top of page

Limited Şirket Borçlarından Ortak ve Müdür Sorumlu Mu?

  • Yazarın fotoğrafı: Av. Mete ŞAHİN
    Av. Mete ŞAHİN
  • 9 Ağu
  • 10 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 6 gün önce

Limited şirketin ticari, vergi ve SGK borçlarından ortak ile müdürün sorumluluğu

Limited şirket ortağı ve müdürünün borçları incelenirken önce şirket borcu ile kişisel borç birbirinden ayrılmalıdır. Limited şirket borçlarından kural olarak şirket, kendi malvarlığıyla sorumludur. Bir kişi yalnızca şirket ortağı veya müdürü olduğu için şirketin banka kredisi, kira, tedarikçi, işçilik alacağı ya da diğer ticari borçlarını şahsi malvarlığından ödemek zorunda kalmaz. Ancak borç vergi, SGK primi veya başka bir kamu alacağı ise; kişi şahsen kefil olmuşsa, aval vermişse ya da müdürlük görevini hukuka aykırı biçimde yerine getirmişse sonuç değişebilir.


Bu rehber, 9 Ağustos 2026 tarihinde yürürlükte bulunan düzenlemeler esas alınarak hazırlanmıştır. Limited şirket ortağı ile müdürünün borçlardan sorumluluğu; borcun türü, borcun dönemi, pay oranı, temsil yetkisi, pay devri ve şirketten tahsil imkânı birlikte değerlendirilerek belirlenir. Şirket kuruluşu, pay devri ve yöneticilerin yükümlülükleri hakkında genel bilgi için Ankara ticaret hukuku ve şirketler hukuku sayfası incelenebilir.


1. Limited Şirkette Borcun Kime Ait Olduğu Nasıl Belirlenir?


Limited şirket, ortaklarından ve müdürlerinden ayrı bir tüzel kişidir. Şirket adına yapılan sözleşmenin tarafı, kural olarak şirketin kendisidir. Bu nedenle bir faturada, kredi sözleşmesinde, kira sözleşmesinde veya icra takibinde önce borçlunun şirket mi, ortak mı, müdür mü olduğu belirlenmelidir.


1.1. Şirket Borcu ile Şahsi Borç Aynı Şey Değildir


Şirket adına alınan mal veya hizmetten doğan borç şirket borcudur. Ortağın kendi konutu için kullandığı kredi ya da müdürün şahsen imzaladığı bir sözleşmeden doğan borç ise kişisel borçtur. Şirket hesabından ödeme yapılması veya kişinin şirketi yönetmesi, tek başına borcun tarafını değiştirmez.


1.2. Ortaklık ve Müdürlük Farklı Sıfatlardır


Ortak, şirkette esas sermaye payına sahip kişidir. Müdür ise şirketi yöneten ve temsil eden kişidir. Aynı kişi hem ortak hem müdür olabilir; fakat sorumluluğu her sıfat yönünden ayrı ayrı incelenir. Örneğin ortak sıfatıyla kamu borcunun pay oranındaki kısmı, müdür sıfatıyla ise şartları varsa daha geniş bir tutar gündeme gelebilir.


2. Şirketin Ticari Borçlarından Ortak Sorumlu Mudur?


6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 573. maddesine göre ortaklar şirket borçlarından sorumlu değildir; taahhüt ettikleri esas sermaye payını ödemek ve şirket sözleşmesinde öngörülmüşse ek ödeme ile yan edim yükümlülüklerini yerine getirmekle yükümlüdür. Kanun’un 602. maddesi de şirketin borç ve yükümlülükleri nedeniyle yalnızca kendi malvarlığıyla sorumlu olduğunu belirtir.


Bu nedenle şirketin tedarikçi borcu, banka kredisi, işyeri kirası, işçilik alacağı, tazminat veya cari hesap borcu, yalnızca ortaklık sıfatı gerekçe gösterilerek ortaktan istenemez. Şirket alacağı için başlatılan özel hukuk takibinin koşulları hakkında itirazın iptali davası ve icra takibi başlıklı yazıda ayrıntılı bilgi bulunmaktadır.


