İnternette Yalan Haber ve Kişilik Hakları İhlali: İçerik Kaldırma, Tekzip ve Tazminat
- Av. Mete ŞAHİN

- 9 Ağu
- 11 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 6 gün önce
İnternette yayılan gerçeğe aykırı bir haber; kişinin şeref ve itibarını, özel hayatını, adını, görüntüsünü, mesleki saygınlığını veya ticari itibarını zedeleyebilir. Ancak bir içeriğin kişiyi rahatsız etmesi, tek başına hukuka aykırı olduğu anlamına gelmez. Haber verme ve eleştiri özgürlüğü ile kişilik hakları, her somut olayda birlikte değerlendirilir.
Bu konuda en sık tekrarlanan eski bilgi şudur: “Kişilik hakkı ihlal edilen herkes, 5651 sayılı Kanun’un 9. maddesine göre sulh ceza hâkimliğinden 24 saat içinde içerik kaldırma kararı alabilir.” Bu bilgi artık doğru değildir. Anayasa Mahkemesinin E.2020/76, K.2023/172 sayılı kararıyla 5651 sayılı Kanun’un 9. maddesi iptal edilmiş; iptal hükmü 10 Ekim 2024 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bugün genel nitelikteki kişilik hakkı ihlallerinde izlenecek yol, olayın özelliğine göre Türk Medeni Kanunu, Türk Borçlar Kanunu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu, Basın Kanunu, 5651 sayılı Kanun’un hâlen yürürlükte olan 9/A maddesi, ceza hukuku ve kişisel verilerin korunması hükümleri üzerinden belirlenir.
Bu yazıda; internetten yalan haber kaldırma, tekzip, manevi tazminat, özel hayatın gizliliği, Google arama sonuçlarından çıkarma, unutulma hakkı ve dijital delil toplama yolları sade ve güncel biçimde açıklanmaktadır.
1. İnternette Yalan Haber Ne Zaman Kişilik Hakkını İhlal Eder?
Bir haberin “yanlış” veya “yalan” olarak nitelendirilmesi tek başına yeterli değildir. Önce yayındaki ifadenin doğrulanabilir bir olgu isnadı mı, yoksa bir görüş veya değer yargısı mı olduğu belirlenir. “Şirket borçlarını ödemedi” gibi kanıtlanabilir bir iddia ile “yönetimini başarısız buluyorum” şeklindeki eleştiri aynı ölçütlerle incelenmez.
Türk Medeni Kanunu’nun 24. maddesi, kişilik hakkına hukuka aykırı saldırıya karşı koruma sağlar. İhlal özellikle şu değerleri hedef alabilir:
Şeref, haysiyet ve toplumsal itibar
Ad, fotoğraf, ses ve görüntü
Özel hayat ve aile hayatı
Mesleki itibar ve ticari saygınlık
Kişisel veriler ve haberleşmenin gizliliği
Beden ve ruh bütünlüğü
Haber bütünüyle uydurma olabilir; doğru bir olguya yanlış anlam yükleyebilir; eski bir olayı yeniymiş gibi sunabilir; başlığı içerikten koparabilir veya gerçeğin yalnızca yanıltıcı bir bölümünü aktarabilir. Başlık, görsel, alt yazı, etiket, bağlantı ön izlemesi ve sosyal medya paylaşımı da haberin oluşturduğu toplam izlenimde dikkate alınır.
1.1. Gerçeğe Aykırı Olgu İsnadı ile Ağır Eleştiri Aynı Değildir
Olgu isnadı, delille doğrulanabilir veya yanlışlanabilir. Değer yargısı ise kişisel değerlendirmedir; fakat onun da tamamen dayanaksız, sırf küçük düşürme amaçlı veya ölçüsüz olması hukuki korumayı zayıflatabilir. Bu nedenle yalnızca tek bir cümle değil, yayının bağlamı, başlığı, kaynağı, dili, hedef aldığı kişi ve okurda bıraktığı genel izlenim birlikte incelenir.
