamulaştırmasız El Atma Bedeli Nasıl Hesaplanır?


Bedel, yalnız tapudaki yüzölçümünün genel bir metrekare fiyatıyla çarpılması değildir. Mahkeme keşif yapar; gayrimenkul değerleme, harita, ziraat, inşaat ve uyuşmazlığın niteliğine göre başka uzmanlardan oluşan bilirkişi kurulu Kamulaştırma Kanunu’nun 11. ve 15. maddelerindeki ölçütlere göre rapor düzenler.


7.1. Arsa Niteliğindeki Taşınmaz


Arsalarda, değerlendirme gününden önce gerçekleşmiş özel amaç taşımayan gerçek emsal satışlar karşılaştırılır. Emsallerin konumu, imar hakkı, yüzölçümü, cephe, ulaşım, altyapı, satış tarihi ve resmî akit bedeli somut biçimde denetlenmelidir. Başka mahalledeki veya nitelikleri farklı bir satışın yalnız metrekare fiyatını almak yeterli değildir.


7.2. Arazi Niteliğindeki Taşınmaz


Tarım arazilerinde taşınmazın bulunduğu yerdeki ürün deseni, verim, ürün fiyatı, üretim gideri ve uygun kapitalizasyon oranı üzerinden net gelir yöntemi uygulanır. İl veya ilçe tarım müdürlüğü verileri, sulama durumu, toprak yapısı, pazara ve yerleşime uzaklık gibi unsurlar raporda açıklanmalıdır.


7.3. Yapılar, Ağaçlar ve Diğer Unsurlar


Yapılarda resmî birim fiyatlar, yapı sınıfı, eksik imalat ve yıpranma payı; ağaçlarda tür, yaş, verim ve ekonomik ömür dikkate alınır. Bedeli etkileyen her unsur ayrı ve denetlenebilir biçimde gösterilmelidir.


7.4. El Atma Tarihindeki Nitelik ve Dava Tarihindeki Değer


Yerleşik kamulaştırmasız el atma uygulamasında taşınmazın el atma tarihindeki niteliği korunarak dava tarihindeki değerinin belirlenmesi esastır. İdarenin yaptığı yol veya proje nedeniyle sonradan oluşan değer artışı hesaba katılmaz. El atma tarihinin ve taşınmazın o tarihte arsa mı arazi mi olduğunun yanlış tespiti, bedeli önemli ölçüde değiştirebilir.


Kamulaştırmasız el atma tazminatında arsa emsal satışı, arazi net geliri, yapı, ağaç, faiz ve kalan kısım değer kaybı

8. Faiz Nasıl Uygulanır?


Kamulaştırmasız el atma bedelinin dava süresince değer kaybetmemesi, mülkiyet hakkının gerçek karşılık güvencesinin bir parçasıdır. Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 25 Şubat 2026 tarihli E.2025/10697, K.2026/3312 sayılı kararında, somut talep doğrultusunda bedele dava tarihinden itibaren kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faizin işletilmesi uygun bulunmuştur.


Faizin türü, başlangıç tarihi ve hangi alacak kalemine uygulanacağı talep sonucunda açıkça gösterilmelidir. Dava türü, el atma dönemi, yargı kolu ve güncel içtihat sonucu değiştirebileceğinden sabit bir yüzde verilmesi doğru değildir. Kamu alacaklarına uygulanan faiz oranları zaman içinde değişebilir.


Kamulaştırma bedelinin değerini koruyan anayasal yaklaşımın yakın tarihli bir örneği olan Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 8 Nisan 2026 tarihli kararı da faiz değerlendirmesinde Anayasa’nın 46. maddesindeki güvenceyi vurgulamaktadır.


9. Zamanaşımı ve Hak Düşürücü Süre Var mıdır?


Devam eden klasik fiilî müdahaleye dayalı mülkiyet ve bedel talepleri bakımından genel bir zamanaşımı bulunduğunu söylemek çoğu kez doğru değildir. Ancak buradan “kamulaştırmasız el atmada hiçbir süre yoktur” sonucu çıkarılamaz.


