top of page

Rekabet Yasağı Sözleşmesi: İşçi İşten Ayrıldıktan Sonra Rakip Firmada Çalışabilir mi?

Yazarın fotoğrafı: Av. Mete ŞAHİN
Av. Mete ŞAHİN
2 gün önce
7 dakikada okunur

Rekabet yasağı sözleşmesi, işçinin iş ilişkisi sona erdikten sonra eski işvereniyle rekabet etmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlendiği anlaşmadır. Bu kayıt, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 444 ilâ 447. maddelerinde düzenlenir. Kanun, işçinin ekonomik geleceğini korumak için yasağa sıkı geçerlilik şartları ve sınırlar getirmiştir: yazılı şekil aranır, süre kural olarak iki yılı aşamaz ve yasak yalnızca işverenin gerçekten korunmaya değer bir menfaati varsa hüküm ifade eder.


İş sözleşmesi sona eren bir işçinin rakip bir işyerinde çalışıp çalışamayacağı, imzaladığı rekabet yasağı kaydının geçerli olup olmadığına, kaydın sınırlarına ve sözleşmenin ne şekilde sona erdiğine göre belirlenir. Aşağıda bu üç başlık, cezai şartın sonuçları ve Ankara’da izlenecek yargı yolu ayrı ayrı ele alınmaktadır.


Rekabet yasağı sözleşmesini konu alan Avukat Mete Şahin başlık görseli.

1. Rekabet Yasağı Sözleşmesi Nedir?


İşçi, iş ilişkisi devam ettiği sürece zaten kanun gereği işvereniyle rekabet edemez. Türk Borçlar Kanunu’nun 396. maddesi, işçinin sadakat borcu kapsamında hizmet ilişkisi süresince ücret karşılığı üçüncü kişiye hizmet vermesini ve özellikle kendi işvereniyle rekabete girişmesini yasaklar. Bu yasak için ayrıca sözleşme yapılmasına gerek yoktur.


Rekabet yasağı sözleşmesi ise iş ilişkisi sona erdikten sonraki dönemi düzenler. Türk Borçlar Kanunu’nun 444. maddesine göre fiil ehliyetine sahip işçi, sözleşmenin sona ermesinden sonra işverenle herhangi bir biçimde rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir.


Bu kayıt çoğu zaman iş sözleşmesinin bir maddesi olarak, bazen de ayrı bir belge olarak düzenlenir. Hangi biçimde yapıldığının önemi yoktur; önemli olan yazılı şekil şartının ve aşağıdaki geçerlilik koşullarının karşılanmasıdır. 4857 sayılı İş Kanunu bu konuda ayrı bir hüküm içermediğinden, İş Kanunu’na tabi işçiler bakımından da Türk Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır.


2. Rekabet Yasağının Geçerlilik Şartları


Kanun, rekabet yasağı kaydını dört şartın birlikte gerçekleşmesine bağlar. Bu şartlardan biri eksikse kayıt geçersizdir ve işçi rakip işyerinde serbestçe çalışabilir.


Rekabet yasağı kaydının geçerliliği için aranan dört şartı özetleyen bilgi görseli.

2.1. Yazılı Şekil


Rekabet yasağı yalnızca yazılı olarak üstlenilebilir. Sözlü olarak verilen taahhütler, iş yerindeki genel duyurular veya e-posta yazışmalarında geçen ifadeler yeterli değildir. Yazılı belgenin işçi tarafından imzalanmış olması gerekir.


2.2. Fiil Ehliyeti


Yasağı üstlenen işçinin fiil ehliyetine sahip olması aranır. Bu şart, özellikle çıraklar ve genç işçiler bakımından önem taşır; fiil ehliyeti bulunmayan kişinin imzaladığı rekabet yasağı kaydı bağlayıcı değildir.


2.3. Müşteri Çevresi, Üretim Sırları veya İşverenin İşleri Hakkında Bilgi Edinme İmkânı


Kanunun 444. maddesinin ikinci fıkrasına göre kayıt, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa geçerlidir. Bu nedenle rekabet yasağı, işin niteliği gereği bu tür bilgilere erişimi bulunmayan işçiler bakımından geçersizdir. Aynı sözleşme metninin her çalışana imzalatılmış olması, kaydı kendiliğinden geçerli kılmaz; her işçinin somut konumu ayrı değerlendirilir.