1.2. Her Hata Otomatik Olarak Hukuka Aykırılık Doğurmaz
Basın bakımından aranan gerçeklik, her zaman olayın sonradan kesinleşmiş nihai gerçeği değildir. Gazetecinin yayım anındaki olgulara dayanarak gerekli özeni gösterip göstermediği önem taşır. Güvenilir kaynaklarla desteklenen, kamu yararı bulunan ve ölçülü bir haberin sonradan eksik çıkması ile hiçbir araştırma yapılmadan üretilen suçlayıcı içerik aynı değildir.
2. Haber Verme Hakkı ile Şeref ve İtibar Nasıl Dengelenir?
Anayasa Mahkemesi, basın ve ifade özgürlüğü ile şeref ve itibarın korunması hakkı arasında adil denge kurulmasını ister. Mahkemenin kararlarında; kamu yararı, kişinin tanınırlığı, olayın güncelliği, yayının koşulları ve içeriği gibi ölçütler öne çıkar. Örneğin Kemal Kılıçdaroğlu ve Cumhuriyet Halk Partisi kararında bu dengelemenin çerçevesi açıklanmıştır.
Değerlendirmede özellikle şu sorular sorulur:
Yayın, toplumsal bir tartışmaya katkı sağlıyor mu?
İddianın yayımlandığı anda güvenilir bir olgusal temeli var mıydı?
İlgili kişiye görüşünü açıklama veya cevap verme imkânı tanındı mı?
Başlık ile haber metni birbiriyle uyumlu mu?
Kullanılan dil bilgilendirici mi, yoksa aşağılayıcı ve sansasyonel mi?
Olay güncel mi; eski bir olay bağlamından koparılmış mı?
Kişi kamuya mal olmuş biri mi ve haber onun kamusal faaliyetiyle ilgili mi?
İfşa edilen özel ayrıntı, kamunun bilgi alma ihtiyacı için gerçekten gerekli mi?
Kamu görevlileri, siyasetçiler ve kamuoyunca tanınan kişiler daha geniş eleştiri sınırlarına katlanabilir. Bu durum, onlar hakkında bilerek yalan olgu üretilebileceği veya özel hayatlarının sınırsız biçimde ifşa edilebileceği anlamına gelmez.

3. Yalan Haberle Karşılaşınca İlk Olarak Ne Yapılmalıdır?
İçerik silinmeden, değiştirilmeden veya hesabın adı değiştirilmeden önce delil korunmalıdır. Yalnızca kırpılmış bir ekran görüntüsü çoğu zaman yayının kaynağını, tarihini ve bütün bağlamını göstermez.
3.1. Delilleri Eksiksiz Kaydedin
Şunları birlikte saklayın:
Haberin tam URL adresi ve mümkünse her ihlalli alt sayfanın ayrı URL’si
Yayının tamamını, başlığı ve görselleri gösteren ekran görüntüsü veya ekran kaydı
Yayın ve erişim tarihi ile saati
Hesabın kullanıcı adı, profil bağlantısı ve görünen kimlik bilgileri
Paylaşım, yorum, yeniden paylaşım ve görüntülenme sayıları
Arama motorundaki sonuç başlığı, açıklaması ve sorgu kelimesi
Düzeltme talebi, e-posta, platform bildirimi ve teslim kayıtları
İtibar veya kazanç kaybını gösteren somut belgeler
Türkiye Noterler Birliğinin e-Devlet üzerinden sunduğu e-Tespit hizmeti, internet sayfasının belirli bir andaki görünümünün tespitinde kullanılabilir. Gerektiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 400. maddesi kapsamında delil tespiti de değerlendirilebilir. Hiçbir delil türü tek başına her davanın sonucunu garanti etmez; mahkeme delilleri birlikte değerlendirir.
3.2. Haberi Yayımlayan Kuruluşa ve Platforma Başvurun
İlk başvuruda yalnızca “haberi kaldırın” demek yerine;
İhlalli cümleleri ve URL’leri,
Hangi bilginin neden gerçeğe aykırı olduğunu,
Bunu doğrulayan belgeleri,
Kaldırma, düzeltme, anonimleştirme veya cevap hakkı taleplerinden hangisinin istendiğini açıkça belirtmek daha etkilidir.
Başvurunun gönderildiği ve ulaştığı ispatlanabilir olmalıdır. Platformların bildirim araçları kullanılabilir; ancak genel kişilik hakkı ihlalinde bütün siteleri bağlayan genel bir “24 saatte silme” kuralı yoktur.