9 Ekim 1956–4 Kasım 1983 dönemi için Geçici 6’daki uzlaşma ve üç aylık özel süre, ecrimisil alacağındaki beş yıllık zamanaşımı tartışması, hukukî el atmada idarî başvuru ve dava süreleri, tebliğ edilen kamulaştırma işlemleri ve kanun yolu süreleri ayrı ayrı gözetilmelidir. Süre hesabı, el atmanın türü ve tarihi belirlenmeden yapılamaz.


10. Dava Açmadan Önce Hangi Belgeler Toplanmalıdır?


1. Güncel ve tarihçeli tapu kaydı: Malik, pay oranı, şerh, ipotek, haciz ve parsel değişiklikleri görülmelidir.


2. Kadastro paftası ve aplikasyon: Fiilen kullanılan bölümün sınırı ve yüzölçümü teknik olarak belirlenmelidir.


3. İmar planı ve plan notları: Planın onay ve yürürlük tarihi, kullanım kararı ve sorumlu kurum araştırılmalıdır.


4. Kamulaştırma dosyası: Kamulaştırma kararı, bedel ödemesi, tebligat veya tescil bulunup bulunmadığı ilgili idare ve tapudan sorulmalıdır.


5. Hava ve uydu fotoğrafları: Yolun, tesisin veya kullanımın hangi tarihte başladığını gösterecek farklı yıllara ait görüntüler saklanmalıdır.


6. Güncel fotoğraf ve ölçüm: Müdahalenin niteliği, giriş noktası ve kalan kısmın durumu belgelenmelidir.


7. İdareyle yazışmalar: Başvuru, cevap, kurumlar arası görev yazısı ve varsa uzlaşma tutanağı dosyaya eklenmelidir.


8. Miras ve devir belgeleri: El atma tarihinden sonra malik değişmişse mirasçılık belgesi, satış ve intikal kayıtları incelenmelidir.


Kamulaştırmasız el atma davası öncesinde tapu, kadastro, imar planı, kamulaştırma dosyası, hava fotoğrafı ve idare yazışmaları

11. Dava Süreci Nasıl İlerler?


11.1. Dosyanın Sınıflandırılması


İlk adım, fiilî veya hukukî el atma ayrımını; müdahale tarihini, kullanılan alanı ve sorumlu idareyi belirlemektir. Bu inceleme yapılmadan gönderilen genel bir dilekçe, görev, taraf ve talep hatalarına yol açabilir.


11.2. Başvuru veya Uzlaşma


Geçici 6 kapsamındaki eski dönem fiilî el atmalarda uzlaşma dava şartıdır. Diğer dosyalarda ise idareye başvurunun zorunlu olup olmadığı dava türüne göre incelenir. Zorunlu olmasa bile yazılı başvuru, idarenin el atmayı ve görevini kabul edip etmediğini göstermesi bakımından değerlidir.


11.3. Dava, Keşif ve Bilirkişi


Dilekçelerden sonra tapu, plan, kamulaştırma ve kurum kayıtları toplanır. Mahkeme taşınmazda keşif yapar; bilirkişi kurulu el atılan alanı ve bedeli hesaplar. Taraflar rapordaki emsal, ürün verisi, kapitalizasyon oranı, el atma alanı ve değer kaybı tespitlerine somut belgelerle itiraz edebilir.


11.4. Karar, Kanun Yolu ve İcra


Mahkeme talebe göre bedel, tescil veya terkin, faiz, yargılama gideri ve diğer sonuçlar hakkında karar verir. İstinaf ve temyiz imkânı; karar tarihi, uyuşmazlığın niteliği ve parasal sınırlar gözetilerek ayrıca belirlenir. Bu konuda kamulaştırma davalarında kanun yolu ve parasal sınırlar başlıklı yazı incelenebilir.


12. 7 Ağustos 2026 Tarihli AYM Kararı Neyi Değiştirdi?