2.4. Bilgilerin Kullanılmasının İşverene Önemli Zarar Verebilecek Nitelikte Olması


Bilgi edinme imkânı tek başına yeterli değildir. Bu bilgilerin işçi tarafından kullanılmasının işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikte olması da gerekir. İşverenin herhangi bir zarar ihtimali değil, işin niteliğine göre ciddi ve gerçek bir zarar tehlikesi aranır.


3. Rekabet Yasağının Sınırları: Yer, Süre ve İşin Türü


Geçerli bir rekabet yasağı kaydı bile sınırsız olamaz. Türk Borçlar Kanunu’nun 445. maddesi, yasağın işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremeyeceğini düzenler.


  • Yer bakımından: Yasak, işverenin fiilen faaliyet gösterdiği ve müşteri çevresinin bulunduğu alanla sınırlı olmalıdır. Türkiye genelini veya dünya çapını kapsayan bir yasak, işverenin gerçek faaliyet alanıyla örtüşmüyorsa aşırı sayılır.

  • Süre bakımından: Yasağın süresi, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamaz. Daha uzun süre öngören kayıtlar kendiliğinden geçersiz olmaz; hâkim süreyi indirebilir.

  • İşin türü bakımından: Yasak, işçinin işverende yürüttüğü işle ve edindiği bilgilerle bağlantılı faaliyetlerle sınırlı olmalıdır. İşçinin mesleğini tümüyle bırakmasını gerektiren kayıtlar hakkaniyete aykırıdır.


Kanun, aşırı nitelikteki rekabet yasağını hâkimin sınırlayabileceğini açıkça öngörür. Hâkim bu değerlendirmeyi yaparken bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirir ve işverenin yasağa karşılık işçiye bir ödeme yapmayı üstlenip üstlenmediğini de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutar. Buna göre, işverenin yasak süresince işçiye bir karşılık ödemeyi kabul ettiği kayıtlar daha geniş bir alanda ayakta tutulabilir.


4. Rekabet Yasağına Aykırılığın Sonuçları


Geçerli ve sınırları uygun bir yasağa aykırı davranan işçinin sorumluluğu, Türk Borçlar Kanunu’nun 446. maddesinde üç başlık altında düzenlenmiştir.


4.1. Zararın Tazmini


Yasağa aykırı davranan işçi, bunun sonucu olarak işverenin uğradığı bütün zararları gidermekle yükümlüdür. Zararın varlığını, miktarını ve işçinin davranışıyla arasındaki bağı ispat yükü işverene aittir. Uygulamada zarar hesabı, kaybedilen müşteriler ve elde edilemeyen kazanç gibi kalemler üzerinden yapılır ve çoğu zaman bilirkişi incelemesini gerektirir.


4.2. Cezai Şart


Rekabet yasağı kayıtları genellikle bir ceza koşuluna bağlanır. Kanuna göre yasağa aykırı davranış bir ceza koşuluna bağlanmışsa ve sözleşmede aksine hüküm yoksa, işçi öngörülen miktarı ödeyerek rekabet yasağına ilişkin borcundan kurtulabilir; ancak bu miktarı aşan zararı da gidermek zorundadır. Sözleşmede aksi kararlaştırılmışsa cezai şartın ödenmesi işçiyi yasaktan kurtarmaz.


Ceza koşulunun miktarı serbestçe belirlenebilir; ancak Türk Borçlar Kanunu’nun 182. maddesi uyarınca hâkim, aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirir. Bu indirim işçinin talebine bağlı değildir. Öte yandan Kanun’un 420. maddesi hizmet sözleşmelerine yalnızca işçi aleyhine konulan ceza koşulunu geçersiz sayar. Uygulamada, 446. maddenin rekabet yasağına bağlanan ceza koşulunu açıkça düzenlemesi nedeniyle, bu tür bir ceza koşulunun yalnızca işçi aleyhine olmasının tek başına geçersizlik sebebi sayılmadığı kabul edilmektedir; ancak miktarın hakkaniyete uygunluğu her dosyada ayrıca denetlenir.