4. 5651 Sayılı Kanun’un 9. Maddesi Neden Artık Uygulanmıyor?
Anayasa Mahkemesi, E.2020/76, K.2023/172 sayılı 11 Ekim 2023 tarihli kararıyla 5651 sayılı Kanun’un 9. maddesini iptal etti. Karar 10 Ocak 2024 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı ve iptal hükmü dokuz ay sonra, 10 Ekim 2024’te yürürlüğe girdi.
Bu nedenle bugün yalnızca “kişilik hakkım ihlal edildi” denilerek mülga 9. maddeye dayanılıp sulh ceza hâkimliğinden içerik çıkarma veya erişim engelleme istenmesi güncel hukukla bağdaşmaz. Arama sonuçlarında üst sıralarda görülen birçok eski yazı bu değişikliği yansıtmamaktadır.
Doğru başvuru yolu, ihlalin türüne göre değişir:
Genel kişilik hakkı ihlalinde Türk Medeni Kanunu ve hukuk mahkemeleri,
İnternet haber sitesinde cevap ve düzeltme için Basın Kanunu,
Özel hayatın gizliliğinde 5651 sayılı Kanun’un 9/A maddesi,
Suç şüphesinde savcılık veya kolluk,
Arama motoru sonuçlarında kişisel veriler ve unutulma hakkı yolları ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

5. Genel Kişilik Hakkı İhlalinde Hukuk Mahkemesinden Ne İstenebilir?
Türk Medeni Kanunu’nun 24 ve 25. maddeleri, kişilik hakkına yönelik saldırılara karşı temel korumayı sağlar. Somut olaya göre Asliye Hukuk Mahkemesinde şu talepler gündeme gelebilir:
Henüz başlamamış fakat ciddi ve yakın saldırının önlenmesi
Devam eden saldırının durdurulması
Etkileri süren saldırının hukuka aykırılığının tespiti
Düzeltmenin veya kararın üçüncü kişilere bildirilmesi ya da yayımlanması
Maddi ve manevi tazminat
Saldırı nedeniyle elde edilen kazancın vekâletsiz iş görme hükümlerine göre verilmesi
İçeriğin yayılmaya devam etmesi telafisi güç zarar doğuruyorsa Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 389. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir istenebilir. Tedbir kendiliğinden verilmez; yaklaşık ispat, ölçülülük, ifade özgürlüğüne etkisi ve somut zarar tehlikesi incelenir. Mahkeme, içeriğin tamamı yerine yalnızca ihlalli bölümün kaldırılması, düzeltme yapılması, adın anonimleştirilmesi veya başka ölçülü bir yöntemi uygun görebilir.
6. Özel Hayatın Gizliliğinde 5651 Sayılı Kanun’un 9/A Maddesi Nasıl İşler?
5651 sayılı Kanun’un 9. maddesi iptal edilmiş olsa da 9/A maddesi yürürlüktedir. Fakat bu özel yol, her yalan haber veya her itibar ihlali için değil; internet yayını nedeniyle özel hayatın gizliliğinin ihlal edildiği durumlar içindir.
Başvuruda ihlalli yayının tam URL’si, gizlilik ihlalinin açıklaması ve kimliği ispatlayan bilgiler bulunmalıdır. Kanundaki idari merciye yapılan talebin ardından erişimin engellenmesi tedbiri uygulanabilir; başvuru sahibi talebini 24 saat içinde sulh ceza hâkiminin kararına sunmalıdır. Hâkim kararını en geç 48 saat içinde açıklar; aksi hâlde tedbir kendiliğinden kalkar. Kural olarak yalnızca ihlalli URL’ye yönelik ölçülü karar verilir.
24 Temmuz 2026 tarihli 7590 sayılı Kanun’la kurumsal ifadeler güncellenmiş ve 31 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan değişiklikler sonrasında kanun metninde ilgili idari merci Siber Güvenlik Başkanlığı olarak düzenlenmiştir. Buna karşılık vatandaşların kullandığı e-Devlet hizmeti bugün hâlâ “BTK - Özel Hayatın Gizliliğinin İhlaline Yönelik Bireysel Başvuru” adıyla görüntülenebilmektedir. Başvuru sırasında güncel kanun metni ve çalışan resmî kanal birlikte kontrol edilmelidir.