2.1. Ödenmemiş Sermaye Borcu


Ortağın taahhüt ettiği sermayenin ödenmemiş kısmı, ortağın şirkete karşı borcudur. Bu durum şirket alacaklısına her olayda doğrudan ortağa başvurma hakkı vermez. Bununla birlikte şirketin sermaye alacağı, şirket malvarlığının bir unsurudur; haciz, iflas veya tasfiye sürecinde tahsili gündeme gelebilir.


2.2. Şirket Sözleşmesindeki Ek Ödeme ve Yan Edimler


Şirket sözleşmesinde kanuna uygun biçimde ek ödeme veya yan edim yükümlülüğü öngörülmüşse ortak bunları yerine getirmek zorundadır. Bu yükümlülükler, ortağı bütün şirket borçlarından sınırsız sorumlu hâle getirmez; kapsamları şirket sözleşmesi ve Türk Ticaret Kanunu hükümleriyle belirlenir.


3. Şirketin Ticari Borçlarından Müdür Sorumlu Mudur?


Müdürün şirket adına ve temsil yetkisi içinde imza atması, onu sözleşmenin kişisel borçlusu yapmaz. Örneğin yalnızca şirket kaşesi altında şirketi temsilen imzalanmış bir kira veya kredi sözleşmesinde borçlu şirketse, müdür sırf imzası bulunduğu için şahsen sorumlu olmaz.


Türk Ticaret Kanunu’nun 644. maddesinin yaptığı gönderme nedeniyle 553. maddede düzenlenen sorumluluk limited şirket müdürleri için de önemlidir. Müdür; kanundan veya şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini kusuruyla ihlal eder ve bu nedenle şirkete, ortağa ya da alacaklıya zarar verirse tazminat sorumluluğu doğabilir. Bu, şirket borcunun otomatik olarak müdüre geçmesi değil; kusurlu görev ihlalinden kaynaklanan ayrı bir sorumluluktur.


3.1. Müdürün Şahsen Sorumlu Olabileceği Başlıca Hâller


  • Kişisel kefalet veya garanti: Müdür, şirket borcu için geçerli bir kişisel teminat vermişse teminatın kapsamı içinde sorumlu olabilir.

  • Aval: Şirketin bono veya çek borcu için şahsen aval verilmişse kambiyo hukukundan doğan kişisel sorumluluk gündeme gelir.

  • Yetkisiz işlem: Şirket adına temsil yetkisi bulunmadan işlem yapan kişinin sorumluluğu, işlemin niteliğine ve sonradan onaylanıp onaylanmadığına göre ayrıca incelenir.

  • Haksız fiil veya kusurlu görev ihlali: Müdürün kendi hukuka aykırı davranışı zarar doğurmuşsa kişisel tazminat sorumluluğu oluşabilir.

  • Kamu borçlarına ilişkin özel hükümler: Vergi, diğer kamu alacakları ve SGK primlerinde aşağıdaki özel düzenlemeler uygulanır.


Kefalet, garanti ve aval ifadeleri aynı sonucu doğurmaz. Özellikle banka kredi sözleşmeleri, genel kredi sözleşmeleri ve kambiyo senetlerindeki imza bölümleri ayrı ayrı kontrol edilmelidir.


4. Borcun Türüne Göre Ortak ve Müdür Sorumluluğu


Borç Türü

Ortağın Durumu

Müdürün Durumu

Temel Koşul

Ticari ve özel hukuk borcu

Kural olarak şahsen sorumlu değildir

Kural olarak şahsen sorumlu değildir

Kişisel kefalet, aval, haksız fiil veya ayrı bir sorumluluk sebebi bulunmamalıdır