4.3. Yasağa Aykırı Davranışa Son Verilmesinin İstenmesi


İşveren, ceza koşulu ve ek zararların ödenmesi dışında, sözleşmede yazılı olarak açıkça saklı tutması koşuluyla yasağa aykırı davranışa son verilmesini de isteyebilir. Kanun bu talebi iki ek koşula bağlar: işverenin ihlal veya tehdit edilen menfaatlerinin önemi ile işçinin davranışı bu talebi haklı göstermelidir. Bu şartlar sağlanmıyorsa işçinin rakip işyerinden ayrılması istenemez; işveren yalnızca tazminat ve ceza koşuluyla yetinir.


5. Rekabet Yasağı Hangi Hâllerde Sona Erer?


Türk Borçlar Kanunu’nun 447. maddesi, rekabet yasağının kendiliğinden sona erdiği iki hâli düzenler. Bu hâllerde işçi, yazılı bir kayıt bulunsa bile rakip işyerinde çalışabilir.


  • İşverenin gerçek yararının kalmaması: İşverenin yasağın sürdürülmesinde gerçek bir yararının olmadığı belirlenmişse yasak sona erer. İşverenin o faaliyet alanını terk etmesi veya işçinin bildiği bilgilerin güncelliğini yitirmesi bu kapsamda değerlendirilebilir.

  • Sözleşmenin işverence haklı sebep olmaksızın feshi: İş sözleşmesi, haklı bir sebep olmaksızın işveren tarafından feshedilirse rekabet yasağı sona erer.

  • İşçinin işverene yüklenebilen bir nedenle feshi: Sözleşme, işverene yüklenebilen bir nedenle işçi tarafından feshedilirse de yasak ortadan kalkar. Ücretin ödenmemesi veya çalışma koşullarının uygulanmaması gibi nedenlerle işçinin haklı feshi bu gruba girer.


Buna karşılık işçi, iş sözleşmesini haklı bir neden olmaksızın kendisi feshederse veya sözleşme işçiye yüklenebilen bir nedenle işverence feshedilirse rekabet yasağı devam eder. Sözleşmenin belirli sürenin dolması veya tarafların anlaşmasıyla sona erdiği hâllerde de yasak kural olarak ayakta kalır. İkale sözleşmesiyle sona erdirilen iş ilişkilerinde rekabet yasağının akıbetinin ikale metninde açıkça düzenlenmesi bu nedenle önem taşır.


6. Görevli Mahkeme ve Arabuluculuk


Rekabet yasağından doğan davalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinde ticari dava olarak sayılmıştır. Bu nedenle rekabet yasağına aykırılıktan kaynaklanan tazminat ve cezai şart davalarına, tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın, asliye ticaret mahkemesinde bakılır. Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepli ticari davalarda, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.


Bu yönüyle rekabet yasağı davaları, işe iade veya işçilik alacağı davalarından farklı bir yargı yolunda görülür. İş mahkemesine açılan bir rekabet yasağı davası görev yönünden reddedilir ve zaman kaybına yol açar. Yargı yolunun baştan doğru belirlenmesi, özellikle ceza koşulunun tahsili için ihtiyati tedbir veya ihtiyati haciz gibi geçici korumaların zamanında alınabilmesi bakımından önemlidir.


7. Ankara’da Rekabet Yasağı Uyuşmazlıkları


Ankara’da faaliyet gösteren işverenler ile bu işyerlerinden ayrılan işçiler arasındaki rekabet yasağı uyuşmazlıkları, yetkili yerin Ankara olması hâlinde Ankara Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülür. Dava şartı olan arabuluculuk başvurusu, Ankara Adliyesi bünyesindeki arabuluculuk bürosuna yapılır. Yenimahalle’deki büromuzda hem iş hukuku hem de ticari uyuşmazlık boyutu bulunan bu dosyalar bütün olarak değerlendirilmektedir.


Uygulamada en sık karşılaşılan sorun, işçinin imzaladığı kaydın sınırlarını bilmeden yeni bir işe başlaması ve ardından ceza koşulu talebiyle karşılaşmasıdır. İşçi bakımından imzadan önce kaydın süre, yer ve konu sınırlarının; işveren bakımından ise kaydın hangi çalışanlar için gerçekten geçerli olabileceğinin değerlendirilmesi, sonraki uyuşmazlıkların büyük bölümünü önler. İş ilişkisinin sonunda imzalanan ibraname metinlerinin rekabet yasağını kapsayıp kapsamadığı da ayrıca incelenmelidir.