Özel hayat ile itibar ihlali birbirine karıştırılmamalıdır. Örneğin kişinin özel yazışmasının, mahrem görüntüsünün veya sağlık bilgisinin yayımlanması 9/A bakımından değerlendirilebilir. “Hakkımda doğru olmayan mesleki bir iddia yazıldı” şikâyeti ise sırf bu nedenle 9/A kapsamına girmez.
7. İnternet Haber Sitesinde Tekzip ve Cevap Hakkı Nasıl Kullanılır?
5187 sayılı Basın Kanunu’nun 14. maddesi, süreli yayınlarda ve internet haber sitelerinde düzeltme ve cevap hakkını düzenler. Kişinin şeref ve haysiyetine dokunan veya kendisiyle ilgili gerçeğe aykırı yayım için, yayım tarihinden itibaren iki ay içinde sorumlu müdüre yazılı düzeltme ve cevap metni gönderilebilir.
İnternet haber sitesinin sorumlu müdürü metni;
Hiçbir düzeltme ve ekleme yapmadan,
En geç bir gün içinde,
İlgili yayının bulunduğu sayfa ve sütunlarda,
Aynı yazı karakterleri ve aynı biçimde,
URL bağlantısı sağlayarak yayımlamalıdır.
İlgili içerik yayından kaldırılmış veya erişime engellenmişse düzeltme ve cevap metni bir hafta süreyle internet haber sitesinin ana sayfasında yayımlanır; ilk 24 saat ana sayfada kalması gerekir.
Metin yayımlanmaz veya kanuna uygun yayımlanmazsa, kanundaki 15 günlük başvuru süresi içinde sulh ceza hâkiminden yayımlama kararı istenebilir. Hâkim, istemi üç gün içinde duruşma yapmaksızın karara bağlar. Bu yolun amacı haberi kendiliğinden tamamen silmek değil, cevap ve düzeltmenin usulüne uygun yayımlanmasını sağlamaktır. Sürelerin kısa olması nedeniyle başvuru ve teslim tarihleri dikkatle kaydedilmelidir.
8. Yalan Haber Nedeniyle Maddi ve Manevi Tazminat İstenebilir mi?
Kişilik hakkına hukuka aykırı saldırı nedeniyle Türk Borçlar Kanunu’nun 58. maddesi uyarınca manevi tazminat istenebilir. Gelir kaybı, müşteri kaybı, tedavi gideri veya başka ölçülebilir zarar kanıtlanabiliyorsa maddi tazminat da gündeme gelebilir.
Manevi tazminatın sabit bir tarifesi veya güvenilir bir hesaplama formülü yoktur. Mahkeme; yayının ağırlığını, erişim ve yayılma düzeyini, tarafların konumunu, kusuru, düzeltme yapılıp yapılmadığını, ihlalin süresini ve olayın tüm özelliklerini değerlendirir. Sosyal medyada paylaşılan örnek kararlar, başka bir dosya için kesin miktar göstermez.
Haksız fiilden doğan tazminat taleplerinde Türk Borçlar Kanunu’nun 72. maddesindeki genel kural uyarınca, zarar görenin zararı ve sorumluyu öğrendiği tarihten başlayarak iki yıllık, her hâlde fiilden başlayarak on yıllık zamanaşımı söz konusudur. Fiil daha uzun ceza zamanaşımına tabi bir suç oluşturuyorsa bu süre uygulanabilir. Yayının devam etmesi, yeniden paylaşılması ve farklı talepler süre hesabını etkileyebileceğinden somut dosya ayrıca incelenmelidir.
9. Yalan Haber Hangi Suçları Oluşturabilir?
Her gerçeğe aykırı haber suç değildir. Ceza sorumluluğu için ilgili suçun bütün kanuni unsurlarının oluşması ve gerekli manevi unsurun bulunması gerekir.
9.1. TCK 217/A Her Yalan Habere Uygulanmaz
“Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçu için bilginin;
Gerçeğe aykırı olduğunun fail tarafından bilinmesi,
Ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni veya genel sağlığıyla ilgili olması,
Halk arasında endişe, korku veya panik yaratma sırf saikiyle alenen yayılması,
Kamu barışını bozmaya elverişli olması
şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir. Yaptırım bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıdır; fail gerçek kimliğini gizleyerek veya bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlerse ceza yarı oranında artırılır. Anayasa Mahkemesi, E.2022/129, K.2023/189 sayılı kararında iptal istemini reddetmiştir; kararın özeti Mahkemenin resmî duyurusunda görülebilir.