Vergi ve vergiye bağlı alacak

Şirketten tahsil edilemeyen kısım için pay oranında sorumluluk doğabilir

VUK m.10 şartları varsa ilgili borç yönünden sorumluluk doğabilir

Borcun dönemi, temsil görevi, vergisel ödevin ihlali ve tahsil durumu incelenir

Vergi dışındaki kamu alacağı

6183 sayılı Kanun m.35 uyarınca pay oranında sorumluluk doğabilir

6183 sayılı Kanun’un mükerrer 35. maddesi uyarınca payla sınırlı olmayan sorumluluk doğabilir

Şirketten tahsil edilememe veya edilemeyeceğinin anlaşılması gerekir

SGK primi ve Kurumun diğer alacakları

Sırf ortaksa, 6183 sayılı Kanun m.35 çerçevesinde pay oranı önemlidir

5510 sayılı Kanun m.88 şartları varsa işverenle birlikte müşterek ve müteselsil sorumluluk doğabilir

Yetki, borç dönemi ve haklı sebep bulunup bulunmadığı değerlendirilir

Şahsi kefalet, garanti veya aval

Verdiği kişisel teminatın kapsamıyla sorumlu olabilir

Verdiği kişisel teminatın kapsamıyla sorumlu olabilir

Belgenin şekli, imza sıfatı, tutarı ve kapsamı incelenir


Tablodaki kurallar genel çerçeveyi gösterir. Aynı ödeme emrinde farklı dönemler, farklı borç türleri ve farklı sorumluluk dayanakları bulunabileceğinden her kalem ayrıca incelenmelidir.

Limited şirket borçlarında ortak ve müdür sorumluluğunun karşılaştırması

5. Limited Şirket Ortağının Kamu Borçlarından Sorumluluğu


6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 35. maddesi, limited şirket ortakları için özel bir sorumluluk düzenler. Şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen ya da tahsil edilemeyeceği anlaşılan kamu alacağından ortak, sermaye hissesi oranında sorumlu tutulabilir.


Bu sorumlulukta ortağın şirketi yönetip yönetmediği veya borcun doğmasına kusuruyla sebep olup olmadığı temel ölçüt değildir. Buna karşılık ortaklık dönemi, pay oranı, borcun doğduğu ve ödenmesi gerektiği tarihler ile şirketten tahsil koşulu belirleyicidir.


5.1. Önce Şirket Hakkında Takip Yapılmalıdır


Ortağın kamu borcu sorumluluğu, şirket borcunun hiçbir işlem yapılmadan doğrudan ortağa yöneltilmesi anlamına gelmez. Şirketten tahsil edilememe veya tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması kanundaki koşullardan biridir. Şirket adına yapılan takip, malvarlığı araştırması ve tahsil edilemeyen tutar ödeme emri dosyasında denetlenmelidir.


5.2. Pay Oranı Nasıl Hesaplanır?


Basitleştirilmiş bir örnekte şirketin tahsil edilemeyen kamu borcu 600.000 TL ve kişinin esas sermaye payı yüzde 25 ise, ortak sıfatından doğan sorumluluk 150.000 TL üzerinden gündeme gelir. Gecikme zammı gibi ferî alacaklar, pay oranının değiştiği tarihler ve yapılan tahsilatlar gerçek hesaplamada ayrıca dikkate alınır.


Ortak sıfatından doğan bu pay oranlı sorumluluk, aynı kişinin müdür veya kanuni temsilci sıfatıyla doğabilecek sorumluluğundan farklıdır.


5.3. Pay Devri Eski Kamu Borçlarını Her Zaman Sona Erdirmez


Payını devreden ortak, devirden önce doğmuş kamu borçları bakımından kendiliğinden tamamen kurtulmaz. 6183 sayılı Kanun m.35 uyarınca devreden ve devralan, devir öncesindeki kamu alacakları yönünden kanundaki şartlarla birlikte müteselsilen sorumlu tutulabilir. Kamu alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda farklı ortaklar varsa bu kişiler de pay oranları çerçevesinde birlikte sorumlulukla karşılaşabilir.