Anayasa Mahkemesi, E.2026/24, K.2026/106 sayılı ve 13 Mayıs 2026 tarihli kararıyla, Kamulaştırma Kanunu Ek 4’ün ikinci fıkrasını “kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan tazminat davaları” yönünden iptal etti. Karar 7 Ağustos 2026 tarihli ve 33333 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandı.


İptal edilen kural, idarenin İcra ve İflas Kanunu’nun 36. maddesi uyarınca icranın geri bırakılmasını isterken teminat göstermek zorunda olmamasını sağlıyordu. AYM; teminatsız ertelemenin, alacağın tahsilini geciktirip bedeli değer kaybına karşı korumaması nedeniyle mülkiyet hakkına orantısız müdahale oluşturduğunu belirtti.


Karar, kanun yolunu veya icranın geri bırakılması kurumunu bütünüyle kaldırmamıştır. İptal edilen, kamulaştırmasız el atma tazminatlarında idareye tanınan özel teminatsızlık ayrıcalığıdır. İcra dosyasındaki koşullar, İİK m.36 ve kararın kapsamı birlikte değerlendirilmelidir.


7 Ağustos 2026 tarihli AYM kararıyla kamulaştırmasız el atma tazminatlarında teminatsız icranın geri bırakılması ayrıcalığının iptali

13. Ankara ve Yenimahalle’de Dikkat Edilecek Hususlar


Ankara’da yol genişletme, park ve yeşil alan, metro ve altyapı güzergâhı, kamu tesisi, dere ıslahı ve enerji hattı gibi müdahalelerde birden fazla idarenin yetkisi kesişebilir. Ankara Büyükşehir Belediyesi, ilçe belediyesi, ASKİ, Karayolları Genel Müdürlüğü, DSİ, bakanlık veya enerji kuruluşunun yalnızca adı değil; somut hizmet üzerindeki görev, mülkiyet ve işletme sorumluluğu araştırılmalıdır.


Hâkimler ve Savcılar Kurulunun 13 Mayıs 2026 tarihli Adlî Yargı Rehberi’ne göre Yenimahalle, Ankara Adliyesinin yargı çevresindedir. Bununla birlikte bu bilgi, hukukî el atmanın mutlaka adlî yargıda görüleceği anlamına gelmez; önce fiilî-hukukî el atma ve görev ayrımı yapılmalıdır.


Yerel incelemede mahalle adı kadar ada-parsel bilgisi, uygulama imar planı, yolun sınıfı, hizmeti fiilen yürüten birim ve taşınmazın el atma tarihindeki niteliği önemlidir. Aynı mahallede bulunan iki parsel için dahi farklı idare ve farklı dava yolu söz konusu olabilir.


14. En Sık Yapılan Hatalar


1. Fiilî ve hukukî el atmayı karıştırmak: Görevli yargı kolu ve dava şartı yanlış seçilebilir.


2. El atma tarihini araştırmamak: Geçici 6’daki uzlaşma ve özel süre gözden kaçabilir.


3. Yanlış idareye dava açmak: Planı yapan kurum ile hizmetten sorumlu kurum farklı olabilir.


4. Emsal satışları denetlememek: Uzak, küçük, imar hakkı farklı veya özel amaçlı satışlar bedeli bozabilir.


5. Kalan kısımdaki değer kaybını unutmamak: Yalnız kullanılan bölüm için bedel istemek eksik tazminata yol açabilir.


6. Faiz talebini belirsiz bırakmak: Faizin türü ve başlangıcı açıkça kurulmalıdır.


7. Ecrimisili taşınmaz bedeliyle aynı sanmak: Kullanım tazminatı ayrı koşul ve süreye tabidir.


8. Kamulaştırma kaydını kontrol etmemek: Tamamlanmış, kısmen yapılmış veya tebliğ edilmiş bir kamulaştırma başka dava yollarını doğurabilir.


15. Başvuru Öncesi Son Kontrol


Dava açmadan önce şu dört soruya belgeyle cevap verilmelidir: Taşınmaza tam olarak kim müdahale etti? Müdahale ne zaman başladı? Fiilî kullanım mı, yalnız plan kısıtlaması mı var? Talep bedel, el atmanın önlenmesi, ecrimisil veya bunların hangileridir?