Bu nedenle bir kişi veya şirket hakkındaki her yanlış iddiayı otomatik olarak TCK 217/A kapsamında göstermek doğru değildir.
9.2. Olayın Özelliğine Göre Diğer Suçlar
İçerik;
Bir kişinin onur, şeref ve saygınlığını rencide eden somut fiil isnadı veya sövme içeriyorsa hakaret,
Yetkili makamlara işlemediği bilinen bir fiil isnat edilerek soruşturma veya yaptırım başlatılması amaçlanmışsa iftira,
Kişisel veriler hukuka aykırı biçimde başkasına verilmiş, yayılmış veya ele geçirilmişse kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme
suçları gündeme gelebilir. Bu konuda ayrıca hakaret ve tehdit suçlarına ilişkin yazıyı ve dijital şiddet hukukuna ilişkin yazıyı inceleyebilirsiniz.
Şikâyet süresi, görevli makam ve suçun unsurları her iddiada farklı olabilir. Ceza başvurusu, içerik kaldırma veya tazminat talebinin yerine kendiliğinden geçmez; hukuk ve ceza yolları farklı amaçlara hizmet eder.
10. Google’dan Haber Kaldırma ve Unutulma Hakkı Aynı Şey midir?
Arama motorundan bir sonucun çıkarılması, haberin kaynak internet sitesinden silinmesi anlamına gelmez. İndeksten çıkarma, kişinin adı ve soyadıyla yapılan aramalarda belirli bağlantının sonuçlarda gösterilmemesini sağlayabilir; kaynak sayfa başka sorgularla veya doğrudan URL ile erişilebilir kalabilir.
Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 23 Haziran 2020 tarihli ve 2020/481 sayılı kararı uyarınca arama motorları veri sorumlusu kabul edilmektedir. İlgili kişi önce arama motoruna başvurmalıdır. Talep reddedilir, yetersiz cevaplanır veya süresinde cevaplanmazsa KVKK’ya şikâyet ve somut olaya uygun yargı yolu değerlendirilebilir.
İndeksten çıkarma taleplerinde şu unsurlar önem taşır:
Bilginin doğru ve güncel olup olmadığı
Üzerinden geçen süre
Kişinin kamusal rolü
Haberin kamu yararı ve tarihsel değeri
Bilginin kişi üzerindeki etkisi
Verinin hassas niteliği
Sonucun hangi isim sorgusunda görüntülendiği
Unutulma hakkı, geçmişin tamamen yeniden yazılması veya kamu yararı bulunan arşivlerin otomatik olarak silinmesi demek değildir. Gerektiğinde kaynaktan düzeltme veya kaldırma ile arama motorundan indeksten çıkarma ayrı ayrı talep edilmelidir.

11. Sahte veya Anonim Hesaptan Yayılan Haberlerde Ne Yapılabilir?
Hesabın takma ad kullanması hukuki başvuruyu imkânsız hâle getirmez; fakat gerçek kişinin tespiti her dosyada mümkün olmayabilir. Deliller korunduktan sonra suç şüphesi varsa savcılık veya kolluk makamı, hukuka uygun koşullarda platform ve bağlantı kayıtlarını araştırabilir. Hukuk davasında da taraf ve delil durumuna göre bilgi talebi veya delil tespiti gündeme gelebilir.
IP adresi tek başına her zaman içeriği kimin yazdığını kesin olarak göstermez. Ortak bağlantı, VPN, ele geçirilmiş hesap, eksik kayıt veya yurt dışındaki platform gibi etkenler araştırmayı güçleştirebilir. Bu nedenle “sahte hesabın sahibi kesin bulunur” şeklinde bir garanti verilemez.
Paylaşımı yeniden yayımlayan kişi de kendi eylemi bakımından sorumlulukla karşılaşabilir. Yeniden paylaşımın içeriği benimseyip benimsemediği, eleştiri veya haber verme amacı, eklenen yorum, erişim düzeyi ve kusur somut olayda değerlendirilir.