Bu nedenle pay devir sözleşmesi, ortaklar pay defteri, genel kurul kararı, ticaret sicili tescili ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ilanı birlikte incelenmelidir. Pay devrinin şirketin mevcut veya muhtemel borçları üzerindeki etkisi, devir öncesinde yapılacak şirketler hukuku incelemesinin temel başlıklarından biridir.


6. Limited Şirket Müdürünün Vergi ve Diğer Kamu Borçlarından Sorumluluğu


Müdürün kamu borçlarından sorumluluğu tek bir hükme dayanmaz. Vergi ve vergiye bağlı alacaklarda Vergi Usul Kanunu m.10, vergi dışındaki kamu alacaklarında ise kural olarak 6183 sayılı Kanun’un mükerrer 35. maddesi dikkate alınır.


6.1. Vergi Borçlarında VUK m.10


213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 10. maddesine göre tüzel kişiye düşen vergisel ödevler kanuni temsilciler tarafından yerine getirilir. Bu ödevlerin yerine getirilmemesi yüzünden şirket varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacaklar, yükümlülüğünü yerine getirmeyen kanuni temsilciden istenebilir.


Dolayısıyla kişinin yalnızca sicilde müdür görünmesi her uyuşmazlıkta yeterli kabul edilemez. İlgili vergisel ödevin hangi dönemde doğduğu, ödeme ve beyan yetkisinin kimde olduğu, görev dağılımı, müdürün fiilî ve hukukî yetkisi, ödevin yerine getirilmemesi ile tahsil edilememe arasındaki bağ ve kusursuzluk iddiası değerlendirilmelidir.


6.2. Vergi Dışındaki Kamu Alacaklarında Mükerrer m.35


6183 sayılı Kanun’un mükerrer 35. maddesi, tüzel kişinin malvarlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen ya da tahsil edilemeyeceği anlaşılan kamu alacağının kanuni temsilcinin şahsi malvarlığından tahsilini düzenler. Müdürün bu kapsamdaki sorumluluğu, ortağın pay oranlı sorumluluğu gibi sermaye oranıyla sınırlı değildir.


Bununla birlikte sorumluluk yine otomatik değildir. Kişinin ilgili dönemde kanuni temsilci olup olmadığı, temsil yetkisinin kapsamı, şirketten tahsil koşulu ve borcun hukukî türü belirlenmeden yalnızca “müdür” unvanına dayanılarak sonuca gidilmemelidir.


6.3. Anayasa Mahkemesinin 2015 Tarihli Kararı Neden Önemlidir?


Anayasa Mahkemesi, E.2014/144 ve K.2015/29 sayılı 19 Mart 2015 tarihli kararında, 6183 sayılı Kanun’un mükerrer 35. maddesine sonradan eklenen iki fıkrayı iptal etti. Bu karar nedeniyle farklı dönemlerde görev yapan kanuni temsilcilerin salt borcun doğduğu veya ödenmesi gerektiği tarihte görevde bulunmaları esas alınarak otomatik biçimde aynı borcun tamamından sorumlu tutulması doğru değildir.


Karar ayrıca vergi ve vergiye bağlı alacaklarda VUK m.10’daki görev, ihlal ve sorumluluk ölçütlerinin göz ardı edilmemesini gerektirir. Bu nedenle ödeme emrinde gösterilen kanun maddesi ile alacağın niteliği mutlaka karşılaştırılmalıdır.

Kamu borcunda şirketten tahsil araştırmasından sonra ortak ve müdür sorumluluğu akışı

7. SGK Prim Borcundan Ortak ve Müdür Nasıl Sorumlu Olur?


5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 88. maddesi, Kurumun prim ve diğer alacakları için özel bir düzenleme içerir. Sırf ortak olan kişi yönünden, Kurum alacağının 6183 sayılı Kanun kapsamında takibinde limited şirket ortaklarına ilişkin m.35 ve pay oranı önem taşır.


Müdür veya başka bir yetkili ise primin tahakkuk ve ödenmesinde yetkili üst düzey yönetici ya da kanuni temsilci konumundaysa ve borç haklı bir sebep olmaksızın süresinde ödenmemişse, işveren şirketle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulabilir. Bu sorumluluk pay oranıyla sınırlı değildir.