8. Sıkça Sorulan Sorular


1. Rekabet yasağı sözleşmesi imzalamadım, yine de rakip firmada çalışamaz mıyım?


Yazılı bir rekabet yasağı kaydı yoksa iş ilişkisi sona erdikten sonra rakip bir işyerinde çalışmanın önünde engel yoktur. Ancak iş sırlarını saklama yükümlülüğü, işverenin haklı menfaatinin gerektirdiği ölçüde iş ilişkisi bittikten sonra da devam eder.


2. Rekabet yasağı en fazla kaç yıl sürebilir?


Süre, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamaz. Daha uzun süre öngören kayıtlarda hâkim süreyi sınırlayabilir.


3. Her çalışana imzalatılan rekabet yasağı geçerli midir?


Hayır. Kayıt, yalnızca iş ilişkisi işçiye müşteri çevresi, üretim sırları veya işverenin işleri hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve bu bilgilerin kullanılması işverene önemli zarar verebilecekse geçerlidir. Bu konumda olmayan çalışanlar bakımından kayıt hüküm ifade etmez.


4. İşveren beni haklı neden olmadan işten çıkardı, rekabet yasağı devam eder mi?


Etmez. İş sözleşmesinin işveren tarafından haklı bir sebep olmaksızın feshedilmesi hâlinde rekabet yasağı sona erer.


5. Ücretim ödenmediği için istifa ettim, yasak beni bağlar mı?


Sözleşme işverene yüklenebilen bir nedenle işçi tarafından feshedilmişse rekabet yasağı sona erer. Feshin bu nitelikte olduğunun ispatı önemlidir.


6. Cezai şartı ödersem rakip firmada çalışabilir miyim?


Sözleşmede aksine bir hüküm yoksa işçi, öngörülen miktarı ödeyerek rekabet yasağına ilişkin borcundan kurtulabilir; ancak bu miktarı aşan zararı gidermek zorundadır. Sözleşmede aksi kararlaştırılmışsa ödeme yasağı kaldırmaz.


7. Cezai şart miktarı çok yüksekse ne olur?


Hâkim, aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirir. İndirim için işçinin ayrıca talepte bulunması gerekmez.


8. İşveren rakip firmadan ayrılmamı isteyebilir mi?


Yalnızca bu hakkın sözleşmede yazılı olarak açıkça saklı tutulması ve işverenin menfaatlerinin önemi ile işçinin davranışının bunu haklı göstermesi hâlinde isteyebilir.


9. Rekabet yasağı davası hangi mahkemede görülür?


Rekabet yasağından doğan davalar ticari dava sayıldığından asliye ticaret mahkemesinde görülür; iş mahkemesi görevli değildir.


10. Dava açmadan önce arabulucuya başvurmak zorunlu mudur?


Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepli ticari davalarda arabuluculuk dava şartıdır. Bu aşama tamamlanmadan açılan dava usulden reddedilir.


11. İşveren yasak karşılığında bana ödeme yapmak zorunda mı?


Kanun, yasağın geçerliliğini bir karşı ödemeye bağlamaz. Ancak hâkim, yasağın kapsamını ve süresini sınırlarken işverenin üstlendiği karşı edimi hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutar.


12. Belirli süreli iş sözleşmem süresi dolarak sona erdi, yasak devam eder mi?


Kanunda sayılan sona erme hâlleri gerçekleşmediğinden yasak kural olarak devam eder. Kaydın süre, yer ve konu sınırları ile işverenin gerçek yararının sürüp sürmediği ayrıca değerlendirilir. Sözleşme metninin incelenmesi için iletişim sayfasındaki bilgiler üzerinden randevu alınabilir.


Yasal Uyarı: Bu web sitesinde yer alan bilgiler, yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Bu sitedeki bilgilerin kullanımı, hiçbir şekilde avukat-müvekkil ilişkisi oluşturmaz. İçerikte yer alan bilgilere dayanarak hareket etmeden önce, özel hukuki durumunuzla ilgili olarak mutlaka bu alanda çalışan bir avukata danışmanız tavsiye edilir.


Yorumlar


bottom of page