12. Hangi İhlalde Hangi Başvuru Yolu Değerlendirilir?
Sorunun Türü | Başlıca Başvuru Yolu | Talebin Amacı | Önemli Nokta |
Genel Kişilik Hakkı İhlali | TMK 24-25 ve Hukuk Mahkemesi | Önleme, Durdurma, Tespit, Düzeltme, Tazminat | 5651 m.9 Artık Yürürlükte Değildir |
Özel Hayatın Gizliliği | 5651 m.9/A | URL Bazlı Erişim Engelleme Tedbiri | 24 Saatte Hâkim Onayı İstenmelidir |
İnternet Haber Sitesinde Gerçeğe Aykırı Yayın | Basın Kanunu m.14 | Düzeltme ve Cevabın Yayımlanması | İlk Talep İçin İki Aylık Süre Vardır |
Arama Sonucundaki İsim Bağlantısı | Arama Motoru, KVKK ve Yargı Yolu | İndeksten Çıkarma | Kaynak Haber Kendiliğinden Silinmez |
Suç Şüphesi | Savcılık veya Kolluk | Failin ve Ceza Sorumluluğunun Araştırılması | Her Yalan Haber Suç Değildir |
Acil ve Telafisi Güç Zarar | HMK m.389 İhtiyati Tedbir | Geçici Koruma | Yaklaşık İspat ve Ölçülülük İncelenir |
Bu yollar birbirini her zaman dışlamaz. Aynı olayda örneğin tekzip, hukuk davası, arama motoru başvurusu ve ceza soruşturması farklı koşullarla birlikte yürüyebilir. Hangi talebin hangi sırayla ileri sürüleceği, yayının niteliğine ve eldeki delillere göre belirlenmelidir.
13. Ankara ve Yenimahalle’de Başvuru Süreci Nasıl Yürütülür?
Ankara veya Yenimahalle’de yaşayan bir kişinin karşılaştığı internet yayını, Türkiye’nin başka bir yerinden hatta yurt dışından yapılmış olabilir. Yetkili mahkeme ve savcılık yalnızca ikametgâha bakılarak belirlenmez; davanın türü, zararın meydana geldiği yer, tarafların yerleşim yeri, yayın kuruluşunun niteliği ve özel yetki kuralları birlikte incelenir.
Kişilik hakkına dayalı hukuk davalarında Türk Medeni Kanunu’nun 25. maddesindeki özel yetki kuralı kapsamında davacının veya davalının yerleşim yeri mahkemesi gündeme gelebilir. Ceza soruşturmasında ise suçun işlendiği ve neticenin gerçekleştiği yer ile dijital yayının özellikleri önem taşır. Bu nedenle Ankara Adliyesi veya Ankara Batı Adliyesinin görev ve yetkisi, dosyanın somut verileri görülmeden kesinleştirilmemelidir.
Yerel başvuruda da izlenecek temel sıra değişmez: URL ve deliller korunur, yayının türü belirlenir, süreler hesaplanır, doğru muhataba başvurulur ve talep ölçülü biçimde kurulur. Sadece “haber yalan” demek yerine gerçeğe aykırılık belgelerle açıklanmalıdır.
14. Başvuru Öncesi Kontrol Listesi
Bir işlem başlatmadan önce şu sorulara cevap verilmesi, yanlış merciye başvuru riskini azaltır:
İhlalli içeriğin tam URL’si ve kopyası saklandı mı?
İddianın hangi bölümü gerçeğe aykırı ve bunu hangi belge kanıtlıyor?
Yayın bir internet haber sitesi mi, sosyal medya paylaşımı mı, forum mu?
Şikâyet yalnızca itibarla mı ilgili, yoksa özel hayatın gizliliği de ihlal edildi mi?
İçerik ilk kez ne zaman yayımlandı ve ne zaman öğrenildi?
İçerik sağlayıcıya, sorumlu müdüre veya platforma başvuru yapıldı mı?
İstenen sonuç kaldırma mı, düzeltme mi, anonimleştirme mi, indeksten çıkarma mı?
Maddi zarar veya manevi etkinin somut belgeleri var mı?
İçerik hâlen yayılıyor mu ve acil tedbir gerektiren bir tehlike var mı?