Bu nedenle “SGK borcundan bütün ortaklar borcun tamamıyla sorumludur” şeklindeki genelleme doğru değildir. Ortağın yalnız ortak mı olduğu, aynı zamanda müdür veya yetkili sıfatı taşıyıp taşımadığı, yetkili olduğu dönem ve haklı sebep savunması ayrı ayrı incelenmelidir.


8. Aynı Kişi Hem Ortak Hem Müdürse Ne Olur?


Aynı kişiye iki farklı hukukî dayanakla ödeme emri gönderilebilir. Örneğin yüzde 30 pay sahibi bir müdür, ortak sıfatıyla şirketten tahsil edilemeyen kamu borcunun yüzde 30’undan; müdür sıfatıyla ise şartları gerçekleşmişse ilgili borcun pay oranıyla sınırlı olmayan kısmından sorumlu tutulmak istenebilir.


Bu, aynı borcun idare tarafından iki kez tahsil edilebileceği anlamına gelmez. Yapılan ödemeler toplam borçtan düşülmeli; ödeme emrinin dayanağı, tutarı ve sorumluluk sıfatı açık olmalıdır. Kişinin sonradan şirketten veya diğer sorumlulardan isteyebileceği tutar da sorumluluğun dayanağına ve iç ilişkiye göre ayrıca belirlenir.


9. Ortağın veya Müdürün Kişisel Borcu Şirketi Etkiler Mi?


Ortağın kişisel kredi, vergi veya başka bir borcu nedeniyle limited şirket tüzel kişiliği borçlu hâle gelmez. Şirkete ait banka hesabı, araç, taşınmaz veya ticari mal kural olarak ortağın kişisel borcu için haczedilemez.


Buna karşılık Türk Ticaret Kanunu m.133 uyarınca ortağın kişisel alacaklısı, ortağın kâr ve tasfiye payına başvurabilir; borçlu ortağa ait esas sermaye payının haczini ve paraya çevrilmesini isteyebilir. Aynı şekilde müdürün şirketteki ücret veya başka bir kişisel alacağı da kendi borcu için hacze konu olabilir. Şirket malvarlığı ile ortağın veya müdürün kişisel malvarlığı birbirine karıştırılmamalıdır.


10. Şirketin Kapanması veya Tasfiyesi Borçları Sona Erdirir Mi?


Şirketin faaliyeti bırakması, vergi kaydının kapanması, tasfiyeye girmesi ya da ticaret sicilinden silinmesi borçları kendiliğinden yok etmez. Tasfiye sürecinde şirket alacakları tahsil edilir, borçları ödenir ve kalan malvarlığı paylaştırılır. Eksik veya usulsüz tasfiye, tasfiye memurları ve yöneticiler bakımından ayrıca sorumluluk doğurabilir.


Kamu borçlarında ortağın ve müdürün ilgili dönemlere ilişkin kanunî sorumluluğu, şirket kapandıktan sonra da ödeme emrine konu edilebilir. Ancak sicilden terkin tarihi, tasfiye işlemleri, borç dönemi ve şirkete karşı yürütülen takip dosyası denetlenmeden kişisel sorumluluk kabul edilmemelidir.


11. Ödeme Emri Geldiğinde Ne Yapılmalıdır?


Önce belgenin vergi dairesi, SGK veya özel bir icra dairesi tarafından düzenlenip düzenlenmediği belirlenmelidir. Çünkü başvuru süresi ve görevli mahkeme borcun türüne göre değişir. 6183 sayılı Kanun kapsamındaki ödeme emrine karşı dava süresi, tebliğden itibaren 15 gündür. Vergi alacağına ilişkin ödeme emrinde kural olarak vergi mahkemesi; SGK ödeme emrinde ise iş mahkemesi görevli olur. Özel hukuk borcu için icra dairesince gönderilen ödeme emirlerinde farklı ve çoğu zaman daha kısa süreler uygulanır.