Kamulaştırmasız el atma dosyalarında sonuç, yalnız taşınmazın büyüklüğüne bağlı değildir. Doğru yargı yolu, doğru idare, doğru değerlendirme tarihi ve denetlenebilir bilirkişi verisi birlikte kurulmalıdır. Özellikle hukukî el atmada 30 Ocak 2026 sonrası görev tartışması ile 7 Ağustos 2026 tarihli AYM kararının icra etkisi güncel olarak izlenmelidir.


16. Sıkça Sorulan Sorular


1. Kamulaştırmasız el atma davası nedir?


İdarenin kamulaştırma yapmadan taşınmaza fiilen müdahale etmesi veya mülkiyeti uzun süreli plan kısıtlamasıyla kullanılamaz hâle getirmesi nedeniyle açılan davadır.


2. Kamulaştırmasız el atma davasının şartları nelerdir?


Özel mülkiyetteki taşınmaza kamu hizmetiyle bağlantılı bir müdahale, tamamlanmış kamulaştırmanın bulunmaması ve mülkiyet hakkının somut biçimde kısıtlanması gerekir.


3. Görevli mahkeme hangisidir?


Fiilî el atmada kural olarak taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesi görevlidir. Hukukî el atmada 30 Ocak 2026 sonrası görev, talep ve güncel içtihada göre ayrıca belirlenmelidir.


4. Dava ne kadar sürer?


Süre; taraf sayısı, keşif, bilirkişi raporu, itirazlar ve kanun yollarına göre değişir. Her dosya için geçerli sabit bir süre verilemez.


5. Zamanaşımı var mıdır?


Devam eden fiilî müdahalede genel zamanaşımı çoğu kez uygulanmaz; ancak eski dönem uzlaşma süresi, ecrimisil ve idarî dava süreleri ayrıca gözetilmelidir.


6. Dava açmadan önce uzlaşma zorunlu mudur?


9 Ekim 1956–4 Kasım 1983 arasındaki fiilî el atmalarda uzlaşma dava şartıdır. Bu zorunluluk bütün kamulaştırmasız el atma davalarına genellenemez.


7. Taşınmaz bedeli nasıl hesaplanır?


Arsalarda emsal satış, arazilerde net gelir; yapılarda resmî birim fiyat ve yıpranma payı esas alınır. Kalan kısımdaki değer kaybı ayrıca incelenir.


8. Ecrimisil istenebilir mi?


Koşulları varsa istenebilir. Ecrimisil, taşınmaz bedelinden ayrı bir alacaktır ve kullanım dönemi ile zamanaşımı ayrıca değerlendirilir.


9. Dava hangi idareye açılır?


Fiilen el atan veya kamu hizmetini yürütmekle sorumlu idareye yöneltilir. Planı yapan kurum her zaman doğru davalı olmayabilir.


10. Miras kalan taşınmaz için dava açılabilir mi?


Evet. Mirasçılık belgesi, intikal, pay oranları ve tapu silsilesi incelenerek mirasçılar hakları oranında talepte bulunabilir.


11. Tazminata faiz eklenir mi?


Evet, koşulları varsa faiz uygulanır. Faizin türü ve başlangıcı; dava türü, talep sonucu ve güncel içtihada göre belirlenir.


12. 7 Ağustos 2026 tarihli AYM kararı neyi değiştirdi?


Kamulaştırmasız el atma tazminatlarında idarenin teminat göstermeden icranın geri bırakılmasını istemesine imkân veren özel ayrıcalık iptal edildi.


Yasal Uyarı: Bu web sitesinde yer alan bilgiler, yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Bu sitedeki bilgilerin kullanımı, hiçbir şekilde avukat-müvekkil ilişkisi oluşturmaz. İçerikte yer alan bilgilere dayanarak hareket etmeden önce, özel hukuki durumunuzla ilgili olarak mutlaka bu alanda çalışan bir avukata danışmanız tavsiye edilir.

Yorumlar


bottom of page