Ceza şikâyeti düşünülüyorsa ilgili suçun tüm unsurları mevcut mu?
Doğru yol, en sert görünen talep değil; ihlali gidermeye elverişli, hukuki dayanağı bulunan ve ifade özgürlüğü karşısında ölçülü olan taleptir.
15. Sıkça Sorulan Sorular
1. Yalan haber internetten nasıl kaldırılır?
Önce delil korunur ve yayının türü belirlenir. Ardından site veya platform başvurusu, TMK 24-25 davası, tekzip, 5651 m.9/A ya da arama motorundan indeksten çıkarma yollarından uygun olanı seçilir.
2. 5651 sayılı Kanun’un 9. maddesi hâlâ yürürlükte mi?
Hayır. Anayasa Mahkemesinin iptal kararı 10 Ekim 2024’te yürürlüğe girdi. Genel kişilik hakkı ihlalinde eski 9. maddeye dayalı doğrudan sulh ceza yolu artık uygulanamaz.
3. Her kişilik hakkı ihlalinde sulh ceza hâkimliğine başvurulur mu?
Hayır. Genel kişilik hakkı talepleri kural olarak hukuk mahkemelerinde görülür. Sulh ceza yolu, örneğin 5651 m.9/A’daki özel hayat veya Basın Kanunu’ndaki tekzip gibi özel düzenlemelerde gündeme gelebilir.
4. Özel görüntü yayımlanırsa en hızlı yol nedir?
5651 m.9/A kapsamındaki özel hayat başvurusu ve 24 saat içinde hâkim onayı süreci değerlendirilebilir. Ayrıca delil toplama, hukuk davası ve suç şikâyeti gerekebilir.
5. İnternet haberine tekzip için süre ne kadardır?
Basın Kanunu m.14 uyarınca düzeltme ve cevap metni, yayım tarihinden itibaren iki ay içinde sorumlu müdüre gönderilmelidir.
6. Ekran görüntüsü tek başına yeterli midir?
Her zaman değil. Tam URL, tarih-saat, sayfanın bütünü, profil bilgileri ve mümkünse e-Tespit veya delil tespiti gibi destekleyici kayıtlar da korunmalıdır.
7. Sahte hesabın sahibi bulunabilir mi?
Savcılık veya mahkeme yoluyla kayıtlar araştırılabilir; ancak VPN, ortak bağlantı, eksik veri veya yurt dışı platform nedeniyle tespit her dosyada garanti değildir.
8. Yalan haberi yeniden paylaşan kişi sorumlu olur mu?
Olabilir. Paylaşımın içeriği benimseyip benimsemediği, eklenen yorum, amaç, erişim ve kusur birlikte değerlendirilir.
9. Google sonucunun kaldırılması haberi de siler mi?
Hayır. İndeksten çıkarma, belirli isim aramalarındaki bağlantıyı etkiler. Kaynak sayfa ayrıca kaldırılmadıkça doğrudan URL ile erişilebilir kalabilir.
10. Manevi tazminat miktarı nasıl belirlenir?
Sabit tarife yoktur. Mahkeme ihlalin ağırlığı, yayılma düzeyi, kusur, tarafların durumu ve olayın diğer özelliklerine göre hakkaniyetli bir miktar belirler.
11. Her yalan haber TCK 217/A suçunu oluşturur mu?
Hayır. Bilginin konusu, bilerek yayılması, sırf korku veya panik yaratma saiki ve kamu barışını bozmaya elverişlilik dâhil tüm şartlar birlikte bulunmalıdır.
12. Ankara’da hangi mahkemeye başvurulur?
Görev ve yetki; talebin türüne, tarafların yerleşim yerine ve olayın gerçekleştiği yere göre değişir. Ankara veya Ankara Batı adliyesi, dosya incelenmeden otomatik olarak yetkili sayılamaz.
Yasal Uyarı: Bu web sitesinde yer alan bilgiler, yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Bu sitedeki bilgilerin kullanımı, hiçbir şekilde avukat-müvekkil ilişkisi oluşturmaz. İçerikte yer alan bilgilere dayanarak hareket etmeden önce, özel hukuki durumunuzla ilgili olarak mutlaka bu alanda çalışan bir avukata danışmanız tavsiye edilir.



Yorumlar