Gelir İdaresi Başkanlığının 2026 Ödeme Emri broşürü, 6183 sayılı Kanun kapsamındaki ödeme emrinin içeriği ve 15 günlük dava süresi hakkında açıklamalar içerir. Tebliğ tarihi bekletilmeden kayda alınmalı; elektronik tebligat varsa tebliğ tarihi ayrıca kontrol edilmelidir.

Limited şirket ortağı veya müdürüne kamu borcu ödeme emri gelince yapılacak kontroller

11.1. Kontrol Edilmesi Gereken Belgeler


  • Ödeme emri ve ekindeki borç dökümü,

  • Tebligat zarfı veya elektronik tebligat kayıtları,

  • Borcun aslı, dönemi, vadesi ve ferî alacakları,

  • Ticaret sicili kayıtları ve Türkiye Ticaret Sicili Gazeteleri,

  • Şirket sözleşmesi, pay devri belgeleri ve ortaklar pay defteri,

  • Müdür atama, görevden alma ve istifa kararları,

  • İmza sirküleri, temsil şekli ve varsa iç yönerge,

  • Şirket hakkında yapılan tahsilat ve malvarlığı araştırmaları,

  • Vergi beyannameleri, SGK bildirgeleri ve ödeme kayıtları.


Ödeme emrindeki borcun şirket borcuyla aynı olup olmadığı, daha önce ödenip ödenmediği, zamanaşımı, kişinin ilgili dönemdeki sıfatı, pay oranı ve şirketten tahsil koşulu birlikte değerlendirilmelidir. Kamu veya özel alacak takibine ilişkin genel başvuru yolları için Ankara icra ve iflas hukuku sayfası incelenebilir.


12. Ortaklar ve Müdürler Riski Nasıl Azaltabilir?


Şirket ile kişisel malvarlığı kesin biçimde ayrılmalı; şirket işlemleri şirket hesabı üzerinden yürütülmelidir. Kredi, kira, tedarik ve kambiyo belgeleri imzalanırken imzanın şirketi temsilen mi, kefil veya avalist olarak mı atıldığı açıkça kontrol edilmelidir.


Pay devrinden önce vergi dairesi ve SGK borçları, devam eden incelemeler, tebligatlar ve muhtemel tahakkuklar araştırılmalıdır. Müdür değişikliği yalnız iç karar olarak bırakılmamalı; tescil, ilan, MERSİS, vergi dairesi, banka ve SGK yetkileri gecikmeden güncellenmelidir. Görev dağılımı yapılmışsa karar ve yetki belgeleri saklanmalıdır.


Şirketin ödeme güçlüğüne girmesi hâlinde kayıtlar ortadan kaldırılmamalı, gerçeğe aykırı devir veya mal kaçırma işlemlerine başvurulmamalıdır. Borcun yapılandırılması, şirketin finansal durumu ve gerekirse konkordato veya iflas seçenekleri zamanında değerlendirilmelidir.


13. Ankara ve Yenimahalle’de Şirket Borçları Uyuşmazlıkları


Ankara ve Yenimahalle’de faaliyet gösteren limited şirketlerde vergi dairesi, SGK, ticaret sicili ve icra dosyalarının farklı kurumlardaki kayıtları birlikte incelenebilir. Özellikle müdür değişikliği, pay devri veya elektronik tebligat bulunan dosyalarda yalnızca ticaret sicili kaydına bakmak yeterli olmayabilir. Türkiye’nin diğer illerindeki şirketler için de aynı kanunî çerçeve uygulanır; görevli ve yetkili idare ya da mahkeme somut dosyaya göre belirlenir.


14. Değerlendirme


Limited şirketin olağan ticari borçlarından şirket kendi malvarlığıyla sorumludur; ortak ve müdür yalnız sıfatları nedeniyle kişisel borçlu olmaz. Buna karşılık ortağın kamu borçlarında pay oranlı sorumluluğu, müdürün vergi ve diğer kamu alacaklarındaki kanunî temsilci sorumluluğu, SGK m.88’deki müşterek ve müteselsil sorumluluk ile kişisel kefalet veya aval birbirinden farklıdır.


Doğru sonuca ulaşmak için borcun türü, doğduğu dönem, vadesi, şirketten tahsil işlemleri, kişinin ortaklık ve müdürlük tarihleri, pay oranı, temsil yetkisi ve imzaladığı belgeler birlikte değerlendirilmelidir.


15. Sıkça Sorulan Sorular


1. Limited şirket borcu ortağın evine haciz getirir mi?


Olağan şirket borcu için kural olarak hayır. Kamu borcu, kişisel kefalet veya başka bir şahsi sorumluluk varsa ortağın malvarlığına başvurulabilir.


2. Limited şirket müdürü bütün şirket borçlarından sorumlu mudur?


Hayır. Müdür yalnızca müdür olduğu için bütün borçlardan sorumlu değildir; kanunî temsilci sorumluluğu, kusurlu görev ihlali veya kişisel teminat gibi ayrı bir sebep gerekir.


3. Şirketin vergi borcu ortağa çıkar mı?


Şirketten tahsil edilemeyen veya edilemeyeceği anlaşılan vergi borcu, 6183 sayılı Kanun m.35 şartlarıyla ortağa payı oranında yöneltilebilir.


4. Yüzde 10 ortak kamu borcunun tamamını öder mi?


Sırf ortak sıfatıyla kural olarak pay oranı esas alınır. Aynı kişi müdürse, müdürlükten doğan ayrı sorumluluk ayrıca incelenir.


5. Pay devri eski vergi ve SGK borçlarını siler mi?


Hayır. Devir öncesindeki kamu borçları bakımından devreden ve devralanın kanunî sorumluluğu devam edebilir.


6. Eski müdür görevden ayrıldıktan sonraki borçlardan sorumlu olur mu?


Kural olarak ilgili borç dönemi ve yetki durumu esas alınır. Sicil, fiilî yetki ve borcun doğum-vade tarihleri birlikte incelenmelidir.


7. Aynı kişi hem ortak hem müdürse sorumluluk nasıl belirlenir?


Ortaklık ve müdürlük sorumluluğu ayrı dayanaklarla hesaplanır. Tahsil edilen toplam tutar ise şirket borcunu aşamaz.


8. SGK prim borcundan ortak mı, müdür mü sorumludur?


Sırf ortak için pay oranlı kamu borcu sorumluluğu; yetkili müdür için 5510 sayılı Kanun m.88’deki şartlar gündeme gelebilir.


9. Şirket kredisine imza atan müdür şahsen borçlu olur mu?


Yalnız şirketi temsilen atılan imza kişisel borç doğurmaz. Kefil, garantör veya avalist sıfatıyla imza varsa sonuç değişebilir.


10. Şirket kapanınca vergi ve SGK borçları biter mi?


Hayır. Kapanma veya tasfiye borcu kendiliğinden sona erdirmez; ortak ve yöneticilerin kanunî sorumluluğu ilgili dönemler için devam edebilir.


11. Ortağın kişisel borcu için şirket hesabı haczedilebilir mi?


Kural olarak hayır. Ancak ortağın kâr payı, tasfiye payı ve şirketteki esas sermaye payı haczedilebilir.


12. Kamu ödeme emrine karşı süre kaç gündür?


6183 sayılı Kanun kapsamındaki ödeme emrine karşı süre tebliğden itibaren 15 gündür. Başvuru yeri borcun türüne göre değişir.


Yasal Uyarı: Bu web sitesinde yer alan bilgiler, yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Bu sitedeki bilgilerin kullanımı, hiçbir şekilde avukat-müvekkil ilişkisi oluşturmaz. İçerikte yer alan bilgilere dayanarak hareket etmeden önce, özel hukuki durumunuzla ilgili olarak mutlaka bu alanda çalışan bir avukata danışmanız tavsiye edilir.


Yorumlar


bottom of page